(5237 S. K. m. 53, 54, 58, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 289) (YCGK 08.04.2008 T. 2008/9-18 E. 2008/78 K.) (YCGK 26.09.2017 T. 2017/16-956 E. 2017/370 K.) (16. CD. 26.10.2017 T. 2017/1809 E. 2017/5155 K.)
DAVA: Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanık hakkında, Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2018 tarih, 2017/156 esas, 2018/452 Sayılı kararına karşı yapılan istinaf talebinin değerlendirilmesi sonucu dosya içeriğine göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yeniden yargılama yapılmıştır.
KARAR: İDDİA:
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/12085 soruşturma, 2017/2592 esas ve 2017/454 esas sayılı iddianamesi ile "sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle 3713 Sayılı yasanın 7/1. maddesi yollamasıyla TCK'nın 314/2, 53, 54 ve 63. maddeleri gereği cezalandırılması" istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
"Sanık hakkında, kollukça düzenlenen araştırma tutanağında örgüte sempati duyar şeklinde ki tespit, Fetö/Pdy terör örgütü adına faaliyette bulunan 667 Sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına 31.01.2014-26.04.2016 tarihleri arasında üye olması, Bank Asya'da 4642296 numaralı hesabının bulunduğu ve bu hesaba terör örgütü liderinin Bank Asya'nın TMSF'ye devrinin önlenmesi amacı ile 31/08/2014 tarihindeki Bank Asya'ya para yatırılması şeklindeki talimatından sonra 04.09.2014 tarihinde 1.000 TL'lik hesap açması, tanık V. G. 'ün "Ben 2009 yılı Temmuz ayından 2016 yılı Haziran ayına kadar Erdemli İlçesinde Fetö terör örgütüne ait Işık Dershanesinde muhasebe işi ile uğraşıyordum. 2009 ile 2012 yılları arasında Işık Dershanesindeydim. 2012 yılı 2016 yılı Haziran ayı arasında ise Özel İ. Kayıkçı Erkek Öğrenci yurdunda görev yapıyordum. Anılan tarihlerde bu ilçedeydim.
A. K. hakkında sizlere şunları söyleyebilirim ki; ben bu şahsı 2012-2016 yılları arasında tanıdım, bu şahıs Milli Eğitime bağlı devlet okulunda öğretmenlik yapıyordu, hangi okulda ve hangi branş da çalıştığını bilmiyorum, bu şahıs örgütün meb mütevelli heyeti içerisindeydi, ben bu şahsı meb mütevelli heyeti içerisinde olduğunu yukarıda bahsetmiş olduğum Pazartesi günü yapılan toplantılarda meb ünite sorumlusu O. Y. 'in meb mütevellisine katılan kişilerin arasında A. K.'i de saymasıydı, Zaman Gazetesi aboneliği olduğunu yine O. Y. 'in söylemesiyle biliyordum, benim önceki beyanımda bu şahsın 17-25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında aktif olarak faaliyetler yürüttüğünü biliyorum, örgüte tamamen bağlılığını göstermiş kişilerdendir, bu şahsın örgüte eleman kazandırmak için, gazete, dergi, aboneliklerin arttırmak için faaliyetler yürüttüğünü biliyorum dememde ki kasttım şudur; A. K. Salı günü yapılan mütevelli toplantılarına katılırdı, mütevelli toplantılarına katılan kişilere Zaman Gazetesi, dergi abonesi bulmaları için, örgüte eleman kazandırmaları için tavsiyelerde, telkinlerde bulunulurdu, bu tavsiyeler Perşembe günü örgütün yapmış olduğu toplantılara katılan kişilere söylenmezdi, bu şahıs yukarıda da belirmiş olduğum 17-25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında O. Y. 'in demesine göre mütevelli toplantılarına katılması, bu sebeplerden dolayı kendisi ile ilgili bu şekilde beyanda bulundum, ben bunların dışında bu şahsın örgüte eleman kazandırmak ve gazete, dergi abone sayısı arttırmak için faaliyetler yürüttüğüne şahit olmadım, faaliyetlerine mütevelli sorumlusu O. Y. daha iyi bilir, Bylock veya örgüte ait başka herhangi bir program ile kendisiyle görüşmedim, bu şahıs hakkında söyleyeceklerim bundan ibarettir'' şeklinde beyanı ile bilgisinin O. Y. 'den duyduğu bilgi olarak belirtmesi, kendi bilgi ve görgüsünün olmaması, tanık K. Ç.'ın Cumhuriyet Başsavcılığında ki ifadesinde 2014 yılında dershaneye öğrenci kaydettirmeye geliyordu örgütle bağlantısı olup olmadığını bilmem şeklindeki beyanı, Mahkemece alınan beyanında örgütle bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum şeklindeki beyanı ile tanık Ş. Ö. 'in tanık ile ilgili görgüyü dayalı bilgisinin olmaması hususları göz önüne alındığında, dosyanın tümü kapsamında yapılan değerlendirmede sanığın terör örgütü ile organik bağ kurup, hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair, her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil elde edilemediği kanaatine varıldığını,
V. G. 'ün beyanında adı geçen O. Y. 'in halen Fetö/pdy üyesi olduğu iddiasıyla yargılanması ve savunmalarında örgütle ilgisinin olmadığına yönelik savunması karşısında, dinlenilmesine gerek duyulmadığını,
Sanığın Bank Asya hesabı ile ilgili olarak dosyada mevcut olan Bank Asya hesap özeti üzerinden yapılan değerlendirmede, terör örgütü liderinin Bank Asya'nın TMSF'ye devrinin önlenmesi amacı ile 31/08/2014 tarihindeki Bank Asya'ya para yatırılması şeklindeki talimatından sonra sanığın 1000-TL yatırarak 04.09.2014 tarihinde katılım hesabı açtığını,
Tüm dosya kapsamı ve benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26/10/2017 tarih ve 2017/1809 Esas ve 2017/5155 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, sanığın Fetö İle iltisakı nedeniyle 667 Sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olmasının tek başına örgüte üyelik suçu için kriter olamayacağı, tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu ancak Fetö/Pdy terör örgütüne müzahir olduğu toplumca idrak edilmiş olan Bank Asya'ya, Fetö/Pdy terör örgütü elebaşının bankaya destek olunması talimatı verdiği 31.08.2014 tarihli talimatından sonra, sanığın 1000-TL yatırarak 04.09.2014 tarihinde katılım hesabı açtığı katılım hesabı açmak suretiyle örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği sonuç ve kanaatine varıldığını,
Sanığın Bireysel Emeklilik hesabı açtım şeklinde ki savunması ile katılım hesabı açma işlemini açıklayamadığı anlaşıldığından savunmasına itibar edilmeyerek sanığın terör örgütünün finans kaynağı olan bankaya talimat verilen dönemde hesap açmak şeklinde ki eyleminin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerde bulunmanın yardım suçunu oluşturacağı değerlendirilmekle, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılmasına" dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
O yer Cumhuriyet savcısı istinaf talebinde özetle; "Sanığın Fetö/Pdy terör örgütü yapılanması ile süreklilik ve yoğunluk arz eder şekilde faaliyet yürüttüğü ve sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın eylemine uyan TCK'nun 314/2, 58/9, 53 ve 3713 Sayılı TMK'nın 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken sanık hakkında eyleminin terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hakkında TCK'nın 220/7. Maddesi gereğince indirim yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle kararın istinafen bozulmasını talep etmiştir.
Sanık müdafi M. Seyfi Çelik istinaf başvurusunda: "CMK 289 ve ilgili madde hükümlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasını ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere, hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesini; aksi taktirde davanın yeniden görülüp ve duruşma açılarak sonrasında beraat kararı verilmesini" talep etmiştir.
SAVUNMA :
Sanık A. K. İlk Derece Mahkemesinde yapmış olduğu savunmasında; ''32 yıllık memurluk hayatım oldu, 30 yıllık din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği hayatım oldu, bugüne kadar hiçbir terör örgütüne üyeliğim olmadı, hiçbir örgüte senpatizanlığım olmadım, toplumda alevi sunni çatışmasına ilişkin çok yararlı çalışmalarım oldu, iddianamede Bankasya ile ilgili olarak 2014 yılında Fetö'den talimat geldiği ve paraların yardım için bu bankaya yatırılması şeklinde bir ifade var, faaliyet hemen yerine getirilmesi gereken bir talimattır, ancak ben 2014 yılında paramı bireysel emeklilik sigortası için Bankasya'ya yatırdım, sadece 1.000 TL'mi bireysel emeklilik için yatırdım, yardım gibi bir düşüncem hiçbir şekilde olmadı, Aktif Sen'den 26 nisan 2016 tarihinde ayrıldım, önceleri Eğitim Bir Sen'deydim, Erdemli Eğitim Bir Sen başkanı sendikalı öğretmenleri topladı, Memur Sen başkanı bizimle görüştü, memurların maaşlarında iyileştirme olacak dedi, bizim sendikaya üye olmamızı istedi, bırakın iyileştirme yapılmasını herhangi bir yardımını dahi görmedik, ben de bu yüzden ayrıldım, Milli Eğitim Bakanlığı okullara bir yazı gönderdi ve Aktif Sen isimli sendikanın bulunduğunu ve öğretmenlerin isterse buna üye olabileceklerini söyledi, bu 2014 yılında oldu, 15 nisanda aldığım maaş bordrosunda devletin benim adıma sendika aidatı yatırdığı da bellidir, Sendikadan ayrılma sebebim bir şey yapmamalarından dolayıdır, ayrıca çıkan haberlerden dolayı ayrıldım, kolluk araştırmasında fetö ile ilişkisinin olabileceği ifadesi iddianamede geçmektedir, olabileceği kelimesi nedir bir şüphe var zan var anlamına gelmektedir, dersane konusuna gelince ben öğretmenlik hayatım boyuncu hiçbir öğrencime ve hiçbir V.me dersane konusunda hiçbir telkinde bulunmadım, ben hatta dersaneler ticarethanedir dedim, benim oğlum daha önceden Çözüm dersanesine gidiyordu, yüzde yüz bursluluk kazanmıştı, yüzde 75 büyük oğlum indirim kazanmıştı, takside bağladık, bu yüzden oğlumu dersaneye gönderdim, dersanede çalışan bir kişinin 2014 yılında öğrenci kaydettirmek için geldiğini gördüm şeklinde beyanı vardır, ancak ben bu beyanı kabul etmiyorum, hiçbir bankadan kredi kartı kullanmadım, çevrem de kredi kartı kullanmayın diyorum, birkaç defa dersaneye vardım ancak taksit ödemek için vardım, ben dersaneye her vardığımda farklı elamanlar benden taksidi aldılar, ayrıca benim hakkımda beyanda bulunan bu şahsı da tanımıyorum, ben uzun yıllar Türkiye gazetesini aldım, daha sonra en çok satan her tarafta gözümüze çarpan bir gazete olduğu için Zaman Gazetesine abone oldum, 17-25 aralıktan sonra çocuğumun dersanesinden zaman gazetesinde deneme sınavı olduğu için almamızı tavsiye ettiler, Sızıntı dersini branşım ile ilgili olduğu için aldım, ancak daha sonra bıraktım, iddianamenin sonuç kısmında terör örgütü üyesi olmasından dolayı ihraç edilmiştir gibi bir ibare var, ancak iddia ispat eder ancak burada ispat edilmiş bir durum söz konusu değildir, olmayan bir şey ispatlanmaz, olan bir şey ispatlanır, hiçbir ifade alınmadan ihraç edildik, 2010 yılı eylül ayında büyük bir kalp krizi geçirdim, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinde kalbi besleyen iki damara üç tane stend takılmıştır şeklinde raporum vardır, bununla ilgili olarak iğneler yapılmaktadır, ayrıca bununla ilgili tahliller yapılması gerekmektedir, 21 eylülde biz cezaevine nakledildik, 4 ay boyunca tahlillerim yapılmadı, hastalığım ilerlemiştir, bunun dikkate alınmasını istiyorum, benim durumum ile ilgili olarak Doktor E. Yetkin'den bilgi alınabilir, 5 tane çürük dişim vardır, kalbime de zarar vermektedir, ben bu tanıklarla hiç bir arada bulunmadım, ben daha önce gazete abonesi olduğumu söylemiştim, ben 19 yıl boyunca öğretmenlik yaptım, dolayısıyla beni tanıyan yüzlerce öğrenci ve V. var, bunlardan kimse benim hakkımda beyanda bulunmazken yabancı iki kişi benim hakkımda beyanda bulunuyor, kaldı ki V. G. 'de O. Y. 'den duyduklarını söylediğini beyan ediyor, Ş. Ö. 'in kimleri gazete abonesi yaptığımı açık açık söylemesi lazım, bu iki kişi de aslında beni tanımamaktadır, önceki savunmalarımı tekrar ederim, beraatimi talep ederim, O. Y. 'i bir seminerde görmüştüm orada tanışmıştık, ayrıca eşi de din kültürü öğretmeniydi, din kültürü öğretmenlerini seminere almışlardı, o da eşini bu seminere getirip götürürken görmüştüm, ben 2010 yılında kalbimden ameliyat oldum, kalbimde 3 tane stent var, rahatsızlığım nedeni ile camiye bile gidemiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık A. K. Esasa İlişkin Savunmasında: ''Mütalaayı kabul etmiyorum, Milli Eğitim Müdürlüğünün ihraç yazısında terör örgütü ile irtibatlı olabileceği değerlendirildiğinden ihraç edilmiştir şeklinde bir yazı iddianamede geçmektedir, ben Eğitim Bir Sen'e bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine üye oldum, Erdemli'de sendikanın öğretmenevinde yaptığı toplantıda her öğretmene 200 TL zam yapılacağını sendika başkanı söyledi, aylar geçmesine rağmen bu söz yerine gelmeyince ben de tepki olarak Eğitim Bir Sen'den istifa ettim ve o dönem yeni kurulan ve okula kuruluş yazısı MEB tarafından gönderilen Aktif Eğitim Sen'e üye oldum, 17/25 Aralık sürecinden sonrada bu sendikadan istifa ettim, Bank Asya konusuna gelince benim en sevmediğim yerler bankalardır, benim kredi kartım bile yoktur, o günlerde bireysel emeklilik ile ilgili reklamlar vardı, bende ileride ihtiyacım olur diye Erdemli'de katılım bankası olarak sadece Bank Asya bulunduğu için oraya 1.000 TL para yatırdım, ben bu paranın arkasını takip etmedim, halen de bu para bankadadır, ben kesinlikle talimat ile hareket etmedim, hakkımda beyanda bulunan V. G. sadece duyduğunu beyan ediyor, Ş. Ö. ile ilgili olarak kimse gazete aldığını söylemezken ben gazete abonesi olduğumu söylemiştim, ben yıllardır Erdemli'deyim, beni yıllardır tanıyan iş ve yakın çevrem benim hakkımda tek olumsuz bir şey söylemezken, beni tanımayan insanların bu şekilde beyanda bulunmalarını takdirlerinize sunuyorum, beraatimi talep ediyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur. şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık A. K.'in Ceza Dairemizce alınan savunmasında: "Ben önceki savunmalarımı tekrar ederim, ben Din Kültürü öğretmeniydim, M. Nuri Ersöz de Din Kültürü öğretmeniydi, Erdemli'deki tüm Din Kültürü Öğretmenleri'ni seminere çağırdılar, kendisi seminerde tecrübelerini anlattı, bununda dışında 1-2 kez cenazede karşılaştım, kendisini başkaca da tanımıyorum, kendisi şeker hastası, benle ilgili beyanlarını kabul etmiyorum, kesinlikle böyle bir örgütün içinde yer almadım, sosyal yönü zayıf olan bir adamım, kalbimde 3 tane stent vardır, kendimi evime kapattım, suçsuzum beraatimi isterim," şeklinde savunma yapmıştır.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık F. B. Ö. hakkında fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince beraatine karar verilip, fetö/pdy silahlı bir terör örgütü olduğuna ilişkin yargı kararları ve ilgili birimlerce tespitlerin bulunup sanığın dosyaya yansıyan kanıtlara göre örgütle bağlantılı örgütün sivil toplum örgütleri faaliyetleri çerçevesinde oluşturduğu Kerrariye Eğitim ve Dayanışma derneğine üyeliğinin mevcut olup, örgütün en önemli finansal kaynağını oluşturan ve örgüt elebaşısının devletin tedbir aldığı sırada bank asyaya sahip çıkılması yönündeki talimatı sonrası sanığın bankacılık hesap hareketinin mevcut olduğu, tanık beyanlarında sanığın sohbet hocalığı yaptığı ve sanığın esnaflardan sorumlu kişi olarak örgütsel faaliyette bulunduğunun beyan edildiği, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyeliği için aranan çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik kriterlerine uygun delillerin dosyada mevcut olup bu bakımdan Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 53, 58, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi esas hakkında mütalaa olunur," şeklinde mütaalada bulunmuştur.
DELİLLER:
-Sanık savunması,
-Sanığın kullanmış olduğu telefonda bylock tespit edilemediğine dair Mersin İl Emniyet Müdürlüğü yazısı,
-Sanık hakkında FETÖ/PDY Terör örgütü kapsamında yapılan araştırma tutanağı,
-Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı,
-Bank Asya'dan gelen yazı cevabı,
SÖZLÜ DELİLLER:
TANIK K. Ç. İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA:' 'Önceki beyanlarımı tekrar ederim, sanığın deshanede çocuğunun olduğunu biliyorum fakat örgütle bir bağlantısının olup olmadığını bilmiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK V. G. 'ÜN İLK DERECE MAHKEMESİNCE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: ''Ben bu konu ile ilgili Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığında, Terörle Mücadele Büro Amirliğinde beyan vermiştim, bu verdiğim beyanları aynen tekrar ederim.
Ben 2009 yılı Temmuz ayından 2016 yılı Haziran ayına kadar Erdemli İlçesinde Fetö terör örgütüne ait Işık Dershanesinde muhasebe işi ile uğraşıyordum. 2009 ile 2012 yılları arasında Işık Dershanesindeydim. 2012 yılı 2016 yılı Haziran ayı arasında ise Özel İ. Kayıkçı Erkek Öğrenci yurdunda görev yapıyordum. Anılan tarihlerde bu ilçedeydim. Benim bu yıllar arasında ilçede bulunurken 2 farklı ilçe imamının dönemi söz konusu oldu. Bu ilçe imamları öncesinde 2009 ile 2014 yılları arasında M. Cerit, 2014 yılı ile 2016 yılı Haziran ayı arasında Ş. U. 'dur. Ş. U. ile M. Cerit dönemleri arazında bazı uygulama farklılıkları söz konusu olmuştur.
A. K. hakkında sizlere şunları söyleyebilirim ki; ben bu şahsı 2012-2016 yılları arasında Erdemli'de tanıdım, bu şahıs Milli Eğitime bağlı devlet okulunda öğretmenlik yapıyordu, hangi okulda ve hangi branş da çalıştığını bilmiyorum, bu şahıs örgütün meb mütevelli heyeti içerisindeydi, ben bu şahsı meb mütevelli heyeti içerisinde olduğunu yukarıda bahsetmiş olduğum Pazertesi günü yapılan toplantılarda meb ünite sorumlusu O. Y. 'in meb mütevellisine katılan kişilerin arasında A. K.'i de saymasıydı, Zaman Gazetesi aboneliği olduğunu yine O. Y. 'in söylemesiyle biliyordum, benim önceki beyanımda bu şahsın 17-25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında aktif olarak faaliyetler yürüttüğünü biliyorum, örgüte tamamen bağlılığını göstermiş kişilerdendir, bu şahsın örgüte eleman kazandırmak için, gazete, dergi, aboneliklerin arttırmak için faaliyetler yürüttüğünü biliyorum dememde ki kasttım şudur; A. K. Salı günü yapılan mütevelli toplantılarına katılırdı, mütevelli toplantılarına katılan kişilere Zaman Gazetesi, dergi abonesi bulmaları için, örgüte eleman kazandırmaları için tavsiyelerde, telkinlerde bulunulurdu, bu tavsiyeler Perşembe günü örgütün yapmış olduğu toplantılara katılan kişilere söylenmezdi, bu şahıs yukarıda da belirmiş olduğum 17-25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında O. Y. 'in demesine göre mütevelli toplantılarına katılması, bu sebeplerden dolayı kendisi ile ilgili bu şekilde beyanda bulundum, ben bunların dışında bu şahsın örgüte eleman kazandırmak ve gazete, dergi abone sayısı arttırmak için faaliyetler yürüttüğüne şahit olmadım, faaliyetlerine mütevelli sorumlusu O. Y. daha iyi bilir, bank asya’da hesabının olup olmadığını bilmiyorum, Bylock veya örgüte ait başka herhangi bir program ile kendisiyle görüşmedim, bu şahıs hakkında söyleyeceklerim bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK Ş. Ö. TALİMAT İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: ''Ben 2011-2015 yılları arasında Erdemli ilçesinde Zaman gazetesinde dağıtım sorumlusu olarak çalışıyordum. Sanığın Erdemli ilçesinde öğretmen olduğunu biliyorum. Zaman gazetesi aboneliği vardı. MEB mütevelli heyeti içerisinde yer aldığını biliyorum ve 17/25 Aralık sonrasında da devam etti. Gazete aboneliği konusunda aktif olarak bize destek verirdi. Bunun dışında sanık hakkında başka bildiğim birşey yoktur'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK M. N. E. DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: "Daha önceki ifademde de belirttiğim gibi tahminen 2005-2010 yılları arasında A. K.'i birkaç kez sohbetlerde gördüm, kendisini de zaten tanırım, örgüt içerisinde A. K.'in bir görevi olup olmadığını bilemiyorum, A. K.'in yakın tarihlerde örgütle bağlantısı olup olmadığını bilemiyorum zaten kendisini de uzun zamandır görmüyorum,"
Tanığa 10/07/2019 tarihli etkin pişmanlığa ilişkin beyan ve teşhis tutanağı okunarak sorulduğunda; Bu beyan ve teşhis tutanağı doğrudur, bana aittir, yılları somut olarak hatırlamadığım için 2004 ile 2014 yılları arası olarak belirtmiştim, ben sanıklar 1 yıla yakın aynı sohbet grubunda olduğumu düşünüyorum dediğim gibi bu durum 2010 yılı öncesine aittir, dediğim gibi ben yıl yıl hatırlamadığım için sanıkla ilgili de 2004-2014 yılları arasında bazı yıllar aynı sohbet grubunda beraberdik diye beyanda ve teşhiste bulundum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK O. Y. DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: V. G. 'ün yalan beyanda bulunduğunu söylemiştim, A. K.'i ise Din Kültürü öğretmeni olması nedeniyle tanırım, belki Milli Eğitim toplantılarında beraber bulunmuşuzdur fakat örgütsel sohbetlerde bulunmadım, sanığın mütevelli heyetinde olup olmadığını da bilmiyorum, ben V. G. 'e A. K.'in MEB mütevelli heyetinde olduğuna dair birşey söylemedim, dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Ayrıntıları Yargıtay Genel Ceza Kurulunun 26/09/2017 tarih ve 2017/16.MD-956 esas 2017/370 karar sayılı ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarih 2017/1443 Esas ve 2017/4758 Sayılı kararlarında belirtildiği üzere; FETÖ/PDY'nin TCK'nın 314. maddesinin 1. ve 2. fıkraları kapsamında silahlı terör örgütü olduğunun anlaşılıp kabul edildiği,
Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1861 esas 2018/294 karar, 2017/1862 esas 2017/5796 karar ve ilk derece mahkemesi sıfatı ile verdiği 2015/3 esas 2017/3 Sayılı kararlarında ve istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
"Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Sanık hakkında duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda ve değinilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile olan ilişkileri ve bu bağlamda hukuki durumunun tespiti:
Silahlı Terör örgütüne üye olmak, TCK 314/1 maddesinde nitelikleri belirtilen örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği; örgütün kuruluş amaçlarını faaliyet ve eylemlerini benimseyerek, gönüllü olarak hiyerarşiye dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle olması gerekir. Suç örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmaktadır. Üyelik için failin örgütle organik bağ kurup (canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden) örgüt amacı doğrultusunda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faliyetlerde bulunması gerekir. Kurulan bağın isteyerek ve iradi olması gerekmektedir. Aynı zamanda tek taraflı fiili bir katılmanın olması halinde söz konusu suç oluşmaktadır. Yargıtayın süreklilik kazanmış kararlarında silahlı Örgüt üyeliği kabul edilebilecek olan bazı hallere örnek vermek gerekirse; Örgütle organik bağ içine girip (hiyerarşik yapıya dahil olmak ) faaliyette bulunmak, Örgüte ait kamplarda siyasi veya silahlı eğitim almak, kod adı kullanmak, yakalanmamak için sahte isim ve pasaport kullanmak, örgüte özgeçmiş raporu vermek, örgütün faaliyetleri doğrultusunda ders almak, örgüte elaman temin etmek vb. (CGK. 16.05.2006/141-140, 9.CD. 16.02.2006 gün ve 2005/7021 E. 2006/859 K.)
Sanık hakkında, kollukça düzenlenen araştırma tutanağında örgüte sempati duyar şeklinde ki tespit, Fetö/Pdy terör örgütü adına faaliyette bulunan 667 Sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına 31.01.2014-26.04.2016 tarihleri arasında üye olması, Bank Asya'da 4642296 numaralı hesabının bulunduğu, ve bu hesaba terör örgütü liderinin Bank Asya'nın TMSF'ye devrinin önlenmesi amacı ile 31/08/2014 tarihindeki Bank Asya'ya para yatırılması şeklindeki talimatından sonra 04.09.2014 tarihinde 1.000 TL'lik hesap açması, tanık V. G. 'ün talimatla alınan 26/09/2018 tarihli beyanında; "Ben 2009 yılı Temmuz ayından 2016 yılı Haziran ayına kadar Erdemli İlçesinde Fetö terör örgütüne ait Işık Dershanesinde muhasebe işi ile uğraşıyordum. 2009 ile 2012 yılları arasında Işık Dershanesindeydim. 2012 yılı 2016 yılı Haziran ayı arasında ise Özel İ. Kayıkçı Erkek Öğrenci yurdunda görev yapıyordum. Anılan tarihlerde bu ilçedeydim. A. K. hakkında sizlere şunları söyleyebilirim ki; ben bu şahsı 2012-2016 yılları arasında tanıdım, bu şahıs Milli Eğitime bağlı devlet okulunda öğretmenlik yapıyordu, hangi okulda ve hangi branş da çalıştığını bilmiyorum, bu şahıs örgütün meb mütevelli heyeti içerisindeydi, ben bu şahsı meb mütevelli heyeti içerisinde olduğunu yukarıda bahsetmiş olduğum Pazartesi günü yapılan toplantılarda meb ünite sorumlusu O. Y. 'in meb mütevellisine katılan kişilerin arasında A. K.'i de saymasıydı, Zaman Gazetesi aboneliği olduğunu yine O. Y. 'in söylemesiyle biliyordum, benim önceki beyanımda bu şahsın 17-25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında aktif olarak faaliyetler yürüttüğünü biliyorum, örgüte tamamen bağlılığını göstermiş kişilerdendir, bu şahsın örgüte eleman kazandırmak için, gazete, dergi, aboneliklerin arttırmak için faaliyetler yürüttüğünü biliyorum, A. K. Salı günü yapılan mütevelli toplantılarına katılırdı, mütevelli toplantılarına katılan kişilere Zaman Gazetesi, dergi abonesi bulmaları için, örgüte eleman kazandırmaları için tavsiyelerde, telkinlerde bulunulurdu, bu tavsiyeler Perşembe günü örgütün yapmış olduğu toplantılara katılan kişilere söylenmezdi, bu şahıs yukarıda da belirmiş olduğum 17-25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında O. Y. 'den duyduğuna göre mütevelli toplantılarına katıldığını beyan ettiğini,
Tanık Ş. Ö. 'in talimatla alınan 19/09/2018 tarihli beyanında "Ben 2011-2015 yılları arasında Erdemli İlçesinde Zaman Gazetesinde dağıtım sorumlusu olarak çalışıyordum. Sanığın Erdemli ilçesinde öğretmen olduğunu biliyorum. Zaman Gazetesi aboneliği vardı MEB mütevelli heyeti içerisinde yer aldığını biliyorum ve 17/25 Aralık sonrasında da devam etti. Gazete aboneliği konusunda aktif olarak bize destek verirdi," şeklindeki beyanları ile sanığın sendika üyeliği ve talimat dönemlerine denk gelen şekilde Bank Asya'ya hesap açıp para yatırması birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın, Fetö/Pdy terör örgütü adına faaliyette bulunan 667 Sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, Bank Asya'da Terör Örgütü liderinin talimatı üzerine talimat tarihleri içerisinde hesap açıp para yatırdığı ve tanıklar Ş.. ve V.'nin birbirini doğrulayan yukarıda açıklanan samimi görülüp itibar edilen beyanları ile sanığın Erdemli MEB Mütevelli heyeti içerisinde yer aldığının anlaşıldığı, bu şekilde sanığın silahlı örgüt içerisinde süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile örgüt hiyerarşisi içine girdiği ve organik bağ kurarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmış, ilk derece mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örğüte yardım etme suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş, bu gerekçelerle sanığın fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyeti yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık A. K. hakkındaki Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/10/2018 gün ve 2017/156 Esas 2018/452 Karar sayılı HÜKMÜNÜN CMK'nın 280/2. MADDESİ GEREĞİNCE KALDIRILMASINA,
Sanık A. K.'in üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği kanaatine varıldığından eylemine uyan TCK 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler ve sanığın eyleminin yoğunluğu göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı suçun terör suçu olması nedeniyle verilen cezasının 3713 Sayılı yasanın 5/1. Maddesi gereğince yarı oranında artırılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sabıkasız kişiliği, duruşmadaki iyi hali lehe takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezasından TCK 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak hakkında TCK'nun 53/1-2 fıkralarıyla 3. Fıkra 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına,
TCK 58/9 maddesi gereğince sanığın cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nun 63. Maddesi gereğince verilen cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesince CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışı çıkış yasağına ilişkin adli kontrol kararının devamına,
Adli Kontrol kararının devamına karşı 7 gün içerisinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine itiraz hakkı olduğunun sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı),
Sanıktan elde edilen dijital materyallerin imajlarının alınmasından sonra sanığa veya kanuni temsilcisine iadesine,
Yargılama gideri olarak sanığın ilk derece mahkemesindeki yargılamada sebebiyet verdiği 4 adet tebligat gideri 57,00 TL, 2 adet posta gideri 17,00 TL, istinaf aşamasında sebebiyet verdiği 1 adet tebligat gideri 16,20 TL, 1 adet elektronik tebligat gideri 5,50 TL, 1 adet posta gideri 13,00 TL olmak üzere toplam 108,70 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Sanık ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı Ü. Şahiner'in (36023) katılımıyla mütalaaya uygun olarak, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca yüzüne karşı karar verilenler yönünden tefhimden itibaren, tefhim edilemeyen ve tebliği gereken taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (temyiz gerekçesi bulunmayan süre tutum dilekçesi verilmesi halinde CMK'nun 295/1 maddesi gereğince gerekçeli karar tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde) Dairemize gerekçeli bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup temyiz dilekçesi mahiyetinde tutanak tutturup hakime onaylatmak suretiyle verilmesi, bir başka İlk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunularak veya bu hususta bir dilekçe verilmesi suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, 19.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)