(5271 S. K. m. 193, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hüküm verildiği tarihte başka suçtan Sinop E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu halde, hükmün verildiği son celseye katılımı sağlanıp savunması alınmadan yokluğunda duruşma yapılması 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 193 ve 196. maddelerinin amir hükmüne aykırı ve aynı Kanunun 280/1-d ve 289/1-e maddeleri gereğince, bozmayı gerektiren kesin hukuka aykırılık hallerinden olması,
Kabule göre de;
31/01/2017 keşide tarihli, 17.500 TL tutarında çekin 31/01/2017 tarihinde, 29/02/2017 keşide tarihli, 17.500 tutarında çekinde 28/02/2017 tarihinde ibraz edildiği, üç aylık yasal süresi içerisinde 09/03/2017 tarihinde cirantalardan G.. Orman Ürünleri Ltd. Şti. Vekili tarafından şikayet yoluyla dava açıldığı ve mahkemece çeki ibraz eden dışındaki ciranta ve lehdarın şikayet hakkı bulunmadığından davanın düşürülmesine karar verildiği görülmüş ise de, ticaret hayatında; usulüne uygun ciro silsilesi içerisinde yer alan son hamilin, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıkması üzerine, çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemi yaptırdıktan sonra, çeki kendisinden önce gelen cirantaya ya da lehdara iade edebildiği, Türk Ticaret Kanununun 790. maddesindeki ''Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacaktır.'' şeklindeki düzenleme karşısında, çeki muhatap bankaya ibraz eden yetkili ve yasal hamil ile birlikte onun rücu hakkına sahip olduğu çek arkasındaki ciro zincirinde imzası bulunan ve ciranta sayılan kişilerinde şikayet hakkına sahip olduğu, bu durumda 5941 sayılı Çek Kanunun 5. maddesinde tanımlanan suç bakımından şikayet hakkının çeki elinde bulunduran cirantaya geçtiği, buna göre çekin ibrazından önce ciranta olarak cirosu bulunan müştekinin de şikayet hakkının bulunduğu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suç adı "Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" olduğu halde suç adının gerekçeli karar başlığında "Karşılıksız Çek Düzenleme" olarak gösterilmesi,
Gerekçeli karar başlığında suça konu çekler yönünden suç tarihinin her bir çek için ayrı ayrı ibraz ile karşılıksızdır işleminin yapıldığı tarih yerine 09.03.2017 olarak hatalı gösterilmesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d ve 289/1-e ve g madde ve fıkraları uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-b maddesi uyarınca dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08.05.2018 (¤¤)