T.C. ... BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/691 - 2026/924
T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/691
KARAR NO : 2026/924
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2025
NUMARASI : 2024/170 Esas 2025/494 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar nedeniyle)
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2025 tarih ve 2024/170 Esas - 2025/494 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Borçlu hakkında takibe konu ... tesisat numaralı 30/11/2018 tarihli ve ... kaçak elektrik tutanağında belirtilen elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine ... İcra Dairesi 2022/77823 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yolu ile icra takibine başlandığını, işbu icra dosyası ile gönderilen ödeme davalıya tebliğ edildiğini, davalının işbu icra takibine haksız, kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakma amacıyla itiraz ettiğini, takibe konu kaçak kullanım tespit tutanağının tutulduğu adresin davalı tarafından kullanıldığını, davalının dağıtım sistemine doğrudan müdahale yaparak şirket kayıtlarında olmayan sayaçla mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin alacağını talep etmekte haklı olduğunu ve iş bu icra takibine başlatmakta hukuki yararının bulunduğunu, davalının ise tamamen haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilinin yasa ve yönetmelikten kaynaklanan alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik itirazı nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalının ... İcra Müdürlüğü 2022/77823 Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, itirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle kendi lehlerine takip çıkışının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep edilmiştir.
CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Kurum aleyhine açılan işbu davayı kabul etmediklerini, davaya süresi içerisinde zamanaşımı defiinde bulunduklarını, davacının dava dilekçesinde kurum aleyhine belirtmiş olduğu iddialar ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava zamanaşımı geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesini bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, bahsi geçen taşınmaz olan ... İli ... İlçesi ... Köyü/Mahallesi 148 ada 2 parsel (eski 474 parsel) müvekkili kurum ile bir bağı olmadığını, bahsi geçen taşınmazın valilik komisyon kararı ile ...' ye devredildiğini, bu nedenle öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, mahkeme nezdinde kurum aleyhine açılan iş bu davada davacı tarafça iddia edilen hususların gerçeği yansıtmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların kurum aleyhine olan kısımlarını kabul etmediklerini, davalı kurum aleyhine açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda, davacı ... EDAŞ tarafından davalı hakkında kaçak tüketim tutanağı düzenlendiği ve bu tutanağa istinaden alacak davası açıldığı, dosya kapsamında yapılan kolluk araştırması,... Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı,Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ... Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün yazı cevabı ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davalının tutanakta belirtilen tarihlerde tutanağın düzenlendiği taşınmazda kurs açmadığı dikkate alındığında, kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte davaya konu yerin davalı tarafından kullanılmadığı, kaçak tüketiminin davalı tarafından yapılmadığı, davalının filli kullanıcı ve haksız fiilin faili olduğunun davacı şirket tarafından ispatlanamadığı, davanın reddine,..." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Müvekkili şirket tarafından davalı tarafın mevzuata aykırı şekilde elektrik kullandığının tespit edildiğini, bu kapsamda düzenlenen kaçak elektrik tüketim tespit tutanağına istinaden ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/77823 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine açılan davanın yerel mahkemece reddedildiğini, ancak yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda ... Köyü 148 Ada 2 Parsel üzerinden değerlendirme yapıldığını, oysa dava konusu yerin 148 Ada 3 Parsel olduğunu, bu husustaki itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, ek rapor aldırılmadığını ve keşif yapılmadığını, 11.03.2025 tarihli Diyanet İşleri Başkanlığı cevabının tutanak tarihi olan 06.12.2017-30.11.2018 dönemini kapsamadığını, 08.05.2025 tarihli ... Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı cevabının ise güncel durumu yansıttığını, tutanak tarihindeki fiili kullanıcının tespit edilmediğini, mahkemenin sadece Kur'an kursu varlığına odaklanarak eksik inceleme yaptığını, dosyaya sunulan harita görüntülerinin incelenmediğini, davalının dağıtım sistemine doğrudan müdahale ederek sayaçsız elektrik tükettiğinin sabit olduğunu, bu nedenle davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı kararının bozulması gerektiğini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece iddia / savunma, dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında, 06/12/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:
(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4/1 hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.
(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4/1-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.
(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4/1 hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden kaynaklandığı, yukarıda anılan hükümler uyarınca davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, her ne kadar davacı tacir ise de davalı ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın tacir olmadığı, bu durumda uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama yapılması ve hüküm tesisi usul bakımından hukuka aykırı olup kamu düzeni bakımından yapılan istinaf incelemesi kapsamında davacı vekilinin istinaf başvurularının kamu düzeni bakımından kabulü gerekmiştir.
KABULE GÖRE ;
Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Yargıtay.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; dava dilekçesinde 30/11/2018 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tutanağına dayanıldığı belirtilmiş ise de, dosya kapsamında bu tarihe ait bir tutanağın bulunmadığı, anılan seri nolu tutanağın ise 01/05/2018 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle davacı tarafa takibe dayanak yapılan tutanağı açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde netleştirilmesi için süre verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, her ne kadar ilk derece mahkemesince davalının dava konusu yeri fiilen kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan kolluk araştırmasının tutanak tarihine ilişkin olmadığı görülmektedir. Ayrıca dava konusu yere ilişkin olarak, Dairemizin 2024/672 Esas 2025/543 Karar sayılı dosyası kapsamında incelenen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/72 Esas 2021/378 Karar sayılı dosyasının celbi ile bu dosya içeriğinde yer alan delillerin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda özellikle anılan dosyada bulunan ve ... İlçe Müftülüğü'ne hitaben yazılmış 09/04/2022 tarihli beyan dilekçesinin de incelenerek, dava konusu yerdeki fiili kullanımın tutanak tarihi itibariyle kime ait olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve bu doğrultuda davalıya husumet yöneltilip yöneltilmeyeceğinin tespit edilmesi zorunludur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre, yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama yapılması ve hüküm tesisi usul bakımından hukuka aykırı olmakla, HMK'nın 353/1-a/3 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacıdan tahsil edilen 615,40 TL İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır