(11 No'lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'ye Ek 7 No'lu Protokol m. 2) (5271 S. K. m. 145, 253, 280, 289) (2004 S. K. m. 331, 354) (5235 S. K. m. 33)
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan, bu nedenle muhakeme engeli olan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme de dikkate alındığında, kolluk, Cumhuriyet Savcısı veya hakim tarafından yapılacak uzlaşma teklifleri hukuki açıdan yok hükmünde olup, bu nedenle dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilerek uzlaştırma sonucunun beklenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
5235 Sayılı Kanun'un 33. maddesi gereği, Bölge Adliye Mahkemeleri adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevlidir. 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.03.2016 tarih ve 6684 Sayılı Kanun'la onaylanan 11 No'lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'ye Ek 7 No'lu Protokol'ün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2. maddesi uyarınca, kural olarak herkes aleyhine verilen mahkumiyetin veya hükmolunan cezanın yüksek bir mahkeme tarafından yeniden incelenmesini sağlama hakkına sahiptir. Uzlaştırmanın bölge adliye mahkemesi tarafından gerçekleştirilmesi halinde, istinaf incelemesi sonucunda verilen bir kısım kararların kesin nitelikte olduğu da dikkate alındığında, Ek 7 No'lu Protokol'ün 2/1. maddesinde değinilen sanığın iki dereceli yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verilebileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle uzlaştırma işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yürütülmesi zorunlu olup, kovuşturma sonucunda verilecek kararların denetimi de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sağlanmalıdır.
Açıklanan gerekçeyle; muhakeme engeli olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından uzlaştırma yoluna başvurulmadan kovuşturmanın sonuçlandırılması açıkça hukuka aykırı ve bu nedenle sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde olup, her ne kadar 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280.inci maddesinde açıkça düzenlenmemiş ise de, ceza muhakemesi hukukunda mümkün olan sanık lehine genişletici yorum ve kıyas sonucu, yukarıda açıklanan hukuki zorunluluk nedeniyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d ve 289/1-d, maddeleri gereğince hükmün bozulması gerektiği,
Kabule göre de;
1-Dosya içerisinde bulunan 19/02/2017 tarihli haciz tutanağında; S.. Özel Sağlık Hizmetleri İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin borçlu olarak, adresinin ise; Kültür Mahallesi Atatürk Caddesi Toroğlu Apartmanı A Blok Kat 4 Daire 7 Mersin olarak göründüğü ilgili tutanak içeriğine göre; bahse konu şirketin yaklaşık olarak tutanak tarihinden 3 ay kadar öncesinde bu adresten ayrıldığının bildirildiğinin belirtildiği, mahkemesince ilgili vergi dairesi başkanlığına ve ticaret sicil müdürlüğüne yazılan yazılara verilen cevaplarda, adres değişikliğine ilişkin bir bildirimde bulunulduğunun belirtilmediği, yine 23/02/2017 tarihli kolluk tutanağında yer alan tespitin Kültür Mahallesi Atatürk Caddesi Toroğlu Apartmanı A Blok Kat 4 Daire 7 Mersin olarak bildirilen iş yeri adresinde değil, sanığın halen ikamet ettiği bildirilen Menderes Mahallesi Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi Denizhan 2 Sitesi Daire 5 Blok No 13 B 5 iç.18 Mezitli adresinde yapıldığı ve bu tutanak içeriğine göre de; şahsın doktor olarak bilindiği ve ticareti terk edip etmediğinin bilen olmadığının belirtilmesi karşısında; ilgili vergi dairesi müdürlüğünden söz konusu şirkete ait tüm KDV beyannameleri getirtilerek içerikleri incelenip, gerçek bir ticareti gösterir beyanın bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, yine ilgili kolluktan sanığın işlettiği suça konu iş yerinin kapatılıp kapatılmadığı, devir hali ile halen faal olup olmadığı tespit ettirilmeden yetersiz kolluk araştırma tutanağı ve eksik inceleme ile sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
2-Şikayet dilekçesinin sanığa gerekli meşruhatları içerir davetiye ile tebliğ edilmesi gerektiği, sanığa gönderilen tebligatta 5271 Sayılı CMK'nın 145. Maddesinin de yer alan meşruhatın gösterildiği, bu yönüyle tebligatın usulsüz olup sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmesi,
Usul ve yasaya aykırı olup, istinaf talebi bu itibarla yerinde görülmekle, 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-d, 289/1-e maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere, 30.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)