(6831 S. K. m. 93) (5237 S. K. m. 43, 53)
DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Olay tarihinde sanığın Davultepe orman serisi, Kovanlık mevkiinde bulunan hayvan ağılının etrafındaki ağaçları keserek toprak döktüğü, bu şekilde üzerine atılı işgal eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmış olmakla eylemine uyan Orman Kanunu 93/2.3, TCK'nun 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, yargılama sırasında aynı sanık ile ilgili hukuki kesintiden sonra aynı mahalde işgal ve faydalanma eyleminin devam ettiğinden bahisle yeniden Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2017/1056 Esas sayılı dosyanın hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇESİ:
Suç tarihinde sanığın Davultepe Orman serisi Kovanlık Mevkiinde bulunan hayvan ağılının etrafındaki ağaçları keserek bu kısma toprak döktüğü, olay mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda; suça konu yerin Orman Kadastrosu kesinleşmiş Devlet Ormanı olduğu ve toprak dökülen alan dışında kalan yerde de 38 adet kızılçam ağacının kesilmiş olduğu belirtilmiş ise de; ağaç kesme eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiği hususu sabit olmadığından bu hususta Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına yeni bir iddianame düzenlettirilmediği, iddianameye konu toprak dökülen ve ağaçların kesildiği yerin başka bir kısmında bulunan ve daha önce çöplük olarak kullanıldığı belirtilen 1640 metrekarelik alanın toprak dökülmek suretiyle sanığın işgalinde bulunduğu sanığın kendi ikrarı ile sabit olduğundan dosya içerisinde mevcut tutanak içeriği, tanık beyanı, yapılan keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 12/05/2017 tarihinde düzenlenen suç tutanağına konu işgal ve faydalanma eyleminden cezalandırılmasına,
Sanık hakkında 12/05/2017 tarihinde düzenlenen suç tutanağına konu eylem ile ilgili olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2017 tarihli iddianamesi ile mahkemelerine 2017/445 Esas sayılı dosyasına açılan kamu davasından sonra Orman Muhafaza Memurlarınca aynı bölgede yapılan kontroller sırasında 10/07/2017 tarihinde yani önceki iddianamenin düzenlenme tarihinden sonraki bir tarihte suça konu Kovanlık Mevkiinde Davultepe Belediyesinin daha önceki tarihlerde çöp dökme alanı olarak kullandığı alana sanığın yine toprak dökerek ve 98 adet zeytin fidanı diktiğinin tutanakla tespit edilmesi üzerine Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 04/12/2017 tarihli iddianamesi ile mahkemelerinin 2017/1056 Esas sayılı dosyasına sanık hakkında zincirleme şekilde işgal ve faydalanma suçundan cezalandırılması istemi ile açılan davanın TCK 43 maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından mahkemelerinin 2017/445 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilip, birleştirmeden sonra suça konu yerde keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmış ise de; suç ve iddianame tarihlerine göre birleşen dosyadaki suçun hukuki kesinti gerçekleştikten sonra meydana geldiğinin anlaşılması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın savunmasında çöp sahasına toprak döktüğünü ve zeytin fidanı diktiğini kabul ettiği, mahkemelerince olay mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da; suça konu yerde 2 yaşında 98 adet zeytin fidanının bulunduğu ve Orman Kadastrosunun kesinleşmiş olduğunun belirtildiği, bu şekilde sanığın kesinleşmiş Orman Kadastrosu alanında kalan yere fidan dikmek suretiyle 10/07/2017 tarihinde de işgal ve faydalanma suçunu işlediği, iddia, ikrar içeren savunma, olay tutanağı, tanık beyanı, keşif ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
-Suç tutanakları
-Keşif ve bilirkişi raporları,
-Tutanak Mümzi ....'ın "Suça konu yeri mahkeme heyetine gösterdim, az önce hep birlikte gezdik, olay tarihinde yapılan ihbar üzerine sanığın koyun ahılının bulunduğu yerlerin etrafını araştırdık, mahkeme heyetine gösterdiğim toprak dökülü alan haricinde ormanın içerisinde koridor şeklinde ağaç kesilmiş olduğunu tespit ettik, buna ilişkin tespitlerimizi yapıp tutanak düzenledik, biz sanığı ağaç keserken görmedik, ancak sanığın mahkeme heyetinin de gördüğü üzere ağaç kesilen yerlere yakın mesafede, etrafını telle çevirdiği ve hayvan ahılı olarak kullandığı yer bulunmaktadır, sanığın hayvan ahılı olarak kullandığı yer ve etrafı daha önce Belediye çöplüğü olarak kullanılıyordu, sanığın hayvan ahılının bulunduğu yer ile ilgili tutanak tutmadık, çünkü o kısmı hayvanlarını otlatmak için Orman İdaresinden izin almak suretiyle kullanmaktadır, ancak tel örgü dışındki yerler ile ilgili herhangi bir izin söz konusu değildir, tutanağın içeriği doğrudur, tutanak içeriğinin aynısını tekrar ederim, başka da ekleyeceğim bir yusus yoktur" şeklindeki 26/09/2017 tarihli beyanı,
-Tutanak Tanığı ....'ın "Mahkeme heyetine gösterdiğimiz alana sanık tarafından yer yer toprak dökülerek zeytin fidanları dikilmiştir, sanık bu zeytin fidanlarının bir kısmını daha sonra sökerek yerlerine narenciye fidanı ekmiştir, sanık mahkeme heyetinin de gördüğü üzere bu bölgede hayvancılık yapmaktadır, hayvan ağılı bulunmaktadır, düzenlemiş olduğumuz tutanak içeriği doğrudur, tutanak içeriğini aynen tekrar ederim, mahkeme heyetine sanık tarafından fidanların dikildiği alanı gösterdim" şeklindeki 09/04/2018 tarihli beyanı.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın üzerine atılı 6831 Sayılı yasaya muhalefet suçlarının sübutu çerçevesinde verilen cezalara yönelik kararın süresi içeresinde sanık tarafından usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinaf edildiği, dairemiz üye hakimince yapılan incelemede; sanık hakkında birleşen dosyada 6831 Sayılı yasanın 93/1 maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmayarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından, sanığa ek savunma hakkı tanınması amacıyla duruşma açılarak davanın yeniden görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanığın ilk derece mahkemesince alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben hayvancılık yaparım, hayvancılık yaptığım yerde çöplerin döküldüğü bir alandı, herhangi bir ağaç yoktu, ben ağaç kesmedim, beslediğim hayvanlar çöplükteki poşetleri veya bazı zararlı maddeleri yiyip öldüğünden dolayı ben çöplük olarak kullanılan bu alana toprak döktürdüm ve ağıl olarak kullandım, hayvanlarımı burada yetiştirip besledim, az öncede beyan ettiğim gibi bu üzerine toprak döktürdüğüm alanda herhangi bir ağaç kesmedim, benim Davultepe Kovanlık mevkiinde bulunan bu yerde herhangi bir tapulu arazim yoktur, ben kurum tarafından kesilen cezaları ödedim" şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık hakkında 6831 Sayılı Kanun'un 93/1 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı,
Sanığın ilk derece mahkemesinde birleşen dosya ile ilgili alınan savunmasında: "Ben mahkemenizde daha önce yaptığım savunmamı tekrar ederim. Ben ağaç kesmedim. Sadece çöplük alandaki boşluk kısma toprak döktüm ve ayrıca toprak döktüğüm kısma da zeytin fidanları diktim. Üzerime atılı işgal ve faydalanma suçunu bu şekilde kabul ederim. Ancak ağaç kesme suçunu kabul etmiyorum, ben ağaç kesmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık hakkında birleşen dosyayla ilgili olarak 6831 Sayılı Kanun'un 93/1 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır.
MÜTALAA:
İddia makamı mütalaasında: Usul ve yasaya uygun olarak verilen Mersin 6 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/445 Esas 2018/521 Karar sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TAKDİRİ-TARTIŞILMASI-GEREKÇE:
Sanık hakkında orman muhafaza memurlarınca yapılan kontrolde Davultepe orman serisi Kovanlık mevkiinde bulunan hayvan ağılının etrafındaki ağaçları keserek bu kısma toprak dökmek suretiyle işgal ve faydalanmada bulunduğundan bahisle açılan davada, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu çerçevesinde ağaç kesme eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulmadığı, bu tasarrufun dosya kapsamı ile yerinde olduğu, ayrıca ikrarı ile de sabit olduğu üzere ormanlık alana toprak dökmek suretiyle işgal ve faydalanmada bulunduğu, yargılama sırasında sanık hakkında aynı mevkii de toprak döktüğü alana bu kez 98 adet fidan dikmek suretiyle işgal ve faydalanma eylemini devam ettirdiği, bunun tespiti üzerine sanık hakkında yeniden kamu davası açıldığı, eylemin zincirleme biçimde gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından dosyaların birleştirildiği görülse de, gerekçede belirtildiği üzere ikinci eylemin hukuki kesintiden sonra gerçekleştiği dolayısıyla iki ayrı suç oluştuğu, ilk derece mahkemesince ilk eylem ile ilgili sanık hakkında 6831 Sayılı Kanun'un 93/1 maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı, ancak birleşen dosyada unutulduğu, bahse konu noksanlığın duruşma açılarak giderilmesi gerektiğinden bu yönde işlem tesis edildiği, bu kapsamda sanığın anılan madde çerçevesinde ek savunması alınmak suretiyle ikmal edilen dosyada ilk derece mahkemesinin verdiği kararın yerinde olması çerçevesinde istinaf başvurusu yerinde görülmeyip, TCK 53/1-b maddesinin tamamını Anayasa Mahkemesince iptal edilmediğinin nazara alınmadığından bu hususta gerekli düzeltme yapılarak başvurunun esastan reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Sanık hakkında Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13/06/2018 tarih, 2017/445 Esas - 2018/521 Karar sayılı kararında TCK'nun 53/1 maddesinin tamamının iptal edilmediğinin gözetilmemesi dışında başkaca hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bu aykırılığın CMK'nun 280/1-c maddesi gereğince düzeltilebileceği anlaşıldığından, anılan maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. ve 2. fıkralarının 5. bendlerinin hükümden çıkartılarak yerine;
"Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK'nın 53/1 maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA, ancak kararın infazında Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 Tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı İPTAL KARARININ GÖZETİLMESİNE," ibaresinin ayrı ayrı eklenmek suretiyle HUKUKA AYKIRILIĞIN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T'ye göre istinaf yargılaması için 1.700 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine,
Karar sonrası ve istinaf aşamasında yapılan 4 davetiye gideri 60,40 TL, ve posta gideri 26,00 TL olmak üzere toplam 86,40 TL yargılama giderinin CMK'nın 325. maddesi uyarınca sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair sanık, sanık müdafii ve katılan idare vekilinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ....'ün huzurunda mütalaaya uygun kesin olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. (¤¤)