(5607 S. K. m. 3) (5237 S. K. m. 62, 66) (5271 S. K. m. 223, 231, 280)
DAVA: İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:
KARAR: İstinaf başvurusunun reddi sebepleri bulunmadığından, işin esasına geçildi.
Sanık ve suç ortağı hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2007 tarihli iddianamesiyle 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/861 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; sanıkların 5607 Sayılı Kanunun 3/5 ve TCK'nın 62/1 maddeleri uyarınca, neticeten 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın sanık Cafer yönünden 14/11/2008 tarihinde kesinleştiği,
CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca, sanık için 5 yıl denetim süresi belirlendiği, 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, buna karşın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması halinde ise hükmün açıklanması gerektiği, denetim süresi içinde dava zamanaşımının durduğu, duran zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla, ikinci suçun işlendiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa atılı suçun 5607 Sayılı Kanuna muhalefet olduğu, eylemin uyduğu adı geçen kanunun 3/5 maddesindeki cezanın türü ve üst sınırına göre, TCK'nın 66/1-e maddesine tabi olup, asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14/11/2008 tarihinde kesinleştiği, zamanaşımının bu tarih itibariyle durduğu, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde, 23/12/2011 ve 04/01/2012 tarihlerinde yeniden kasten suç işlediği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçlardan Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/110 ve 2012/154 Esas sayılı dosyalarında yargılanıp mahkum olduğu, her iki dosyadaki kaçakçılık suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında verilen bu kararların kesinleşmesini müteakip, 20/02/2015 tarihinde dosyasına ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesince dosyanın ele alındığı, aynı esas numarası üzerinden duruşma açılmasına karar verildiği, sanık ve katılan vekiline duruşma günü için davetiye çıkarıldığı, davetiye ve zorla getirme emrine rağmen gelmeyen sanık hakkında 29/09/1015 tarihli celsede yakalama emri çıkarıldığı, en son 31/03/2016 tarihinde duruşma yapılarak, bir sonraki duruşmanın 19/07/2016 tarihine bırakılmasına karar verildiği, bu tarihte ise duruşma yapılmadığı, bu arada 23/05/2013 tarihinde sanığın başka bir kaçakçılık suçu işlediği, bu eylemi nedeniyle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/639 Esas sayılı dosyasında yargılanıp mahkum olduğu, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesini müteakip, 13/12/2019 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar için mahkemesine ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesince dosya ele alınarak, 2019/914 Esas numarası üzerinden duruşma açılmasına karar verildiği, 06/02/2020 tarihli kararla hükmün açıklandığı, sanığın neticeten 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı sanığın istinaf başvurusunda bulunduğu incelenen dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, ya sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi ve yükümlülüklere uygun davranması halinde, ortadan kaldırılarak kamu davasının CMK'nın 223. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi, ya da sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, hükmün açıklanmasıyla son bulan bir karardır.
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi ve denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin yükümlülüklere uygun davranması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, buna karşın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması halinde ise hükmün açıklanması gerektiği, bu halde ise öncelikle dava zamanaşımının dolup dolmadığının incelenmesinde zorunluluk bulunduğu, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu, bu şekilde duran zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla, ikinci suçun işlendiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, sanığın 23/12/2011 tarihinde tekrar kaçakçılık suçu işlediği, sanığın işlediği bu suç nedeniyle yargılandığı, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/110-1229 EK sayılı kararıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, mahkumiyet kararının kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden dosyasına ihbarda bulunulduğu, mahkemece dosyanın ele alındığı, sanık hakkında yakalama emri çıkarıldığı, bu durumda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14/11/2008 tarihinde kesinleşmesiyle duran zamanaşımı süresinin, ikinci suçun işlendiği 23/12/2011 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, işlemeye başlayan zamanaşımını tekrar kesen ya da durduran bir sebebin bulunmadığı, sanığa atılı suç yönünden geçerli 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, ikinci suçun işlendiği 23/12/2011 tarihi ile hükmün açıklandığı 06/02/2020 tarihleri arasında dolduğu nazara alınarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına ve sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olup, sanığın istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; bu aykırılığın CMK'nın 280/1-a-c ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye istinaden, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden, yeni bir delil toplanmadan, dava yeniden görülmeden, dosya üzerinden dairemizce düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla,
Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a-c ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye istinaden;
Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2020 tarih, 2019/914 Esas ve 2020/65 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında 5607 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının, TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Suça konu kaçak eşyanın müsaderesi konusunda daha önce verilen kararın kesinleşmesi üzerine, gereğinin ifası için gönderildiği anlaşılmakla, müsadere konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesi suretiyle sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Karar kesinleştikten sonra dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1-2 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 19.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)