T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2582
KARAR NO: 2025/103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/06/2024
NUMARASI: ... ...
DAVACI: ... -...
VEKİLİ: Av. .
DAVALI: ... ...
VEKİLİ: Av. ..
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/01/2025
.... Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında verilen karşılıklı görevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi istenilmiş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 10.05.2022 tarihinde altın gram fiyatı 907,99 TL iken 430 gram şerit usulü tek parçalık altının satışı hususunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin anlaşma gereği davalının hesabına 389.610,00. TL ve 390,00 TL ödeme yaptığını, aynı gün altın, tek parça olarak, aracılık eden ... ve ... ile birlikte müvekkil tarafından fiziken teslim alındığını, altının çoğunlukla ... banka kasasında muhafaza edildiğini, ilk kez 04.04.2023 tarihinde davalı şirkete altın bozdurulmak üzere tek parça olan dava konusu altın bir kısmı bozdurulmak üzere davalıya getirildiğini ve 80 gramlık kısmının bu tarihteki kur üzerinden bozdurularak 88.100,00 TL davalı tarafından müvekkilinin hesabına gönderildiğini, aynı 80 gramlık bozdurma sonrası yapılan tartımda, elde 291,50 gram altın kaldığı tespit edildiğini, bu hususun davalı şirket çalışanı ... tarafından yazılarak müvekkile verildiğini, teslim ile satın alındığı 430 gram ve tek parça olduğunu, bozdurma tarihinde ise 80 gram bozdurma yapıldığı hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmadığını, bu nedenle bozdurma sonrası bakiye 350 gram altın kalması gerekirken elde 291,50 gram altın kaldığını, müvekkilin dava konusu altını, tek parça olarak ve sadece yatırım amaçlı olarak aldığını, bu nedenle bozdurmak için davalı işyerine gelene kadar ağırlıkla ilgili başkaca hiçbir kontrol yapma gereği duyulmadığını, söz konusu altının kısmi bozdurma sonrası kalan kısmı da hala tek parça olarak banka kasasında muhafaza altında olduğunu, fiziken de gerekli inceleme yapılmasının mümkün olduğunu, müvekkiline eksik teslim edilen 58,5 gram altın bedelinin dava tarihindeki kur üzerinden üst ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi; taraflar arasındaki alım satım işinin ticari iş niteliğinde olduğu, davacının, davaya konu külçe altını yatırım amacıyla ticari kazanç elde etmek için aldığını, davalının tacir olduğunu ve taraflar arasındaki işin ticari iş olduğunu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi; davacının altınları kişisel kullanım amacıyla değil, yatırım aracı olarak aldığını, celp edilen kayıtlar ve yapılan araştırma uyarınca davacı tarafın tacir olmayıp potansiyel mükellef olduğunu ve bu davanın TTK'nun 4. maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık 390.000,00-TL değerinde altın alışverişi yaptığını ve altınların eksik teslim edildiği iddiasıyla eldeki davaya açmıştır.
Dosya kapsamında, davacının meslek/kazanç kapsamında hareket ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, yapılan işlemin boyutunun da davacının tüketici sayılmasına engel nitelikte olmadığı, bu haliyle taraflar arasındaki ilişkinin de tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın dosyada daha önce verilmiş kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunan .... Tüketici Mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan gerekçelere göre, .... Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-.... Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a-3 maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.27/01/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır