T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/252
KARAR NO : 2024/477
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ...
VEKİLİ : AV. ... ... BELEDİYESİ ... MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK BİRİMİ
DAVALI : ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ (HAKSIZ EYLEMDEN KAYNAKLANAN ZARAR
NEDENİYLE)
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/05/2021 tarih, ... Esas - ... Karar Sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Mah. ... Bulv. No:10/1-A D:1 ... adresindeki işyerinde yapılan kontrolde davalı borçlu tarafından abonesiz usulsüz su kullanıldığının tespit edildiği, kaçak su kullanmak su hırsızlığı sebebi ile kaçak su bedeli tahakkuk edildiğini, davalı borçlunun sayaçtaki suyun tüketilmesine rağmen müvekkili kuruma ödemede bulunmaması nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, lehlerine %40'dan aşağı olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalının dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Dava dilekçesi, takip dosyası ve tüm dosya kapsamından incelendiğinde, davalı şirketin davacı kurumun abonesi olmadan sayaçtan geçecek şekilde kaçak su tüketiminin bulunduğu, idare tarafından düzenlenen Usulsüz Su Kullanımı Tespit Tutanağının yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tüketimi doğru kaydetmiş olan sayaç değerine göre belirtilen endeks değeri ve belirlenen tüketimin tarihi itibariyle geçerli tarifeye göre yapılan hesaplamada usulüne uygun su tüketimi yapmayan davalının takip tarihi itibariyle davacı kuruma 32.638,53 TL asıl alacak ve 104,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.743,15 TL borcu bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 32.638,53 TL asıl alacak ve 104,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.743,15 TL üzerinden devamına, haksız yere takibe itiraz ederek, takibin durmasına neden olan davalının, alacağın faturadan kaynaklanan likit alacak olması nedeniyle, hükmolunan alacağın %20 si olan 6.548,63 TL icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜNE,
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 32.638,53 TL asıl alacak ve 104,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.743,15 TL üzerinden devamına,
Hükmolunan alacağın %20'si oranında 6.548,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,...." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle : Mahkeme tarafından davalının iddiaları somut bir gerekçeye dayanmamasına, bir yargı kararı ile de desteklenmemesine rağmen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, mahkemece takip tarihi itibari ile vadesi dolmamış 572,30 TL gecikme faizinin eklenmesinin kabul edilmemesinin Tarifeler Yönetmeliği’ nin 39. Maddesi uyarınca kısmen reddedilen alacağı yönünden verilen kararın usulüne uygun olmadığını, 33.315,45 TL üzerinden davanın tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken 32.743,15 TL alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle : İstinaf konusu mahkeme kararına ilişkin dosyanın ilk açılış tarihinden yürürlükte olmayan ancak dava süreci devam ederken yürürlüğe giren 7256 Sayılı Yapılandırma Kanun gereğince çeşitli borçların yapılandırılması imkanı ortaya çıkmış ve müvekkilinin bu yapılandırmadan faydalanarak 32.000,00 TL civarındaki davacı kuruma olan borcunu 53.092.67 TL olarak tahaahüt etmiş ve taksitlerini ödemeye başladığını, ancak davacı kurumun taahhütname imzalanmasına ve ödemelerin yapılmasına rağmen mevcut dosyalar ve yargılamalara devam ettiğini, genel manada taahhütname imzalamanın ve ödeme niyetinde olan müvekkilinin bu konuda hakkında yapılan hukuki işlemlerin durdurulmasını ve ödeme yapılmaması halinde devam edilmesini yönünde beyanları doğrultusunda taahhütnameyi imzalamayı kabul ettiğini, taahhütname nezninde borçlu müvekkilinin zaten borcunun yaklaşık 3/2 oranında artmasına razı olduğunu, faiz, vade ve borca ek olan bütün masrafları kabul ederek elinden gelen gayret ve çabayı gösterdiğini, kurumun hukuki işlemlere devam ederek taahhütname yapılmasına rağmen devam ettirmesi maktu olarak yargılama giderleri ve ek vekalet ücretlerinin müvekkil tarafına yüklenmesi ve müvekkilin bu konuda maddi olarak zarara uğramasına ve taahhütname yapmasının bir anlamı kalmamasına neden olduğunu beyanla usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesince eksik gider avansını ve istinaf harcını yatırmak üzere davalı vekiline muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 04/12/2021 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davalı vekilinin gider avansını ve eksik harcı yatırmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin 17/01/2022 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ek kararın 07/03/2022 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, ek kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Giderek davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava kaçak su tüketimine ilişkin alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, iddia/savunma ile dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında, 23.03.2021 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve bu rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 32.638,53 TL asıl alacak ve 104,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.743,15 TL üzerinden devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında 6.548,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirme;
6100 sayılı HMK'nın 8. kısmında kanun yolları düzenlenmiş, bu kısmın 1. bölümünde ise istinaf kanun yolu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. HMK'nın 341/2. maddesinde miktar veya değeri 3.000,00.-TL'yi geçmeyen (karar tarihi itibariyle 5.880,00 TL) mal varlığı davalarına ilişkin kararların, aynı maddenin 4. fıkrasında ise alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 3.000,00 TL'yi (karar tarihi itibariyle 5.880,00 TL) geçmeyen tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.
Davacı tarafından 33.317,29 TL bakımından takibe vaki itirazın iptalinin talep edildiği, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, reddedilen kısmın ( 572,30 TL) karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı içerisinde kaldığı anlaşıldığından, mahkemenin vermiş olduğu karar, reddedilen miktar bakımından HMK'nın 341/4. maddesi uyarınca davacı bakımından kesindir.
Gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesi, kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamaz.
6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesinde bölge adliye mahkemesince yapılacak ön inceleme sonunda kararın kesin olduğunun tespiti halinde gerekli kararın verileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafından reddedilen kısım yönünden kesin nitelikteki karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, HMK'nın 341/4. ve 352/1-b. maddeleri gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddedilen kısım yönünden kararın kesin olması sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin talebinin reddedilen kısmına yönelik istinaf başvurusunun HMK m. 352/1-b maddesi gereğinc USULDEN REDDİNE,
2- Davacıdan tahsil edilen istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise yatıran tarafa iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır