(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (5941 S. K. m. 5) (2004 S. K. m. 347, 349, 350, 351, 352, 353) (7201 S. K. m. 7/A) (5271 S. K. m. 195, 280, 289) (Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 52)
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:
İstinaf başvurusunun reddi sebepleri bulunmadığından, işin esasına geçildi.
Hak arama hürriyetini düzenleyen Anayasa'nın 36/1 ve AİHS'nin 6/1 maddeleri uyarınca, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle, bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip bulunduğu,
5941 Sayılı Çek Kanununun 6728 Sayılı Kanun ile değişik 5/1 maddesine göre; çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı açılan davaların icra mahkemesinde görüleceği ve bu davalar hakkında İİK'nın 347, 349, 350, 351, 352 ve 353. maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı,
İcra ve İflas Kanununun 349/1. maddesine göre, icra mahkemelerine şikayetin dilekçe veya şifai beyanla yapılacağı, dilekçe veya dava beyanını alan icra mahkemesinin duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçiye bildirmesi gerektiği, bu şekilde duruşma gününün şikayetçiye bildirilmesinin yeterli olacağı, bu durumda ayrıca tebligat yoluyla şikayetçiye duruşma günü bildirilmesine gerek bulunmayacağı,
İcra ve İflas Kanununun 349/6 maddesine göre; şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkının düşeceğinin hükme bağlandığı,
Bu hukuksal bilgiler ışığında dosya incelendiğinde; müşteki vekilinin 29/05/2018 tarihli celseden önce mesleki mazeretini bildirir dilekçe verdiği, dilekçesinde mesleki mazeretinin kabulüyle duruşmanın başka bir güne ertelenmesini talep ettiği, dilekçede duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi isteğine yer verilmediği, mahkemece 29/05/2018 tarihli celsede müşteki vekilinin mazeretinin kabulüyle duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verildiği, duruşmanın 17/07/2018 tarihine bırakıldığı, 17/07/2018 tarihli duruşmaya müşteki vekilinin katılmadığı, ilk derece mahkemesince UYAP kaydının kontrolünde, müşteki vekilinin duruşmanın bugüne bırakıldığına dair 29/05/2018 tarihli duruşma zaptını 07/06/2018 tarihinde UYAP'tan okumuş olduğu, bu şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, buna rağmen mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmediğinden bahisle İİK'nın 349/6 maddesi uyarınca, müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verildiği, ancak adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 52. maddesi gereğince, tebligat işlemlerinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve bu kanun uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacağı, elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümlerinde, duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle, mahkemece şikayetçi vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin şikayetçi vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesi gerektiği, dolayısıyla duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine dair ara kararının yasaya uygun olmadığı, bu ara kararına dayanılarak, müşteki vekilinin UYAP'tan okumak suretiyle duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen, mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmediğinden bahisle İİK'nın 349/6 maddesi uyarınca, müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı,
Öte yandan; müşteki vekilinin 25/10/2017 havale tarihli dilekçesiyle Tarsus İcra Ceza Mahkemesine başvurarak, karşılıksız çek keşide etmek eyleminden ötürü sanığın cezalandırılmasını istediği, şikayet (dava ) dilekçesini alan ilk derece mahkemesinin, müşteki vekiline duruşma gününü hemen bildirmediği, 28/11/2017 tarihinde yapılan duruşma hazırlığı tensip zaptında, müşteki vekiline duruşma gününün davetiye ile tebliğine karar verildiği, bu ara karar uyarınca müşteki vekiline duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarıldığı, çıkarılan davetiyenin tebliğ olduğu, ancak davetiyenin yasal şartları taşımadığı, davetiyeye "İİK'nın 349/6 maddesi uyarınca, duruşmaya gelmediğiniz takdirde şikayet hakkının düşeceğine" dair herhangi bir şerh konmadığı, tam aksine "CMK 195 madde ve İİK 349 mad'ye göre tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği tebliğ ve ihtar olunur" şeklinde ihtarat yazıldığı, bu şekilde hatalı şerhin müşteki vekilini yanılttığı, müşteki vekilinin yokluğunda da duruşmanın yapılabileceğini düşünerek, duruşmaya katılmamasına yol açtığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin, ilk davetiyedeki bu hatalı şerhi de nazara alarak, mazeret dilekçesinde duruşma gününü UYAP'tan öğreneceğine dair bir beyanı olmayan müşteki vekili yönünden, yargılamaya devamla yeni bir duruşma günü belirlemesi gerekirken, yazılı şekilde müşteki vekilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi, kanunen duruşmada hazır bulunması gereken müşteki vekilinin yokluğunda yazılı şekilde hüküm kurulması, CMK'nın 289/1-e maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık oluşturup, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca bozmayı gerektirdiği,
Kabule göre de;
Ceza yargılamasında sanığın savunmasını yapan avukatın sıfatının karar başlığına, CMK'nın 2/1-c maddesine aykırı olarak, müdafii yerine vekil olarak yazılması,
SONUÇ: Hukuka aykırı olup, bu itibarla istinaf başvurusunda bulunan müşteki vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmekle;
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d ve 289/1-e maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere, hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1 ve 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.05.2019 (¤¤)