(5271 S. K. m. 109, 112, 237, 279, 280, 303) (5237 S. K. m. 20, 42, 58, 62, 314) (3713 S. K. m. 5) (YCGK 11.04.2000 T. 2000/4-65 E. 2000/69 K.) (YCGK 22.10.2002 T. 2002/4-234 E. 2002/366 K.) (YCGK 04.07.2006 T. 2006/5-127 E. 2006/180 K.) (YCGK 03.05.2011 T. 2010/4-155 E. 2011/80 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanıklar, sanıklar müdafiileri, O yer Cumhuriyet savcısı ve Katılan vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-) TMSF tarafından görevlendirilen şirketler ve ticari işletme kayyımları ..... ve .....'in katılma talebini içeren başvurularının incelenmesinde;
Başvuru sahiplerinin 03/02/2020 havale tarihli dilekçelerinde özetle Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/53 sayılı dosyasının 44. Celsesinde dosya kapsamındaki şirketler hakkında ayrı ayrı denetim kayyımlığı kararına hükmedildiğini, mahkeme tarafından TMSF kayyım olarak atanmış olsa da TMSF'nin görevini Fon Kurulu tarafından atanan kişiler aracılığıyla gerçekleştirdiğini, bu kapsamda TMSF Fon Kurulu'nun 27/12/2018 tarih ve 2018/704 sayılı kararı ile katılma talebinde bulunulan şirketler ve ticari işletmelere kayyım olarak atandıklarını, güvenlik tedbiri hususunda verilecek karardan şirket ve ticari işletmelerin etkileneceğini, davanın sanıklarıyla şirketler ve ticari işletmelerin menfaatlerinin örtüşmediğini, şirketlerin ve ticari işletmelerin temsiline ilişkin tüm yetkilerin kayyımlara tanınması gerektiğini, bu nedenle davaya müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
5271 sayılı CMK'nın "Davaya Katılma" başlıklı 237. Maddesinde "(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. (2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır." hükmü yer almaktadır. Ayrıca Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün 65-69, 22.10.2002 gün 234/366, 04.07.2006 gün 127-180, 03.05.2011 gün 155/80 ve 05.06.2012 gün
1/519-224 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; davaya katılabilmek için "suçtan zarar görme"nin gerektiği, bu kavram yasada açıkça tanımlanmamış ise de, yerleşik uygulamaya göre "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulanmış, buna bağlı olarak dolaylı veya olası zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul olunmuştur. Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılma talebinde bulunmayan başvuru sahiplerinin kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamayacağı ayrıca yukarıda açıklandığı üzere doğrudan doğruya suçtan zarar gören sıfatını taşımadıkları anlaşılmakla başvuru sahiplerinin hükme ilişkin katılma taleplerini içerin istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Katılan Hazine Vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütüne yardım etme suçlarının dolaylı mağduru toplumu oluşturan bütün bireyler olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün 65-69, 22.10.2001 gün 234/366, 04.07.2006 gün 127-180, 03.05.2011 gün 155/80 ve 05.06.2012 gün 1/519-224 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; davaya katılabilmek için "suçtan zarar görme"nin gerektiği, bu kavram yasada açıkça tanımlanmamış ise de, yerleşik uygulamaya göre "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulanmış, buna bağlı olarak dolaylı veya olası zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Somut olayda örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, örgüte yardım etme, 6145 sayılı kanuna muhalefet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında doğrudan zarar görme ihtimalinin olmaması nedeniyle Hazinenin davaya katılma yetkisi olmadığından ilk derece mahkemesi tarafından hukuki değerden yoksun katılma kararı da hükmü istinafa hak vermeyeceğinden, katılan Hazine'nin istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
Diğer istinaf başvuruları hakkında istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
3-) Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen kararlara yönelik istinaf başvurularının incelemesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, gerekçeli karar, diğer belge ve deliller ile dosyadaki duruşma tutanakları, gerekçeli karar, diğer belge ve deliller ile O yer Cumhuriyet savcısının tüm sanıklar hakkındaki istinaf talepleri, bazı sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin istinaf taleplerinin incelenmesi sonucu, delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmakla, DOSYANIN TEFRİKİ ile Dairemizin 2020/392 esas sırasına kaydının yapılmasına, CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca yukarıdaki isimleri yazılı sanıklar hakkındaki DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİNE ve DURUŞMA HAZIRLIĞI İŞLEMLERİNE BAŞLANMASINA,
4-) Sanıklardan ..., ..., ... (Nitelikli Dolandırıcılık suçu yönünden), ... (Nitelikli Dolandırıcılık suçu yönünden), ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen kararlara yönelik istinaf başvurularının incelemesinde;
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı O yer Cumhuriyet savcısı, bazı sanıklar ve sanıklar müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Türk Ceza Kanunu’nun ceza sorumluluğunun şahsiliği başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında ceza sorumluluğunun şahsi olduğu belirtilmiş ve kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamayacağı ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımların uygulanabileceği belirtilmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinin gerekçesinde; “Suç ve ceza politikası gereği olarak ancak gerçek kişiler suç faili olabilir ve sadece gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilir. Bu anlaşılış, Anayasamızda da güvence altına alınan ceza sorumluluğunun şahsiliği kuralının bir gereğidir. Ancak, işlenen suç dolayısıyla özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilebilecektir.” denmektedir. Madde ve madde gerekçesinden anlaşıldığı üzere, ancak gerçek kişilerin suç faili olabileceği, tüzel kişilerin ise hiçbir suçun faili olamayacakları kabul edilmiştir. Tüm bu açıklama ve yasal mevzuata aykırı olacak şekilde gerekçeli karar başlığında Tüzel kişiliklere sanık olarak yer verilmiş olması mahallinde giderilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması nedeniyle suç tarihinin her bir sanık yönünden yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hangi sanık yönünden olduğu gösterilmeden “06/06/2016, 02/10/2014, 2015, 28/05/2015, 18/04/2016, 24/01/2017, 2016, 02/10/2014, 01/06/2009,17/05/2013” olarak yazılması mahkemesince mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık ... hakkında TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1 maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 15 ay hapis cezasından TCK 62 maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapılırken hapis cezasının "6 yıl 10 ay 15 gün" yerine "5 yıl 22 ay 15 gün" olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmadığından düzeltme nedeni yapılmamıştır.
Bir kısım sanıkların örgütle iltisaklı eğitim kurumlarından Burç Okullarına çocuklarını göndermesinin, örgütle iltisaklı zaman gazetesine abone olmasının, örgütle iltisaklı Bank Asya'da örgüt liderinin talimat tarihinden önce açılmış hesaplarıyla kredi kartları bulunmasının ve bu bankadaki rutin bankacılık hareketlerinin örgütsel faaliyet olarak kabul olunamayacağı gözetilerek yapılan incelemede; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle reddedilmesinde ve incelenen dosyaya göre belirtilen eleştiriler dışında verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısı, bazı sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
5-) Sanıklardan ...., ...., ...., ...., ...., ...., ... (Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçu yönünden), ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ... (Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçu yönünden), ...., ...., ...., ...., ...., ...., .... ve .... hakkında verilen kararlara yönelik istinaf başvurularının incelemesinde;
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı O yer Cumhuriyet savcısı, bazı sanıklar ve sanıklar müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması nedeniyle suç tarihinin her bir sanık yönünden yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hangi sanık yönünden olduğu gösterilmeden “06/06/2016, 02/10/2014, 2015, 28/05/2015, 18/04/2016, 24/01/2017, 2016, 02/10/2014, 01/06/2009, 17/05/2013” olarak yazılması mahkemesince mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Gerekçeli karar başlığında sanıkların gözaltına alınma tarihlerine, sanık ......'nun tutukluluk tarihi olan "08/12/2016" tarihine, sanık .... Müdafi Av. ......'e, sanık .... Müdafi Av. ......'e yer verilmemiş olması mahallinde giderilebilir eksiklik olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında sanık ....'ın tahliye tarihinin "11/01/2018" yerine "11/01/2017" olarak yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında sanık ....'un tahliye tarihinin "13/04/2018" yerine "03/04/2018" olarak yazılması, sanık ....'un tutuklanma tarihinin "10/08/2016" yerine "18/10/2016" olarak yazılması, sanık ....'ın tahliye tarihinin "13/12/2018" yerine "13/02/2018" olarak yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
Sanık .... hakkında etkin pişmanlık indirimi uygulanırken indirim oranının kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarında "1/3" olarak belirtilmesi ve etkin pişmanlık indirimi sonucu bulunan ceza üzerinden TCK'nın 62. Maddesi uygulanarak bulunan netice ceza gözetildiğinde gerekçeli kararda sanık yönünden kabul kısmında yer alan "2/3 oranında" etkin pişmanlık indirim oranı uygulandığına dair ibarenin daktilo hatasından kaynaklı bir maddi hata olduğu kabul olunmuştur.
Sanıklar .... ve .... hakkında TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1 maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 15 ay hapis cezasından TCK 62 maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapılırken hapis cezasının "6 yıl 10 ay 15 gün" yerine "5 yıl 22 ay 15 gün" olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmadığından düzeltme nedeni yapılmamıştır.
Bir kısım sanıkların örgütle iltisaklı eğitim kurumlarından Burç Okullarına çocuklarını göndermesinin, örgütle iltisaklı zaman gazetesine abone olmasının, ikametinde yapılan aramada örgütün yayın organlarından Sızıntı Dergisi ele geçirilmiş olmasının, örgütle iltisaklı Bank Asya'da örgüt liderinin talimat tarihinden önce açılmış hesaplarıyla kredi kartları bulunmasının ve bu bankadaki rutin bankacılık hareketlerinin, örgütle iltisaklı eğitim kurumlarından Burç Okullarının Avukatlığının üstlenilmesinin örgütsel faaliyet olarak kabul olunamayacağı gözetilerek yapılan incelemede; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre usul ve yasaya bir aykırılık bulunmaması nedeniyle O yer Cumhuriyet savcısı, bazı sanıklar ve sanıklar müdafiileri tarafından yapılan istinaf itirazlarının reddine,
Ancak
1. Sanıklardan ...., ...., ...., ...., ...., ...., ..., ...., .... ve .... yönünden TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedeninin uygulanmamasına karar verilmiş ise de takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kararın hüküm kısmında "cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri" şeklinde gösterilen gerekçenin anılan maddenin uygulanmasında dikkate alınabileceği düşünülmeden, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanıklar hakkında yerinde olmayan ve dosya kapsamına göre yasal ve yeterli bulunmayan yazılı gerekçeler ile TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Bank Asya'da örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açtırmak ve/veya mevduat arttırmak şeklindeki eylemlerin TCK'nın 42. maddesi kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsuru olduğunun gözetilmemesi,
3. Sadece örgüt mensubu suçlular hakkında uygulama imkanı bulunan TCK'nın 58/9. maddesinin silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan hüküm kurulan sanıklar hakkında uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ise de;
Bu hususlar yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1 maddelerine göre düzeltilebilmesi mümkün bulunduğundan
1. Sanık .... hakkındaki hükmün "10." bendinin "3." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "12." bendinin "3." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "14." bendinin "3." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "19." bendinin "3." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "21." bendinin "4." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "23." bendinin "3." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "33." bendinin "4." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "35." bendinin "3." Parağrafında, sanık ... hakkındaki hükmün "39-A." bendinin "3." Parağrafında, sanık .... hakkındaki hükmün "48." bendinin "3." Parağrafında yer alan "Sanığın dosyaya yansıyan geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilmekle sanık hakkında olumlu kanaate ulaşılamadığından takdiren TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA," ibareleri hükümlerden çıkartılarak Sanık .... hakkındaki hükmün "14." bendinin "3." Parağrafınına, sanık .... hakkındaki hükmün "19." bendinin "3." Parağrafına, sanık .... hakkındaki hükmün "23." bendinin "3." Parağrafına ve sanık .... hakkındaki hükmün "35." bendinin "3." Parağrafına "Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezasından TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın, 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin eklenmesi, sanık .... hakkındaki hükmün "21." bendinin "4." Parağrafına ve sanık .... hakkındaki hükmün "33." bendinin "4." Parağrafına "Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezasından TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın, 1 YIL 13 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin eklenmesi, sanık ... hakkındaki hükmün "39-A." bendinin "3." Parağrafına "Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezasından TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın, 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesi, sanık .... hakkındaki hükmün "12." bendinin "3." Parağrafına "Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezasından TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın, 8 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesi, Sanık .... hakkındaki hükmün "10." bendinin "3." Parağrafına ve sanık .... hakkındaki hükmün "48." bendinin "3." Parağrafına "Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni sayılarak cezasından TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın, 10 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin eklenmesi,
2. Sanık .... hakkındaki hükmün "3." bendininde "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "4.." bendinin "1." parağrafında yer alan , sanık .... hakkındaki hükmün "5." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "8." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "10." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "16." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "17." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "22." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "23." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık ... hakkındaki hükmün "25-A." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "26." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hükmün "32." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "34." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "35." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "36." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "37." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık ... hakkındaki hükmün "39-A." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "41." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "44." bendinin "1." parağrafında yer alan, sanık .... hakkındaki hükmün "45." bendinin "1." parağrafında yer alan "her iki suç için de tarif edilen eylemlerin ortak olması ve her iki suçun vasfı da birlikte göz önüne alındığında", sanık .... hakkındaki hükmün "48." bendinin "1." parağrafında yer alan " tüm suçlar için de tarif edilen eylemlerin ortak ve benzer mahiyette oluşu ile" sanık .... hakkındaki hükmün "12." bendininde "1." parağrafında yer alan " her üç suç için de tarif edilen eylemlerin ortak ve benzer mahiyette oluşu ile üyelik ve finansman suçlarının vasfı da birlikte göz önüne alındığında" ibarelerinin hükümden ayrı ayrı çıkartılması ile çıkartılan yerlerine ," 6415 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasında, Bank Asya'da örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açtırmak ve/veya mevduat arttırmak şeklindeki eylemin bulunması halinde bu durumun TCK'nın 42. maddesi kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsuru olduğu hususu gözetilerek "ibarelerinin eklenmesi 1. Silahlı terör örgütüne yardım suçundan mahkumiyetine hükmolunan sanık .... hakkındaki hükmün "33." bendinin "7." Parağrafında ve sanık .... hakkındaki hükmün "21." bendinin "7." Parağrafında yer alan, "TCK 58/9 maddesi gereğince sanığın mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, hükmün infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerine tabi tutulmasına," ibareleri hükümden çıkartılarak yerlerine "Sanığın cezasının 3713 sayılı kanunun 17. maddesi uyarınca 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 107'nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108'inci maddesi hükümlerine göre infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle,
Diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, O yer Cumhuriyet savcısı, bazı sanıklar ve bazı sanıklar müdafiileri tarafından hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
Sanıklardan .... ve ...'nun tutuklu kaldıkları süre, haklarında tayin edilen ceza miktarı ve bu aşamada tutukluluktan beklenen yararın adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle de sağlanabileceği gözönüne alınarak sanıkların ayrı ayrı BİHAKKIN TAHLİYESİNE, gereği için ilgili birime müzekkere yazılmasına,
Sanıklar .... ve ... hakkında CMK'nın 109/1, 109/3-a-b maddesi gereğince yurt dışı çıkış yasağı ve ikamet ettiği yere en yakın kolluk birimine her ayın birinci günü ayda bir imza atmak suretiyle ayrı ayrı ADLİ KONTROL TEDBİRİ UYGULANMASINA, gereği için ilgili birime müzekkere yazılmasına,
Sanıklara CMK 112. ve devamı maddeleri uyarınca adli kontrol hükümlerine uymaması halinde tutuklanabileceği hususunda kararın tebliği ile birlikte ihtarat yapılmasına,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de dairemizce sanıklar müdafiilerine TEBLİĞİNE,
Tutuklu sanık ... hakkında BYLOCK programını kullandığına işaret eden TESPİT VE DEĞERLENDİRME TUTANAĞI, örgüt içerisinde Adana İlinde Çukurova Eyalet sorumlusu ve Batman İlinde .... adlı İl İmamı olduğuna dair tanık beyanları, evrak ve tespitler, Tutuklu sanık .... hakkında BYLOCK programını kullandığına işaret eden TESPİT VE DEĞERLENDİRME TUTANAĞI, örgüt içerisinde Adana İlinde sohbet hocası ve Çorum İlinde Büyük Bölgeci olduğuna dair tanık beyanları, evrak ve tespitler, diğer tutuklu sanıklar .... ve .... hakkında BYLOCK programını kullandığına işaret eden TESPİT VE DEĞERLENDİRME TUTANAĞI, örgütün il muhasebecileri olduklarına dair tanık beyanları, evrak ve tespitler ile tüm sanıklar açısından dosyada bulunan mevcut delil durumu, suçun kanunda öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumuna göre aldığı ceza süresi gözetildiğinde böyle bir ceza tehdidi karşısında kaçma şüphesinin bulunması, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı olup tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve yargılamaya konu suçun CMK'nın 100/3 maddesinde yer alan katalog suçlardan olması nedeniyle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından; CMK'nın 102/2, 104/3, 105/1-son ve 108/3 maddeleri sanıklar ve müdafiilerinin TAHLİYE TALEBLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE, CMK'nın 108/3 maddesi gereğince sanıkların TUTUKLULUK HALLERİNİN AYRI AYRI DEVAMINA,
''Nitelikli Dolandırıcılık suçu yönünden verilen istinaf başvurusunun esastan reddine'' dair karar yönünden; CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin olmak üzere,
"İstinaf başvurusunun reddi", "Tahliye taleplerinin reddi ve tutukluluk halinin devamına", "Sanıkların tahliyesi ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına" dair verilen kararlar yönünden; kararın tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde kararı veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak ya da bir başka İlk Derece Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK'nın 267 ve devamı maddeleri uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne İTİRAZ YOLU açık olmak üzere,
"İstinaf başvurusunun esastan reddine" ve "Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" dair kararlara yönelik ise; CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)