(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (5271 S. K. m. 150, 188, 280, 289, 303) (3713 S. K. m. 3, 5) (5237 S. K. m. 3, 61, 314)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanıklar ve sanıklar müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-)-Sanıklar B. Ç. ve İ. A. haklarında verilen hükümlere yönelik istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 16/05/2019 tarih ve 2018/7173 Esas, 2019/4397 Karar sayılı kararında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, CMK'nın 150/3 ve 3713 Sayılı Kanun'un 3 ve 5. maddeleri uyarınca "terör örgütüne üye olma suçundan" yargılanan sanıkların yargılanmaları sırasında müdafi bulunmasının zorunlu olduğunun kabul edilmesi, CMK'nın; 188/1. maddesinde, duruşmada mutlaka bulunması gereken kişiler arasında zorunlu müdafinin de sayılması, 289/1-e maddesinde, duruşmada kanunen hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasının hukuka kesin aykırılık nedeni olduğunun ifade edilmesi ve 280/1-e maddesinde, bu hususun mutlak bozma nedeni olarak gösterilmiş olması karşısında;
Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılan sanıklar hakkındaki yargılamanın, müdafi hazır olmadan yapılması ve yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafiilerinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK'nın 280/1-e ve 289/1-e maddeleri uyarınca esası incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
B-)Sanıklar Abdurrahman …, …., …., …., …, … ve … haklarında verilen hükümlere yönelik istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Gerekçeli karar başlığında sanık .... yönünden gözaltı tarihinin "12/10/2016-26/10/2016" yerine "11/10/2016-26/10/2016" olarak yazılması, suç tarihinin "12/10/2016" yerine "11/10/2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Hükümden sonra dava dosyasına gönderilen sanıklar …. ve ….'ın bylock kullanımına ilişkin bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, bu sanıklar yönünden bylock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Sanık S. Yılgın hakkında ceza uygulanırken TCK'nın 314/2 ve 3713 Sayılı TMK'nın 5/1 maddeleri uyarınca belirlenen "7 yıl 15 ay" hapis cezası üzerinden TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu "6 yıl 10 ay 15 gün" yerine hesap hatası ile "5 yıl 22 ay 15 gün" hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini aleyhe istinaf bulunmadığından düzeltme nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedilmesinde ve incelenen dosyaya göre belirtilen eleştiriler dışında verilen hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
C-)Sanıklar …., …., …. ve …. haklarında verilen hükümlere yönelik istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle reddedilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sair istinaf itirazlarının reddine,
Ancak;
1-)Sanık Suat ÇAKMAK yönünden yapılan incelemede:
Sanığın TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları ile TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilmek suretiyle temel cezanın hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde belirlenmesi gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın fiili, örgüt içerisindeki konumu, eylem ve faaliyet yoğunluğu gözetildiğinde eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdit uygulamasının derecesinde aşırıya kaçılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a ve 303/1 maddelerine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hükmün temel cezanın belirlendiği "A maddesinin 1.bendinde yer alan "9 YIL" ibaresinin çıkarılarak yerine "7 YIL 6 AY" ibaresinin eklenmesi, TCK'nın 3713 Sayılı TMK'nın 5/1 maddesinin uygulandığı kısmında yer alan “13 YIL 6 AY” ibaresinin çıkarılarak yerine "10 YIL 15 AY" ibaresinin eklenmesi ve bu şekilde netice cezanın "10 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesi ile cezanın sanık lehine belirlenmesi suretiyle,
Diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, sanık ve sanık müdafiinin hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-)Sanıklar …. ve …. yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları ile TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilmek suretiyle temel cezanın hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde belirlenmesi gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın fiili, örgüt içerisindeki konumu, eylem ve faaliyet yoğunluğu gözetildiğinde eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdit uygulamasının derecesinde aşırıya kaçılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a ve 303/1 maddelerine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hükmün temel cezanın belirlendiği "B maddesinin 1.bendinde yer alan "8 YIL" ibaresinin çıkarılarak yerine "7 YIL" ibaresinin eklenmesi, TCK'nın 3713 Sayılı TMK'nın 5/1 maddesinin uygulandığı kısmında yer alan “12 YIL” ibaresinin çıkarılarak yerine "10 YIL 6 AY" ibaresinin eklenmesi, TCK'nın 62. maddesinin uygulandığı kısmında yer alan "10 YIL" ibaresinin çıkarılarak yerine "8 YIL 9 AY" ibaresinin eklenilmesi ve bu şekilde netice cezanın "8'er YIL 9'ar AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA," ibarelerinin eklenmesi ile cezanın sanıklar lehine belirlenmesi suretiyle,
Diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
3-)Sanık …. yönünden yapılan incelemede;
Sanığın TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları ile TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilmek suretiyle temel cezanın hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde belirlenmesi gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın fiili, örgüt içerisindeki konumu, eylem ve faaliyet yoğunluğu gözetildiğinde eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdit uygulamasının derecesinde aşırıya kaçılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
SONUÇ: Kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a ve 303/1 maddelerine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hükmün temel cezanın belirlendiği "C maddesinin 1.bendinde yer alan "7 YIL" ibaresinin çıkarılarak yerine "6 YIL 6 AY" ibaresinin eklenmesi, TCK'nın 3713 Sayılı TMK'nın 5/1 maddesinin uygulandığı kısmında yer alan “10 YIL 6 AY” ibaresinin çıkarılarak yerine "9 YIL 9 AY" ibaresinin eklenmesi, TCK'nın 62. maddesinin uygulandığı kısmında yer alan "10 YIL" ibaresinin çıkarılarak yerine "8 YIL 1 AY 15 GÜN" ibaresinin eklenilmesi ve bu şekilde netice cezanın "8 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin eklenmesi ile cezanın sanık lehine belirlenmesi suretiyle,
Diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, sanık ve sanık müdafiinin hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
Tutuklu sanıklar …., ….., ….. …. haklarında; Bylock programını kullandığına işaret eden BYLOCK TESPİT VE DEĞERLENDİRME TUTANAĞI VE HIS CGNAT kayıtları içeriği, Bank Asya hesap hareketleri, tanık beyanları, sanık İ. Arıkan hakkındaki kod adı kullandığına ve örgüt içerisinde BTM (Bölge Talebe Mesulü) olduğuna ilişkin tanık beyanları, dosyada mevcut delil durumu, suçun kanunda öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumuna göre aldığı ceza süresi gözetildiğinde böyle bir ceza tehdidi karşısında kaçma şüphesinin bulunması, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı olup tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve yargılamaya konu suçun CMK'nun 100/3 maddesinde yer alan katalog suçlardan olması nedeniyle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK'nun 104/3, 105/1-son cümle (CMK'nın 102/2 maddesi uyarınca sanıklar ...., …., …. ve …'ın tutukluluk süresinin uzatılması suretiyle) sanıklar ve sanıklar müdafiileri tarafından yapılan TAHLİYE TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE, CMK'nın 108/3 maddesi gereğince sanıkların TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiilerine tebliğine,
"Tutukluluk hallerinin devamına" ilişkin karara karşı; tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde kararı veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak yada bir başka ilk derece mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nın 267. ve devamı maddeleri uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne İTİRAZ YOLU açık olmak üzere,
"Hükmün bozulmasına" yönelik olarak dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 284/1 ve 286. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,
"İstinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin karar yönünden ise; 5271 Sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak, veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, 08/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)