T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1386 - 2025/1536
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1386
KARAR NO : 2025/1536
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2022
NUMARASI: 2021/634 Esas ve 2022/930 Karar
DAVACI: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: Av.
DAVALI: ...-TC:
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 Tarih, 2021/634 Esas ve 2022/930 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davalı asil ... aleyhinde 04.06.2020 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, belirtilen tutanaklar nedeniyle tahakkuk eden borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/23011 esas sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı/borçlunun kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili şirket yetkililerince davalının kullanıcısı olduğu ... numaralı tesisatta yapılan kontroller sırasında davalı borçlunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesine aykırı hareketle kaçak olarak elektrik kullandığının tespit edildiğini, davalı borçlunun bu eyleminin mezkur düzenleme hükmü gereği kaçak elektrik tüketimi kapsamında olduğundan elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyet gösteren müvekkili şirket görevlilerince kaçak elektrik kullanımından dolayı enerjinin kesilerek mühür altına alındığını, davalının kaçak elektrik kullandığının müvekkili şirketin tutmuş olduğu tutanak ile şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık ve net olduğunu, kaçak elektrik kullanılmasının suç niteliği taşıyan bir haksız eylem olduğunu, belirtilen nedenlerle borçlunun haksız olan itirazının iptaline ve takibin devamına, takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacının iddia ettiği vakıaları ve sıra numarası ile ve hangi delille ispat edeceğini bildirmesi gerektiğini, davacının bu hükme aykırı davrandığını, HMK’nın 119/2. Maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasının gerektiğini, zamanaşımı talebinde bulunduklarına, hak düşürücü süreler geçmiş olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, açılan davanın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davacı Dağıtım Şirketi tarafından ... İcra Dairesi’nin 2020/23011 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yasal süresi içerisinde borca, faize, takibe ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğunu, davacı tarafın kaçak elektrik tespit tutanağının resmi belge olduğu iddiasında bulunduğunu ancak müvekkili aleyhine düzenlenen sözde kaçak elektrik tespit tutanağının resmi belge olma özelliğini yitirdiğini, müvekkilinin dava dışı Perakende Satış Şirketi ile imzalanmış olan tüm sözleşmelerde sözleşme hükümlerine riayet ettiğini, faturalarını günü gününe ödediğini, hatta dava dışı Perakende Satış Şirketinin daha uygun koşullu elektrik aboneliği teklifine istinaden müvekkili ile dava dışı Perakende Satış Şirketi arasında imzalanan 05.04.2017 müşterilik başlangıç tarihli ... tesisat numaralı ... numaralı 04.04.2017 tarihli davaya konu sözleşme imzalandıktan sonra müşteriliğin başladığı 05.04.2017 tarihinden 17.08.2017 tarihine kadar müvekkiline herhangi bir fatura gelmemesi nedeniyle müvekkili tarafından dava dışı Perakende Satış Şirketine başvurulduğunu, bunun üzerine dava dışı Perakende Satış Şirketi tarafından 05.04.2017 - 17.08.2017 tarihleri arasındaki elektrik tüketimi için 18.08.2017 tarih ve ... numaralı fatura tanzim edildiğini, müvekkiline tebliğ edildiğini ve söz konusu faturanın müvekkili tarafından ödendiğini, bu nedenlerle davacının davasının ve tüm taleplerinin reddine, davacı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece "... Elektrik Dağıtım AŞ ve ... ... Elektrik Perakende Satış AŞ'den gelen müzekkere cevapları, kolluk araştırma tutanağı ve... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı hep birlikte değerlendirildiğinde 04/06/2020 tarihli, ... Numaralı Kaçak Elektrik Tüketim Tespit Tutanağının düzenlendiği ... nolu ticari aboneliğin davalı tarafından kullanılmadığı, buranın davalı ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacının da burayı davalının kullandığını ispat edecek dosyaya bir delil sunmadığı anlaşılarak davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine davacı kurumun görevlileri tarafından tutulan tutanakta dahi davalının kaçak elektiriğe konu dönemde kullanımının olmadığına yönelik tespit yapılamasına rağmen davacı kurum tarafından yeterli araştırma yapılmadan davalı hakkında takip yapıp dava açmasında kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak miktarı 11.040,05 TL asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Yerel mahkemece bilirkişi raporu alınmaksızın davanın reddine karar verildiğini ve müvekkili şirket aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedildiğini, davaya konu somut olay kaçak elektrik tüketimine ilişkin olduğundan özel ve teknik bilgi gerektiren bir uyuşmazlık türü olduğundan ve bilirkişi raporu alınarak teknik konulardaki açıklamalardan yararlanmak suretiyle karar tesis edilmesi gerektiğinden bu konuda inceleme yapılmamasının bozma sebebi olduğunu, nitekim somut olayda davalının kaçak elektrik tüketim tutanağı 04.06.2020 tarihinde düzenlenmişse de kaçak tüketimin faturalandırıldığı dönemin 07.08.2017 tarihi olduğunu, kaçak tüketimin faturalama dönemi ile düzenlendiği dönemin farklı tarihler olması nedeniyle mahkeme tespitine katılmadıklarını, kaçak elektrik tüketimine ilişkin alacağın haksız fiilin vuku bulması ile EPTHY m.42' de tanımlanan hallere göre gündeme geldiğini, buna göre kaçak elektrik tüketimi ile ilgili en önemli hususin kaçak tüketime ilişkin alacağın kaçak tüketim tutanağı ile değil haksız fiil ile doğması olduğunu, kaçak tüketim tutanaklarının bir durum tespiti olarak değerlendirilmesi gerektiğini, haksız fiili gerçekleştiren kişilerin başından itibaren mutlak tespitinin her zaman mümkün olmadığını, bunun nedeninin ise haksız fiilde sözleşmesel ilişkilerde olduğu gibi tarafların önceden bilindiği ve aralarındaki hukuki ilişkinin karşılıklı müzakere edildiği bir durumun haksız fiillerde gündeme gelmediğini, zarar gören müvekkili şirketin ise zarar meydana geldikten sonra bu haksız fiilin kim tarafından gerçekleştirildiğini saptamaya çalıştığını, fiili kullanıcıyı doğru tespit edemediği hallerde dahi müvekkili Şirket' in kötüniyetli olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını, davalının kaçak tüketimin gerçekleştiği adreste/tesisatta faaliyet gösterdiğinin de sabit olması karşısında bu tesisatla ilgili davalı adına kaçak tüketim tutanağı düzenlenmesinin kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı ... ... personelleri tarafından davalı hakkında 04/06/2020 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının düzenlenerek toplam 10.703,25 TL borç tahakkuk ettirildiği, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davacı şirketin davalı ... hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/23011 Esas sayılı dosyası üzerinden toplam 11.040,05 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun ödeme emrinde yer alan borca süresi içinde itiraz etmesi üzerine davacının ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/634 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 15/12/2022 Tarih, 2021/634 Esas ve 2022/930 Karar sayılı karar ile "davanın pasif husumet yokluğundan reddine, asıl alacak miktarı 11.040,05 TL asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/4894 Esas ve 2021/10580 Karar ile 2022/8164 Esas ve 2023/954 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 Tarih, 2024/83 Esas ve 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca; abonelik üzerinden gerçekleşen elektrik tüketimi nedeniyle tahakkuk ettirilecek fatura bedellerinden, abone ve fiili kullanıcı müteselsilen sorumlu olup fiili kullanıcının sorumluluğu kullandığı miktarla sınırlıdır. Ayrıca kaçak elektrik kullanan fiili kullanıcının haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğu bulunmaktadır.
Her ne kadar davacı şirket personelleri tarafından kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlenerek davalı hakkında icra takibi başlatılmış ise de; Davanın ve takibin dayanağı olan kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının davalı hakkında "... Mah. ... Sok. E 5 Karayolu Üzeri ... Fabrikası .../..." adresindeki ticarethaneye yönelik olarak düzenlenen 04/06/2020 tarihli tutanak olduğunun anlaşıldığı, gerek kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağında ve gerekse bu tutanağa dayanılarak gerçekleştirilen tahakkuk işlemine ilişkin belgede kaçak elektrik kullanımının ne şekilde gerçekleştirildiğine yönelik bir açıklamaya yer verilmediği, tutanakta "dükkan sahibi ile görüşüldü, beyanında Nisan 2017 tarihinde ... isimli kişiye kiraladığını, Nisan 2018 tarihinde mevcut kullanıcının aboneliğini fesh ettiğini ve borcu yoktur belgesini kendisine teslim ettiğini, 2018 ile Ocak 2020 arasında dükkanın boş kaldığı, 2020 Ocak ayında ... isimli kişiye dükkanı kiraladığını beyan etti, ev sahibi ile telefonla görüşüldü." açıklamasına yer verildiği, ... Jandarma Komutanlığı'nın 20/04/2022 tarihli cevabi yazısı ekinde yer alan 19/04/2022 tarihli araştırma tutanağında "kaçak elektrik kullanımına konu yerin şuan kullanılmayan bir depo olduğu, Mart 2016-Mart 2018 tarihleri arasında ... isimli kadın şahsın ... isimli torna atölyesi olarak ticari amaçla dükkanı kullandığı, 2018 Mart ayından bu yana kimsenin kullanmadığı, şuan bir faaliyetin olmadığı" bilgisine yer verildiği, ... ... Elektrik Perakende ve Satış A.Ş.'nin 13/05/2022 tarihli cevabi yazısında davaya konu yere ilişkin olarak davalı adına 05/04/2017-25/04/2018 tarihleri arasında abonelik sözleşmesi bulunduğunun bildirildiği, tüm bu belge ve beyanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının düzenlendiği tarihte tutanağa konu adreste aboneliğinin ve/veya fiili kullanıcı durumunun söz konusu olmadığı, tahakkuk dönemi dikkate alındığında ise 1 günlük tahakkuk işlemi yapıldığı ancak bu tahakkukun hangi gerekçe ile yapıldığının gerek kaçak elektrik tüketici tespit tutanağında gerek tahakkuk belgesinde ve gerekse dava dilekçesinde açıklanmadığı, netice olarak davalının davaya konu taşınmazda abone ve/veya fiili kullanıcı olup kaçak elektrik kullandığının davacı tarafından usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği, mahkemece davanın reddine yönelik kararın neticesi itibari ile doğru olduğu, yine davacı şirketin kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlerken, buna dayanarak tahakkuk işlemi yaparken, fatura bedelinin ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında icra takibi başlatırken ve en nihayetinde ödeme emrindeki borca itiraz üzerine itirazın iptali davasını açarken davalının ne şekilde bir davranış ile kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğini açıklayamamış olması dikkate alındığında davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yönelik verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkemece bu doğrultuda hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL İstinaf maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır