T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2370 - 2025/88
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2370
KARAR NO : 2025/88
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/08/2024
NUMARASI:... Esas ... Karar
TALEP EDEN:... YATIRIM İNŞAAT TURİZM TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ... ŞUBESİ
VEKİLİ:Av.
KARŞI YAN:... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ :16/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:16/01/2025
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih ve ... Değişik İş sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP EDEN VEKİLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: ... ilinde çeşitli ilçelere hizmet veren taş ocak şantiyesi olduğunu, davalı kurum tarafından aleyhine 08/08/2024 tarihinde ... nolu kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlenmiş olup bu tutanak nedeniyle şantiye elektriğinin mühürlenerek kesilmiş olduğunu, elektriğin kesilmesi neticesinde şantiyedeki bütün işlerin durduğunu, müvekkili şirketin elektriğinin açılmaması durumunda hem müvekkili şirketin hem de buna bağlı olarak diğer şirket ve işçilerin büyük zararlar göreceğini, müvekkili şirketin işbu tutanaklardan sonra davalı şirketten yeni bir abonelik numarası almış olduğunu, şantiyesinin kurulu gücünün 1873 kW olup kaçak elektrik tahakkuk hesap detayında kurulu gücün 8.350kW olarak hesaplandığını, ayrıca 2 kat ceza yansıtılarak 2.154.949,36 TL borç tahakkuk ettirilmiş olduğunu, bu nedenlerden dolayı menfi tespit davası açma gereğinin hasıl olduğunu, davacı şirketin elektriğinin ihtiyati tedbirli olarak uygun teminat karşılığında açılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 26/08/2024 TARİHLİ DEĞİŞİK İŞ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ....dava konusu sayaca elektrik enerjisi verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla takdiren 2.154.949,36 TL ' nin %30 u oranında teminat mukabilinde dava konusu işyerin de bulunan ... tesisat numarası sayaca tedbiren elektrik enerjisinin verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca ; İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ ile; ihtiyati tedbir talep eden tarafından taktiren ... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından faturalandırılan 2.154.949,36 TL kaçak kullanım bedelinin %30 u oranında teminatın mahkeme veznesine yatırılması halinde, Dava konusu sayaca (... tesisat numaralı ... YATIRIM İNŞAAT TUR. TİC.ANONİM ŞİRKETİ ( Taş Ocağı Şantiyesi) isimli işyerine (Elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla) TEDBİREN ELEKTRİK ENERJİSİNİN VERİLMESİNE, ...." karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 10/10/2024 TARİHLİ DEĞİŞİK İŞ EK KARARININ ÖZETİ:Mahkemece"...Somut olayda; taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu faaliyet yerinin taş ocak şantiyesi olduğu, bu nedenle elektrik enerjisi verilmemesi halinde davacının hizmet faaliyetinde telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceği, bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla davalı tarafın tedbire ve teminata yönelik itirazlarının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile "Davalı tarafın İhtiyati Tedbire ve teminata yönelik itirazının REDDİNE," karar verilmiştir.
KARŞI YAN VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir kararında yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğini, müvekkili şirket görevlilerince ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde davacı borçlu şirketin, müvekkilin bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak tüketim yaptığı tespit edildiğini, davalının görevli tedarik şirketi ile akdedilmiş aktif bir perakende satış sözleşmesi (abonelik) olmaksızın (42/1-a) ve şirketlerinde kayıtlı olmayan bir sayaçtan tüketimde bulunarak (42/1-c) kaçak elektrik kullandığını gördüklerini, bu nedenle 08/08/2024 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek yönetmelik gereği tesisatın enerjisi kesilerek mühürlendiğini, davacı borçlu şirket yıllık cirosu oldukça yüksek olan ve dava konusu tesisatta henüz daha en temel sözleşmeler olan DBA (Dağıtım Bağlantı Anlaşması) ve PSS (Perakende Satış Sözleşmesi) olmadan bu şekilde kullanım yapıldığı görüldüğünü, yönetmelik hükümleri oldukça açık olup bu noktada DBA ve PSS olmadan tüketime başlayan davacı şirketin hukuki neden ve dayanak olmadan menfi tespit davası açması, tamamen hakkın kötüye kullanılması niteliği teşkil ettiğini, ayrıca dava konusu ... nolu tesisatta düzenlenen ... seri numaralı tutanağa istinaden tahsilat bile sağlanmış olup en temelde kaçak elektrik tüketimi eyleminin çekişmesiz (ihtilafsız) hale geldiğini, davacı taraf, itirazlarını gerekçelendirebilecek hiçbir belge sunmayarak müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bıraktığını, davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk edilen meblağ da davacı şirketin rahatlıkla karşılayabileceği bir meblağ olup davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeden tüketimde bulunmuş olmasına rağmen tamamen kötü niyetli şekilde borcu ödemediğini, mahkemenin tedbiren elektrik enerjisi verilmesi yönündeki ara kararına açıkça itiraz ettiklerini, zira şirketlerinde kayıtlı olmayan bir sayaçtan tüketim yapılması faturalandırma sürecini etkileyecek olup davacının tüketimleri tam olarak kaydedilmeyeceğini, bu durum davalı tarafından giderilmeden ve DBA sözleşmesi imzalanmadan enerji verilmesi usul ve yasalara aykırı olacağını, öyle ki davacı şirket 26.02.2016 tarihinden bu yana faaliyetlerini sürdürdüğünü, şantiye elektrik aboneliği almak isteyen tüzel kişilerin abonelik için başvuru yaparken takip edeceği yol ve toplaması gereken evrakları gayet iyi bilmekte olduğunu, iddialarının tamamen hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına aykırı olduğu tüm dosya kapsamı ile davacı şirketin PSS için görevli tedarik şirketine, DBA için müvekkil şirkete başvuruda bulunmadığı açıkça anlaşıldığını, ayrıca davacının dava konusu tesisatta vadesi geçmiş GTŞ (görevli tedarik şirketi) borcu da bulunduğunu, davacı şirket haklılığını yaklaşık ispat kuralları ile dahi ortaya koyamamış olup ara kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın iade faturası yönünden belirttiği iddialar gerçek dışı olup hatalı izah edildiğini, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının seri numarasının düzeltilmesinin nedeni tamamen hatalı sonuç kodu olarak (ölçü devresine müdahale) girilmesi olduğunu, doğru sonuç kodu (kayıtlı olmayan sayaçtan tüketim) daha sonra girilmiş olup tutanağın seri numarası ... olarak düzeltildiğini, davaya konu tahakkuk ve yapılan hesaplama yönetmeliklerin ilgili hükümleri doğrultusunda ve hukuka uygun olarak hazırlanmış olup, hesaplamalar, müvekkil şirket personelleri tarafından yapılan kesme işlemleri ve tutanak tarihleri arasında davacının bizzat kendi tükettiği ve sayaçlarının kaydettiği endeks baz alınarak yapıldığını, davacı taraftan itirazını destekleyecek ek belgeler istenmiş olup, talep edilen belgelerden hiçbiri sunulmadığını, müvekkil şirket personelleri tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanaklarından hareketle Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca yapılan kaçak tahakkuk tutarı, asıl alacak bedeli üzerinden yönetmeliğin ilgili hükümleri uyarınca belirlenen gecikme faizi, KDV, vekalet ücreti vb. feriler ise tamamen yasaya uygun olarak tahakkuk ettirildiğini, davacı hakkında, kullanıcısı olduğu ... nolu tesisatta da kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlendiğini, dava dışı ... nolu tesisatta düzenlenen 22.01.2019 tarih ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı sunulduğunu, Hal böyle ile iken yönetmelik hükmü gereği kaçak tüketim bedelinin tarifenin 1,5 katı esas alınarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, davacının mükerrer şekilde kaçak elektrik tüketimi yapmış olduğu tespit edilmesi nedeniyle kaçak kullanımın tespit edildiği tarihte tek terimli aktif enerji tarife bedelinin 2 katı göz önüne alınarak normal tüketimden farklı hesaplama yapıldığını, Davacı tarafın kaçak tüketimin faturasına ilişkin olarak bedele olan itirazın ve miktarın fazla olduğu iddiasının yerinde olmadığı, Kaçak elektrik kullanılmasının suç niteliği taşıyan bir haksız eylem olduğu, görevliler tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim tespit tutanakları aksi kanıtlanmadıkça geçerli olan belgelerden olduğu, davalı tarafından kullanılan elektriğin kaçak elektrik tüketimi kapsamında olduğu ... görevlilerince tanzim edilmiş olan kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları ile sabit olduğu, Bu haliyle davalı taraf iddialarının kabul edilir yanı bulunmadığı, Kaldı ki, davalı tarafın ihtiyati tedbir istemini yaklaşık olarak dahi ispat edebilecek herhangi bir delil sunamadığı, Kaçak tüketimin tespiti sürecinin usule uygun şekilde gerçekleştirilmiş olduğu, Davalı tarafın söz konusu davada haksızlığı ortada iken ayrıca kaçak tüketim yapılan tesisata tedbiren elektriğin verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu beyan edilerek ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş ve ... karar sayılı ilamı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; İhtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemidir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK da yer alan ; "... İhtiyati tedbiri tamamlayan işlemler
MADDE 397- (1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
(2) İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.
(3) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir.
(4) İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır...." hükmü amirdir. Yine aynı yasanın 394/2. Maddesi ile esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verileceği, düzenlenmiştir.
Somut olaya bakıldığında, mahkemece 27/08/2024 tarihinde tedbir kararının uygulanması hususunda davalı şirkete müzekkere yazılmış olup, İhtiyati tedbir talep eden tarafından ihtiyati tedbir talebinin D.iş dosyası ile istenildiği, bu karar sonrası esas hakkında davanın açılıp açılmadığı tedbir talep eden tarafından bildirilmemiştir.
Bu nedenle, ihtiyati tedbir kararından sonra yasal süre içerisinde dava açıldığı takdirde ihtiyati tedbire itirazın esas davaya bakan mahkeme tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği gibi, değişik iş kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararı sonrası yasal süre içerisinde asıl dava açılmadığı yada tedbir infaz edilmediği takdirde ihtiyati tedbir kararının da kendiliğinden kalkmış sayılacağı gözetilecektir.
O halde, öncelikle tedbir talep edenin tedbire yönelik taleplerini içeren konuda asıl davanın açılıp açılmadığı belirlenerek, asıl dava açıldı ise bu açıdan asıl dava dosyası celp edilerek tedbire itiraz tarihinde asıl davanın açıldığı belirlendiği taktirde, ihtiyati tedbire itirazın asıl davaya bakan mahkemece incelenmesi gerektiğinden, asıl dava açılmadığı taktirde ise ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılması gerektiğinden bu husustaki kayıtlar celp edilmeden tedbire itirazın değerlendirilmesine dair mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle İlk Derce Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a(4) maddesi gereğince kararın esası incelenmeden kaldırılması gerektiğine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih ve ... Değişik İş Esas-... Değişik İş Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-İstinaf başvurusu sırasında istinaf eden tarafından peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde istinaf edene İADESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, harç ve diğer usulî işlemlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 302/5 ve 359/4 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f md. uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.16/01/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır