T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/115 - 2024/241
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/115
KARAR NO : 2024/241
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2020
NUMARASI : ... Esas ve ... Karar
DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...-TC:
VEKİLİ : Av.
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...-TC:
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalıya icra takibi yapıldığını, davalının icra takibinin tamamına itiraz etmesi sonucu takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun müvekkili şirkette ... tesisat nolu sayacın fiili kullanıcısı olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarınca 13.04.2016 tarihinde ve 20.05.2016 tarihinde borçlunun elektrik enerji hizmeti aldığı ... Mah. ... Sok.No:13 ... adresinde bulunan ticarethane niteliğindeki işletmesinde abone perakende satış sözleşmesiz enerji kullandığının 13.04.2016 tarihli ... nolu tutanak ve 20.05.2016 tarihli ... nolu tutanak ile tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26 ve devamı maddeleri gereği iş bu faturada belirtilen kaçak kullanıma ilişkin bedeli borçlunun ödemek zorunda olduğundan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile 31.02.2012 tarihinde elektriğin kapanmaması için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, menfi tespit niteliğindeki davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinde devam ettiğini, mahkemenin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davayı kabul ettiğini, anılan dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nde bulunduğunu, elektrik kesilmemesine ilişkin ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devam edeceğini, ihtiyati tedbir devam ederken kaçak elektrik işleminin yapılmasının, ceza tutanağı düzenlenmesinin, tahakkuk ettirilmesinin ve paranın tahsili cihetine giderilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin eski borçlar için 2010 yılında borçların yapılandırılması mevzuatına göre varsa kullanılan elektrik bedelini ödemek için kuruma başvurduğunu, bir kısım borçlarını ödediğini, davacı kurumun bu sistemi de ihlal ettiğini savunarak açılan davayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini, %20 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak tarafına verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davalıya icra takibi yapıldığını, davalının 05/09/2017 tarihinde borca,faize ve ferilerine itirazları sonucu İİK ilgili maddelerince takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının müvekkili kurumun ... tesisat numaralı sayacının kullanıcısı olduğunu, davalının kesilmiş olan elektriği sayaçtan açarak herhangi bir abonelik sözleşmesi yapmadan yükümlülüklerini yerine getirmeden kullanmaya başladığını, herhangi bir sözleşme bağı olmadan kaçak olarak elektrik kullanıldığını, bu kullanımaya dayalı tüketim bedeli ödenmediğinden kullanıma dayalı borca istinaden müvekkili kurumca borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun hiçbir gerekçesi yokken takibe itiraz ettiğini, müvekkili şirketin görevlileri tarafından 02/01/2017 tarihinde tutulan tutanakta borçlunun iş yerinde perakende satış sözleşmesi olmadan kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 26.maddesinin 1/a bendinde “(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi” kaçak elektrik kullanım olarak nitelendirildiğini, kullanım boyunca ne miktarda elektrik enerjisi tüketildiğinin tutulan tutanakta mevcut olduğunu, davalı-borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazların tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının aynı şekilde bir başka tutanaktan dolayı açılan icra takibine itirazından dolayı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nni ... esasında açılmış itirazın iptali davası daha olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesine talep etmiştir.
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkili ...'in dava konusu aboneliğin olduğu adreste “Turistik Otel işletmeciliği” yaptığını, müvekkilinin tüm gerekli belgeler ile Eylül 2009 tarihinde davalı kuruma başvurarak ... elektrik abonesi olduğunu, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31/01/2012 Tarih ve ... Esas sayılı kararı ile elektriğin kapanmaması için ihtiyati tedbir(teminat mukabilinde) kararı verildiğini ve anılan dava dosyasının önce ticaret mahkemesine geçtiğini bilahare lehlerine karar verildiğini, kurumun temyizi üzerine dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, tedbir devam ettiği sürece geçmişe yönelik ihtilaf konusu olan abonelik borçlarından dolayı elektriğin kestirilmemesi gerektiğini, görevlilerin devletin mahkemelerinin verdiği kararlara karşı gelmesinin görevi kötüye kullanma, görevi suistimal etme ve kısmende yağma suçunu oluşturduğunu, bunun yanında müvekilinin iradesi dışında eski tip sayacı değiştirip, yeni tip sayaç takarak özel kilitleme sistemi ile enerji kullanma hakkının da engellendiğini, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, mahkemece elektriğin kesilmemesi konusunda ihtiyati tedbir karara gereği, davacı kurumun hiç bir işlem yapmadan, normal elektrik sayacından geçen tüketim miktarını fatura ederek istemde bulunması gerekirken mahkeme kararına aykırı sürekli kaçak, kesme ve benzeri uygulamalar yaparak bu hukuksuz uygulamadan dolayı icra takibi yapılmasının alacak-borç ilişkisinin hukuki dayanağının meşru olmadığı durumun ortaya çıkmasına neden olduğunu, bu bağlamda ihtiyati tedbirden sonra uygulanan kaçak elektrik tutanaklarının hukuken geçersiz olduğunu, geçersiz tutanaklara istinaden icra takibine geçildiği açık olduğundan icra takibine karşı yapmış oldukları itirazın yerinde olduğunu, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olması nedeni ile reddine karar verilmesine talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece "....Tüm dosya kapsamından, asıl ve birleşen davanın İİK 67 . Maddesinde düzenlenen itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davacı şirket tarafından davalı hakkında 13.04.2016 ve 20.05.2016 tarihlerinde abone perakende satış sözleşmesiz enerji kullandığının ... nolu ve ... nolu tutanaklar ile tespit edildiğini, elektrik enerjisinin hukuka aykırı ve sayaçtan geçmeden kullanılmaya devam edildiğini, kaçak kullanıma ilişkin bedele dair borcun ödenmediğini, davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, takibe itiraz üzerine takibin durduğu, ve 02/01/2017 tarihli tutulan tutanakla davalının iş yerinde perakende satış sözleşmesi olmadan kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, kaçak elektrik tüketimi hesaplaması yapıldığını, davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, takibe itiraz üzerine takibin durduğu, itirazların haksız olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı, dosyaya ibraz edilen belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda;13.04.2016 tarihli ... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına ait , olay tarihli kurum alacağının 67.533,25 TL olduğu, ancak kurum talebinin 52.942,51 TL olduğu, 20.05.2016 tarih ... seri nolu Kaçak elektrik tespit tutanağına ait olay tarihli kurum alacağının 1.431,62 TL olduğu ancak kurum talebinin 1.388,94 TL olduğu, 02.03.2017 tarihli ... nolu tutanağa ait kurum alacağının 10.520,16 TL olduğu, ancak kurum talebinin 9.368,72 olduğu, sonuç olarak ilgili yönetmeliklere dayalı vergili ve cezalı toplam kurum alacağının 5.309,42 TL +52.942,51 TL +1.388,94 TL +9.368,72 TL =69.009,59 TL olduğu belirtildiği anlaşıldığından tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl dava yönünden davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, alacağın likid alacak niteliğinde olmaması nedeniyle davacının tazminat talebinin reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, birleşen dava yönünden davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, alacağın likid alacak niteliğinde olmaması nedeniyle davacının tazminat talebinin reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine
...." karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Müvekkilinin usulüne uygun olarak Eylül 2009'da abone olduğunu, davalı müvekkilinin bu abonelik sözleşmesine göre ve düzenli tüketim faturalarını ödeyen bir kişi iken elektriğinin 2009 abonelik dönemi öncesi farklı kişiye ait olan borçtan dolayı davacı kurumun müvekkili ile aralarında akdedilen sözleşmeye ilişkin herhangi bir borç bulunmadığı halde eski abonenin borçları sebebiyle müvekkilinin elektriğinin kesildiğini, bu hatalı ve emrivaki uygulama karşısında müvekkilinin 13.01.2012 tarihinde ihtiyati tedbirli olarak kaçak elektrik borcundan dolayı menfi tespit davası açtığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31/01/2012 Tarih ve ... Esas sayılı kararı ile elektriğin kapanmaması için teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, ihtiyati tedbir kararının davalı kuruma tebliğ edildiği ve elektriğin kaçak işlemi ile kesilmesinin durdurulduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin "görevsizlik" kararı vererek dava dosyasını ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiğini, davalı kurumun elektriğin kesilmemesine yönelik mahkemenin ihtiyati tedbirine rağmen sürekli arka arkaya kaçak elektrik tutanakları düzenlediğini ve 15.03.2013, 12.07.2013, 15.02.2016, 13.04.2016, 20.05.2016, 02.08.2016, 11,08.2016, 02.01.2017 tarihli tutanaklarının icra takip ve dava dosyalarında bulunduğunu, dava konusu olan tutanakların 13/04/2016, 20/05/2016 ve 02/01/2017 tarihli tutanaklar olup, tamamının sözleşmesiz enerji kullanımı sebebiyle düzenlendiğini, dosyanın içerisinde müvekkil ile akdedilen sözleşmenin feshedildiğine ilişkin tek bir evrakın dahi bulunmadığını ve müvekkilinin sözleşmesinin feshedilmediğini, dava dosyası görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı müvekkil lehine 16.03.2016 tarihinde karar verildiğini, davalı (bu davada davacı) kurumun temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2018 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile anılan kararın onandığı, müvekkili adına ikame edilen menfi tespit davasının kabul edilerek müvekkilin eski abonenin borçlarından sorumlu olmadığına hükmedildiğini ve 19.06.2018 tarihinde kararın kesinleştiğini, bu belirtilen yargılama süresi boyunca davacı ... bir taraftan ihtiyati tedbir kararı sebebiyle elektrik dağıtımına devam ederken bir yandan da arka arkaya kaçak elektrik kullanım tutanakları düzenlediğini, elektriğin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbirin kaldırılması ile ilgili ara karar yada kararın bulunmamasına rağmen davacı kurumun sürekli "kaçak elektrik tutanakları " düzenlediğini, akabinde icra takipleri başlattığını, itirazlar karşısında benzer davaların ikame edildiğini, davanın dava açma şartlarının oluşmaması nedeniyle reddi gerekirken aksi yönde hüküm tesis edildiğini, yerel mahkemece kaçak kullanımın olmadığı dikkate alınarak gerçek tüketim bedelinin hesaplattırılması gerekirken abonelik sözleşmesinin hangi tarihte feshedildiği ve işbu fesih iradesinin hangi tarih ve şekilde müvekkile ulaştırıldığı sorgulanmadan abonesiz elektrik kullanımı sebebiyle kaçak elektrik oranlarına göre tahakkuk ettirilen alacağın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu bağlamda ihtiyati tedbirden sonra uygulanan kaçak elektrik tutanaklarının hukuken geçersiz olduğunu, geçersiz tutanaklara istinaden icra takibine geçildiği açık olduğundan icra takibine karşı yapılan itirazların yerinde olduğunu, davacının icra takibi ile haksız kazanımı elde etmek amacıyla icra takibine devam edeceğinin ve mağduriyete sebep vereceğinin açık olduğunu, bu bağlamda davalı müvekkilin tehiri icra talebinde bulunduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.02.2020 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ile asıl dava ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararlarının istinaf incelenmesi neticesinde kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, aksi taktirde yeniden bir karar tesis edilmek üzere dava dosyasının yerel mahkemeye gönderilmesini ve yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen dava kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takiplerine yapılan itirazın iptali istemidir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı ... ... tarafından davalı ... hakkında 13/04/2016 ve 20/05/2016 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun ödeme emrinde belirtilen borca süresi içinde itiraz etmesi üzerine davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali istemli dava açtığı anlaşılmıştır.
Davacı ... ... tarafından davalı ... hakkında 02/03/2017 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun ödeme emrinde belirtilen borca itiraz etmesi üzerine davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayıl dosyası üzerinden itirazın iptali istemli dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 27/09/2018 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile "dava dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamaya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine" karar verildiği ve dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde ise 27/02/2020 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile "Asıl dava yönünden; Davanın Kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Birleşen dava yönünden; Davanın Kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine" Karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve Birleşen Dava Yönünden Yapılan İncelemede;
Davalı ...'in "... Mah. ... Sok. No:13 ..." adresinde bulunan taşınmazı 05/06/2006 tarihli kira sözleşmesine istinaden otel olarak kullanmaya başladığı, 09/03/2007 tarihinde davacı ... ...'a müracaat ederek kiralamanın yapıldığı tarihten itibaren elektrik borçlarını ödeme ve kendi adına abonelik işlemi yapılması isteminde bulunduğu, 20/03/2007 tarihinde önceki aboneliğe ilişkin taksit borçlarının bulunması nedeni ile talebin reddine karar verildiği, davalı tarafından 13/01/2012 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müracaat edilerek yapılandırma yapılmış olmasına karşın 21/09/2010, 20/04/2011 ve 29/07/2011 tarihli kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlendiğinden bu tutanaklar nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ile elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi isteminde bulunulduğu, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 18/01/2012 tarihli tensip tutanağının 8 nolu bendi ile "davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile % 15 nakdi veya teminat mektubu karşılığı HMK 391 maddesi gereğince elektriğin kapanmaması için ihtiyati tedbir konulmasına" karar verildiği, davacı vekili tarafından 31/01/2012 tarihinde 4.905,00 TL'nin dava dosyasına yatırıldığı, mahkemece 31/01/2012 tarihinde davacı şirkete tedbir kararının uygulanmasına yönelik müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
.... Asliye Hukuk mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 03/04/2012 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile "mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesine" karar verildiği, bu karar içeriğinde tedbirin kaldırılmasına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, kararın 27/03/2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyasının ilk olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yargılama devam ederken mahkemenin faaliyetine son verilmesi nedeni ile dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredildiği ve ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, bu mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde "Davanın kısmen kabulüne; davalı tarafından ... numaralı abonelik nedeniyle 21/09/2010 tarih ... numaralı tutanağa istinaden düzenlenen 08/10/2010 son ödeme tarihli 7.893,20 TL tutarlı ve 29/04/2011 tarih, ... numaralı tutanağa istinaden düzenlenen 12/05/2011 son ödeme tarihli 15.997,31 TL tutarlı faturalar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, diğer fatura nedeniyle açılan davanın reddine" karar verildiği, karara karşı Temyiz kanun yoluna müracaat edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi gönderildiği, temyiz incelemesi neticesinde 29/03/2018 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği, taraflarca süresi içerisinde tashihi karar yoluna müracaat edilmediğinden kararın 19/06/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.
İhtiyati tedbir öğretide, "Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde “(1)Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2)Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı Kanunun 397. Maddesinin 2. Fıkrasındaki düzenleme "İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder." şeklindedir.
Her ne kadar mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ve davacı şirkete uygulanmasına yönelik olarak müzekkere yazılan ihtiyati tedbir kararının varlığını koruduğu, anılan mahkemece verilen görevsizlik kararında tedbirin kaldırılmasına yönelik bir değerlendirme yapılmadığı, görevsizlik kararında tedbirin kaldırılmasına yönelik değerlendirme yapılmamasının usul kurallarına aykırılık teşkil etmediği, görevli mahkemece yapılan yargılama sürecinde de ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik bir karar/ara karar oluşturulmadığı, HMK 397/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmemesi nedeni ile nihai kararın kesinleştiği 19/06/2018 tarihine kadar devam edeceği (Aynı yönde bkz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13/05/2015 Tarih, 2015/5317 Esas ve 2015/7182 Karar sayılı ilamı) davalının mahkemece verilen tedbir kararı uyarınca elektriği kullanamaya devam etmesi nedeni ile mevcut kullanımının kaçak kullanım olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı, tutanak tanığı ...'ın beyanından da anlaşılacağı üzere kullanılan enerjinin sayaçtan geçtiği, davalıya yalnızca bu süreye ilişkin dava dışı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından tüketim faturası tahakkuk ettirilmesinin mümkün olduğu, tüm bu nedenlerle asıl davanın dayanığı olan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 13/04/2016 ve 20/05/2016 tarihli kaçak elektrik tespit tutanakları ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 02/01/2017 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının usulüne aykırı olarak düzenlendiği ve davacı şirketin davalıdan kaçak elektrik kullanımına bağlı bir alacağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup davalının istinaf başvurusunun kabulü ile saptanan aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gözetilerek HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılıklar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B-Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde YENİ HÜKÜM TESİSİNE,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat isteminin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibari ile davacıdan tahsili gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 680,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 252,62 TL harcın davacı tarafa iadesine,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı tarafa iadesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat isteminin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibari ile davacıdan tahsili gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 120,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 307,22 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.967,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafa üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı tarafa iadesine,
C-İstinaf yargılaması yönünden;
1-Davalıdan tahsil edelin 1.133,00 TL İstinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,
2-İstinaf incelemesinde duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-İstinaf yargılaması aşamasında davalı tarafından yapılan 98,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Kararın tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/10/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır