(5607 S. K. m. 3) (5271 S. K. m. 170, 223, 225) (YCGK 16.04.2013 T. 2013/14-49 E. 2013/146 K.)
DAVA: İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:
KARAR: İstinaf başvurusunun reddi sebepleri bulunmadığından, işin esasına geçildi.
Sanık Mehmet Bakımcı hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/10/2013 tarih ve 2013/5117 Esas numaralı iddianamesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/11 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçtan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Ceza Muhakemesi Hukukunda mahkemenin bir yargılama faaliyetini yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. CMK'nın 170/1. maddesi gereğince ceza davası istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Bahsi geçen Kanun'un 170. maddesinin 4. fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
CMK'nın 225. maddesinde de "hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." denilmiştir.
Açıklanan kanun maddelerine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen eylem ya da eylemlerdir. Soruşturma evresinde elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK'nın 225/1 maddesi gereğince kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir.
Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; sorgusundan önce iddianameyi okuduğunda üzerine atılı suçun ne olduğunu anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. Yüklenen suç açık ve net olarak belirlenmeli, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/04/2013 tarih, 2013/14-49 esas, 2013/146 sayılı kararında açıklandığı üzere, ceza yargılaması yapan mahkeme tarafından da, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiillerin dışına çıkılması, diğer bir ifadeyle, davaya konu edilmeyen eylemlerden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hakim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay günü kaçak motorin bulunduğuna dair gelen ihbar üzerine Hatay 3.Sulh Ceza Mahkemesinin arama kararına istinaden park halinde bulunan ve S. H. isimli şahsa ait olan .... plakalı araçta yapılan aramada 2.400 litre kaçak yakıt ele geçtiği, bu sırada aracın park halinde bulunduğu yerin yakınında ki darabalı depodan şüphelenilmesi üzerine Cumhuriyet Savcılığının gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında derkenar ile arama yapıldığı, arama sonucunda sanık Mehmet'e ait depoda iki adet 600 litrelik tank ve plastik şişelerde toplam 1.800 litre marker seviyesi geçersiz motorin bulunması üzerine sanık M.B. hakkında düzenlenen10/10/2013 tarihli iddianamede "Suç tarihinde yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüphelinin sevk ve idaresinde olan .... plakalı araçta Hatay 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/921 değişik iş sayılı kararına istinaden yapılan aramada 1800 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirildiği,.." şeklinde ki anlatımla sanığın cezalandırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da istinafa konu olan yargılamayla ilgisi bulunmayan ....'le ilgili değerlendirme yapılarak "...sanık S. H.'nin .... plakalı aracında kaçak akaryakıt yakalanması nedeniyle 12/08/2013 tarihli kaçakçılık suçundan ayrıca soruşturma ve kovuşturma yürütüldüğü, mahkememizce sanık .... hakkında mahkumiyet kararı verilerek verilen kararın kesinleştirildiği, buna rağmen iddianamede maddi hata yaparak sanık S.'e ait aracın dava konusu olayla ilgisi varmış gibi iddianame düzenlendiği, işin aslında dava konusu olayın 12/08/2013 tarihinde sanığın Güzelburç beldesi Güzelbirlik mahallesi Özat sitesi 274/F sayılı daralı depoda yapılan aramada ele geçirilen 1800 litre motorine ilişkin olduğu, aramada ele geçirilen akaryakıtın marker seviyesinin geçersiz olduğunun anlaşıldığı,.." şeklinde yazıldığı, istinafa konu davaya ilişkin iddianamede sanık M. B.'nın eylemine ilişkin anlatımın olmadığı kabul edilmesine rağmen yargılamaya devam edildiği, oysa Ceza Muhakemesi Kanununun 225/1 maddesi uyarınca iddianame ile bağlılık esas olup, iddianamede anlatılmayan bir olaydan dolayı hüküm kurulamayacağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/4 ve 225. mddeleri gereğince açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil ve olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının açıkça yasaya aykırılık oluşturduğu, sanığın yukarıda belirtilen eyleminin iddianamede anlatılmadığı dolayısı ile sanığın iddianamede anlatılmayan bu eylemi nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine göre usulüne uygun açılmış bir davadan söz edilemeyeceğinden bu eylem nedeni ile sanık M. B. hakkında verilen beraat kararı yok hükmünde olup katılan vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında 10/10/2013 tarihli iddianamede anlatılmayan ve ilk derece Mahkemesince hükme esas alınan fiille ilgili olarak yeni bir iddianame ile kamu davasının açılması ve bu dosya ile birleştirilmesi sağlanmadan, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylem ya da eylemler olduğu da gözetilmeksizin kovuşturmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, bu hukuka aykırılığın Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-f maddesi uyarınca bozmayı gerektirdiği,
Kabule göre de;
1-Sanığa ait depoda yapılan aramada, iki fiberglas tank içinde ve plastik şişelerde toplam 1.800 litre marker seviyesi geçersiz motorin ile yargılama dışı .... H.'nin aracında ele geçen 2.400 litre motorine ait analiz raporlarının karşılaştırılarak aynı nitelikte olup olmadıkları, aynı nitelikte marker seviyesi geçersiz motorin olduklarının anlaşılması halinde sanık Mehmet'in deposunda ele geçen motorinin ticari amaçla bulundurulduğunun kabulü gerektiği, ayrıca İskenderun Gümrük Müdürlüğü'nün 06/10/2016 havale tarihli yazısına göre sanığa ait araçlardan 31 E 0929 plakalı aracın iki kez yurda giriş çıkış yaptığı, formlarda belirtildiği üzere 510 ve 450 litrelik iki kez beyanının bulunduğu, diğer araçların yurda giriş çıkış zamanlarının olay tarihinden sonra olduğu ya da gümrüğe bildirimlerinin olduğuna dair belgelerin dosya içinde mevcut olmadığı, sanığın şirketinde çalışan ve tamir zamanı araçlarında ki motorini boşalttıkları belirtilen şoförlerin tanık sıfatıyla dinlenmeleri gerektiği gözetilmeden oluşa uymayan gerekçelerle sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
2-Ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıtın müsaderesinin gerektiğinin gözetilmemesi,
Hususları hukuka aykırı olup, bu nedenle istinaf başvurusunda bulunan katılan kurum vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmekle;
SONUÇ: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-f maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-e maddesi gereğince yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.17.03.2020 (¤¤)