(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36, 38) (213 S. K. m. 359) (5237 S. K. m. 43) (5271 S. K. m. 48, 206, 217, 288, 289)
DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:
KARAR: İstinaf başvurusunun reddi sebepleri bulunmadığından, işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının mütalaası ve suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, vergi suçu raporu ve eklerine göre; sanığın 2010 yılında gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde, bunlar varmış gibi sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet ettiği iddiasıyla adı geçen kanunun 359/1-b ve TCK'nın 43 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanığın beraatine karar verildiği,
Ceza usul hukukunda, re'sen araştırma ilkesi ve vicdani delil sistemi geçerli olup, amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır. Maddi gerçek, hukuka uygun elde edilen her türlü delille ispatlanabilir. Anayasamıza göre, kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak kullanılamaz (m.38/6). CMK uyarınca, yüklenen suç, ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş olan delillerle ispat edilebilir (m. 217/2). Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse, reddolunur (m.206/2-a). Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, hukuka kesin aykırılık sebebidir (m. 289). Açıklanan pozitif hukuk normları ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (29.11.2005, 2005/144 Esas, 2005/150 Karar, 17.11.2009, 2009/7-160 Esas, 2009/264 Karar) kararları ile aynı yöndeki Özel Daire Kararları karşısında; “hukuka aykırı biçimde” elde edilen deliller, Türk Ceza Yargılaması Hukuku sisteminde dikkate alınamaz. Bu husus, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan ve Anayasamıza da eklenen (m. 36) adil yargılanma hakkının da gereğidir.
CMK'nın 289/1-i maddesine göre, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması hali, kanuna kesin aykırılık hali olarak kabul edilmiştir.
Hukuka aykırılık ise, CMK'nın 288. maddesinde tanımlanmıştır. "Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması” hukuka aykırılıktır. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi, delilin elde edilmesi aşamasında, bir hukuk kuralı ihlal edilmiş ise artık bu delil hukuka aykırıdır.
Bu hukuksal düzenlemelere göre somut olaya bakıldığında; sanığın atılı suçu kabul etmediğini, sahte fatura düzenlemediğini, faturaları mal alış verişi karşılığında düzenlediğini savunması karşısında;
Suçun unsurlarının tayin ve tespiti, maddi gerçeğe ulaşılması için; sanığın 2010 yılı için presli pamuk satışı karşılığında 3 adet fatura düzenlediği T... Akaryakıt hakkında vergi incelemesi yapıldığı, adı geçen şirketin 19/10/2010 tarihinden sonra herhangi bir faaliyetinin bulunmadığının bu inceleme ile tespit edildiği, faaliyeti bulunmadığı dönemde sanığın bu firmaya 01/12/2010, 02/12/2010 ve 03/12/2010 tarihlerinde 3 adet satış faturası düzenlediği, dolayısıyla T... Akaryakıt hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu yönündeki vergi dairesi cevabı dikkate alınarak, T... Akaryakıt yetkilileri hakkında suç duyurusu akıbetinin sorulması, dava açılmış ise dava dosyasının onaylı bir sureti ile karara çıkmış ise karar suretinin dosyaya eklenmesi,
Öte yandan; sanığın faaliyeti sona erdikten sonra 3 adet fatura düzenlediği T... Akaryakıt şirket yetkililerinin, CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmeleri; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak, hangi mal veya hizmet alımı için düzenlendiğinin sorulması ile faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
Sanığın mükellefiyetiyle ilgili iş yerine ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, sanıktan yapılan mal ve hizmet alışlarına ilişkin teslim ve tesellüm belgeleri, satın alma bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler olup olmadığının araştırılması,
Daha sonra, gerekirse sanık ile fatura düzenlediği T... Akaryakıt şirketinin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Sonuç olarak; suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan, gerek sanığın gerekse fatura düzenlediği T... Akaryakıt şirketinin defter, belge, fatura, karşıt inceleme raporları ile soruşturma ve kovuşturma dosyalarıyla birlikte dava dosyasının bilirkişiler kuruluna tevdi edilerek, temin edilen defter ve belgelere göre rapor alınması gerekirken, bu yönde yeterli araştırma ve delil toplama işlemi yapılmadan, T... Akaryakıt şirketine faaliyette bulunmadığı dönemde kesilen 3 adet fatura yönünden bir değerlendirme yapılmadan, sadece dosya üzerinden alınan vergi müfettişi raporlarının tekrarı niteliğindeki bilirkişi raporunun hukuka uygun yöntemler ile elde edilmiş delil niteliğinde olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, bu durumun da Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-i madde ve fıkrasına göre hukuka kesin aykırılık hali olup, bu aykırılığın aynı yasanın 280/1-d maddesine göre bozmayı gerektirdiği, bu itibarla katılan vekilinin istinaf istemi yerinde görülmekle;
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d ve 289/1-i maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d maddesi uyarınca dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere, hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 24.10.2019 (¤¤)