T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2106 - 2024/210
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2106
KARAR NO : 2024/210
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/07/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas (Derdest)
DAVACI: ... YAPI İNŞ. TRZM A.Ş-
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 25/07/2024 tarihli kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davalı kurum olan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından ... sözleşme hesap numaralı tesisata KDV Dahil 1.714.226,36 TL tüketim faturası düzenlendiğini ve 05.05.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin bünyesinde çalışan elektrik teknikeri personelinin kalıcı enerji alınırken binanın suyu kesilmesin diye kendi açısından iyi niyetli fakat yöneticilerinin bilgisi dışında ve şirket teamüllerine aykırı şekilde hidroforların bulunduğu mekanik odayı beslemek için hat çektiğini, kullanım bedelinin çok çok üzerinde bir tahakkuk yapılan faturalama işlemindeki rakama itiraz ettiğini ve faturanın belirtilen dava değeri kadar borcunun bulunmadığını, ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş dosyası ile faturanın ödenmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edildiği ve işbu ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, ... Yapı A.Ş olarak itiraz edilen noktanın düzenlenen elektrik tüketim bedeli olduğunu, düzenlenen bu tüketim faturasını kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı müvekkilinin düzenlenen tüketim faturasının revize edilerek doğru şekilde tarafına tebliğ edilmesini talep ettiği ancak ... Elektrik Dağıtım A.ş tarafından hiçbir düzeltme yapılmadığı gibi faturalandırılan miktarın ancak 6 taksitte ödenebileceği yönünde dönüş yapıldığını ve davacının da işlerinin aksamaması için 285.704,39 TL olan taksitlerini ihtirazı kayıt ile ödediğini, açıklanan nedenlerle ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından ... sözleşme hesap numaralı tesisata KDV Dahil 1.714.226,36 TL olan faturanın 1.410.226.36-TL’si yönünden borçlu olmadıklarının tespitine ve eğer dava süreci içerisinde bir şekilde bu bedelin ödenmesi zarureti hasıl olursa istirdatına karar verilmesini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Değişik İş Esas-... Karar sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava her ne kadar uyuşmazlığın ticari bir işten kaynaklı fatura, cari hesap ve sözleşme alacağı olduğu veyahut tarafların tüzel kişiliğe haiz bir işletme olması yada yapılan işin davanın her iki tarafı açısından ticari iş niteliğinde olduğu düşüncesi ile Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de söz konusu borçlu olunmadığının tespitine yönelik uyuşmazlık ve dolayısı ile talebin temelinde abonelik sözleşmesinden kaynaklı veyahut özel bir mahkemede görülmesini gerektirir bir alacak-borç ilişkisine değil bilakis kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı genel mahkemelerde bakılmasını zorunlu kılan bir alacak-borç ilişkisinden kaynaklandığını, dava konusu uyuşmazlılığın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak tahakkuk edilen kullanım bedelinden sorumlu olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davası olduğunu, kaçak elektrik tüketiminin özel hukuktaki karşılığının haksız fiil olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafından kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirilmiş olmakla davacının dava dilekçesinde yazılı olan beyanları ile bu hususu ikrar ettiğini, davacı tarafından ... Mahallesi, (...) Caddesi, No:360, ... .../..." adresindeki ... nolu tesisatta ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçmeksizin elektrik enerjisi tükettiği müvekkil davalı kurum tarafından tespit edilerek 02.05.2024 tarihli ... seri numaralı tutanak ile kaçak tüketim gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, davacı tarafından kaçak tüketim miktarının hatalı hesaplandığına ilişkin iddianın soyut ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili kurum tarafından davacının davaya konu tutanak adresinde sayaçtan geçirilmeksizin harici bir hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tüketimi gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42-1-b bendi hükümlerine istinaden kaçak tahakkuk miktarının hesaplandığını, nitekim kaçak elektrik tüketim miktarının hat üzerinde bulunan güç değeri ve kurum görevlileri tarafından tespit edilen çalışma saati esas alınarak yapıldığını, söz konusu yerin ticari işletme olduğu ve yerinde yapılan tespitte işletmenin 7/24 aktif olarak çalıştığının tespit edildiği gözetildiğinde hesaplama yönteminde hata olmadığının anlaşılacağını, kaçak elektrik tüketim bedeli hesaplamasının yönetmelik hükümleri uyarınca yapıldığını, dava dilekçesinde davacı tarafça bahsedilen "Yapılandırma taksitlerinin ihtirazı kayıtla ödendiğine" dair beyanlarına çelişki arz etmesi bakımından itibar edilmemesi gerektiğini, davacının dilekçesinde konutların bulunduğu bina tarafından kullanılan suyun kesilmemesi için kullanılan elektrik enerjisinden istifade edildiğini ve bu yüzden kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada meskenler için ortalama günlük çalışma saati olarak belirlenen 5 saatin dikkate alınması gerektiğinden bahsetmiş olsa da davacının gerek şirket olması gerekse tesisatın ticari işletmeye ait olması dikkate alındığında kaçak elektrik enerjisi kullanım bedelinin tespitinde kulanım saatinin 24 saat olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, kaçak elektrik tüketim tespit tutanağının aksinin hiçbir şekilde davacı tarafından ispat edilemediğini, mahkemece davacı lehine verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına ilişkin olarak öncelikle davalı müvekkili dinlenmeksizin ve hukuki dinlenme hakkının ihlal edilmek suretiyle verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiğini, öncelikle yapılacak olan itirazlar doğrultusunda davacı lehine verilmiş olan tedbir kararının kaldırılmasını, müvekkili kurum zararına kaçak elektrik tüketimi yapmış olan davacı lehine hükmedilen ihtiyati tedbirin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda ihtiyati tedbirin şartları belirtilmiş olup kanunun devam eden maddelerinde kanuni şartları oluşmaksızın hükmedilmiş olan ihtiyati tedbire itiraz edileceğinin düzenlendiğini, tedbir isteminde bulunan tarafından işletmesinde özel hat çekmek suretiyle kaçak elektrik tüketmiş olup kurum tarafından düzenlenen kaçak tahakkuk detayı ve fatura ile toplamda 1.714.266,36 TL kurum zararına sebebiyet verildiğini ancak mahkemece müvekkili kurumun uğramış olduğu zararın fatura ile açıkça tespit edilebilir nitelikte olmasına rağmen %15 teminat oranı ile tedbire karar verilmesinin hukuk ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığından öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, aksi hasıl olursa kaçak elektrik tüketimi yapmak suretiyle müvekkilin zararına sebebiyet veren davacının haksız ve kötü niyetli davasının esastan reddine, ihtiyati tedbir kararına karşı itirazların kabulü ile usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, tedbirin süreye bağlanarak tedbir süresinin ayrıca belirlenmesini, kaçak elektrik tüketimi bedelinin en az %20-%25'i oranında teminat ile tedbirin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ... DEĞİŞİK İŞ SAYILI DOSYASI ÜZERİNDEN VERİLEN İHTİYATİ TEDBİR KARARININ ÖZETİ;
Mahkemece "...Dava değerinin (1.410.226,36 TL) %15'i oranında teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi halinde ya da bu orada muteber teminat gösterilmesi koşulu ile İhtiyat tedbir talebinin kabulü ile elektriğin açılması ve dava konusu ... fatura numaralı 1.410.226,36 TL miktarlı faturaya ilişkin alacağın icra takibine konu edilmemesi yönünde..." şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve 26/06/2024 tarihli tensip zaptı ile ... değişik iş sayılı dosyasında verilen 03/06/2024 tarihli ihtiyati tedbirin devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİNİN İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Mahkemece davacı lehine verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına ilişkin olarak öncelikle davalı taraf dinlenmeksizin ve hukuki dinlenme hakkı ihlal edilmek suretiyle karar verildiğinden davacı lehine verilmiş olan tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketçe davacının faaliyetini sürdürdüğü iş yerinde yapılan denetimde ... numaralı tesisatta müvekkili şirket personelleri tarafından yapılan denetimde şirkete ait sayaçtan geçirilmeksizin harici bir hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tükettiği tespit edildiğini, bunun neticesinde 02/05/2024 tarihli ... seri numaralı kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı olarak 1.714.266,36 tl tutarlı kaçak tahakkuk detayı ile ... nolu fatura düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik tüketim miktarının yönetmelik hükümleri gözetilerek usul ve yasaya uygun olarak hesaplandığını, talepte bulunanın ikrarı ile de görüleceği üzere işletmede yönetmelik hükümlerine aykırı olacak şekilde kaçak elektrik tüketildiğinin açıkça ortaya konulduğunu, davaya konu olayda davacının davasında haklı olduğunu yaklaşık olarak gösterebilecek hiçbir somut delil sunmadığını, alacağın %15 oranında teminat yatırılarak tedbirin ifasına ilişkin karar kurulmuş ise teminat oranına itiraz ettiklerini, tutanağa konu adreste kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiğinin ikrar edilmiş olması nedeni ile müvekkili şirketin zarara uğratıldığının açık olduğunu, bu nedenle %20-25 'i oranında teminat ile tedbirin devamına karar verilmesi gerektiğini, tedbirin ne kadar süre için verildiği konusunda hiçbir ara karar kurulmadığını, öncelikle elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir isteminin koşulları oluşmaması sebebiyle tedbir isteminin kabulü yönündeki ara kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirtmekle birlikte tedbir kararı verilecekse dahi bunun ancak kaçak tahakkuk bedeli üzerinden hükmedilecek teminat mukabilinde verilebileceğini, hem elektriğin kesilmesinin önlenmesi hem de icra takibi yapılmasının önlenmesi yönünde 2 ayrı tedbir kararı verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple her bir tedbir istemi yönünden ayrı ayrı teminat yatırılarak tedbir kararı verilmesi yönündeki itirazları doğrultusunda öncelikle tedbirin kaldırılmasını aksi kanaat hasıl olması halinde her iki tedbir yönünden alacağın %20-25'i oranında teminat yatırılarak tedbirin devamı yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRLMESİNE İLİŞKİN 25/07/2024 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece ".... Somut olayda davalı elektrik idaresinden abonelik karşılığı elektrik enerjisi alan davacı tarafın tedbir talep ettiği yerinin bir ticari işletme olduğu, tedbir talep edeninin işyerinin faaliyetlerini idamesi için elektrik enerjisine ihtiyaç olduğu, elektriğin kesilmesi halinde telafisi güç ve giderilmesi imkansız zararların meydana gelebileceği, öte yandan kaçak tutanağının davalı tarafça tek taraflı olarak tutulan tutanak olduğu nazara alındığında var ise gerçek borç bedelinin yargılama neticesinde tespit edileceği anlaşıldığından (Adana BAM 9. HD 30.05.2018 tarih ve 450-399 E.-K.), mahkememizce verilen tedbirin yerinde olduğu, yine teminat yönünden de genel uygulamada ki teminat tutarının takdir edildiği, netice itibari ile mahkememizce verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı nazara alınarak mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararına ilişkin olarak yine mahkememizce verilen 24/06/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına istinaden yapılan itirazın ve teminata yönelik itirazın ayrı ayrı reddine..." karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbire hükmedebilmenin kanuni şartı olan davacının davasını yaklaşık olarak ispat etme yükümlülüğü bulunduğunu ancak talepte bulunan tarafından tedbire hükmedilmesi amacıyla yaklaşık ispat şartı yerine getirilmemiş olup yerel mahkemece bu husus gözetilmeksizin itirazımızın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacının elektrik tüketim şeklinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinde kaçak elektrik tüketimi olacağı hüküm altına alındığını, tedbir isteminde bulunanın kaçak elektrik tüketimi yapmakta olduğunun tespitini yapan müvekkili kurum görevlilerince tedbir istemine konu kaçak elektrik tüketimi tutanağı düzenlenmiş olup tutanak düzenlendikten sonra davacıya kaçak elektrik tüketimi yapmakta olduğu bilgisi verilerek durum davacıya izah edildikten sonra davacının tutanağı imza etmiş ve tesisatın enerjisinin Yönetmelik uyarınca kesildiğini, yani davacının tesisatındaki elektrik kesintisinin Yönetmelik emri gereğince ve usulüne uygun şekilde yapıldığını, alacağın %15 oranında teminat yatırılarak tedbirin ifasına ilişkin olarak hüküm kurulmuş ise de teminat oranının yetersiz olduğu, tedbir talebinde bulunan tarafından kaçak elektrik tüketildiği ikrar edilmiş olup bu halde müvekkil şirketin zarara uğratıldığının sabit olduğunu, öncelikle tedbirin kaldırılmasını aksi kanaat hasıl olması halinde alacağın %20-25'i oranında teminat ile tedbirin devamı yönünde karar verilmesi gerektiği, tedbir isteminde bulunan lehine kanun hükmüne aykırı şekilde verilen hakkaniyete aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemesinde aksi kanaat hasıl olması halinde her iki tedbir yönünden alacağın %20-25'i oranında yatırılacak teminat mukabilinde tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNE CEVAP VEREN DAVACI VEKİLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ara kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, her ne kadar davalı tarafça görev itirazında bulunulmuş ise de davaya konusu fahiş düzenlenen faturadan kaynaklı borçlu bulunmadığının tespitinin talep edildiğini, davacı ve davalının tacir sıfatının bulunması nedeniyle TTK 5. Maddesi gereğince görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, her ne kadar davalı tarafça davanın esasına, ihtiyati tedbire ve teminata itiraz etmiş ise de itirazlarının hukuki dayanağının olmadığını ve tamamen sebepsiz zenginleşme amacı ile tanzim edilen bir fatura olduğunu, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından ... sözleşme hesap numaralı tesisata KDV Dahil 1.714.226,36 TL tüketim faturası düzenlendiğini, 05.05.2024 tarihinde tebliğ edildiğini,müvekkili şirketin bünyesinde çalışan elektrik teknikeri personelinin kalıcı enerji alınırken binanın suyu kesilmesin diye kendi açısından iyi niyetli fakat yöneticilerinin (Elektrik Mühendisi, Saha Şefi, Şantiye Şefi ve Proje Müdürü) bilgisi dışında ve şirket teamüllerine aykırı şekilde hidroforların bulunduğu mekanik odayı beslemek için hat çekildiğini, düzenlenen tüketim faturasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, düzenlenen faturada müvekkili şirket aleyhine birçok usulsüzlük ve yanlış hesaplama yapıldığını, elektrik kullanımının cezasının, tespit süresine ve ceza gerekçesine göre değişebileceğini, normal şartlarda elektrik kullanım cezasının aktif enerji bedelinin bir buçuk (1,5) katı olduğu, eğer aynı abonelikte ikinci bir kaçak işlemi yapılıyorsa bu sefer aktif enerji bedelinin iki katı olarak yansıtıldığını, müvekkili firmanın aynı abonelikte ikinci bir kaçak işlemi olmamasına rağmen normal şartlarda tüm abonelere uygulanan kaçak tüketim esas alındığında birim fiyatları 1.5 Kat ile çarpılmadan 2 Kat çarpan işlenerek müvekkiline işlem yapıldığını, fahiş ve hatalı tanzim edilen ... sözleşme hesap numaralı tesisata KDV Dahil 1.714.226,36 TL olarak düzenlenen faturanın 1.410.226,36-TL'si yönünden borcun davacı müvekkilinin olmadığını ve bu miktarın davacının borcu olmadığını tespitine karar verilmesini, eğer süreç içerisinde bu miktarın ödenmesi zarureti hasıl olması halinde ise ödenen kısımlarının da davalı kurumdan istirdatına karar verilmesini ve davalının bu aşamada hukuki dayanağı bulunmayan itirazlarının reddi ile ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Kaçak elektrik kullanımı nedeni ile davalı şirkete borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek tedbir istemine yönelik yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının geçici hukukî koruma talebinin kabulü kararına yapılan itirazın reddine yönelik ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı ve somut olayda ihtiyatî tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Davalı ... ... tarafından davacı şirket hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeni ile 02/05/2024 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenerek davacı şirkete 1.714.226,36 TL fatura tahakkuk ettirildiği, davacı şirketin bu miktarın 1.410.226,36 TL'si yönünden hatalı hesaplama yapıldığını belirterek .... Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosya üzerinden ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece yapılan inceleme neticesinde davacı şirketin talebinin kabulü ile % 15 teminat ile dava konusu kaçak elektrik kullanımına ilişkin faturanın ödemesinin ve başlatılacak icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davasının da açıldığı, davalı şirketin değişik iş dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararına itirazı üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 25/07/2024 tarihinde duruşmalı inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği, davalı vekilinin süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat ederek ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine yönelik ara kararın kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.
İhtiyati tedbir öğretide, "Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde “(1)Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.
Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Davacılar tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.
Somut olayda; davalı şirket tarafından davacı hakkında başlatılmış bir icra takip dosyasının bulunmadığı, bu nedenle mahkemece icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin hukuken mümkün olduğu, yine dosya kapsamındaki belgelerden aboneliğe konu yerin iş yeri olduğu ve kaçak elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi nedeni ile elektriğin kesilmesi halinde faaliyetin duracağının anlaşıldığı, bu nedenle HMK'nun 389.maddesinde düzenlendiği üzere hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinin mevcut olayda gerçekleştiği, mahkemece teminat olarak dava değerinin % 15'i oranında teminat alınması koşulu ile tedbir kararı verildiğinin görüldüğü, ilk derece mahkemesince HMK'nın 389. maddesindeki koşullar gerçekleşmiş olduğundan tek bir teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve tedbire itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılarak davalı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 25/07/2024 tarihli ara karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır