T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1444 - 2025/1617
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1444
KARAR NO : 2025/1617
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/05/2023
NUMARASI: 2022/560 Esas ve 2023/165 Karar
DAVACI: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... -TC:
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2023 tarih, 2022/560 Esas ve 2023/165 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davalı adına müvekkili ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından 06/12/2016 tarihinde 4007186227 numaralı tesisata "Kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı" düzenlendiğini, davalı tarafa söz konusu tutanağın esas alınarak ilgili icra takibinin başlatıldığını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/977 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından itirazda bulunulduğunu, borçlu tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkili tarafından kaçak elektrik kullanılmadığını ancak kabul etmemekle birlikte kullanılmış olsa dahi haksız fiil zamanaşımı uyarınca söz konusu alacağın haksız fiilin meydana gelmesi ve ögrenilmesinden itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, eldeki davanın icra takibine itirazdan1 yıl geçtikten sonra açıldığını, hak düşürücü sürenin de mahkemece değerlendirilmesini, söz konusu elektriğin bağlı bulunduğu iş yerinde müvvekilince kullanılmış kaçak elektrik bulunmadığını, böyle bir durum varsa bile söz konusu kaçağı kullananın müvekkili olmadığını, bu nedenle husumet itirazının incelenmesini, müvekkilinin işletmekte olduğu ... Shop'un ... Caddesi'nin ... 'nın en işlek yerlerinde bulunduğunu, söz konusu yerde kaçak elektrik kullanılamayacağının aşikar olduğunu, ayrıca davalı kurumca 06/12/2016 tarihinde yapılan inceleme ve kaçak tespit tutanağında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkili aleyhine kaçak kullanımdan ötürü herhangi bir ceza soruşturması/şikayeti mevcut olmadığını, bu nedenlerle itirazların kabulü ile öncelikle zamanaşımı definin dikkate alınarak davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddini, takibin açılmasına haksız ve kötü niyetli olan davacı kurum aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece "....Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Dairesinin 2019/977 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 10.220,61 TL asıl alacak, 1.934,25 TL işlemiş faiz, 348,17 TL %18 KDV olmak üzere toplam 12.503,03 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, yasal koşulları oluşmayan icra-inkar tazminatı talebinin reddine...." karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı kurumca, müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla .... İcra Dairesi'nin 2019/977 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/185 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının tatbik edildiğini, söz konusu dosyada görevsizlik kararı verilerek .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/560 Esas sayılı dosyası ile yargılamasının yapıldığını, ilk derece mahkemesince hiçbir itirazın değerlendirilmeden sadece dosyadan alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak kopyalama yapıştırma yöntemiyle gerekçeli kararın oluşturulduğunu, söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından kaçak elektriğin kullanılmadığını ancak kabul etmemekle birlikte kullanılmış olsa dahi haksız fiil zamanaşımı uyarınca söz konusu alacak haksız fiilin meydana gelmesi ve öğrenilmesinden itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı definin yargıtay genel kabulü uyarınca tahkikat aşamasına geçilmeden değerlendirilmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında dahi bu yönde bir hüküm kurulmadığını, usul yönünden bir diğer itirazlarının ise husumete ilişkin olduğunu, söz konusu elektriğin bağlı bulunduğu iş yerinde müvekkilince kullanılmış kaçak elektriğin bulunmadığını, dosyada mübrez kaçak elektrik tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin imzasının dahi bulunmadığını, davaya konu edilen kaçak elektrik tutanağına hukuken itibar edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili hakkında başlatılmış bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığını, davalı kurumca 06.12.2016 tarihinde yapılan inceleme ve kaçak tespit tutanağında da müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davalı kurumca keyfi olarak kaçak tespit tutanağı tutulmuş olup müvekkilinin iş yerinde kaçak elektrik kullanıldığına dair başkaca yan delillerin de ibraz edilmediğini, kaçak elektrik kullanımı kamu düzeninden olduğundan re'sen soruşturulmasının gerektiğini, davalı kurumun bu hususta herhangi bir şikayette bulunmadığını, istinaf incelemesi neticesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı ... ... tarafından davalı aleyhine kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile .... Müdürlüğü'nün 2019/977 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrinde gösterilen borca süresi içinde itiraz etmesi üzerine davacı vekilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/185 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 31/05/2022 Tarih, 2022/185 Esas ve 2022/208 Karar sayılı karar ile "davanın görev yönünden reddine" karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dava doyasının ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/560 Esas sırasına kaydının yapıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 02/05/2023 Tarih, 2022/560 Esas ve 2023/165 Karar sayılı ile "Davanın kısmen kabulüyle; Davalının .... İcra Dairesinin 2019/977 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 10.220,61 TL asıl alacak, 1.934,25 TL işlemiş faiz, 348,17 TL %18 KDV olmak üzere toplam 12.503,03 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, yasal koşulları oluşmayan icra-inkar tazminatı talebinin reddine" karar verildiği ve davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması için süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat edildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 346. maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.HMK'nın 346. maddesi hükmüne göre kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilmemiş ise 01/06/1990 tarih, 1989/3 Esas -1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının kıyasen uygulanması sonucu aynı Kanun'un 352. maddesi kapsamında yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinde 3.000,00TL'yi geçmeyen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın 44. maddesiyle 6100 sayılı HMK'na getirilen ek madde gereğince bu miktara yeniden değerlendirme oranı uygulandığında kesinlik sınırının 2023 yılında 17.830,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın Ek 1/2. maddesi ile hükmün verildiği tarih ibaresinin, davanın açıldığı tarih olarak değiştirildiği, HMK’nın 448. maddesine göre ise değişen kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmakla usul işleminin tamamlandığı, bu nedenle 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlarda kesinlik miktarın tespiti için karar tarihi; anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihinde talep edilen miktara göre kesinlik tespit edilecektir.
Buna göre; karar tarihi olan 02/05/2023 itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL olup davaya konu icra takip dosyasında toplam alacak miktarının 19.574,27 TL olduğu, dava dilekçesinde dava değerinin 13.511,48 TL olarak gösterildiği, mahkemece davanın 12.503,03 TL'lik kısım yönünden kabulüne karar verildiği, karar tarihi olan 2023 yılı itibariyle mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne yönelik kararın davalı yönünden istinaf sınırının altında kaldığı ve kararın davalı yönünden kesin nitelikte olduğu, gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesinin kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamayacağı anlaşılmıştır.
Bu yasal düzenlemeler karşısında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinlik sınırı içerisinde olmakla; istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun (kararın kesin olması nedeniyle) HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden REDDİNE,
2-Peşin alınan 269,85 TL İstinaf maktu karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 359/4 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine;
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 06/11/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır