(4721 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 301) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mersin Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz koruma memuru olarak görev yapan sanığın mesai arkadaşlarına yönelik yaptığı konuşmalarda PKK/KCK silahlı terör örgütü ile ilgili övücü sözler söylemek suretiyle propaganda yaptığı gerekçesiyle hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın mesai arkadaşları ile yaptığı konuşmanın ceza kanunu anlamında propaganda suçunu oluşturmadığı, sanığın TMK 7/2 maddesi anlamında terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediği yönünde kesin, inandırıcı, somut delillerin dosya kapsamında mevcut olmadığı, bu yönüyle de suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmişse de,
TCK'nın 301. maddesinde; “(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” şeklinde düzenlemenin bulunduğu,
İddianame kapsamına göre sanığın A. C., F. Y., Y. Ö. ve A. Ç.'ın bulunduğu ortamda "Türkiye Cumhuriyeti devletinin faşist bir devlet olduğunu, ayrımcı olduğunu, doğuda Kürtlere baskı ve zulüm uyguladığını, Suriye'de Kobani bölgesinde yaşanan olaylarda Türkiye'nin Kürtlere yardım etmediğini, orada bulunan Kürtleri PYD ve YPG'nin savunduğunu, PYD ve YPG'nin terör örgütü olmadığını ve terör örgütü olarak görmediğini, devletin Suriye'de yaptığının zulüm olduğunu" söylediği iddiası ile ilgili olarak, bu sözlerin TCK'nın 301/1. maddesinde düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti Devletini aşağılama suçunu oluşturup oluşmadığının ilk derece mahkemesince hiç tartışılmadan karar verildiği anlaşılmış olup, TCK'nın 301/4. fıkrası uyarınca TCK'nun 301. maddesinde düzenlenen suçtan soruşturma yapılmasının Adalet Bakanının iznine tabi olduğu da gözetilerek, soruşturma şartının gerçekleşmesi halinde sanığın söylediği sözlerin bu suçu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği halde, sanığın terör örgütü propagandası yapmak suçundan beraatine karar verilmesi kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görüldüğünden,
Hükmün 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de mahkemesince istinaf talebinde bulunana TEBLİĞİNE, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)