T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2232 - 2024/430
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2232
KARAR NO : 2024/430
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/09/2024
NUMARASI: ... Esas ( Derdest)
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 28/11/2024
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/09/2024 tarih, ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
DAVA: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle: Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından müvekkili şirket aleyhine ... tesisat numaralı saate ilişkin olarak 20/05/2024 tarihinde ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, davalı şirket çalışanları tarafından müvekkili şirket aleyhine düzenlenen ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağına istinaden davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ciddi hesap hataları ve hukuka aykırı tüketim miktarları üzerinden fahiş miktarda kaçak elektrik borcu yansıtıldığını, davalı Elektrik dağıtım şirketi tarafından müvekkili aleyhine tutulan tutanak hukuka aykırı olup müvekkilinin hiçbir şekilde kaçak elektrik tüketimi olmadığı halde düzenlendiğini, davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından müvekkiline, ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağına istinaden 19.439.697,36 TL (On dokuz milyon dört yüz otuz dokuz bin altı yüz doksan yedi Türk Lirası otuz altı Kuruş) Kaçak Elektrik tüketim bedeli borcu yansıtıldığını, davalı şirket tarafından yapılan bu hesaplama fahiş hatalar barındırmakta olup, müvekkili şirketin davalı şirkete böyle bir borcunun bulunması olanaksız olduğunu, davalı kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine fahiş rakamlar baz alınarak 8.350 kurulu güç üzerinden kaçak tüketim hesaplaması yapılması hukuken kabul edilebilir bir durum olmamakla birlikte müvekkili şirkete ait şantiye, 20/05/2024 günü ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağının düzenlendiği tarihte faaliyette olmadığını, kaçak tutanağının tutulduğu tarihte faaliyette olmayan müvekkili şirkete ait şantiyeden dolayı 19.439.697,36TL borç çıkarılması kesinlikle kabul edilebilir bir durum olmadığını, bu hukuka aykırı işlemler neticesinde davalı kurum tarafından müvekkil aleyhine ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olup, takip dayanağında sunulan hukuka aykırı belgelerden dolayı müvekkili şirketin davalı kuruma borcu bulunmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibine süresi içinde tarafımızca itiraz edilmiş olup itiraz neticesinde takip durduğunu, müvekkilin böyle bir borcu olmamasına karşılık müvekkili şirkete yapılan icra takibinden dolayı işbu menfi tespit davasını açtıklarını, davalı şirket ile işbu dava öncesi her iki tarafın ticari işletme olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu ... nolu arabulucuk dosyası kapsamında yapılan toplantılarda davalı kurum ile bir anlaşmaya varılamamış ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini beyanla davacı müvekkilin davalıya ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından dolayı borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 23.018.802,92 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, müvekkili şirketin elektriğinin ihtiyati tedbirli olarak uygun teminat karşılığında açılmasına karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap : Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle : Davacının açtığı menfi tespit davasının nispi harca tabi olup, bu davanın belirsiz alacak davası veya kısmi dava şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, mahkemece eksik harcın tamamlatılması için davacı tarafa kesin süre verilmesini, aksi halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin bir elektrik dağıtım şirketi olup, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu düzenlemeleri doğrultusunda almış olduğu lisans kapsamında Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis İlleri'nden oluşan ... Bölgesi'nde elektrik dağıtımı ve kaçak elektrik kullanımları ile mücadele faaliyetlerini yerine getirdiğini, müvekkili şirket görevlilerince davacı şirketin fiili kullanıcısı olduğu hususu ihtilafsız olup ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde davacı borçlu şirketin, müvekkilinin bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak tüketim yaptığı tespit edildiğini, davacının görevli tedarik şirketi ile akdedilmiş aktif bir perakende satış sözleşmesi (abonelik) olmaksızın (42/1-a) ve şirkette kayıtlı olmayan bir sayaçtan tüketimde bulunarak (42/1-c) kaçak elektrik kullandığı görüldüğünü, bu nedenle 20/05/2024 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek yönetmelik gereği tesisatın enerjisi kesilerek mühürlendiğini, davacının şirketinin yıllık cirosu oldukça yüksek olan basiretli bir tacir olup dava konusu tesisatta henüz daha en temel sözleşmeler olan DBA (Dağıtım Bağlantı Anlaşması) ve PSS (Perakende Satış Sözleşmesi) olmadan bu şekilde kullanım yapıldığı görüldüğünü, yönetmelik hükümleri oldukça açık olup bu noktada DBA ve PSS olmadan tüketime başlayan davacı şirketin hukuki neden ve dayanak olmadan menfi tespit davası açmasının, tamamen hakkın kötüye kullanılması niteliği teşkil ettiğini, davacının itirazlarını gerekçelendirebilecek hiçbir belge sunmayarak aslında müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bıraktığını, davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk edilen meblağ da davacı şirketin rahatlıkla karşılayabileceği bir meblağ olup davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeden tüketimde bulunmuş olmasına rağmen tamamen kötü niyetli şekilde borcu ödemediğini, şirkette kayıtlı olmayan bir sayaçtan tüketim yapılması faturalandırma sürecini etkileyecek olup davacının tüketimleri tam olarak kaydedilmeyeceğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, tamamen mevzuat hükümlerine göre müvekkil kurum tarafından belirlenen kaçak elektrik kullanım bedelleri hukuka ve hakkaniyete uygun olduğundan, müvekkili kurumun kötü niyetle ve haksız olarak hareket etmediğini, soyut iddialardan ibaret ve somut belgelere dayanmadan, haksız ve kötü niyetle açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARARI :
İlk Derece Mahkemesinin 27/08/2024 tarihli Ara Kararı ".... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce 26/08/2024 tarihinde davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, iş yoğunlu nedeniyle sehven gerekçe ve teminat miktarında hata yapıldığı, davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın yeniden yapılan incelenmesinde; davacını şirket aleyhine 20/05/2024 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tutanak miktarının 19.439.697,36 TL olduğu davacının iş bu dosya ile menfi tespit talebinde bulunduğu ve yargılama sırasında elektrik verilmemesinin telafisi güç sonuçlara yol açacağından bahisle tedbiren elektrik enerjisi verilmesini talep ettiği görülmüştür.
HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu tesisatın taş ocağının işletilmesi amacıyla kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle elektrik enerjisi verilmemesi halinde dava konusu taşınmazda yapılan ticari faaliyette telafisi imkansız zararlar meydana gelebilecektir. Bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Somut olaydaki durum gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir kriterine uygun olmakla davacının ihtiyati tedbir talebinin taktiren kaçak tespit tutanağına konu 19.439.697,36 TL'nin yüzde otuz %30'u oranında teminat karşılığında aşağıda şekilde kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
TALEBİN KABULÜ ile ;
HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca ; İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ ile; ihtiyati tedbir talep eden tarafından taktiren ... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından faturalandırılan 19.439.697,36 TL ( on dokuz milyon dört yüz otuz dokuz bin altı yüz doksan yedi türk lirası otuz altı kuruş) kaçak kullanım bedelinin %30 u oranında teminatın mahkeme veznesine yatırılması halinde, Dava konusu sayaca (... tesisat numaralı ... YATIRIM İNŞAAT TUR. TİC.ANONİM ŞİRKETİ ( Taş Ocağı Şantiyesi) isimli işyerine (Elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla) TEDBİREN ELEKTRİK ENERJİSİNİN VERİLMESİNE,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi. .." karar verilmiş olup, itiraz üzerine;
İlk Derece Mahkemesinin 17/09/2024 tarihli Ara Kararı"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu tesisatın taş ocağının işletilmesi amacıyla kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle elektrik enerjisi verilmemesi halinde dava konusu taşınmazda yapılan ticari faaliyette telafisi imkansız zararlar meydana gelebilecektir. Bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbire yapılan itirazın REDDİNE,... " karar verilmiştir. Ara karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı Vekili İstinaf Dilekçesinde: İlk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta tedbire hükmetme şartlarının oluşmadığı, davacının kaçak elektrik tüketimi yaptığının somut ve kesin delilleri ilk derece mahkemesine sunulduğu, verilen tedbir kararlarının yerinde olmadığı, tek bir teminat ile iki ayrı verilen tedbir kararlarının usule aykırı olduğu, tedbir isteminde bulunanın talep etmiş olduğu elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbirin yargılama neticesinde esas hükümle elde edilebilecek bir konuya ilişkin olması sebebiyle ihtiyati tedbirin verilme şartlarına aykırı olduğu, bu hususun ancak esasa ilişkin olarak yapılacak yargılama neticesinde açıklığa kavuşacağı ileri sürülerek ilk derece mahkemesinin ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Talep mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararına karşı yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek tedbir istemine yönelik yapılmıştır.
Mahkemece, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca ; İhtiyati Tedbir Talebinin Kabulü ile; ihtiyati tedbir talep eden tarafından taktiren ... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından faturalandırılan 19.439.697,36 TL ( on dokuz milyon dört yüz otuz dokuz bin altı yüz doksan yedi türk lirası otuz altı kuruş) kaçak kullanım bedelinin %30' u oranında teminatın mahkeme veznesine yatırılması halinde, dava konusu sayaca (... tesisat numaralı ... Yatırım İnşaat Tur. Tic.A.Ş ( Taş Ocağı Şantiyesi) isimli işyerine (Elektrik enerjisinin verilmesinden sonraki faturaların ödenmemesi halinde davalı şirketin elektriği kesme hakkı baki kalmak kaydıyla) tedbiren elektrik enerjisi verilmesine karar verilmiş, bu karara davalı vekilince itiraz edilmiş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Somut olaya bakıldığında,
taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu tesisatın taş ocağının işletilmesi amacıyla kurulduğu , elektrik enerjisi verilmemesi halinde dava konusu taşınmazda yapılan ticari faaliyette telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceği, dosya kapsamına göre HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararda bu aşamada usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
İstinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi ara kararının bu aşamada ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
28/11/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır