(5271 S. K. m. 223, 267, 279, 280, 291, 303) (5237 S. K. m. 35, 109)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süreleri ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılan mağdure vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;
Mahkemece verilen kararın katılan mağdure vekilinin yüzüne karşı 21/01/2020 tarihinde tefhim olunduğu, ancak katılan mağdure vekilinin yüzüne karşı verilen kararı 7 günlük yasal istinaf süresi geçtikten sonra 25/02/2020 tarihli dilekçesi ile istinaf ettiği anlaşıldığından, yasal süreden sonra yapılan katılan mağdure vekilinin istinaf isteminin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık ve sanık müdafiinin istinaf taleplerinin incelenmesinde;
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suç tarihinde sanığın cinsel saikle mağdurenin kollarından tutarak mağdureyi öpmek istemesinden ibaret eyleminde sanığın mağdura cinsel saikle dokunduğu ve sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun tamamlandığı gözetilmeden, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek, 5237 sayılı TCK.nın 35. Maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmadığından duruşma açma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçlarının sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezaların belirlenmesinde, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle reddedilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiriler dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin ve sanığın istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık ve sanık müdafiinin istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre; cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği,
Yapılan yargılama sonucu sanık ...'in terzi sormak bahanesi ile suç tarihinde mağdurenin yanına yaklaşarak; "pantolonum yırtıldı, apartmanda terzi var mı, ...'i tanıyor musun" şeklinde sorular sorduğu, mağdurun sanık ile konuşmak istemediği, bunun üzerine sanığın kendi yanağını göstererek mağdura hitaben seni öpebilir miyim şeklinde sözler söylediği, mağdurun buna izin vermediği, mağduru öpmeye çalıştığı ancak mağdurun kaçmaya çalıştığı, mağduru kollarından tutarak kendisine doğru çektiği ve mağdurun kendisini çekmesi üzerine yere düştüğü, hemen arkasından bakmadan olay yerinden kaçtığı şeklinde gerçekleşen olayda sanığın mağduru rızası dışında hürriyetinden yoksun bırakmasının sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun işlenmesi ile sınırlı olduğu, çocuğun cinsel istismarı suçunda suçun konusunun mağdurun bedeni olduğu, bu haliyle mağdurun hürriyeti kısıtlanmaksızın, atılı suçun işlenmesinin mümkün bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin, suçun işlenmesini aşacak şekilde mağdurun hürriyetini kısıtlayıp kısıtlamadığı noktasında değerlendirilmesinin gerektiği, yargılama konusu olayda sanık ...'in mağduru öpmek için kolundan tutmasından ibaret eyleminin, çocuğun cinsel istismarı suçunu işleme süresi ve eylem ile sınırlı olduğu, bu haliyle 5237 sayılı TCK.nın 109. Maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, yasal unsurlarıyla oluşmadığı gözetilmeden, müsnet suçtan sanığın beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı bulunmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından,
Sanık hakkında Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarih 2019/457 Esas ve 2020/10 sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca KALDIRILARAK,
Kaldırılan bu hükmün yerine sanık hakkında üzerine yüklenen "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE'' ibarelerinin eklenilmesi suretiyle sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülen istinaf başvuruları üzerine sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın DÜZELTİLMESİNE,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ve kararın niteliği gereği tutuklu sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TAHLİYESİNE, gereği için ilgili birime müzekkere yazılmasına,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Mağdur vekilinin istinaf başvurusunun CMK.nın 279/1 maddesi gereğince reddine dair karar bakımından; tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde kararı veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak yada bir başka ilk derece mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nın 267. ve devamı ile 279 maddeleri uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'ne İTİRAZ YOLU açık olmak üzere,
Sanık ve sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme karşı yaptığı istinaf başvurusunun düzeltilerek sanığın beraatine ilişkin ilişkin karara karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren, C.Savcısının ise görüldü tarihinden itibaren 15 gün içinde, dairemize yada dairemize gönderilmek üzere başka bir daireye yada bir ilk derece mahkemesine dilekçe verilmesi yada tutanak düzenlenmesi kaydıyla zabıt katibine müracaat edilmesi, suretiyle, 5271 sayılı CMK 291 maddesi gereğince Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde TEMYİZ yolu,
SONUÇ: Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararın esastan reddine ilişkin karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/1. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, 14.05.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)