T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2011
KARAR NO: 2025/1323
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2025
NUMARASI: 2025/574 2025/621
DAVACI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... -...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ :14/12/2023
KARAR TARİHİ: 27/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/10/2025
Taraflar arasındaki alacak davasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi talep edilmekle dosya kapsamı incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının, dava dışı ... Temizlik Güvenlik Gıda Şirketi'nin ... Bankası'ndan çekmiş olduğu krediye kefil olduklarını, davalı borçlu şirket lehine ... İlçesi, ... Mah. pafta, ada, 18 parselde 18 nolu asma kat dükkanını ipotek vererek kefil olduğunu, dava dışı kefil oldukları şirketin borcu ödememesi sonucunda davalıya ait ipoteğin satışı için işlemlerin başlatıldığını, davalının da ipotek verdiği taşınmazın satılmaması için borcu ödeyerek dosya alacağını temlik aldığını ve kendisi gibi kefil olan davacıya karşı aynı icra dosyasında alacaklı konumuna geçerek borç miktarınca davacının maaşına haciz uygulanarak kesintiye başladığını, davacı adına açılan menfi tespit davasında ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/253 E. 2020/315 K. Sayılı ilamında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine 14.12.2022 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme kararı verilmesi sonrasında temyiz aşamasında davacının maaş kesintisiyle yapılan icra ödemeleri sonucunda icra dosya borcu kapandığını, işbu sebeple de kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince haksız ve yersiz olarak icra aracılığyla kesintisi yapılan tutar yönünden istirdat/sebepsiz zenginleşme kapsamında cebri icra yoluyla haksız şekilde tahsil edilen tutar yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 30.000 TL'nin haksız ve yersiz ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesince; " icra takibine konu borcun dava dışı bankayla dava dışı ... Temizlik şirketince akdedildiği, davacının ve davalın da müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, genel kredi sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi kapsamında olup ticari nitelikteki bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların ticari davanın konusunu oluşturduğu, TTK'nun 7.maddesine göre kefillerin müteselsil kefil olduğuna dair karine de gözetildiğinde kefilin kefile rücusunun da ticari nitelikli bir dava olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-f maddesi uyarınca genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan davaların mutlak ticari dava olduğu " gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesince; "... Ticaret ve Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında Davacı ... ...'ın mevcut şirket ortaklığı ve tacir kaydının bulunmadığı, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkere cevabında esnaf kaydına rastlanılmadığı, ... Defterdarlığına yazılan müzekkere cevabında ise herhangi bir gelir vergisi mükellefiyetinin bulunmadığının bildirildiği, davalı tarafa ilişkin gelen müzekkere cevapları uyarınca da; Davalı ...'in mevcut şirket ortaklığı ve tacir kaydının bulunmadığı, 30/03/2006 tarihinde lokantacılık meslek dalında kayıt yaptırdığı 30/12/2013 tarihinde esnaf sicil terk işlemi yaptırdığının bildirildiği, Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre de davacının VUK madde 177 de belirtilen sınırların üzerinde iş hacmi olmadığı " gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilerek her iki mahkeme arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için merci tayini talebiyle dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun 4.maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı yönünde düzenleme olması gerekmektedir.
Somut olay incelendiğinde; her ne kadar dava dışı banka ile şirket arasında akdedilen kredi sözleşmesinde "ihtiyaç ve bireysel kredi" ibareleri geçmekte ise de, ... şirketinin tüketici sayılamayacağı, çünkü 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun Tanımlar başlıklı 3/k.maddesine göre; Tüketicinin ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği, bu durumda temel ilişkinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilerek, uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin 2022/914 esas ve 2022/906 karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22.maddeleri gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 27/10/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır