(5271 S. K. m. 100, 104, 105, 108, 208, 267, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
UYAP kayıtlarından yapılan kontrolde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 2018/1572 sayısında yapılan soruşturmada sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması için Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/371 esas sayılı dosyası ile birleştirme talepli kamu davası açıldığı, suç tarihinin 26/03/2011 ve sonrası, suç yerinin Türkiye geneli olarak gösterildiği, davanın halen Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/20 esas sayısında derdest olduğu,
İnceleme konusu Dairemizin dosyasında sanığın 18/08/2016 tarihinde yakalandığı, iddianamenin ise 09/01 2017 tarihinde düzenlendiği, dava konusu silahlı terör örgütü üyesi olmak suçuna konu eylemlerinin 18.08.2016 ve öncesine ilişkin olduğu,
Tüm bu bilgilere göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması da gözetilerek, anılan dosyanın aslı veya örneği dosya arasına alınarak sanığın üzerine atılı eylem ve faaliyetler belirlendikten ve dosyadaki eylem ve faaliyetler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, gerektiğinde anılan dosyaların birleştirilmesi, karar verip kesinleşmiş olması durumunda ise aslı veya onaylı örneklerinin istinaf denetimine olanak verecek şekilde dosya kapsamına alınmasından sonra bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuk, durumunun takdir veya tayininde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak istinaf aşamasındaki dosyanın ilk derece mahkemesindeki dosya ile doğrudan birleştirilmesine de olanak bulunmadığı anlaşıldığından,
Sanık yönünden istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olmakla diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 208/1-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, almış olduğu ceza süresi gözetildiğinde böyle bir ceza tehdidi karşısında kaçma şüphesinin bulunması, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı olup tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve yargılamaya konu suçun CMK'nın 100/3 maddesinde yer alan katalog suçlardan olması nedeniyle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK’nın 104/3, 105/1-son maddeleri uyarınca sanık ve sanık müdafileri tarafından sapılan sanığın TAHLİYE TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE, CMK'nın 108/3 maddesi gereğince sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de sanık ve sanık müdafilerine TEBLİĞİNE,
“Tahliye taleplerinin reddi ile sanığın tutukluluk halinin devamına” ilişkin kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde kararı veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak ya da bir başka İlk Derece Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nın 267 ve devamı maddeleri uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’ne İTİRAZ YOLU açık olmak üzere,
"Hükmün bozulmasına" ilişkin karar yönünden, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 17/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)