T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2167 - 2024/293
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2167
KARAR NO : 2024/293
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2024 (Ara karar)
NUMARASI: ... Esas (Derdest)
DAVACI: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR: 1-... İTHALAT İHRACAT
TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 07/11/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2024 tarih ve ... Esas sayılı Ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin bir elektrik dağıtım şirketi olduğunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu düzenlemeleri doğrultusunda almış olduğu lisans kapsamında Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis illeri'nden oluşan ... Bölgesi'nde elektrik dağıtımı ve kaçak elektrik kullanımları ile mücadele faaliyetlerini yerine getirdiğini, dayanağını yasal mevzuattan alan bu faaliyetler, niteliği gereği birer kamu hizmeti olduğunu, müvekkili şirket olan ... Elektrik Dağıtım AŞ (... ...) depremin ilk gününden itibaren bölgeye yeniden enerji arzı sağlama çalışmaları kapsamında, depremin birinci yıl dönümü itibarıyla milyonlarca yatırım yaptığını, depremzede vatandaşlara elektrik enerjisinin kesintisiz ve kaliteli bir şekilde ulaştırılmasına ilişkin yoğun çaba ve gayret gösterdiğini, müvekkili şirketin, envanterini mümkün olan en iyi şekilde kullanarak geçen 1 yıllık sürede bölgede kurulu güç, yüksek gerilim ve alçak gerilim hat uzunluğu gibi şebeke değerlerinde deprem öncesindeki seviyenin üzerine çıkmayı başardığını, kaçak elektrik tüketimi ise enerji kalitesini oldukça düşürmekte olup tüm kamuyu bu yönüyle mağdur etmekte olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin kaçak elektrik tüketimi yapılmasının önüne geçmek için çeşitli aksiyonlar aldığını, yapılan tespitler sonucu kaçak kullanım tespit edilen tesisatlarda kullanıcılara kaçak elektrik tüketimi sebebiyle tutanaklar tutularak yaptırım uygunlandığını, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiğini, tesisatın fiili kullanıcısı müvekkili, şirket tarafından şüpheye yer kalmayacak şekilde ortaya konulduğunu, davalı borçlu fiili kullanıcı olduğunu mahkeme önünde de ikrar ettiğini, bu hususun çekişmesiz olduğunu, davalı şirketin senelerdir fiili kullanıcısı olduğunu, ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde, tesisatın enerjisinin daha önce de kaçak elektrik tüketiminde bulunulduğu, gerekçesi ile 03.12.2018 tarihinde müvekkili şirketçe kesilmesine rağmen, kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden davacı tarafından açılarak kaçak elektrik kullanımı teşkil edecek şekilde kullanıldığının görüldüğünü, (EPTHY 42/1-ç mühür fekki), bu nedenle dava konusu 11.09.2019 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlenerek tesisatın enerjisinin yeniden kesildiğini, 03.12.2018 tarihli kesme işlemine dair belge, kaçak tutanağı, tespit anına ilişkin görseller, tahakkuk detayı ve fatura örnekleri dilekçe ekinde sunulduğunu, düzenlenen tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, bedelin tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/4575 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilerek takibi durdurduğunu, ancak davalının sırf kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden bedelin tahsilini engelleme amacı taşıyan bu itirazı açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının fiili kullanıcısı olduğunu, ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde, tesisatın enerjisinin şirketlerince kesilmesine rağmen, kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden davacı tarafından açılarak kaçak elektrik kullanımı teşkil edecek şekilde kullanıldığının görüldüğünü, bu nedenle dava konusu 23.03.2020 tarih ... sayılı, 05.06.2020 tarih ... sayılı, 27.08.2020 tarih ... sayılı, 18.06.2021 tarih ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek tesisatın enerjisinin yeniden kesildiğini, kesme- mühürleme belgesi, kaçak tutanakları, tespit anına ilişkin görseller, tahakkuk detayları ve faturaların örneklerini dilekçe ekinde sunulduğunu, düzenlenen tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, bedelin tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/39386 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının sırf kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden bedelin tahsilini engelleme amacı taşıyan bu itirazının açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, borç miktarının oldukça yüksek olduğunun ayrıca kaçak elektrik kullanımı şebekedeki yükü artırarak elektriğin kalitesini düşürmekte ve kesintilere de yol açmakta olduğunu, davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiği yerin ticari olarak işletilmekte olduğunu ticari abonelere uygulanan tarife oranlarına göre kaçak tüketim sorumluluğu bulunduğununu, ticari dava şartı arabuluculuk yolundan da sonuç alınmaması üzerine davanın açılması zarureti doğduğunu -... İcra Müdürlüğü'nün 2024/1559 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/39387 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/39386 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/48207 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/850 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/514 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/4575 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü 2024/251 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü 2024/290 E. Sayılı, ... İcra Müdürlüğü 2023/893 E. Sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğü 2020/14381 E. Sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğü 2020/14842 E. Sayılı dosyası ve ... İcra Müdürlüğü 2020/19750 E.sayılı dosyası, bu nedenlerle; itirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olması ve objektif davaların birleştirilmesi nedeniyle lehlerine her takip için ayrı ayrı takipte kesinleşen miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Somut olayda mevcut dosya kapsamına göre; davacı davalıların fiili kullanıcı olarak kaçak elektrik kullandıklarını, bunu ilişkin tutanaklar tutulduğunu, davalılar aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talip etmiş ise de; davacının kendi dilekçesinde de belirttiği üzere kaçak kullanıma konu yerlerin fiil olarak davalılar tarafından kullanılıp kullanılmadığının, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla; İİK 257/2. Maddesi uyarınca da ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1) İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, ...." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Müvekkili şirketin, zor koşullarda yaşayan depremzede vatandaşlara enerjinin kesintisiz ve kaliteli bir şekilde ulaştırılmasına ilişkin yoğun çaba ve gayret göstermekte olduğunu, aynı şekilde depremzede vatandaşlar da konteynerlarda kaçak elektrik enerjisi tüketim hallerinde düşmemek için oldukça özen gösterirken ... İth.İhr.Tic ve Ltd.Şti. gibi büyük bir şirket ise tamamen şirketin zararına hareket ederek kaçak elektrik enerjisi tüketiminde bulunmaya devam etmekte olduğunu, davalının bu kötü niyetli tutumu neticesinde ise elektrik enerjisinin kalitesi düştüğünden dolayı müvekkili şirket kadar tüm kamuda mağdur olmakta olduğunu,mahkeme ara kararında belirtilen hususların yerinde olmadığını ve değerlendirmenin hatalı olduğunu, dava önce davalılar ile şirketi arasında menfi tespit ve elatmanın önlenmesi konulu davalar derdest olup davalıların aleyhine sonuçlandığını, davalı borçlu şirket daha önce de tamamen kötü niyetli olarak ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı davada, dava konusu ... nolu tesisat için ihtiyati tedbir talep ettiğini, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı menfi tespit dosyasında da müvekkili kurum tarafından tutulan tutanakların usul ve yasalara uygun olduğu, davalının kaçak elektrik tüketiminde bulunduğu sübuta ermişken ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, tüm bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin dava konusu tesisatın fiili kullanıcı olduğu hususu şüpheye yer kalmayacak şekilde ortaya konulduğu, yapılan menfi tespit konulu yargılamada bunun çekişmesiz olduğu açık olduğunu, yine mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda; tesisatta tutulan tutanakların kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirildiğini, bu davada da dava konusu tesisatta kaçak elektrik tüketiminde bulunulduğu, müvekkili şirketin işlemlerinin yönetmeliğe uygun olduğu sübuta erdiğini, davalı borçlu ... İth. İhr. Tic.ve San. Ltd.Şti. 2014 yılında ... tarafından, oğlu ...'e devredilmiş ise de fiilen dava konusu tesisatın bulunduğu işletme kardeşler tarafından birlikte işletilmekte olduğunu, bu noktada organik bağ ve muvazaa hususu gündeme gelmekte olduğunu, dava dışı muris ... hakkında farklı tesisatlarda birçok defa kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş, 8 adet icra takibi başlatıldığını, murisin tüm mirasçıları ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/46 Esas nolu mirasın gerçek reddi davasıyla reddedildiğini, gerekçeli karar incelendiğinde davalıların kardeş olduğu, davalı şirketinde aile şirketi olduğu anlaşılacağını, ancak davalılar tamamen borçtan kurtulmaya yönelik olarak muvazaalı işlemler yapmaya çalışmakta olduğunu, fiili kullanıcı olduklarını açık açık ikrar etmelerine rağmen hukuki dayanaktan yoksun nedenlerle borçlarını ödememekte olduklarını,kaçak tüketimin tespiti süreci usule uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacı müvekkilinin söz konusu davada haklılığı ortada iken ve menfi tespit konulu ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas nolu davada kaçak elektrik tüketiminde bulunulduğu sübuta ermiş iken ayrıca ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanımı, abonelerin can ve mal güvenliğine tehlike oluştururken, ülke ekonomisine de zarar vermekte olduğunu, diğer yandan kaçak kullanım, şebekedeki yükü arttırarak elektriğin kalitesini düşürmekte ve kesintilere de yol açmakta olduğunu, bu durum elektrik kullanım abonelerini ve elektrik enerjisi sağlayan müvekkili şirketi de mağdur etmekte ve zarara uğratmakta olduğunu, bu nedenlerle Yerel Mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddi yönünde verdiği ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kaçak/usulsüz elektrik kullanımından kaynaklı alacakların tahsili amacıyla başlatılan 14 adet icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemenin 11/07/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilince ara kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İnceleme 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. Maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve Re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İstinafa gelen uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
Talep eden tarafça düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik kullanım tutanakları dayanak yapılarak 13 adet icra takibi başlatılmıştır.
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
"
Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954
sayılı ilamları da aynı yöndedir.)
Güncel Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.
Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.
Somut uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz talep eden elektrik dağıtım şirketi olan alacaklının kaçak tespit tutanağına dayanarak yaptığı hesaplamalar kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır. Sunulan kaçak/usulsüz tespit tutanakları, hesap bülteni gibi belgelerin takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım gerekse süre, gerekse alacağın miktarı yönünden ispat yükünün talep eden üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle icra takiplerine konu alacakların miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takipler konusu alacakların yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur. Yukarıda yer verilen Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, talep eden tarafından alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olduğu, uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır. Borçlunun kaçak/usulsüz kullanım yaptığının kabulü halinde dahi talep edilen alacak miktarının tek taraflı düzenlenen belgelere dayalı olması nedeniyle yargılama sonunda belirlenecektir. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir. Belirtilen nedenlerle davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 427,60 TL peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.07/11/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır