(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 314) (3713 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 221, 280) (YCGK 08.04.2008 T. 2008/9-18 E. 2008/78 K.) (YCGK 26.09.2017 T. 2017/16-956 E. 2017/370 K.) (16. CD. 14.07.2017 T. 2017/1443 E. 2017/4758 K.) (16. CD. 15.02.2018 T. 2017/1861 E. 2018/294 K.)
DAVA: Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/11/2018 tarih ve 2017/97 esas 2018/373 karar sayılı kararı ile dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderildiği, Dairemizin 2018/2858 esasına kaydının yapılarak Dairemizce yeniden yargılama yapılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2017 tarih ve 2017/50788 soruşturma 2017/11309 esas, 2017/2175 Sayılı iddianamesi ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53/1-2, 58/9, 63/1 maddeleri gereği cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Sanığın Erdemli merkez mütevelli heyetinin 1. grubunda mütevelli içerisinde yer aldığını, gazete aboneliğinin bulunduğu ve özellikle sanığın çevresindeki insanları gazeteye abone yapma konusunda aktif olarak çalıştığına yönelik tanık Ş. Ö.'in beyanı, sanığın evinde organize etmiş olduğu sohbetlere çağırdığı ve bu sohbetlere katıldığına yönelik tanık H. O.'un beyanı, her ne kadar mahkememizce dinlenilmemiş ise de özellikle sanığın yaşadığı Erdemli ilçesinde ektin pişmanlıktan dolayı örgüte bağlık bir çok kişi hakkında beyanda bulunan A. A.'nın sanığın mütevelli olduğu ve 17/25 Aralık öncesi ve sonrasında aktif olarak çalıştığına yönelik beyanı, her ne kadar yargılama aşamasında beyanlarını değiştirmiş iseler de tanıklar V. G. ve A. K.'ın diğer tanık anlatımlarını doğrular nitelikte beyanlarının ve V. G. ve A. K.'ın müdafi huzurunda alınan hazırlık beyanlarının gerçeği yansıttığı anlaşıldığı ve bu şekilde mahkememizce itibar edilen hükme esas alınan hazırlık beyanlarında sanığın mütevelli heyetinde olduğu, gazete aboneliğinin bulunduğu, gazete abonesinin arttırılması ve örgüte eleman kazandırılması için aktif olarak çalıştığını örgüte bağlılığının tamamen kanıtlanmış biri olduğu, 17/25 Aralık sonrası örgütün tüm faaliyetlerine katıldığı ve Erdemli merkezde bulunan 3. grup içerisinde Z. Y.'in sorumluluğunda mütevelli heyeti içerisinde yer aldığına yönelik V. G.'ün beyanı, sanığın 17/25 Aralık öncesi ve sonrasında örgüt içerisinde aktif olduğuna yönelik tanık A. K.'ın beyanı, bu şekilde sanığın örgüt içerisinde mütevelli olduğuna ilişkin anlatımlar ile (FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün deşifre olmamak amacıyla bir takım terimler ve tabirler kullandığı, önemli görevler verilen örgüt mensuplarına verilen bu terimler ve tabirler ile hitap edildiği, dar bölge, dar bölge imamı, büyük bölge, büyük bölge imamı, il imamı, ilçe imamı, eyalet, eyalet mesulü, büyük bölgeci, bölge talebe mesulü, büyük bölge talebe mesulu, ışık ev, ev abisi, ev ablası, mütevelli, küçük bölgeci, pırlanta, kadro, ünite mesulü, eğitim danışmanı, il muhasebecisi, il finansçısı, büyük bölge finansçısı, gazete temsilcisi, okullar genel müdürü, dersaneler genel müdürü, yönetim kurulu, ali heyet, inka, tinka, himmet, üniversite mesulü, lise mesulü, ortaokul mesulü, mezun mesulü, imam hatip mesulü, devre mesulü, yurtlar mesulü, kamp, mobil kamp, leyle-i nurani, köy mesulü, mühendis mesulü, diyanet mesulü, çalışan mesulü, memur mesulü, MEB mesulü, eminer, izdivaç mesulü, şakirt, hijyen, hususi, bahçıvan bölgesi, hoca efendi, çetele gibi terimler ve tabirler olduğu yine mütevelli terimi FETÖ/PDY terör örgütü açısından; örgütün toplantılarına katılan örgüte düzenli maddi destekte bulunan çevrede örgüt adına maddi destek arayan, örgüte adam kazandırmaya çalışan, örgütün yayın organına abone bulmaya çalışan kişileri ifade eder) her ne kadar banka hareketleri yönünden aldırılan bilirkişi raporunda talimat gereği işlem yapılmadığı belirtilmiş ise de örgüte ait Bank Asya’nın 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra mali durumunun bozulması üzerine bankayı kurtarmak amacıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda 05/02/2014 tarihinde altın hesabı açtırarak 06/02 /2014 tarihinde 13.932 TL lik hurda altın alımı yapıp bu şekilde bu tarihte açılan hesaba bu parayı yatırdığının tespit edildiği, bu şekilde söz konusu sanığın talimat tarihlerine denk gelecek şekilde altın hesabı açtırıp söz konusu hesaba altın yatırmış olması gözetilerek söz konusu bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek talimat tarihinde para yatırmış olduğunun tespiti yine sanığın kullandığı GSM numaralarında ki HTS kayıtlarından anlaşılacağı üzere Erdemli'nin İlçe imamı/abisi olan Ş. U. ile görüşme kayıtlarının bulunması yine bunun dışında sanığın haklarında farklı dosyalardan FETÖ örgüt üyeliği suçundan soruşturma yürütülen K. T., V. G., O. A., Z. Y. ve Y. Ö. ile görüşme kayıtlarının bulunduğuna yönelik tespitler, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün diğer bir mali kaynağını oluşturan ve bu kapsamda 667 Sayılı KHK 2. maddesi uyarınca kapatılan Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine 18/07/2014 ile 08/08/2014 tarihleri arasında cep telefonu üzerinden mesaj yoluyla (5777 numaralı kısa mesaj hattı) 4 kez bağışta bulunduğuna ilişkin tespiti ile özellikle sanığın ikrara yönelik beyanları da göz önüne alındığında her bir iddia çerçevesinde sanığın durumu değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY yapılanmasına ilişkin olarak konumu incelenmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.03.2016 tarih ve 2015/5452 esas, 2016/1983 Sayılı kararında da belirtildiği üzere "... Örgüte adam kazandırma ile mali yardım toplama faaliyetleri içerisinde yer aldıkları, örgütün yapılanmasının oluşturulması yönünde faaliyetlerde bulundukları, örgütün diğer üyeleri ile sürekli irtibat kurdukları anlaşılmakla, eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında, örgütle organik bağ kurdukları anlaşılan sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde..." kararı da dikkate alındığında FETÖ/PDY yapılanmasının simgelerinden sayılan kriterlerden sanığın örgütün Erdemli yapılanmasında ilçe imamının hiyerarşisinde Merkez mütevelli sorumlusuna bağlı mütevelli konumunda olması, talimat tarihine denk gelecek şekilde bank asya’da altın hesabı açtırarak para yatırmış olması, HTS kayıtlarının örgüt ile irtibatlı bir çok kişi ile görüşme kaydının bulunması, yine Kimse Yok Mu Derneğine bağışta bulunması tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere örgüte eleman kazandırması, gazete aboneliği yapma konusunda çalışması, himmet bağış adı altında yardımda bulunması ve buna yönelik sanığın da ikrarından da anlaşılacağı üzere sanık üzerinde toplandığının görüldüğü, bu delil bileşkesinin Yargıtay 16 Ceza Dairesi'nin 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı kararı ve diğer kararlarında da yapmış olduğu değerlendirmeleri ile örgüt suçları açısından aradığı süreklilik ve çeşitlilik kriterine uyduğunun anlaşıldığı, zira tüm delillerin aynı sanık üzerinde toplanmasının tesadüf olmasının beklenemeyeceğinden sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği değerlendirilerek mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.
Sanığın eğitim düzeyi, tecrübe, örgütteki geçmişi ve konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, terör örgütünde silah unsur ise de unsur yanılgısının da söz konusu olmadığı anlaşılmakla sübut bulan müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığa verilecek cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında, örgütsel bazda basit talimatları yerine getiren, herhangi bir sorumluluğu bulunmayan örgüt üyelerinden olmaması, subüt kısmında açıklandığı şekilde örgüt üyeleri arasından örgüte kendisini tam olarak adayan ve örgüt üyeleri içerisinde kendisini bağlılık anlamında ispatlayan, uzun süre örgüt üyesi olan kişiler arasından seçilmesi, örgütün Mersin ili Erdemli ilçesindeki mevcudiyetine etki eden, diğer örgüt üyelerinden ayrılan maddi ve manevi katkıları gözönüne alındığında suçun basit haliyle işlenmediği kanaatiyle sanığın örgüt içerisindeki konumu, yukarıdaki eylemleri, örgüt içerisindeki kalma süresi, suçun işleniş biçimi ve özellikleri, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61.maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yoluna gidilmiştir.
Sanığın etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirterek örgüt faaliyetlerine ve bir kısım örgüt mensuplarına ilişkin beyanlarda bulunmuş ise de, bank asya yönünden yapılan değerlendirmede her ne kadar bunu talimatla yatırdığını kabul etmemiş ise de söz konusu altının talimat tarihinde altın hesabı açmak suretiyle yatırılması söz konusu iken bu hususta inkara yönelik anlatımda bulunması, ve özellikle etkin pişmanlıktan yararlanmak istemesine rağmen dosyamız arasına gönderilen Mersin 8. Ağır Ceza mahkemesinin 2017/297 esas sayılı dosyasında sanık Y. A. yönünden tanık olarak dinlenen sanığın beyanlarında çelişki olması ve hazırlık beyanından farklı anlatımlarda bulunması yine aynı şekilde Mersin 8 Ağır Ceza mahkemesinin 2017/109 esas sayılı dosyasında dosya sanıkları yönünden hazırlık ifadesinde sanıkların ev sohbetlerine katıldığından bahsetmişken daha sonra çelişkili ifadesi ile beyanını değiştirdiği yine 17/25 aralık sonrası mütevelli heyetinde olduğunu belirtmesine rağmen mahkeme ifadesinde bundan da vazgeçtiği bu şekilde örgütün Mersin ilçesi Erdemli yapılanmasında mütevelli konumunda bulunan sanığın mahkememizde önceki beyanını tekrar etmesine rağmen yukarıda açıklandığı üzere örgütsel tavrını sürdürdüğü, kendi dosyasına etkin pişmanlıktan faydalanıp hazırlıkta hakkında beyanda bulundukları sanıkların yargılandığı dosyalarda tanık olarak dinlendiğinde bu beyanlarından dönerek örgüt üyelerinin ceza almasına engel olmaya çalışarak örgütsel tavrını sürdürdüğü ve dolayısıyla pişman olmadığı, beyanlarının suçun ikrarı mahiyetinde olduğu kanaatine varılarak CMK'nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
İstinaf başvurusunda bulanan sanık N. T. müdafii Av. Y. Ş. istinaf dilekçesinde; "İlk Derece Mahkemesi'nin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediğini, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak sanık müvekkil hakkında etkin etkin pişmanlık hükümlerinin en yüksek indirim oranları ile uygulanması suretiyle hüküm tesis edilmesine karar verilmesini" belirterek yerel mahkemece verilen hükmün bozulması istemiyle istinafa başvurmuştur.
İstinaf başvurusunda bulanan sanık N. T. istinaf dilekçesinde; "İlk Derece Mahkemesi'nin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu üzerine atılı suçu işlemediğini" belirterek yerel mahkemece verilen hükmün bozulması istemiyle istinafa başvurmuştur.
Dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçesi içeriği dikkate alınarak yapılan inceleme sonucu, duruşma açılması gerektiği kanaatine varılmakla; 5237 saylı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık N. T. Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında; "Ben bu konuda daha önce soruşturma aşamasında verdiğim ifadelerimi aynen tekrar ederim, değiştireceğim veya ekleyeceğim bir husus yoktur, etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum, sadece bazı ifadelerimde düzeltme yapmak istiyorum, 2010-2011 yıllarımda evime hırsız girdi, polis çağırdım, evde bulunan altınları bankaya yatırmamı söylediler, bende bunun üzerine oğlumun Bank Asya'daki hesabına 154 gram altını yatırdım, kesinlikle örgüt liderinin talimatı üzerine bankaya para yatırmadım, daha önce verdiğim isimler doğrudur, yapmış olduğum teşhisler doğrudur, ben bu yapının 17-25 Aralık'a kadar sohbetlerine katıldım, 1-2 kez sohbetlerine devam ettim ancak en son ne zaman gittim hatırlamıyorum, en son 2014 yılı içinde de birkaç defa sohbetlere katıldım ancak tam tarihini hatırlamıyorum, çocuklarımı 2008-2016 yılları arasında FETÖ'ye ait Erdemli Özel Yıldırımhan okuluna gönderdim, çocuklarımın psikolojisi bozulmasın diye okulun bitmesini bekledim, Zaman Gazetesi ve Sızıntı dergisine aboneliğim oldu, ücretini önceden peşin verdiğim için bana 2014 yılında da gelmişti, toplu ödeme bittikten sonra bir daha abone olmadım, katıldığım toplantılarda himmet adı veya kurban adı altında hiç para vermedim, Kimse yok mu derneğine 2014 yılında 3-4 defa mesaj yolu ile yardım gönderdim, 5 aydır tutuklu olduğum için hafıza kaybı yaşayabiliyorum, tarihleri karıştırabilirim, bu konuda emin değilim, Erdemli ilçesinde FETÖ ile bağlantılı kişilerle telefonla görüşme sebebim Erdemli'de 25 yıllık esnaf olmam nedeniyle olabilir, her kesimden müşteri çevrem vardır, görüşmelerimin içerikleri ticari içeriklidir, bu yapı çerçevesinde görüşmedim, ben sadece sohbetlere giderdim, örgütün yaptırdığı yurda halı, perde gibi bağışlarda bulundum, ayrıyeten inşaatına çimento yardımında bulundum, bu yurt 2011-2012 yıllarında yapıldı, yurda babamın adı verildi, bazı şahıslar babama gelerek bu yurda senin adını vereceğiz, bize yardım yap demişler, babam bana bu durumu anlatınca bende çimento ve bir kısım inşaat malzemesi yardımında bulundum, daha sonra babam bu yurda yardım etmeyince babamın ismini 2014-2015 yıllarında kaldırmışlar, yurt yapımına verdiğim malların değeri 15-20.000 TL civarındadır, sohbetler genelde sohbete katılan kişilerin evinde yapılırdı, benim evimde de yapıldı, 1-2 defa yurtta da sohbet yapıldı, ben haftada bir defa gidiyordum, bylock programı ile ilgili bilgim yoktur, benden yüklememi isteyen olmadı, korktuğumdan dolayı kendim gelerek anlatmadım, çok pişmanım, bu sohbetlere dini duygularla Allah rızası için katıldım, suç işleme kastı ile yapmadım, V. G.'ü 2010-2014 yılına kadar yurt görevlisi olması nedeniyle tanırım, bizim sohbet grubumuza bir dönem katıldı, sanırım 2010 yılıydı, tanık V.'nin aleyhime verdiği beyanları kabul etmiyorum, gizli tanığın ifadelerini kabul etmiyorum, bu yapının mütevelli heyetini bilmiyorum, tanımıyorum, K. M.'i esnaf olması nedeniyle 4-5 yıldır tanırım, beyanlarında bahsettiği toplantı grubu doğrudur, tarihler 2013-2014 yıllarına ilişkindir, Bank Asya'dan en son 2016 yılı Mayıs ya da Haziran ayı gibi eşimin altınlarını çektim, 0533 777 5. .. numaralı hat bana aittir, ben kullanırım, 28/08/2015 günü Ş. U. ile yaptığım görüşme bir kız çocuğunun yurda yerleştirilmesi ile alakalıdır, Ş.'in çocuğu ile benim çocuğum aynı okuldadır, ben yapıya ilişkin tüm bildiklerimi samimi bir şekilde anlattım, etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum, tahliyemi istiyorum, ben tutuklandıktan sonra cezaevi yönetimi beni kamerasız bir odaya aldılar, istihbarattan geldiğini söyleyen bir şahıs devletine yardımcı olmak istiyorsan bana bilgi ver dedi, bende bildiklerimi bu şahsa anlattım" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık N. T.'ın Dairemizce alınan savunmasında; "Ben etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmuştum, bu beyanım doğrudur, tensip ara kararı gereğince yeniden teşhiste bulunup bulunmayacağım KOM Şube Müdürlü görevlilerince sorulduğunda yeniden teşhis yapmayacağımı ancak önceki teşhislerim ve beyanlarımın doğru olduğunu belirttim, ben teşhislerim nedeniyle etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum," şeklinde savunma yapmıştır.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık N. T. hakkında Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesi sanığın FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verip, Mahkemenin delil değerlendirilmesi ve uygulanan maddelerin usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf aşamasında sanığın ilk derecede de etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğine ilişkin soruşturma aşamasındaki ifadesinin ve mahkeme ifadesinin mevcut olup, bu hususta Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin unsurları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulamaması yönünde karar verip, sanığın yeniden etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu dilekçesinin değerlendirmesinde,
Etkin pişmanlığın sanığın pişmanlık gösterdiği gibi örgütsel konumuna uygun bilgi paylaşımının yapılmasını gerektirip ayrıca paylaştığı bu bilgilere ilişkin de ifadesinin doğru olmasının yanı sıra bu ifadenin bir devamlılık göstermesi (etkin pişmanlık ifadesinde rücu etmemesi) gerektirdiği sanığın başka örgüt mensuplarına yönelik verdiği ifadenin açık, somut ve hukuki değerlendirme yapılırken tereddüt doğurmaktan uzak olması ve bunun doğal sonucu olarak da başkalarına ilişkin hukuki sonuç doğuracak nitelikte olması gerektiği, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın etkin pişmanlık iradesini başlangıçta gösterip ancak ifadesinde gösterilen şahıslara ait yargılamalarda tanık olarak dinlendiğinde bu ifadesinden geri dönmesi hususu da gözönüne bulundurulduğunda ilk derece mahkemesinin etkin pişmanlığa ilişkin uygulama yapmamasının usul ve yasaya uygun olduğu bu bakımdan Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yönünde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanık savunmaları, adli sicil ve nüfus kayıtları, HTS kayıtları, banka kayıtları, vs deliller
Tanık Beyanları:
A. A. kollukta bilgi alma tutanağında, mütevelli heyeti içerisinde 17/25 aralık öncesi ve sonrası aktif olarak esnaf T. T., emekli öğretmen M. Ş., mobilyacı O. G. isimli şahısların olduğunu beyan ettiği,
A. Ç. kollukta; N. T. isimli şahsı esnaf olarak bildiğini, öğrenci ev ve yurtlarına maddi destek sağladığını bildiğini, başkaca görevi olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, teşhiste; sanığı kesin şekilde teşhis ettiği,
A. K. kollukta; N. T. isimli şahıs okulun velisidir. 17/25 aralık süreci öncesi ve sonrasında örgüt içerisinde aktifti, bu şahsın işyerinden alışveriş yaptım, yapmış olduğu görüşmeler bu sebeptir dediği, mahkemede; sanıklardan sadece N. T.'ı tanırım, ben Erdemli Yıldırımhan ilköğretim okulunda öğretmenlik yapıyordum, sanık N. T. ise öğrenci velisiydi, öğrenci velisi olması nedeniyle sanığı tanırım, ayrıca bir seferinde sanığın halı dükkanından kendi evim için halı satın almıştım, ben sanık N. T.'ın FETÖ ile bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum örgüt içerisinde yer aldıysa da hangi tarihlerde yer aldığını bilmiyorum benim halı alacak olmam sebebiyle sanıkla telefon görüşmesi yaptığımdan ötürü HTS kayıtlarında yer almıştır, benim bilgim görgüm bunlardan ibarettir, dedi.
A. Ç. kollukta; Erdemli Işık Dershanesinin açılmasıyla haftada bir sohbetler düzenlenmeye başladığını, sohbetlerin başlaması ile çekirdek yapıda bulunan A. E., A. Ç., M. Ş., O. S., N. G., H. U., C. N. ve O. P.'un örgüte eleman kazandırmaya başladıklarını, katılımların devam ettiğini, o dönem örgüte katılanların N. T., C. T., A. B., Z. H. isimli şahıslar olduğunu, katılımların haz kazanması üzerine ilçe imamı tarafından bir yapılanmaya gidildiğini ve gruplara ayrılındığını, bu gruplarda kimlerin olduğunu şu an hatırlamadığını, 2010 yılında örgütten ayrıldığını, örgütte kaldığı süre boyunca katıldığı sohbetlerde mütevelli olarak adlandırıldıklarını ve Zaman gazetesi abonelikleri, kurban bağışları, himmet konusunda sık sık çalışmalar yapmaları konusunda uyarıldıklarını, mütevelli grubunda S. D., N. T., O. P., C. N., M. Ş., H. U., E. S., O. S., Z. H., A. B., N. G., M. M., M. T., Y. G. isimli şahısların bulunduğunu, kendisi ayrıldıktan sonra bu kişilerin devam edip etmediğini bilmediğini, kendisinin kesinlikle himmet vermediğini, sadece yıllık zekatını gıda olarak örgüte ait yurtlara verdiğini, A. E., A. Ç., M. Ş., O. S., N. G., H. U., C. N., O. P., N. T., C. T., A. B., Z. H., S. D., E. S., M. M., M. T., Y. G. isimli şahısların himmet verdiklerini bildiğini, ancak hangi miktarlarda himmette bulunduklarını bilmediğini, yine bu şahısların örgüte eleman kazandırılması hususunda aktif olarak faaliyet yürüttüklerini beyan ettiği,
Gizli tanık M. 01; Ben bu hususta daha önce verdiğim ifademi tekrar ederim, değiştireceğim veya ekleyeceğim bir husus yoktur, N. T., A. T. ve M. T.'ı siyasi bir aile oldukları için tanırım, N. T.'ın yapı içerisinde ne konumda olduğunu bilmiyorum, kendisinin bir bakanın da katıldığı Erdemli'deki yurt açılışında gördüm, sanırım 2011 yılıydı, tam emin değilim, o dönemde herkes ekonomik gücü doğrultusunda yardımda bulunuyordu, N.'nin hangi yıla kadar bu örgütle bağlantılı olduğunu bilmiyorum, 17/25 Aralık'tan sonra halen örgütle bağının olup olmadığını bilmiyorum, 17-25 öncesi yurt açılışlarında ekonomik gücü doğrultusunda finansal desteği olurdu, N. T.'ın babası ve kardeşi hakkında bilgi sahibi değilim, N. T.'ın mütevelli heyetinde olup olmadığını, sohbetlere katılıp katılmadığını bilmiyorum, Erdemli'deki yurt açılışında sanığın babası ve kardeşinin olup olmadığını bilmiyorum, ben 2011 yılı ve öncesinde örgütün sohbetlerine katıldım, Mersin'in kilit adamı A. H. A. idi, A. H. A. ile örgüt üyeleri arasında iç çekişme başlamıştı, bizim sohbet hocamız A. H. A. idi, bir ara S. A. vardı, ben sohbet ve toplantılara düzenli olarak katılmazdım, sohbet hocaları sık sık değişirdi, diğerlerinin ismini hatırlayamıyorum, benim katıldığım sohbetler eski otogarın orada S. C.'ın sahibinin babasına ait olan yurttu dedi. Soruldu: Mütevelli heyet maddi durumu iyi olan kişilere verilen isimdir, ancak N. T.'ın mütevelli olup olmadığını bilmiyorum, ben imam hatip kökenli olduğum için ve bu şahıslarla anlaşamadığım için beni içlerine fazla almadılar, bir dönem Genç ASİAD başkanlığını teklif ettiler ancak kabul etmedim, mütevellilerin sadece para olarak mı yoksa narenciye vb. yardımda bulunup bulunmadıklarını bilmiyorum, A. H. A.'ın nerede olduğunu da bilmiyorum dediği,
Gizli tanık P. savcılıkta; N. T. isimli şahıs esnaftır, örgütün çekirdek yapılanması içerisindedir, 17/25 aralık süreci öncesi ve sonrasında örgütün tüm faaliyetlerine katıldığını biliyorum ve gördüm. Mütevelli heyeti içerisinde aktif olarak yer aldı. Örgüt içerisinde tamamen bağlılığını kanıtlamış olarak bilinirdi ayrıca babası M. T. adına da yurt yaptırdığını duydum dediği,
H. O. savcılıkta; FETÖ/PDY terör örgütü ile temasının olmadığını, örgütsel toplantılara katılmadığını, ancak 17/25 aralık süreci öncesinde esnaf arkadaşı N. T. isimli şahsın ısrarı üzerine birkaç kez Kuran-ı Kerim dinlemek için sohbetlere katıldığını, bu sohbetlere hatırladığı kadarıyla O. A., E. U., N. T., Z. H., K. M. isimli şahısların katıldığını, sohbet hocalığını H. D.'nun yaptığını, 17/25 aralık sürecinden sonra hiçbir sohbete katılmadığını beyan ettiği, mahkemede; N. T.'ı da esnaf olarak biliyorum. Bazen beni çay içmeye evine çağırırdı. Evine gittiğimde Kuran'ı Kerim sohbetleri yapılırdı. Sohbetlerde Kuran okunurdu. FETÖ ile alakasını bilmiyorum. N. T. ile ilgili bildiklerim bundan ibarettir, sanıkların FETÖ yapılanması içerisinde bulunup bulunmadıklarını bilmiyorum, dediği,
K. M. kollukta; 2011 yılında sohbetlere gitmeye başladığını, bulunduğu ortamlarda Z. H., H. K. ve Y. A. isimli şahısların bulunduğunu, ara sıra katıldığı sohbetlerde M. T., Işık Dershanesinin kantininde çalıştığını bildiği İ. isimli şahıs, N. T., O. A., H. D., tatlıcı olduğunu bildiği N. A., M. C., mobilyacı olduğunu bildiği M. Y., buzdolabı tamircisi H. O., F. K., E... Baklava isimli iş yeri sahibi Ş. O., E... Giyim sahibi M. G. isimli şahısların bulunduğu, 2013 yılında H. D.'nun söylemesi ile salı günü yapılan toplantılara katıldığını, bu sohbetlerin sohbet hocalığını H. D.'nun yaptığını, 2013 yılı son aylarında Yıldırımhan Kolejinde öğretmen olan A. isimli şahsın sohbet hocalığı yapmaya başladığını, 2013 yılından 17/25 aralık sürecine kadar geçen sürede katıldığı salı günü toplantılarına Z. H., N. T., H. K., tatlıcı olduğunu bildiği N., G... 2 Mobilya isimli işyeri sahibi O. G., E... Halıcılık isimli işyeri sahibi A. B., V... Galeri sahibi F. K. ve sebze meyve ticareti ile uğraşan M. T. isimli şahısların bulunduğunu, 17/25 aralık sürecinden sonra örgütle ilişkisini tamamen kopardığını beyan ettiği, teşhiste; sanığı kesin şekilde teşhis ettiği, savcılıkta; Benzer şekilde ifade vererek N. T.'ın salı günü sohbetlerine katıldığını beyan ettiği,
O. Ş. kollukta; 17/25 aralık sürecinden yaklaşık 5-6 yıl önce esnaf arkadaşı H. K.'in önerisi üzerine 3-4 defa sohbetlere katıldığını, bu sohbetlere kendisi ile birlikte N. T. isimli şahsın kaldığını, diğer katılan şahısları hatırlamadığını beyan ettiği,
Ş. Ö. kollukta, teşhiste ve savcılıkta; Erdemli merkez mütevelli grup sorumlusu H. D. isimli şahsın grubunda Z. H., N. A., F. K., S. G., M. C., M. T., O. G., N. T. ve A. Y.'in olduğunu, N. T.'ın esnaf olup mütevelli heyeti içinde yer aldığını, gazete aboneliğinin bulunduğunu, gazete aboneliğinin artırılması için aktif olarak çalıştığını, örgüt içerisinde tamamen bağlılığını kanıtlamış olarak bilindiğini, 17/25 aralık süreci sonrasında da aktif olarak faaliyetlerine devam ettiğini bildiğini beyan ederek sanığı teşhis ettiği, mahkemede; Ben 2011-2015 yılları arasında Erdemli ilçesinde Zaman gazetesinde dağıtım sorumlusu olarak çalışıyordum. Sanık N. T.'ı Erdemli ilçesinden tanırım. Sanık N. T. Erdemli ilçesinde esnaftı ve mütevelli heyeti içerisinde yer alıyordu. 17/25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında zaman gazetesi aboneliği devam etti. Sanık çevresindekileri gazete abonesi yapmak konusunda aktif olarak çalışırdı, bunun dışında örgüt içerisinde ne gibi faaliyetlerde bulunduğunu bilmiyorum. Ben gazete dağıtım sorumlusu olduğum için sadece bu konuda bilgi sahibiyim. Sanık A. T.'ı Erdemli ilçesinde esnaf olmasından dolayı tanırım. Sanık A. T.'ın zaman gazetesi aboneliği vardı. 17/25 Aralık süreci öncesi ve sonrasında zaman gazetesi aboneliği devam etti. Bunun dışında gelip gitmezdi. Kendisi ile ilgili başkaca bildiğim birşey yoktur. Sanık M. T.'ı sanıklar N. ve A. T.'ın babası olması sebebiyle tanırım. N. T.'ın dükkanına gittiğim zamanlarda tanışmıştım. Sanık M. T.'ın zaman gazetesi aboneliği yoktu ve sanığın terör örgütü üyeliği kapsamında sanık hakkında bildiğim birşey yoktur. Benim bilgi görgüm bundan ibarettir dedi.
V. G. kollukta ve savcılıkta; Erdemli merkezde bulunan mütevelli heyetinin 3.grubunun mütevelli sorumlusunun ve sohbet hocasının Z. Y. isimli şahıs olduğunu, bu grupta N. T., M. T., S. D., F. K., M. C., kuyumcu M. Ş. olduğunu, N. T.'ın esnaf olduğunu, çekirdek yapılanması içerisinde olduğunu, mütevelli heyeti içerisinde yer aldığını, gazete aboneliğinin olduğunu, himmet verdiğini, gazete aboneliğinin artırılması ve örgüte eleman kazandırılması için aktif olarak çalıştığını, örgüt içerisinde tamamen bağlılığını kanıtlamış olarak bilindiğini, babası M. T.'ın da yurt yaptırdığını, 17/25 aralık süreci öncesi ve sonrasında örgütün tüm faaliyetlerine katıldığını bildiğini beyan ettiği, savcılıkta; N. T. Erdemli'de manifaturacıdır. Bildiğim kadarıyla örgütle bağlantılıydı, sohbetlere katılırdı dediği, mahkemede; Ben bu konuda daha önce Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vermiştim. Aynen tekrar ederim. A. T., M. T. ve N. T.'ı tanıyorum. Ben Erdemli'de 2009 'un temmuz ayının sonu ile 2016 yılının Haziran ayına kadar kaldım. Yaklaşık 2 yıl kadar Işık Dershanesinde memur olarak çalıştım. Muhasebe işleri ile uğraşıyordum. 2012 yılı başlarında İ. Kayıkçı Yurdu'na geçtim, orada da memur olarak çalıştım. Yurdun ismi 2016 yılında ismi değişti ve Çınar Erkek Öğrenci yurdu olmuştu. N. T. ile A. Tartar M. T.'ın çocukları olur. N. T. ile A. T.'ın çocukları örgüte ait Erdemli'de bulunan Özel Yıldırımhan İlkokulunda okumaktaydı. Hatta benim çocuklar ile sınıf arkadaşıydı. Ben N. T. ve A. T.'ı okuldaki çocuklarla ilgili etkinlikler mesela veli toplantısı, yıl sonu toplantıları vs sebebi ile tanıdım. Bu toplantılarda sadece çocukların ders ve sosyal ilişkileri ile ilgili hususlar konuşulurdu. Örgüte ait konular konuşulmazdı. Babaları olan M. T.'da A. ve N.'nin çocukları ile ilgili yapılan yıl sonu okulla ilgili programlara katılırdı. Onu da oradan tanıdım. A., M. ve N... manifaturacılık ve mobilyacılık işleri ile uğraşırdı. Aile şirketleri vardı. N. T. Özel Yıldırımhan ilkokulunda örgütün yaptığı umumi toplantılara (Kandil geceleri, kadir gecesi vs yapılan toplantılar) gelirdi. Bu toplantılar manevi amaçlı yapılırdı. Namaz kılınır, Kuran okunurdu, Fetullah Gülen'in vaazlarını izlemezdik, dinlemezdik, kitaplarını okumazdık. N.'nin birde yukarıda da belirttiğim gibi çocukları ile ilgili yapılan okul toplantılarına gelirdi. Onun dışında N. T.'ın örgütün hangi toplantılara katıldığını bilmiyorum, dedi. Tanıktan çelişki nedeni ile soruldu: Ben her ne kadar 04/07/2017 tarihli Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğum ifademde N.'nin örgüte ait sohbetlere katıldığını söylemiş isem de benim katıldığına şahit olduğum toplantılar yukarıda belirtiğim kandil toplantılarıydı. Haftada bir düzenlenen toplantılara katıldığına şahit olmadım. Sadece N. T.'ın örgüt tarafından düzenlenen haftalık sohbetlere katıldığını duydum. Duyduğum kişi de Ş. U.'dur. Ş. U. bu konu ile ilgili detaylı bilgiye sahip olduğunu tahmin ediyorum. Ş. U. isimli kişi yanlış hatırlamıyorsam 2014 yılından 2016 yılının haziran ayına kadar Erdemli'de sorumlu kişi olarak örgütte görev yapıyordu, dedi. Tanık beyanına devamla: N. T.'ın hatırladığım kadarıyla 1 çocuğu vardı. Yukarıda da belirtiğim gibi o da örgüte ait Özel Yıldırımhan İlkokulunda okuyordu. Bana iddianamede okuduğunuz N. T.'ın beyanındaki hususları bilmiyorum. Bank Asya'da hesabı olup olmadığını bilmiyorum. Ben 3 ay Bylock kullandım. Bylock üzerinden N. T. ile mesajlaşmışlığım yoktur. Zaman Gazetesine ve Sızıntı Dergisine aboneliği olup olmadığını bilmiyorum. İşyerinde görmedim fakat evine de gidip gitmediğini bilmiyorum. Bana iddianamede okuduğunuz M. T. kız yurdu ile ilgili sadece Örgüte ait öğrenci yurdu olduğunu biliyorum. Yapım aşamasını bilmiyorum. Yurdun yapımı ile ilgili detaylı bilgiye M. C. sahip olduğunu düşünüyorum. M. C. 2014 yılından önce Erdemlinin örgüt içerisinde sorumlu kişisiydi. Yanlış hatırlamıyorsam 2009 yılı ile 2014 yılı arasında Erdemlide örgütün sorumlu kişisi diye görev yaptığını biliyorum. N. T.'ın bu yurdun yapımına herhangi bir yardım edip etmediğini bilmiyorum. N. T.'ın iddianamede geçen benimle görüştüğü ile ilgili olarak hatırladığım kadarıyla N. T.'ın çocuğu Özel Yıldırımhan İlkokulunda okuduğu için çocuğu ile ilgili beni aramıştı hatta bir keresinde Kayıkçı Yurdu'na ücret karşılığında perde takılmıştı. Ben N. ile o zaman görüştüm hatırladığım bunlardır. Yine bana iddianamede okuduğunuz N.'nin Ş. U., K. T., O. A., Z. Y. ve Y. Ö. ile görüştüğü ile ilgili olarak bu saydığınız kişiler K. T. dışında K. T.'ı tanımıyorum, örgütte görev alan kişilerdi. Fakat N.'nin bunlarla hangi konuları konuştuğunu bilmiyorum. Ben bir kere örgüt ile birlikte Bosnahersek'e gitmiştim. Bana saymış olduğunuz sanıklar bu gezide yoktu. Bosnahersek gezisi okuldaki çocukların velilerine yönelik bir toplantı idi. Sadece gezi amaçlıydı. Yalnız bir gece örgüte ait okulun konferans salonunda konser dinletisi olmuştu. Onun dışında örgüte ait herhangi bir kuruma gitmedik. Yine bana iddianamede okuduğunuz N. T.'ın yurt dışındaki kişiler ile telefonla görüştüğü, mesajlaştığı hususunda herhangi bir bilgim yoktur. N. T.'ın kimse yokmu derneğine bağışta bulunup bulunmadığını bilmiyorum. A. T.'ın örgüte ait hiçbir programa katıldığını görmedim. Sadece veli toplantısı veya yıl sonu öğrenciler ile ilgili yapılan bir toplantı var ise ona katılırdı. Bu toplantılarda sadece çocukların ders ve sosyal ilişkileri ile ilgili hususlar konuşulurdu. Örgüte ait konular konuşulmazdı. Yukarıda da dediğim gibi aile şirketinde manifaturacılık ve mobilya işleri ile uğraşırdı. Bana iddianamede okumuş olduğunuz benimle görüştüğü ile ilgili olarak A. T.'ın çocuğu Özel Yıldırımhan İlkokulunda okuduğu için çocuğu ile ilgili beni aramıştı, bir keresinde de A. T. gilin dükkanından karyola almıştık. Hatırladığım kadarıyla onun için A. ile görüştüm. A.'nin O. A. ve Y. Ö. (Y. Ö. örgütte görevli bir kişi değil, Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli Öğretmen olarak biliyorum, sadece veli toplantılara ve umumi toplantılar diye bahsettiğim kadir gecesi, kandil gecesi vb toplantılara katıldığını biliyorum, diğer örgüte ait toplantılara ve faaliyetlere katıldığını bilmiyorum) ile görüştüğü hususu ile ilgili olarak görüşmüş olabilir ancak ben şahit olmadım. A. bu kişiler ile görüşmüş ise ne konuştuğunu bilmiyorum. Ben A. T. ile Bylock'da hiç mesajlaşmadım. Zaman Gazetesine ve Sızıntı Dergisine aboneliği olup olmadığını bilmiyorum. İşyerinde görmedim fakat evine de gidip gitmediğini bilmiyorum. N. T. hakkında M. T. yurdu ile ilgili söylediklerim A. T. için de geçerlidir. A.'nin Bank Asya'da hesabı olup olmadığını bilmiyorum. Yukarıda da dediğim gibi çocuğu örgüte ait Özel Yıldırımhan İlkokulunda okurdu. A.'nin Yurt Dışındaki görüştüğü kişiler ile ilgili olarak herhangi bir şey bilmiyorum. M. T. A. ve N.'nin babasıdır. M. T.'ı örgüte ait herhangi bir toplantıda görmedim. Sadece torunları ile ilgili Özel Yıldırımhan İlkokulunda yapılan yıl sonu öğrenciler ve velilerine yönelik toplantıya gelirdi. Bana iddianamede okumuş olduğunuz M. T.'a yönelik A. T.'ın ve N. T.'ın beyanlarında geçen M. T. yurdunun yapımına M. T.'ın yardım ettiğine dair herhangi bir bilgim yoktur. Yukarıda da söylediğim gibi M. T. Yurdu'nun yapımında M..'in katkısının olup olmadığını M. C. bilir. M..'in yardım ettiğine ilişkin herhangi bir duyumum olmadı. Ben Bylock'da M. T. ile hiç mesajlaşmadım. Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisine aboneliğinin olup olmadığını bilmiyorum, İşyerinde görmedim fakat evine de gidip gitmediğini bilmiyorum. Bosnahersek gezisine gelmedi. Bank Asya'da hesabı olup olmadığını bilmiyorum. Kimse Yok mu derneğine bağışta bulunup bulunmadığını bilmiyorum. Benim olayla ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Ayrıntıları Yargıtay Genel Ceza Kurulu'nun 26.09.2017 tarih ve 2017/16.MD-956 esas 2017/370 karar sayılı ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 14/07/2017 tarih 2017/1443 Esas ve 2017/4758 Sayılı kararlarında belirtildiği üzere; Fetö/Pdy'nin TCK'nın 314. maddesinin 1. ve 2. fıkraları kapsamında silahlı terör örgütü olduğunun anlaşılıp kabul edildiği,
Yine ayrıntıları Yargıtay Genel Ceza Kurulu'nun ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin aynı kararlarında belirtildiği gibi "bylock iletişim sistemi somut delillerle de kanıtlandığı üzere Fetö/Pdy silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzan, kesin kanaate ulaştıracak teknik delillerle tespiti halinde kişinin örgüt ile bağlantısını gösteren delil olacağı" hususunun dairemizce de kabul edildiği,
Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1861 esas 2018/294 karar, 2017/1862 esas 2017/5796 karar ve ilk derece mahkemesi sıfatı ile verdiği 2015/3 esas 2017/3 Sayılı kararlarında ve istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
"Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Sanık hakkında duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda ve yukarıda değinilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yapılan yargılamaya, sanığın aşamalardaki beyanlarına, etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu savunmalarına, HTS analizlerine ve tüm dosya kapsamına göre;
İhbar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12/08/2016 tarihinde soruşturmaya başlandığı,
10/07/2017 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada bulunamadığı, telefon ile iletişime geçildikten sonra 11/07/2017 tarihinde saat 01.00 sıralarında emniyete gelmek üzereyken görülmesi üzerine yakalamasının yapıldığı, kollukta alınan savunmasında ilk önce suçlamaları kabul etmediği, ifadesi alındığı esnada etkin pişmanlık hususlarından faydalanmak istediğini beyan ederek açıklamada bulunduğu, savcılıkta ve sorguda etkin pişmanlığını devam ettirdiği, mahkemede ise eski beyanlarını tekrar etmekle birlikte Bank Asya'daki hesabına yatırdığı altının talimat üzerine olmadığını, güvenlik gerekçesiyle yatırdığını, 17/25 aralıktan sonra 1-2 kez sohbetlere devam ettiğini, en son ne zaman gittiğini hatırlamadığını, mütevelli olmadığını, bunun ne anlama geldiğini bilmediğini beyan ettiği, sonrasında heyecandan dolayı bazı şeyleri yanlış söylediğini, bu yapının sohbetlerine katıldığını, en son 2016 yılı başlarında sohbet yaptıklarını beyan ettiği,
Sanığın ilçe imamı Ş. U. ile 28/08/2015 tarihinde yaptığı 2 telefon görüşmesinin tespit edildiği, bu görüşmelerin belediye başkanının talebi üzerine bir kız öğrencinin masraflarının karşılanmasına ilişkin olduğu,
Sanığın kullanımındaki telefon hattının HTS incelemesine göre sanığın Erdemli ilçe imamı Ş. U. ile 17/06/2014-28/08/2015 tarihleri arasında 14 kez iletişime geçtiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili Asya Bank, Cihan Eğitim, Eşilay, Feza Gazeticilik, Asya Termal, Kimse Yok Mu, Sızıntı, Yıldırımhan, Zaman gibi kuruluşlarla irtibatının olduğu, Jersey, Suudi Arabistan, İngiltere, Rusya ve Almanya ülkelerine ait numaralarla toplam 19 iletişim kaydının olduğu, 18/07/2014-08/08/2014 tarihleri arasında Kimse Yok Mu Derneğine kısa mesaj yoluyla 4 kez bağışta bulunduğunun tespit edildiği,
Terör örgütü tarafından 29/08/2013 tarihinde Erdemli ilçesinde açılan kız yurduna babasının ismi olan Özel Memiş Tatar Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu isminin verildiği, yurdun isminin 15/03/2016 tarihinde Özel Erdemli Yükseköğretim Kız Yurdu olarak değiştirildiği,
Sanığın örgütün finans kaynağı olan Bank Asya'da 06/02/2014 tarihinde açılmış altın, vadesiz, kredi ve gayri nakdi kredi hesabının bulunduğu, hesaba ait mevduatının,
Müşteri Açılış Tarihi 2013 Aralık 2014 Ocak 2014 Şubat 2014 Mart
20.05.2010 0,00 0,00 14.595,15 13.864,92
2014 Nisan 2014 Mayıs 2014 Haziran 2014 Temmuz 2014 Ağustos 2014 Eylül
13.593,87 13.052,63 13.856,63 13.706,70 13.805,78 13.722,04
2014 Ekim 2014 Kasım 2014 Aralık 2015 Mart 2015 Haziran 2015 Eylül
12.843,13 13.020,60 13.840,39 15.341,60 15.676,73 16.898,36
2015 Aralık 2016 Temmuz 15.411,15 0,00
Şeklinde olduğu,
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın Erdemli merkez mütevelli heyetinin 1. grubunda mütevelli içerisinde yer alması, gazete aboneliği bulunduğu gibi çevresindeki insanları gazeteye abone yapma konusunda aktif olarak çalışması, örgüte ait Bank Asyanın 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra mali durumunun bozulması üzerine bankayı kurtarmak amacıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda 05/02/2014 tarihinde altın hesabı açarak 06/02/2014 tarihinde 13.932 TL'lik hurda altın alımı yapması göz önüne alınarak sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğunun kabulünün yerinde olduğu,
Etkin pişmanlık yönünden yapılan değerlendirmede ise; sanığın, hakkında soruşturmaya başlandıktan sonra teslim olmak için karakola gelirken yakalandığı, ilk aşamada suçlamaları kabul etmezken ifadesinin devamında etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini beyan ettiği, bu kapsamda teşhislerde bulunup örgüt mensupları hakkında bilgi verdiği, ancak hakkında kamu davası açıldıktan sonra yargılaması devam ederken 14/12/2017 tarihinde Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/297 esas sayılı dosyasında Y. A., yine Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/109 esas sayılı dosyasında F. K., Z. H., N. G., H. U., C. T., M. C., E. S., C. N., M. T. ve O. P. ile ilgili beyanlarından döndüğü, aynı gün yargılandığı mahkemede ise etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyleyerek yapmış olduğu teşhislerin doğru olduğunu beyan ettiği, sanığın bu şekilde çelişkili beyanlarla bulunması üzerine örgüt içerisindeki eylemleri ile ilgili kaçamaklı savunma yapması, tanık olarak ifadelerini değiştirmesi dikkate alınarak sanığın örgütsel tavrını sürdürdüğü gerekçesiyle ilk derece mahkemesince sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı,
Sanığın istinaf aşamasında ise Dairemize gönderdiği 11/01/2019 tarihli dilekçesinde etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu tüm ifadelerin geçerli olduğunu, gerekirse istinaf yargılamasında önceki ifadelerini teyit anlamında sözlü beyanda bulunmaya hazır olduğunu belirtmesi üzerine Dairemizce duruşma açılmasına karar verildiği, sanığın Dairemizde alınan savunmasında da eski beyanlarının doğru olduğunu söyleyip etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ettiği, ancak UYAP Bilgi Bankasında temin edilen Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/326 esas sayılı dosyasında O. G., 2018/143 esas sayılı dosyasında H. S., 2018/54 esas sayıldı dosyada Z. A. D., 2017/338 esas sayılı dosyada A. Y., 2017/341 esas sayılı dosyada H. A., 2018/116 esas sayılı dosyada A. B., 2017/330 esas sayılı dosyada N. A., 2017/8 esas sayılı dosyada M. B., 2019/144 esas sayılı dosyada D. S., 2018/39 esas sayılı dosyada E. U., 2017/215 esas sayılı dosyada S. D., 2018/213 esas sayılı dosyada S. M., 2017/337 esas sayılı dosyada H. Ş., 2017/209 esas sayılı dosyada A. E., 2018/61 esas sayılı dosyada H. K. hakkında da etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerden dönerek örgüt üyelerini cezadan kurtarmak amacıyla kaçamaklı beyanlarda bulunduğunun tespit edildiği,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/04/2008 tarih ve 9-18-78 Sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmak olduğu, sanığın ise soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek örgüt üyeleri hakkında bilgi vermesinden sonra, bu isimler ile ilgili tüm davalarda tanık olarak verdiği ifadelerinde beyanlarından döndüğü, sanığın bu suretle kendisini cezadan kurtarmak için etkin pişmanlıktan yararlanmak isterken, diğer örgüt mensuplarının ceza almasını önlemek isteğiyle beyanlarından dönerek örgütsel tavrını devam ettirdiği anlaşıldığından,
Toplanan tüm delil ve bilgilere göre ilk derece mahkemesince yapılan kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünde ve sanığın pişmanlık iradesinin samimi olmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafilerinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, yapılan duruşmaya ve toplanan delillere göre sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle reddedilmesinde, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/2 maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Hükümden sonra Mersin Adli Emanetinin 2019/3727 sırasına kaydedilen;
a- Mühürlü SS20170211615M barkod numaralı delil poşeti içerisinde 1 adet Turkcell marka 64K ibareli 1427250460439 ICCID numaralı simkart, mühürlü SS20170211614M barkod numaralı delil poşeti içerisinde olduğu belirtilen 1 adet LG marka LG-K350TR model 357991070700140 IMEI numaralı cep telefonunun sanığa iadesine,
b- Mühürlü SS20170211616M barkod numaralı delil poşeti içerisinde dijital materyallerin imajını içerdiği belirtilen 1 adet N. T. imaj ibareli 25gb kapasiteli Bluraydisk, mühürlü SS20170211617M barkod numaralı delil poşeti içerisinde olduğu belirtilen 1 adet N. T. imaj kopyası ibareli 25gb kapasiteli bluraydisk, mühürlü SS20170211618M barkod numaralı delil poşeti içerisinde N. T. isimli şahsa ait dijital materyallerin exportunu içerdiği belirtilen 1 adet N. T. export ibareli 25 GB kapasiteli bluray diskin delil olarak dosyada saklanmasına,
Sanığın ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada sebebiyet verdiği bilirkişi ücretleri, posta ve tebligat gideri bulunmasına karşın mahkeme tarafından yargılama giderine hükmedilmemesi ve aleyhe istinaf bulunmadığından sanıktan tahsiline yer olmadığına, ancak sanığın istinaf aşamasında duruşma açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle bu aşamada yapılan 2 adet tebligat gideri 24,50 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Sanık ve sanık müdafiilerinin yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı Ü. Şahiner'in (36023) katılımıyla mütalaaya uygun olarak, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca yüzüne karşı karar verilenler yönünden tefhimden itibaren, tefhim edilemeyen ve tebliği gereken taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (temyiz gerekçesi bulunmayan süre tutum dilekçesi verilmesi halinde CMK'nun 295/1 maddesi gereğince gerekçeli karar tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde) Dairemize gerekçeli bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup temyiz dilekçesi mahiyetinde tutanak tutturup hakime onaylatmak suretiyle verilmesi, bir başka İlk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunularak veya bu hususta bir dilekçe verilmesi suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, 12.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)