(5271 S. K. m. 2, 218) (2004 S. K. m. 288, 297) (5941 S. K. m. 5) (19. CD. 10.06.2019 T. 2019/23974 E. 2019/9339 K.)
DAVA: İlk derece mahkemesi hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi sebepleri bulunmadığından, işin esasına geçildi.
Ceza yargılamasında sanıkların savunmasını yapan avukatın sıfatının karar başlığına, CMK'nın 2/1-c maddesine aykırı olarak, müdafii yerine vekil olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Müşteki S. Sitare Turizm Tic. AŞ. vekilinin 21/12/2017 tarihli şikayet dilekçesi ile M. Market A.Ş'nin yetkilileri olan sanıklar hakkında A.'a ait 15/12/2017 keşide tarihli …… seri numaralı çekin, ibraz tarihinde karşılıksız çıktığından bahisle çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan, sanıklar hakkında şikayette bulunduğu, ilk derece mahkemesince sanıkların çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan, adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmalarına karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; çekin yasal unsurlarını taşıdığı, süresinde ibraz edildiği, müştekinin şikayet hakkının ciro zincirinden anlaşıldığı, şikayetin yasal süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanıklar müdafisinin mahkemeye ve istinaf dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu belgelerden anlaşılacağı üzere; Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'ne 27/10/2017 tarihinde, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 93045 sicil numarasında kayıtlı, sanıkların yetkilisi oldukları M. Market AŞ tarafından davacı sıfatıyla konkordatonun tasdiki istemiyle davanın açıldığı, davanın Ankara 13 İcra hukuk Mahkemesi'nin 2017/803 Sayılı esasına kaydedildiği, 20/11/2017 tarihinde şirkete geçici konkordato komiser heyeti görevlendirildiği ve üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, 20/04/2018 tarihinde ise Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/187 Esas 2018/283 Karar sayılı kararında sanıkların yetkilisi oldukları M. Market A.Ş'nin konkordato teklifinin tasdikine karar verdiği, yapılan yazışma neticesinde kararın Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinde istinaf incelemesinin devam ettiği ve henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/187 Esas 2018/283 Karar sayılı kararında, Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'ne 20/11/2017 tarihinde verdiği tedbir kararlarının, mahkemelerince verilen tasdik kararının kesinleşmesine kadar devamına karar verdiği, 13. İcra Hukuk Mahkemesi'ne 20/11/2017 tarihinde verdiği geçici mühlet kararında sanıkların yetkilisi oldukları şirketin aleyhine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyadi tedbir, ihtiyadi haciz ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin ihtiyadi tedbir yoluyla durdurulmasına, davacı şirketin gayri menkulleri ile tescilli ve tescilsiz tüm menkulleri ile araçları üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik ihtiyadi tedbir konulmasına, ayrıca üzerilerine ayni ve şahsi hak tahsisinin önlenmesine dair karar verildiği, geçici mühlet kararının 7101 Sayılı yasa ile değişik İİK'nın 288. maddesi uyarınca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilan edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/23974 Esas 2019/9339 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Konkordato (tasdiki) talebi ile mahkemeye başvuran borçlunun, talep tarihinden önce muaccel hale gelen borçlarını ödeyememesi veya ödeyemeyeceğini anlaması, taleple birlikte geçmişe dönük borçları hakkında bir proje sunacak olması bu nedenle geçmişte ortaya çıkan ve konkordato kapsamına aldığı borçlarının mahkemece verilecek bir tasdik kararına kadar ödememesi ana kuraldır. Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu açısından yapılacak değerlendirme de ise; konkordato yargılaması sürecinde ise borçlunun sadece işletmesinin devamı açısından zorunluluk arz eden yeni borçlar altına girebileceği, işletmenin faaliyetlerinin devamına ve konkordato sürecine halel getirmeyecek ödemeleri yapabileceği, buna göre konkordato başvurusu yapan borçlunun henüz konkordato başvurusu yapmadan önce ve ya geçici mühlet kararı verilmeden önce keşide ederek alacaklıya teslim ettiği aynı zamanda ticari defter ve kayıtlarına işlediği ve ya konkordato sürecinde işlenecek olan ancak üzerinde mahkemece verilen geçici mühlet kararı tarihinden sonraki bir keşide tarihi bulunan dolayısıyla ibraz, hesapta karşılığını bulundurma, ödeme zorunluluğu konkordato (tasdiki) yargılaması sürecine denk gelen bir çekin keşide edildiğinin tespit edilmesi, çekin konkordato (tasdiki) yargılaması süreci içinde bankaya ibrazında karşılıksızdır işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Mahkeme içi (adi konkordato) konkordato (tasdiki) yargılamasını yapacak olan mahkemeye başvuran borçlu tüzel kişilerin yetkili temsilcilerinin henüz konkordato talebi ile mahkemeye başvurmadan keşide ettikleri veya geçici mühlet kararı öncesinde, keşide ederek alacaklıya teslim ettikleri, gerek ticari defter ve kayıtlarında gerekse konkordato projesinde yer alacak olan ileri tarihli çeklerin geçici mühlet kararı ile başlayıp, konkordatonun tasdiki veya reddi ile sonuçlanan konkordato yargılaması süreci içerisinde bankaya ibrazında çekin karşılıksız çıkması halinde, 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesi kapsamında sanığın cezai sorumluluğunun devam edip etmeyeceğinin tespiti bakımından, açılan ceza davasına bakmakla görevli ve yetkili icra ceza mahkemesince devam eden konkordato (tasdiki) yargılaması süreci, 5271 Sayılı CMK'nın 218/1. maddesi gereğince bekletici sorun yapılmak suretiyle konkordato yargılamasını yapan hukuk mahkemesince verilecek kararın sonucunun beklenmesinin gerektiği;
1-) Şayet çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında konkordatonun tasdikine karar verilirse, konkordatonun tasdikinin mühlet öncesinde keşide edilen çekin alacaklıları da dahil tüm alacaklıları bağlaması ve konkordatonun kolektif bir tasfiye şekli olması nedeniyle konkordato tasdiki kararında, 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinde unsurları yazılı suça konu çekin ödeme tarihi ve karşılıksız kalan bedelinin çek alacaklısını da bağlayacak şekilde yeniden belirlenecek olması nedeniyle, açılan ceza davasında yargılanan sanığın hukuki durumunun kesinleşecek konkordato hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerekeceği, konkordatonun tasdiki kararıyla birlikte kesinleşen konkordato anlaşmasına göre hüküm ve sonuçları yeniden belirlenen suça konu çekin ibraz tarihinden sonra suçun konusunu oluşturan zorunlu unsurları sahip bir çek olmaktan çıkması dolayısıyla tüzel kişi yetkilisi olan sanıkların cezai sorumluluğundan söz edilemeyeceği,
2-) Çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında konkordatonun herhangi bir nedenle reddine karar verilirse, bu defa bekletici sorun kararının kaldırılmasıyla ceza yargılamasına devam edilerek, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 297. maddesine göre konkordato komiseri atanmasıyla birlikte tüzel kişinin yetkili temsilcilerinin şirketinin yönetim ve temsil yetkisinin kendiliğinden ortadan kalkmayacağı, bununla beraber hangi işlerin şirket yöneticileri tarafından, hangi işlerin komiser tarafından yapılacağına dair karar verme yetkisinin bulunduğu gözetilerek, konkordato yargılamasını yapan mahkemece konkordatonun reddi kararına kadarki süreçte şayet çek hesabının yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme gibi, yetkilerin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesi yönünde bir karar verilmişse ve bankaya ibraz edilen çek komiserin yetkili olduğu dönemde karşılıksız çıkmışsa, bu durumda şirket yetkilisi gerçek kişilerin 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi gereği cezai sorumluluklarının devam etmeyeceklerini, konkordato yargılamasını yapan mahkemece konkordatonun reddi kararına kadar ki süreçte şayet çek hesabının yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme yetkilerinin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesi yönünde açık bir karar verilmemişse, bu konudaki bütün yetkiler şirket yöneticilerinde olacağından söz konusu kişilerin bu süreçte bankaya ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çekten dolayısıyla 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 5 maddesi gereği ceza sorumluluklarının devam edeceği bu nedenle ilk derece mahkemesince Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/187 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı olup, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-f maddesi gereğince bozmayı gerektirdiği, açıklanan nedenle istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafinin istinaf nedenleri yerinde görülmekle;
SONUÇ: 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d ve 280/1-f maddeleri gereğince sair yönler incelenmeden HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 17.01.2020 (¤¤)