T.C. ADANA BAM 15. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/323
KARAR NO: 2024/95
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/05/2021
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: MENFİ TESPİT
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
TALEP KONUSU: Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2024
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
1990 yılından beri ... abone numarası ile atık su abonesi olduklarını, turizm işletme belgeli 4 yıldızlı otel işletmelerine 14.03.2019 tarihinde yapılan tebligat ile kaçak su tutanağı tutulduğunu ve buna dayalı olarak kaçak su tahakkuk belgesi ile işlem yapılarak 12.447,18 TL borç çıkarıldığını, bu hususta birbirine bağlı işlemler olması nedeniyle, hukuka aykırı işlem ve ödeme emrinden dolayı borçlarının bu bedel olmadığına yönelik bu davayı açtıklarını ... tarafından gönderilen evraktan anlaşıldığı kadarı ile bu tahakkukun gerekçesinin bir kaçak su tutanağına dayandığının anlaşıldığının, buna göre bir kaçak su tutanağı tutulduğunu bu tutanak uyarınca 5 ay 14 günlük ödenmesi gereken 164 gün x 350.m3/ay=1913 m3 olduğunun anlaşıldığını, bu miktardan 61 m3 normal şebeke aboneliğinden ödenen tüketim miktarı düşülerek net 1852 m3 atık su bedeli alınması gerekirken tahakkuk belgesine bir takım eklerin yapıldığını, ancak yapılan işlem ve istenilen tüketim haricindeki bedellerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kaçak su kullanmadığını, müvekkilinin 1990 yılından beri atık su abonesi olduğunu, ayrıca kaçak su tutanağının ... deki sureti üzerinde sonradan eklentiler yapılarak evrak üzerinde oynamalar yapıldığını, bu güne kadar müvekkil şirketin tahakkuk ettirilerek kendisine bildirilen atık su aboneliğinin ... nin bellediği tarifeler uyarınca her zaman ödemiş olduklarını, taraflarının tarifede belirlenen tüketim miktarı dışında bir borçlarının olmadığını, ... nin sunduğu gerekçeye dayalı olarak davalı tarafın tahakkuka esas olarak sunulan gerekçesinin ve işleminini hukuki mesnetten yoksun olduğunun görüldüğünü, belirtilen bu sebeplerden dolayı müvekkilinin davalıya 6.806,00-TL borçlu olmadığını, müvekkile yönelik bahsi geçen 5 ay 14 günlük tüketim bedeli haricindeki tahakkuk miktarının durdurulması için öncelikle teminat karşılığında tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
... mahallesi ... bulvarı no:... adresinde bulunan işletmeye 29/03/1995 tarihinde ... nolu abonelik ile davacı şirket adına düz boru artezyen abonelik olarak tesis edildiğini, resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe gider atık su alt yapı ve evsel katı atık bertaraf tesislerinin belirlenmesinde uygulanacak usul ve esaslara ilişkin yönetmeliğinin "atıksu altyapı yönetimlerinin verdiği su ve veya atıksu hizmetlerinden yararlananlardan hem su hem de atıksu abonesi olanlar su sayacı, sadece atıksu abonesi olanlar atıksu sayacı taktırmakla ve işler durumda muhafaza etmekle yükümlüdürler, ancak atıksu sayacı kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığı durumlarda bu yükümlülük aranmaz." hükmü gereğince müvekkil kurum tarafından davacı şirkete sayaç taktırılması hususunda 13/03/2017 tarihinde tebliğde bulunulduğunu, yapılan tebligatın akabinde ... AŞ muhasebe müdürü ... ... isimli şahıs tarafından 22/03/2017 tarihinde itirazda bulunulduğunu, söz konusu dilekçe ile düz boru atıksu ve sayaçlı şebeke suyu aboneliklerinin olduğunu, tarifeler yönetmeliğinin 1. Maddesine göre hem su hem atıksu abonesi olanların su sayacı takmakla yükümlü olduğu ve işletmelerinin şebeke suyu aboneliğinde su sayacı takılı olması nedeni ile ayrıca atıksu sayacı takma yükümlülüklerinin olmadığı hususunda itiraz edildiğini, işletmenin ... nolu su ve atısksu aboneliği ile aboneliğinde kayıtlı ... nolu sayacı ile su kullanımı yapılmakla beraber, bahsi geçen 11. Maddede atıksu aboneliği olan ... nolu aboneliğinde atık su sayacı taktırmak sureti ile su kullanımı yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, abonelik ve sayaçlı şebeke suyu kullanımı olan yerlerde yer altı su kullanımının sayaçsız yapılacağına dair yönetmelikte hiçbir hüküm bulunmadığı ve otel adına kayıtlı atıksu aboneliği için sayaç takılarak kuruma müracaat edilmesi gerektiği aksi taktirde cezai işlem uygulanacağının belirtildiğini, davacı tarafa yapılan tahakkuk işleminin tamamen yasal düzenlemelere mevzuata uygun şekilde olduğunu, bunun yanı sarı dava dilekçesinin 4.bendinde davacı şirketin kaçak su kullanmadığı 1990 yılından beri atıksu abonesi olduğunu, abonelik olan bir yerde kaçak kullanımının mümkün olmayacağını, davacıya konu tutanak ve tahakkuk belgesinde müvekkil kuruma ilişkin belirleyici bir özellik olmadığını iddia ettiğini, davalı şirket adına tesis edilen aboneliklerden ... nolu atıksu aboneliğinin davaya konu ... nolu kaçak tutanağı düz boru ile atıksu aboneliği olarak tesis edilen ... nolu aboneliğe resmi yazı ile sayaç taktırılarak su kullanımı yapılması hususunun tebliğ edilerek bildirilmesini müteakip sayaç takılmaksızın su kullanımı nedeni ile tanzim edildiğini, diğer taraftan tanzim edilen kaçak tutanağının akabinde gönderilen iadeli taahhütlü ödeme emri anteti başlığında gönderildiğini, bu izah edilen nedenlerden ötürü haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :"Davanın reddine," karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Müvekkili şirketin 1990 yılından beri ... abone numarası ile atıksu abonesi olduğu turizm işletme belgeli 4 yıldızlı otel işletmesinde kaçak su tutanağı tutularak buna dayalı kaçak su tahakkuk belgesi ile işlem yapılarak borç çıkarıldığını, müvekkili şirketin tahakkuk ettirilerek kendisine bildirilen atıksu aboneliği bedellerini ...’nin belirlediği tarifeler uyarınca ödediğini, idare ile mevcut düz boru atıksu abonelik sözleşmesi olmasına rağmen kaçak atıksu tespitinden bahisle sarfiyatın 2 kat çarpılarak hesaplamaya tabi tutulması ve haksız yere salınan usulsüzlük cezasının tutanak tanzim ücretinin ve tebligat giderlerinin ödenmesine yönelik bilirkişi raporuna dayalı verilen kararın hatalı olduğunu, ayrıca fahiş olarak faiz talebinde bulunulduğunu, alacak aslına fahiş olarak %24 faiz işlettiklerini ve %24 faiz talebinde bulunduklarını, alacak sadece kaçak su tutanağına dayalı olmakla yasal faiz oranının %9 olması nedeniyle işletilebilecek ve istenebilecek faiz oranının %9 olduğunu, bu konuda hüküm verilmemiş olmasının hatalı olduğunu, gecikme tutarı yönünden ana borç haricinde faiz işlemiş olup, yine aynı mahiyette gecikme tutarı adı altında bir bedel de talep edildiğini, gecikme faizi ile gecikme tutarı aynı şey olup, bunların ayrı ayrı rakamlarla talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu konuda hüküm verilmemiş olmasının hatalı olduğunu, İcra İflas Kanunu hükümlerine göre faizin işlemeye başladığı günün takip talebinde gösterilmesi gerektiğini, takipte faizin başlangıç tarihi bildirilmeyip sadece faiz istenmiş ise de faizin ancak takip talebi tarihinden itibaren hesaplanabileceğini, bu hususa yapılan itirazların değerlendirilmediğini belirtip, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak istinaf talepleri /doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Somut olayda; Mahkemece, aynı yerle ilgili olarak daha önce bakılıp sonuçlanan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının dosya arasına alınmak suretiyle konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile dosyalarda mevcut raporlar arasındaki çelişkileri de giderecek şekilde gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeni ile istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a(6) maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-İstinaf başvurusunun KABULÜ İLE; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı hükmünün Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a(6) maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-İlk Derece Mahkemesince gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın görülüp bir karar verilmesi için dosyanın mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yatırılan 59,30.-TL. istinaf karar harcının talep halinde istinaf talebinde bulunana iadesine,
4-İstinaf talebi sırasında alınan istinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,
5-İstinaf Kararının tebliği, harç ve diğer hususların Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/3 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
23/01/2024
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı