T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/992 - 2025/918
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/992
KARAR NO : 2025/918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2022
NUMARASI: 2022/575 Esas 2022/827 Karar
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 04/06/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/12/2022 tarih, 2022/575 Esas - 2022/827 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... aleyhine Ankara 33. İcra Müdürlüğünün 2020/1107377 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalının 16/11/2020 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davada merkezi takip sistemi yönetmeliği uyarınca Mersin Mahkemelerinin yetkili olduğunu, takip durdurulduktan sonra 24.780,00 TL ödeme yapıldığını, davalının bu borcu kabul ederek ödeme yaptığını bildirerek davalının itirazının iptaline, alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
CEVAP :Davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK'nın 6. Maddesi gereğince davalının yerleşim yerinde açılması gerektiğini, müvekkilinin yerleşim yerinin Mersin ilinde olduğunu, davanın ise Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlandığını, bu nedenle ödeme emrinin iptalinin gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya borcunun kalmadığını, bu nedenle açılan davada dava şartı olan hukuki yararın olmadığını bildirerek davanın reddi ile, davacı aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Yapılan incelemede alacaklı ... tarafından, Ankara 33. İcra Müdürlüğünün 2020/1107377 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu olmadığından bahisle, icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, akabinde eldeki davanın açıldığı, toplanan deliller ve incelenen abonelik sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin 7. Maddesi uyarınca uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, bu hali ile söz konusu takipte ve davada İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu, ayrıca genel yetkili yer olan borçlunun adresinde de takip başlatılabileceği, davalı borçlunun adresinin Mersin' de bulunduğu ancak alacaklının her iki yetkili icra müdürlüğünde de takip başlatmayarak yetkisiz icra müdürlüğünde takip başlattığı, bu nedenle ortada yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış bir takip bulunmadığı, oysa bu hususun eldeki itirazın iptali davası açısından dava şartı olduğu, somut olayda dava şartının gerçekleşmediği, yetkisiz icra müdürlüğünde takip başlatıldığı nazara alınarak davanın usulden reddine,...." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkemece hatalı karar verildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında mobil telefon kurumsal abonelik sözleşmesi imzalandığını, konu sözleşme uyarınca müvekkili şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullandığını ve devamında konu hatlardan kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, davalı şirket tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine t.c merkezi takip sistemi 2020/1107377 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı şirketin haksız itirazının iptali ile takibin devamını sağlamak için işbu davanın açılması zarureti hâsıl olduğunu, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin başlatılacak takipler ülke genelinde geçerlilik arz eden merkezi takip sistemi üzerinden açıldığını, borçlu tarafından borca itirazla birlikte yetki itirazı da ileri sürüldüğünü, borçlunun yalnızca yetkiye itiraz ettiği mts dosyalarında, borçlunun bildirdiği yetkili icra dairesinin yetkisi kabul edilerek takibe devam edildiği halde, borca ve yetkiye aynı anda itiraz edilmesi halinde sistemsel olarak mts portal’dan yetki itirazını kabul etme imkanı bulunmakta olup, yetki itirazını kabul etmek istenildiğinde sistemsel hata uyarısı alındığını, mahkemece takibin yetkili yerde başlatılmaması nedeniyle davanın usulden reddine dair kurulan kararın kabulü mümkün olmadığını, mahkemece verilen kararın hatalı verildiğini iddia etmiş eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; abonelik sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen fatura alacağına istinaden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, iddia / savunma, dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında yapılan yargılama sonucu, "İcra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine", karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Somut olayda, davacı ... tarafından, Ankara MTS (33. İcra Müdürlüğünün) 2020/1107377 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yetkiye ve borca yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğu, davalının itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine itirazın iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı şirketin Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olduğu, davaya konu alacağın para alacağı olduğu, İİK 50.maddesi yollamasıyla HMK'da düzenlenen genel yetki kuralı gereği, davacının sözleşmenin ifa yeri veya davalı şirketin merkezinin bulunduğu Mersin' de yada alacaklı şirket merkezinin bulunduğu İstanbul'da takip başlatılabileceği, ancak davacının bu icra dairelerinin hiçbirini seçmeyerek yetkisiz Ankara 33.İcra Müdürlüğünde takip başlattığı, dolayısıyla yetkili icra dairesini seçme hakkının borçluya geçtiği, borçlu tarafından yapılan yetki itirazında Mersin İcra dairelerinin seçildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ortada yetkili icra dairesinde başlatılan bir takip bulunmadığı, yetkili icra dairesinde başlatılan bir takip bulunması şartı, itirazın iptali davasının ön koşulu olmakla; mahkeme yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.29/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip