(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 314) (3713 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 223) (YCGK 08.04.2008 T. 2008/9-18 E. 2008/78 K.) (YCGK 26.09.2017 T. 2017/16-956 E. 2017/370 K.) (16. CD. 14.07.2017 T. 2017/1443 E. 2017/4758 K.)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanık hakkında, Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/10/2018 tarih, 2017/61 esas, 2018/228 Sayılı kararına karşı yapılan istinaf talebinin değerlendirilmesi sonucu dosya içeriğine göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yeniden yargılama yapılmıştır.
İDDİA:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/84929 soruşturma, 2017/16358 esas ve 2017/2147 Sayılı iddianamesi ile "sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle 3713 Sayılı yasanın TCK'nın 314/2, 53/1, 58/9, 63/1 maddeleri ve 3713 Sayılı yasanın 5/1. maddesi gereği cezalandırılması" istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılan sanık Sanık F.B.Ö. hakkında İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
"Sanık adına kayıtlı bulunan telefon hattı ile Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakları bulunduğu iddia edilen ve haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunan kişiler ile telefon görüşmeleri yaptığına dair iddia ile ilgili olarak sanığın telefon görüşmelerinin örgütsel bir faaliyet kapsamında yapıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delilin bulunmadığını, tanık C.A.Ç. hazırlıkta vermiş olduğu ifadesinde özetle; 2013 yılından sonra Tufanbeyli ilçesinde sohbetleri Kaymakamlıkta veteriner olarak çalışan F. isimli kişinin verdiğini, bu sohbetlere A.K. ile M.L.'nun katıldığını beyan ettiğini, bu ifadesinde sohbetlerde neler yapıldığına dair beyanda bulunmadığını, Mahkemece alınan beyanında ise "2011-2012 yılları arasında birlikte sohbetlere katıldık. 1-2 defa sohbet yaptığını biliyorum. Dini konulardan bahsediyordu. Sohbetlerde Kur'an-ı Kerim okuyorduk. Dini konular üzerine konuşuyorduk. Fetullah Gülen'in videolarını izlemiyorduk, kitaplarını okumuyorduk. Sohbetlerde ayrıca A.K. ile M.L. bulunurdu" şeklinde beyanda bulunduğunu, ilk ifadesinde sanığın 2013 yılında sohbetlerde bulunduğunu beyan etmiş, mahkemede ise 2011-2012 yılları arasında 1-2 defa sohbet verdiğini beyan ederek zaman konusunda bir biri ile çelişen ifadelerde bulunduğunu, yine sohbetlere katıldığını beyan ettiği A.K. ve M.L.'nun beyanlarının kovuşturma aşamasında tanık sıfatı ile alındığını, tanıklar vermiş oldukları ifadelerinde sanık ile sohbete katılmadıklarını, sanığın sohbet verdiğine dair bilgilerinin olmadığını özetle beyan ettiklerini, bu hali ile sanığın tanık C.A.Ç.'nın beyanı doğrultusunda Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün talimatları doğrultusunda sohbet verdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delilin bulunmadığını, sanığın 07.08.2014 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı olduğu belirlenen ve KHK ile kapatılan Kerrariye Eğitim Kültür ve Yardımlaşma derneğine üye olarak bu derneğe üyeliğini 23.07.2016 tarihine kadar devam ettirmesi ile ilgili ise sanığın bu derneğe örgütün talimatı ile üye olarak, örgütün amaç ve ideolojisi doğrultusunda hareket ettiğine ve bu kapsamda örgütsel faaliyette bulunduğuna dair de her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delilin bulunmadığını ve sanığın örgütün önemli finans kuruluşlarından Bank Asya isimli bankada mevcut hesap hareketleri hakkında alınan bilirkişi raporu ve bu kayıtların incelenmesinde; sanığın Bank Asya'da 4 adet vadesiz ve 3 adet katılım hesabının bulunduğunu, sanığın 2013 yılı öncesinde de hesabında parasının bulunduğunu, 2013 ve sonrası döneme ait eft, virman, para yatırma ve para çekme işlemlerinin olağan dışı olduğuna ve hesap işleyişinden şüphe oluşturacak hareketlerinin bulunamadığını ve aksi ispat olunamayan sanık savunmaları karşısında; sanığın Bank Asya isimli bankada mevcut hesap hareketlerinin de örgüt üyeliği suçunun sabit görülmesini gerektirecek ya da FETÖ/PDY'nin finans kaynağı olan Bank Asya'ya TMSF'nin müdahale edilmesini engellemek için olduğuna böylelikle sanığın bilinçli olarak ve kendi iradesiyle terör örgütüne yardım ettiğine, sanığın buna göre silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediğine dair de kabul edilemeyeceği anlaşılmakla yapılan tüm açıklamalar ve tartışılan deliller ışığında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu iradesine yönelik süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulunduğunun tespit edilememesi nedeniyle sanığın üzerine atılı suçlama hakkında cezalandırılmasına elverişli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyen sanık hakkında in dubio pro reo (şüpheden sanık yararlanır) şeklinde ifade edilebilecek genel hukuk ilkesi gereğince, 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi tatbik edilmek suretiyle atılı suçtan beraatına" dair karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
O yer Cumhuriyet savcısı istinaf talebinde özetle; "Sanık F.B.Ö.'in örgütle organik bağ kurup, örgütün kuruluş amaçlarını faaliyet ve eylemlerini benimseyerek, gönüllü olarak bilerek ve isteyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayı tercih ettiği ve üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğini gösteren eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu olduğu anlaşılmasına rağmen, sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde mahkemesince isabetsiz gerekçe ile beraatine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle kararın istinafen bozulmasını talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık F.B.Ö. Adana 12. Ağır Mahkemesinde yapmış olduğu savunmasında; "Üzerime atılı suçlama hakkında bilgi sahibi oldum. Bu konuda yazılı savunmamı hazırladım. Savunmamı okumak istiyorum. Sanık yazılı savunmasını okudu. (Alındı, dosyasına konuldu.) Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem. Tanığın ifadesinde geçen A.K. ve M.L. benim ev arkadaşlarım olur. Kendileri ev arkadaşımdır. Öğretmendirler ve halen görevdedirler. Ben Tufanbeyli de 2011 yılının 6. ayında göreve başladım, 2012 yılının 11. ayında Adana Yüreğir ilçesine tayin oldum. 2013 yılında ben kesinlikle Tufanbeyli de değildim. Ben faizsiz bankacılık için Bank Asya da hesap açtım. Ancak bu bankanın yapı ile ilgisini bilmiyordum. Maaşımı ayın 15'inde alırdım. Arttırdığım parayı bu bankadaki hesabıma yatırırdım. 02/10/2014 günü katılım hesabı kendi irademle açmadım, oradaki banka görevlisi zorladı. Bende kendisini kıramadım. Onun için 50 TL'lik bir katılım hesabı açtım. Üye olduğum dernek ile ilgili olarak ise aslında alevi değilim ancak tanışmış olduğum başkanı ısrarı üzerine derneğe üye olup sekreter olarak görev yaptım, bu derneğin söz konusu örgütle bir ilgisi yoktur. Ben veterinerim büyük bir ihtimal görüştüğüm kişiler çiftçi olabilir. Beraatimi talep ederim." şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık F.B.Ö.'in Ceza Dairemizce alınan savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, banka hesaplarına ilişkin ben kesinlikle talimat üzerine hareket etmedim etmiş olsaydım hesaptaki paraların çekilmemesi söylendiğinde ben 28000 TL paramı anında çektim, fetö kriterlerine uygun hiçbir durumum yoktur, 2008 yılında veteriner subay alınacaktı 1. Olmama rağmen 1. Yedeğe aldılar beni ve 18. Yedeğe kadar çağırdıklarında beni yine çağırmadılar, ben onlarda olsam böyle bir sıkıntı yaşamazdım, ben 2010 KPSS puan olarak 64 puan aldım eğer bunlardan olsaydım 2010 yılından çalınan soruları bende alırdım ve daha yüksek puan alırdım, suçsuzum beraatimi isterim," şeklinde savunma yapmıştır.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık F.B.Ö. hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince beraatine karar verilip, fetö/pdy silahlı bir terör örgütü olduğuna ilişkin yargı kararları ve ilgili birimlerce tespitlerin bulunup sanığın dosyaya yansıyan kanıtlara göre örgütle bağlantılı örgütün sivil toplum örgütleri faaliyetleri çerçevesinde oluşturduğu Kerrariye Eğitim ve Dayanışma derneğine üyeliğinin mevcut olup, örgütün en önemli finansal kaynağını oluşturan ve örgüt elebaşısının devletin tedbir aldığı sırada bank asya’ya sahip çıkılması yönündeki talimatı sonrası sanığın bankacılık hesap hareketinin mevcut olduğu, tanık beyanlarında sanığın sohbet hocalığı yaptığı ve sanığın esnaflardan sorumlu kişi olarak örgütsel faaliyette bulunduğunun beyan edildiği, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyeliği için aranan çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik kriterlerine uygun delillerin dosyada mevcut olup bu bakımdan Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 53, 58, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi esas hakkında mütalaa olunur," şeklinde mütaalada bulunmuştur.
DELİLLER:
-Sanık savunması
-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları
-Tanıklar C.A.Ç., M.L. ve A.K. beyanları
-Sanığın Bank Asya hesap hareketleri hakkında 18/04/2018 tarihli Bilirkişi Raporu
-Sanığın Dijital materyallerine ilişkin 22/06/2018 tarihli Bilirkişi Raporu
-Tufanbeyli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 12/11/2019 tarihli cevabi yazısı
-Tüm dosya kapsamı
SÖZLÜ DELİLLER:
Tanık C.A.Ç. beyanında: "Ben bu konu ile ilgili olarak tanık sıfatı ile ifade vermiştim. Şuan huzurda bulunan sanık F.B.Ö.'i bir dönem tufanbeyli’de tarım müdürlüğünde çalıştığı için tanırım. Hatırladığım kadarıyla 2011-2012 yılları arasında birlikte sohbetlere katıldık. 1-2 defa sohbet yaptığını biliyorum. Dini konulardan bahsediyordu. Sohbetlerde Kur'an-ı Kerim okuyorduk. Dini konular üzerine konuşuyorduk. Fetullah Gülen'in videolarını izlemiyorduk, kitaplarını okumuyorduk. Sohbetlerde ayrıca A.K. ile M.L. vardı, bu kişilerin evinde toplanıyorduk, perşembe günleri toplanıyorduk, daha önceden toplanacağımız günü belirliyorduk." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık A.K. beyanında: "Ben Adana Tufanbeyli ilçesinde 2011-2014 yılları arasında milli eğitime bağlı okullarda öğretmenlik yaptım. Halen Adana da öğretmen olarak görev yapmaktayım. Huzurda bulunan sanığı Tufanbeyli ilçesi tarım müdürlüğünde veteriner olması ve birlikte tanırım. Kendisi ile 2011 yılının Haziran ayından hatırladığım kadarıyla 2012 yılının sonlarına doğru birlikte kaldık. Daha sonra kendisinin tayini Adana'ya çıktı. Evden ayrıldı. Ayrıca evde bizden başka M.L.'da kalıyordu. Huzurda bulunan sanığın herhangi bir sohbet düzenlediğini, evde sohbet verdiğine şahit olmadım. Sanık benden zaman gazetesine veya sızıntı dergisine abone olmamı istemedi. Himmet veya başka bir ad altında para talebinde bulunmadı. C.A.Ç.'yı tanırım. Kendisi bildiğim kadarıyla sosyal bilgiler öğretmeniydi. Evimize ara ara gelirdi. Kendisinin bulunduğu ortamda herhangi bir sohbet yapılmadı. Fetullah Gülen'e ait video izlemedik, kitap okumadık. Diyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık M.L. (talimat yolu ile alınan ) beyanında: "Ben tanıklık yapacağım konuyu anladım, sanığı ismen ve kısmen tanırım, kendisiyle bu güne kadar herhangi bir kavgam husumetim hiç olmadı, 2010 yılı ile 2014 yılları arasında Adana ili Tufanbeyli ilçesinde Tufanbey’li Ortaokulunda öğretmen olarak görev yaptım, 2011 yılının içinde bir halı saha maçı sırasında sanıklar tanıştım, akabinde benim askerlik işlemlerim yakın olduğu için ev arkadaşım olan A.K.'nin kira hususunda zorlanmaması için sanığın da tıpkı ev arkadaşım gibi bekar olması sebebiyle birlikte kalabileceklerini kendisiyle konuştum, yaklaşık iki hafta birlikte kaldıktan sonra ben askerlik hizmetim için yedek subay olarak birliğime katıldım, yaklaşık bir yıl askerlik yaptıktan sonra döndüğümde de yine sanıkla aynı evde bir iki ay daha birlikte kaldım, sonrasında da zaten veteriner olan sanığın tayini çıkmıştı, bende eski ev arkadaşım ile birlikte kalmaya devam ettim, 2014 yılında da benim Kadirli'ye tayinim çıktı, kendisiyle toplamda 2-3 ay kadar birlikte kaldım, bu süre zarfında herhangi bir şekilde bu yapının örgütsel etkinliği olduğunu vurguladığınız sohbet diye adlandırdıkları toplantıları düzenlediğini, bu toplantılara katıldığını görmedim, duymadım, kaldığımız üç aylık süre zarfında yine bu terör örgütüne ait herhangi bir gazete, dergi, kitap ta görmedim, arkadaş çevresini ve arkadaşlarını bilmiyorum, askerlik dönüşünden sonra da tamamen bağlarımız koptu, kendisinin tayin olduğu yerde de tabiri uygun ise evlendi mi boşandı mı bu yapıya dahil mi değildi hiçbir şekilde bilmiyorum, tüm bildiklerimi samimice anlattım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
KARAR: DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Ayrıntıları Yargıtay Genel Ceza Kurulunun 26/09/2017 tarih ve 2017/16.MD-956 esas 2017/370 karar sayılı ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarih 2017/1443 Esas ve 2017/4758 Sayılı kararlarında belirtildiği üzere; FETÖ/PDY'nin TCK'nın 314. maddesinin 1. ve 2. fıkraları kapsamında silahlı terör örgütü olduğunun anlaşılıp kabul edildiği,
Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1861 esas 2018/294 karar, 2017/1862 esas 2017/5796 karar ve ilk derece mahkemesi sıfatı ile verdiği 2015/3 esas 2017/3 Sayılı kararlarında ve istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
"Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd. )
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280 )
Sanık hakkında duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda ve değinilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık F.B.Ö. hakkında tanık C.A.Ç.'nın beyanı, sanığın Bank Asyada bulunan hesap ve hesap hareketliliği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı şahıslarla iletişim kaydının varlığı ve suçtan kurtulmaya matuf beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olduğu, ancak örgütün yönetim kadrosunda bulunmadığının tespit edildiği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı eylemin TCK'nun 314/2 maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü Üyeliği iddiası ile cezalandırılması talebiyle hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama neticesinde;
Tanık C.A.Ç. hazırlıkta vermiş olduğu ifadesinde özetle; 2013 yılından sonra Tufanbeyli ilçesinde sohbetleri Kaymakamlıkta veteriner olarak çalışan F. isimli kişinin verdiğini, bu sohbetlere A.K. ile M.L.'nun katıldığını beyan ettiği, bu ifadesinde sohbetlerde neler yapıldığına dair beyanda bulunmadığı, mahkemece alınan beyanında ise "2011-2012 yılları arasında birlikte sohbetlere katıldık. Sanığın 1-2 defa sohbet yaptığını biliyorum. Dini konulardan bahsediyordu. Sohbetlerde Kur'an-ı Kerim okuyorduk. Dini konular üzerine konuşuyorduk. Fetullah Gülen'in videolarını izlemiyorduk, kitaplarını okumuyorduk. Sohbetlerde ayrıca A.K. ile M.L. bulunurdu" şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanığın 07.08.2014 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı olduğu belirlenen ve KHK ile kapatılan Kerrariye Eğitim Kültür ve Yardımlaşma derneğine üye olduğu ve bu derneğe üyeliğini 23.07.2016 tarihine kadar devam ettirdiği, yine bilirkişi raporuna ve hesap hareketlerine göre örgütün finans kuruluşlarından olan Bank Asya'da 4 adet vadesiz ve 3 adet katılım hesabının bulunduğu, 2013 Aralık ayında 2.859,02 TL., 2014 Şubat ayında 3.056,68 TL. ve 2014 Nisan ayında 8.221,08 TL., 2014 yılı Temmuz ayında 10.892,06 TL. 2015 Mart ayında 18.480,03 TL, 2015 yılı Haziran ayında da 25.209,75 TL. dönemlerine ait para yatırma işlemlerinin olduğu, sanığın Tufanbeyli ilçesinde veterinerlik görevini yaptığı sırada Fetö/PDY terör örgütünün sohbetlerine katıldığı, sohbet hocalığını A.C.A.'in yaptığı, kendisinden önce A.'in 22/08/2012 tarihinde görevden ayrıldığı, bu tarihten sonra gruba sohbet hocalığını Tufanbeyil ilçesinden tayini çıkıncaya kadar kendisinin yaptığının tanık C.A.Ç.'nın beyanlarından anlaşıldığı, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan S.T. isimli şahsın ifadesinde sanığın Van 100. Yıl Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde 2004-2008 yılları arasında öğrenci olduğu dönemde sanığın esnaflardan sorumlu kişi olup, öğrencilerin kendilerine ait bursları ev abisine veren kişi olduğuna yönelik beyanlarıyla sanığın kendisine bağlı esnaflara haftada bir örgüte ait evde sohbet verdiğini belirttiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile örgüt hiyerarşisi içine girdiği ve organik bağ kurduğu, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmış, her ne kadar sanık aşamalarda suçlamayı reddetmişse de belirtilen eylemleriyle örgüt hiyerarşisi içine girip örgütle organik bağ kurduğunun anlaşılması karşısında suçlamadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılan savunmalarına itibar edilmeyerek aşağıda yazılı şekilde mahkumiyeti cihetine gidilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık F.B.Ö. hakkındaki Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/10/2018 gün ve 2017/61 Esas 2018/228 Karar sayılı HÜKMÜNÜN CMK'nın 280/2. MADDESİ GEREĞİNCE KALDIRILMASINA,
Sanık F.B.Ö.'in üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği kanaatine varıldığından eylemine uyan TCK 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler ve sanığın eyleminin yoğunluğu göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı suçun terör suçu olması nedeniyle verilen cezasının 3713 Sayılı yasanın 5/1. Maddesi gereğince yarı oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sabıkasız kişiliği, duruşmadaki iyi hali lehe takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezasından TCK 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak hakkında TCK'nun 53/1-2 fıkralarıyla 3. Fıkra 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına,
TCK 58/9 maddesi gereğince sanığın cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nun 63. Maddesi gereğince verilen cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkma yasağına ilişkin adli kontrol kararının uygulanmasına, gereği için ilgili birimlere müzekkere yazılmasına,
Sanığa CMK 112 ve devamı maddeleri uyarınca adli kontrol hükümlerine uymaması halinde tutuklanabileceği hususunda ihtarat yapılmasına, (ihtarat yapıldı)
Adli kontrol kararına karşı 7 gün içerisinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine itiraz hakkı olduğunun sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı),
Sanıktan elde edilen dijital materyallerin imajlarının alınmasından sonra sanığa veya kanuni temsilcisine iadesine,
Yargılama gideri olarak sanığın ilk derece mahkemesindeki yargılamada sebebiyet verdiği 6 adet tebligat gideri 76,50 TL, 3 adet posta gideri 18,50 TL, 1 adet flash disk alımı için harcanan 67,26 TL, 2 adet bilirkişi ücreti olan 425,00 TL., istinaf aşamasında sebebiyet verdiği 1 adet elektronik tebligat gideri 5,50, 1 adet adet tebligat gideri 16,20 TL, 2 adet posta gideri 5,80 TL adet sarf kararı olan olmak üzere toplam 614,76 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Sanık ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı katılımıyla mütalaaya uygun olarak, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca yüzüne karşı karar verilenler yönünden tefhimden itibaren, tefhim edilemeyen ve tebliği gereken taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (temyiz gerekçesi bulunmayan süre tutum dilekçesi verilmesi halinde CMK'nun 295/1 maddesi gereğince gerekçeli karar tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde) Dairemize gerekçeli bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup temyiz dilekçesi mahiyetinde tutanak tutturup hakime onaylatmak suretiyle verilmesi, bir başka İlk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunularak veya bu hususta bir dilekçe verilmesi suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, 19.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)