T.C. ADANA BAM 15. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1148 - 2026/1090
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1148
KARAR NO: 2026/1090
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/11/2025
NUMARASI: 2024/1170 Esas 2025/1040 Karar
DAVACI: ... KİMYA SANAYİ VE İNŞAAT LTD. ŞTİ.
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... İNŞAAT SANAYİ VE TİC. LTD. ŞTİ.
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ
İstinaf Yoluna Başvuran : Davacı : ... KİMYA SAN. VE İNŞ. LTD.ŞTİ.
VEKİLİ: Av.
TALEP KONUSU: Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2025 tarih ve 2024/1170 Esas 2025/1040 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Müvekkili şirket ... ... ile ... İnşaat arasındaki ticari ilişkinin; müvekkili şirkete ait 5 adet kule vincin, davalı şirketin şantiyelerinde kullanılmak üzere, davacı müvekkilinin kule vinçleri kiralamak için yetkilendirdiği ... ve ... tarafından davalı şirkete kiraya verilmiş olduğunu, Davacı müvekkili ... ...'nın vermiş olduğu yetkiye dayanarak ... ve ... davalı ... İnşaat ile kule vinç kiralama sözleşmesi imzalamış olduklarını, Söz konusu kule vinçlerin davalının şantiyelerinde çalışmakta iken 07.03.2024, 09.03.2024, 20.03.2024, 15.05.2024 tarihli, davalı şirketin şantiye yetkilisi tarafından imzaya yetkilendirilen şantiye formeni ... ve mühendis ... tarafından imzalanan servis tutanaklarında da görüleceği üzere rutin ekspertiz ve periyodik bakım kontrolleri sırasında arıza tespit edilip, kule vinçlerin bir takım parçalarının değişmesinin öngörülmüş olduğunu, İlgili parçaların temini için taraflarınca iletişime geçilmiş olmakla yapılan tedarik sonucu taraflarınca ödenen parça bedeli kar payı koymaksızın davalı şirkete yansıtılmış olduğunu, İşbu davaya konu uyuşmazlık tedarik edilen parça bedellerine ait; 132.000,00.-TL tutarlı 15.04.2024 tarihli ... numaralı, 19.620,00.-TL tutarlı 22.05.2024 tarihli ... numaralı, 257.280,00.-TL tutarlı 09.07.2024 tarihli ... numaralı faturaların ve ödenmeyen poliçe bedeline ait; 11.999,77.-TL tutarlı 18.04.2024 tarihli ... numaralı faturaya ait bedellerin ödenmemesinden kaynaklanmakta olduğunu, yukarıda belirtilen ve sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturaların bedellerinin ödenmesi adına taraflarınca .... Noterliği 10425 Yevmiye No.lu 29.08.2024 tarihli ihtarname ile davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, Davalı tarafından ihtarnameye cevaben davaya konu borcunun inkar edilmiş olduğunu ve ticari ilişkilerinin bulunmadığını beyan etmiş olduğunu, Davalı şirket ... İnşaat tarafından ihtarnamede belirtilen ödeme süresince ve devamında davaya konu borcun ödenmemesi üzerine taraflarınca, 23.09.2024 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2024/10007 Esas Sayılı dosyası ile ... İnşaat aleyhinde söz konusu faturalara dayalı ilamsız icra takibine başlanmış olduğunu, Ödeme emrinin davalı şii tebliğ edilmiş olduğunu ve davalı şirketin bu takibe itiraz etmeleri neticesinde, icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, Davalı şirket tarafından 29.08.2024 tarihli ihtarnameden sonra geriye dönük olarak iade faturası düzenlenilmiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu m. 21 uyarınca ".. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." denilmekte olduğunu, fatura bedeline ve içeriğine 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi gerektiğinin yasada açıkça düzenlenmiş olduğunu, Davalı tarafından ise 13.09.2024 tarihli iade faturalarına dayanarak fatura bedellerine 19.09.2024 tarihli cevab 1 ihtarnamesinde itiraz ettiğini iddia etmekte olduğunu, ancak bahsi geçen bu iade faturasının yasal itiraz süresi geçtikten aylar sonra geriye dönük olarak düzenlenmiş ve taraflarınca yasal yollara başvurulacağı anlaşıldıktan sonra müvekkili şirkete gönderilmiş olduğunu, Davalının ticari ilişkimiz bulunmadığına dair savunmasının yersiz ve kötü niyetli olduğunu, her ne kadar davalıca faturaların içeriklerinin doğru olmadığı, ticari ilişkilerinin bulunmadığı ve fatura muhatabı olmadıkları davalı tarafından beyan edilmiş olsa da; Müvekkili şirket ... ... tarafından tanzim edilen kullanılan vinçlere ilişkin önceki sigorta bedellerine yönelik 05.12.2023 tarihli ... No.lu fatura ödemesi, taraflarınca gönderilen ....Noterliği 00448 Yevmiye No.lu 10.01.2024 tarihli ihtarname sonucu davalı şirket tarafından müvekkili şirket emrine 12.03.2024 tarihli 334.321,00.-TL tutarında çek düzenlenerek ödemesinin yapılmış olduğunu, ayrıca kule vinçlerin kira sözleşmesi bedeli olan toplam 7.200.000,00.-TL nakit ve çek şeklinde olan ödemeler de banka kayıtları, tarafların cari ekstreleri ve ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket ... ... tarafından tahsil edilmiş olduğunu, Davalının fatura içeriğine ilişkin herhangi bir parça ve hizmet almadığı iddiası abesle iştigal olduğunu, 07.03.2024, 09.03.2024, 20.03.2024, 15.05.2024 tarihli, davalı şirketin şantiye yetkilisi tarafından imzaya yetkilendirilen şantiye formeni ... ve mühendis ... tarafından imzalanan servis tutanaklarında görüleceği üzere değişmesi gereken parçaların davalı şirketin şantiye şefine bilgi verilerek kayıt altına alınmış olduğunu, tedarik edilen parçaların değiştirilmiş olduğunu ve kule vinçlere monte edilmiş olduğunu, bunun sonucunda müvekkili şirket tarafından ödenen parça bedelleri hariç olmak üzere servis tarafından davalı şirkete parçaların montaj bedeli, dik bakımı için fatura kesilmiş olduğunu, bunun sonucunda davalı şirket tarafından servis adına 602.476,00.-TL bedelli 27.06.2024 tarihli çek düzenlenilmiş olduğunu, Belirtilen servis tutanaklarındaki parçaların bedeli taraflarınca ödenmiş olduğunu, davalı şirkete dava konusu faturalarla yansıtılmış olduğu,” iddiası ile ve yukarıda açıklamış oldukları nedenlerle; davalarının kabulü ile, .... İcra Dairesi'nin 2024/10007 Esas sayılı dosyasında davalıca ödeme emrine yapılan itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkili Şirket, ... İnşaat Ltd. Şti. kiracı olarak 05.07.2023 tarihli kira sözleşmesi ile Mal Sahibi olarak gözüken ... Mühendislik İnşaat ve San. Ltd. Şti. olduğu, Kiraya verenin ... Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. olan ve yetkili servis ... ... arasında vinç kiralama sözleşmesinin yapılmış olduğunu, 5 Adet sözleşmenin iki adeti ..., 3 Adeti ... da bulunan şantiyelere indirilmiş ... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme gereği kiracı olarak müvekkili şirket tarafına düşen tüm yerine getirilmiş olduğunu ve sözleşme gereği kira sözleşmesi hitamında kiralanan iş makinaları, vinçler teslim edilerek akdin sona ermiş olduğunu, Davacının .... Noterliğinden çekmiş olduğu 29.08.2024 tarih 10425 yevmiye No.lu ihtarnamenin tebliği ile davacı şirketin taraflarına göndermiş olduğu davaya konu faturaların muhasebe kayıtlarına sehven girdiğinin tespit edilmiş olduğunu, .... Noterliğinin 19.09.2024 Tarih 14278 “yevmiye No.lu cevabi ihtarı ile şirket kayıtlarında davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari sözleşme olmadığından kayıtlarına giren davacı faturalarının iade edildiğini ve aksi görüşte iseniz aramızda akdedilen sözleşmenin bir örneğinin, borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığının bildirilmesi halinde gerekli işlemlerin yerine getirileceği konusunda ihtarı cevap verilmiş olduğunu ve iadesi yapılan faturaların bildirilmiş olduğunu, iadesi yapılan faturaların muhasebe sistemlerinden çıkarılmış olduğunu, Davacı tarafından, cevabi ihtarlarına cevap verip aramızda hangi sözleşmenin olduğunu, borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı taraflarına kesilen faturaların nerden kaynaklandığı konusunda bilgi verileceğine haksız ve kötü niyetli olarak ....İcra Dairesinin 2024/10007 Esas sayılı takibiyle kötü niyetle haklarında icra takibi başlatmış olduğunu ve taraflarınca takibe bu gerekçelerle itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, yukarıda açıklandığı üzere Ek:1 'de sunulan 5 adet sözleşme incelendiğinde sözleşmenin konusunu 5 adet vinç (İş Makinası) kiralama sözleşmesi sarih olduğunu, davacının taraf sıfatı olmadığının işbu sözleşmelerden anlaşılmakta olduğunu, hala müvekkili firmaya kiralanan vinçlerin Davacının sahip olduğuna ilişkin iddialarının ötesinde dosyada bilgi ve belge mevcut bulunmadığını, bu sebeple itirazlarının yerinde olduğunu, davacının taraf sıfatı olmadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, Müvekkili firmanın 07.08.2023 tarihli sözleşme ile mal sahibi ..., kiralayan ..., yetkili servis ... ... imzalarına havi sözleşmelerden kaynaklanan hiçbir husumetin bulunmadığını, taraflar arasında edimlerin yerine getirilmiş kira konusu malın teslim edilmiş alacak borç ilişkisinin sona ermiş olduğunu, takip davacı tarafından muhtevi itibarıyla gerçeğe dayalı olmayan faturaların kesilip taraflarından tahsili talep edilince bu durumun taraflarınca fark edilmiş olduğunu ve gerekli işlemlerin yapılmış olduğunu, Davacı dilekçesinin ek 3 te sunduğu servis tutanaklarına dayanarak alacaklı olduğunu iddia etmekte ise de öncelikle servis tutanakları altında imzası bulunan ... ve ...'nün davacı şirketi temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığını, bu iddianın gerçek olmadığını, Kira sözleşmesinin 6 maddesinde yazılı vincin muayenesi ve teslim ve tesellüm işleri maddesinde yazılı şartlara haiz olmayan tutanaklara itiraz ettiklerini, Keza Servis tutanakları incelendiğinde düz işçi olan çalışanların tutanak ve içeriği konusunda bilgilerinin olmadığı, olmasının da mümkün olmadığı açık olduğundan bu tutanağa ve içeriklerine itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini beyan ettiklerini, Ek:1 de sunulan kira sözleşmesinde Kiralanan Vinçlerle ilgili tüm bakım onarım servis teslim ve tesellüm ile ilgili tek yetkili servis ... ... iken davacının delil olarak dosyaya sunduğu servis tutanaklarında ... ... ismi geçmekte olduğunu, bu servisin bu işlemleri yapmaya sözleşme gereği yetkisinin bulunmadığını, bu durumun açıkça kira sözleşmesine aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, buna bağlı taraflarına kesilen faturaların içeriğine ve miktarlarına itiraz ettiklerini ve iade faturası ile kayıtlarından çıkardıklarından taraflarına ait borç olmadığını beyan ettiklerini, Müvekkili firma ... ... Toki Konutları ve ... Toki Konutları ihalesini kazanmış ve bu konutların imalat işi ile uğraşmakta olup verilen sürelerin kısıtlı olması ve mağdurların acılarının bir an önce hafifletilmesi için binlerce işçi ile bu görevini yerine getirmeye çalışmakta olduğunu, Bilindiği gibi şirket kayıtlarına binlerce fatura girmekte olup bazılarının sehven girme olasılığının mevcut bulunduğunu, nitekim Davacının ihtarı ile dava konusu faturaların varlığı tespit edilmiş davacı ile müvekkili firma arasında yapılmış kira sözleşmesinin olmadığı, davacının ileri sürdüğü ... ...'ın yetkili servis olmadığı, faturada yazılı miktarların neye ilişkin olduğu tespit edilemediğinden muhteviyattı itibarıyla yanıltıcı ve gerçek olmadığından derhal iade faturası kesilerek cevabi ihtarla kabul etmediklerinin bildirilmiş olduğunu, Davacının TTK 21 maddesine dayanarak faturaların içeriğinin kabul edildiğine ilişkin beyanlarının gerçek olmadığını, TTK.M21/No 2 hükmünde ki karinede faturaya yazılması olağan içerik bakımından olduğunu, Davacının müvekkili firmaya ait olmayan faturalara sehven zamanında itiraz edememesinin kanun ve Yargıtay kararları ile açıklandığı gibi kötü niyetle yapılmış bir itiraz değil gerçekte hakkını savunmaktan başka bir şey olmadığını, asıl olan davacının kötü niyetli olduğu, Davacı Müvekkili firma ile aralarında ticari ilişki olduğunu ve buna dayanak olarak müvekkil firmanın kendilerine verdiği 12.03.2024 tarihli 334.321,00.-TL tutarındaki vinçlerin sigorta bedellerinin ödenmesine ilişkin kayıta dayanmış olduğunu, Ek:1 de bulunan sözleşmenin 13. Maddesi SİGORTA başlığını taşımakta olup bu madde gereği müvekkili firmanın sözleşme gereği sigorta yaptırması gerekli olduğundan alınan teklifler içerisinde davacı firma tarafından en uygun teklif verildiğinden bu firmaya sigorta yaptırılmış olduğunu, İş sigorta yapılması ve bedelinin ödenmesi olup bu konu ile ilgili bir ihtilaf bulunmadığını, Müvekkili firma Davacı arasında “ticari ilişki yoktur” derken kastedilenin vinç kiralama sözleşmesi ve buna bağlı ihtilaflar için olduğunu, nitekim davacının dosyaya sunduğu ve kira sözleşmesi karşılığı ... Ltd. Şti.ne kira sözleşmesi karşılığı verilen çeklerin ciro edilmesini bilme imkanının bulunmadığını ve taraflar arasındaki ilişkiyi de bilme zorunluluğunun bulunmadığını, nitekim sözleşme ile müvekkili firmaya izafe edilecek tek kusur dahi bulunmadığı,” iddiası ile ve arz edilen sebeplerle, öncelikle kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle kira sözleşmesinden doğan ihtilaf nedeniyle açılan davanın görev yönünden reddi ile görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Davacının taraf sıfatı olmadığından davanın reddine, açıklanan ve resen göz önüne alınacak hususlar doğrultusunda mesnetsiz açılan davanın reddi ile müvekkili firma aleyhinde kötü niyetle takip yapıldığından %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
"1-6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-İş bu davaya bakmakla görevli olan mahkemenin aynı yargı çevresinde bulunan MERSİN SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE, 3-HMK madde 20 uyarınca karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ve bu başvuru reddedilmiş ise reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde taraflarca talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili MERSİN SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın re’sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına," yönelik karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı şirkete ait 5 adet kule vinç, davalı şirketin şantiyelerinde kullanılmak üzere davacının kule vinçleri kiralamak için yetkilendirdiği ... ve ... tarafından davalı şirkete kiraya verildiğini, davacı ... ...'nın vermiş olduğu yetkiye dayanarak ... ve ... davalı ... İnşaat ile kule vinç kiralama sözleşmesi imzaladıklarını, dava dosyasında mübrez servis tutanaklarında da görüleceği üzere rutin ekspertiz ve periyodik bakım kontrolleri sırasında arıza tespit edilip, kule vinçlerin bir takım parçalarının değişmesi öngörüldüğünü, ilgili parçaların temini için davacı şirketle iletişime geçildiğini, yapılan tedarik sonucu yedek parça bedeli davalı şirkete yansıtıldığını, davalı şirket ... İnşaat'ın ihtarnamede belirtilen ödeme süresince ve devamında davaya konu borcu ödememesi üzerine taraflarınca, 23.09.2024 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2024/10007 E. sayılı dosyası ile ... İnşaat aleyhinde söz konusu faturalara dayalı ilamsız icra takibine başlandığını, uyuşmazlık ticari satımdan kaynaklandığını, davaya konu uyuşmazlık taraflar arasındaki kira sözleşmesinden değil, ticari satım sonucu düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, fatura bedeline ve içeriğine 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi gerektiği yasada açıkça düzenlendiğini, davalı ise 13.09.2024 tarihli iade faturalarına dayanarak fatura bedellerine 19.09.2024 tarihli cevab-ı ihtarnamesinde itiraz ettiğini iddia ettiğini, ancak bahsi geçen bu iade fatura yasal itiraz süresi geçtikten aylar sonra geriye dönük olarak düzenlendiği ve taraflarınca yasal yollara başvurulacağı anlaşıldıktan sonra davacı şirkete gönderildiğini, taraflarınca 29.08.2024 tarihinde fatura bedellerinin ödenmesi adına ihtarname gönderildiğini, ihtarnamelerini tebliğ alan davalı şirket ise yapacakları savunmaya dayanak oluşturmak adına geriye dönük olarak 13.09.2024 tarihli iade faturalarını düzenlediğini, davacı şirket ise söz konusu iade faturalarını kabul etmediğini bildirdiğini, ve iade faturalarının iadesini düzenlediğini, anlaşılacağı üzere ihtarnamelerini tebliğ alan davalı, söz konusu iade faturalarını yasal süresinden aylar sonra düzenlediğini ve ihtarnamelerini tebliğ aldıktan sonra davacı şirkete gönderdiği bu iade faturalarının hukuki bir sonuç doğurması mümkün olmadığını, davalının bu eylemi kötü niyetini açıkça göstermekte olduğunu, bu durum ticari hayattaki güven ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, her iki tarafın da ticari işletmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, uyuşmazlık yukarıda da belirtildiği üzere bedeli ödenmeyen yedek parça satışından kaynaklandığını, ilk derece mahkemesi uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı kanısında olsa da taraflarınca karşı çıkılmakla davaya konu alacağın temeli yedek parça satışına dayandığını, dolayısıyla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ilk derece mahkemesindeki dava dilekçelerinde bahsedilen hususlar neticesinde uyuşmazlık konusu ticari satım neticesinde satımı yapılan ürünlerin bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığından verilen görevsizlik kararı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece verilen görevsizlik kararının kaldırılıp, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk Derece Asliye Ticaret Mahkemesince, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin görevsizlik kararı verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dosya tarafları arasında akdedilen kira sözleşmesinin 9. maddesinde açıkça sözleşmenin yalnızca kule vincin kiralanmasına ilişkin olup operatörün temini ve ücretinden kiracının sorumlu olacağının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere taraflar arasında kurulan sözleşmenin şöförlü araç kiralama sözleşmesi olması durumunda taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi kurulmuş olup bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır. Buna karşılık sadece araç kiralama sözleşmesi olması durumunda taraflar arasında kira sözleşmesi kurulmuş olup bu durumda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olacaktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/6402 E. 2019/2883 K. sayılı ilamı)
Hal böyle olunca somut uyuşmazlık taraflar tacir olsa da aralarında akdedilen vinç kiralamasından kaynaklı olup görevli mahkemenin HMK'nun 4.maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Dosyada toplanan delillere göre istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60.-TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, harç ve diğer işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/3 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
23/06/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır