(5237 S. K. m. 44, 53, 314) (4721 S. K. m. 5) (4721 S. K. m. 24) (16. CD. 20.12.017 T. 2017/1862 E. 2017/5796 K.)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanıklar hakkında, ilk derece mahkemesince verilen kararlar ile dosya içeriğine göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yeniden yargılama yapılmıştır.
İDDİA: Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1837 esas sayılı iddianamesi ile "Sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlekleri" iddia olunarak Türk Ceza Kanunu 314/2, 6415 sayılı kanunun 4/1,TCK'nın 44, 53/1, 58/9, TMK'nın 5/1, maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Gerekçeli kararda özetle; "Sanık ...... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve terörizmin finansmanı hakkında kanuna muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; Sanığın Bank...... da 1999 yılından beri hesabının bulunduğu, Bank...... ya ait kredi kartını aktif olarak kullandığını ancak bankacılık işlemleri ile eşinin ilgilendiğini, kendisinin sadece bankaya gidip imza attığını, bu işlerden anlamadığına dair beyanına, sanık ......'ın gözlemlenen kişiliğine, eşi ......'ın beyanlarının doğru olduğuna dair sanık ......'ın beyanına ve tüm dosya kapsamına nazaran sanık ......'ın Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY örgütüne üye olduğuna veya bu örgüte örgüt liderinin çağrısı üzerine örgütle iltisaklı Bank......'ya para yatırmak suretiyle yardım ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden müsnet suçlardan beraatine,
Sanık ...... hakkında ise; KHK ile kapatılan örgütle iltisaklı dershanelerde çalışmasının, ...... Gazetesine abone olmasının, ...... sendikasına üye olmasının ancak bir kanaat oluşturabileceği, delil niteliğinde değerlendirilemeyeceği, Gürcistan ülkesine çıkış yaptığı tarihlerin 2012-2013 yılları olup sanığın 2011-2013 yılları arasında Artvin Hopa ...... dersanesinde eşi ile birlikte çalışması nedeniyle sınırda bulunan Gürcistan ülkesine gitmesinde herhangi bir şüpheli durumun bulunmadığı, talimat üzerine Bank......'ya para yatırmasının ise örgüt üyeliği suçu açısından delil niteliğinde değerlendirilebilir ise de, bu delilin tek başına örgüt üyeliği suçunun oluşmasına vücut vermeyeceği, sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair cezalandırılmasına yeter delil elde edilemediği, dosya kapsamı itibariyle örgüt üyesi olduğu ispat edilemeyen sanığın ...... Bank ve ...... Bankasından 15-17 bin TL aralığında kredi çektiği, yine eşi ......'ın ......bank’taki hesabından 7-8 bin TL para çektiği, bu paraları eşinin Bank...... daki hesabına yatırdığı, evlendikten 18 yıl sonra mehir bedeli ödeyeceğinden bahisle başka bankalardan kredi çekerek eşinin Bank...... daki hesabına yatıran sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine hareket ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, sanığın örgüte yardım kastıyla hareket ettiği anlaşılmakla silahlı terör örgütüne yardım suçundan cezalandırılmasına" yönelik hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
İstinaf başvurusunda bulanan o yer Cumhuriyet savcısı istinaf dilekçesinde özetle; "sanıkların eylemlerinin tek tek ve bir bütün olarak değerlendirilmesinde silahlı terör örgütüne sempatizanlık seviyesini aştığı, örgüt ile aralarında organik bağın kurulduğunun kabul edilmesinin gerektiği, yine örgüt ile irtibatlı olacak şekilde çeşitli ve süreklilik arz edecek faaliyetlerinin bulunduğu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu" istemiyle istinafa başvurmuştur.
İstinaf başvurusunda bulanan sanık ...... müdafii Av. ...... istinaf dilekçesinde özetle; "Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen mahkumiyet kararının bozulması" istemiyle istinafa başvurmuştur.
Dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçesi içeriği dikkate alınarak yapılan inceleme sonucu, duruşma açılması gerektiği kanaatine varılmakla; 5237 saylı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ......'ın Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında; "Hakkımdaki suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum, ben tayine tabi personel değildim, dershane yönetimi işle ters düştüğümüz zamanlar oluyordu, bu nedenle işten çıkarılıyorduk, çalışmaya ihtiyacımız olduğu için söz konusu dershanelerde çalıştım, işten çıkarılırken bildiğim kadarıyla tazminat almadık, hesapları eşim idare ettiği için bu konuda herhangi bir bilgim yoktur, 2 çocuğumuz vardır, kızım 8. Sınıfta oğlum da 4.sınıfta öğrenci işken ...... kolejinden indirim kazandılar bu nedenle her iki çocuğumu da 1 yıl ...... Kolejine gönderdim, söz konusu örgüte ait olan ...... Sendikasına yasal haklarımı savunması için üye olmuştum, söz konusu yapıya ait olduğunu bilmiyordum, ...... Gazetesi aboneliği ise dershane yönetimi tarafından zorunlu olarak yapılmıştı, ancak aboneliğin eşim adına mı benim adıma mı yoksa her ikimiz adına mı olduğunu bilmiyorum, Bank ......ya herhangi bir talimat ya da çağrı üzerine para yatırmadım, eşimle mal varlığı konusunda tartışmıştık, bir evimiz ve 1990 model arabamız vardı bunlar da eşimin adına kayıtlıydı, evlendiğimizden beri bana ait olan tüm altınlar bozduruldu ve kullanıldı, bu nedenle tartışmıştık, eşim de sinirle evden çıktı ancak nereye gittiğini bilmiyordum, o sinirle gidip 2 ayrı bankadan kredi çekerek Bank ......daki benim hesabıma yatırmış ben bunu sonradan öğrendim, herhangi bir talimat ya da çağrı üzerine para yatırmış değilim, ben çalıştığım kurumların söz konusu terör örgütü ile bağlantısı olduğunu bilmiyordum, bilseydim asla çalışmazdım, haberleri çok fazla takip eden biri değilim, siyasetten de anlamam, dershane ve ev arasından gidip gelirdim.1995 yılından bu yana çalışmaktayım, KPSS’ye girmedim, eşimle 1996 yılında evlendik, ben İstanbul Üniversitesi mezunuyum, biyoloji öğretmeniyim. Hakkımdaki suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum, ben terör örgütü üyesi değilim, beraatime karar verilmesini talep ediyorum."şeklinde savunmada bulunmuş,
Sanık ......'ın Ceza Dairemizce alınan savunmasında;"Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, ben terör örgütü üyeliğini asla kabul etmiyorum, ben öğretmen olarak görev yapıyorum ve hiç bir şeyle ilgim yoktur. Ben daha önceden Giresun ...... dershanesinde görevliydim, darbe girişiminden önce ben buradaki işimden ayrılmıştım. Ben Hatay, İskenderun, Dörtyol, Elbistan, Ordu, Hopa ve Giresun'da dershanelerde çalıştım bu dershanelerin tümü darbe girişiminden önce kapatılmıştı. Benim çalıştığım dershaneler birbirlerine bağlı dershanelerdi çalıştığım yerde anlaşmazlık olduğu zaman diğeri ile görüşüp orada göreve başlıyordum, ben bu yerlere kendi irademle gidip çalışıyordum kesinlikle tayine tabi değildik, ben hakkımın korunması için ...... sendikasına üye olmuştum. Benim Bank ......'da 1999 tarihinden itibaren hesabım vardı, ben Fetö terör örgütü başının talimatı üzerine para yatırmadım, 2013 yılının Aralık ayının hesabım 2014 yılının Ocak ayındaki artış sebebi eşim tarafından hesabıma yatırılan paradır, ben para işine karışmıyordum eşim ilgileniyordu o hususu eşimden sorun dedi. Ben soruşturma sırasında Fethullah Gülen din alimidir dedim o zaman herkes öyle söylüyordu ama ben şuanda o şahsı o şekilde görmüyorum. Ben Fethullah Gülen'in devlete zulüm ettiğini tam olarak söyleyemem ama ortaya çıkan duruma göre devleti kendisi bölmüş oluyor bunu söyleyebilirim. Suçsuzum adaletinize sığınıyorum beraatimi talep ederim "şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ......'ın Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında; "Hakkımdaki suçları kabul etmiyorum, ben makine mühendisiyim, 2 kez KPSS’ye girmeme rağmen sınavda yeterli puan alamadığım için atanamadım, ben sırasıyla Adana ...... Dershanesi,Osmaniye ...... Dershanesi, İskenderun ...... Dershanesinde işçi olarak çalıştım, daha sonra İskenderun ...... boru profil fabrikasında makine mühendisi olarak çalıştım, bu sırada yüksek lisansımı tamamladım, sonrasında ise Dörtyol ...... Dershanesinde, Elbistan ...... Dershanesi, Ordu ...... Dershanesi, Hopa ...... Dershanesinde öğretmenlik yaptım, en son olarak da ...... Dershanesinde saat ücretli olarak matematik dersi verdim, 31/05/2015 tarihinde ise işten çıkarıldım, sonrasında iş aradım ancak iş bulamadım, çalıştığım dershanelerle aynı şirkete ait olan kırtasiyede 1-2 ay kadar çalıştım, buna ilişkin SGK kaydım da mevcuttur, ben çalışmış olduğum kurumlarda tayine tabi personel değildim, eşimle 1996 yılında evlendik, kendisine 150gram altın mehir sözüm vardı, bu nedenle başka bankadan kredi çekerek eşimin hesabına yatırdım, ben çağrı ya da talimat üzerine bu hesaba para yatırmadım, Fetö’nün çağrısını da parayı yatırdıktan sonra öğrendim, Fetö 2015 yılında Bank ......ya yatırılan paraların geri çekilmesi talimatı vermişti ancak ben çekmedim, terör örgütü üyesi olsaydım bu parayı çekerdim, eşimin banka hesaplarını ben idare ediyordum, bazen onun hesabından kendi hesabıma para aktarıyordum, bazen de kendi hesabımdan eşimin hesabına para aktarıyordum, birikimlerimizi bu şekilde idare ediyordum, eşim şu an çalışmıyor ancak kendisi de biyoloji öğretmenidir, o tarihlerde ikimiz de çalışıyorduk, ben bu yapının sohbet adı verilen toplantılarına hiç katılmadım, söz konusu yapıya ait kurumlarda çalıştığım dershanelerde ise sadece derslerle ilgili toplantılara katıldım, sohbet toplantılarıyla ilgili herhangi bir bilgim yoktur, sohbet hocalığı da yapmadım, herhangi bir bağış, himmet ya da burs adı altında finansal destek sağlamadım, söz konusu yapıya ait sendikanın yöneticileri çalıştığım dönemde öğretmenler odasına gelmişlerdi, söz konusu sendikaya dershane müdür ve yönetiminin üye olamadığını, sadece çalışanların hakkını savunma amacıyla kurulduklarını söylediler, bu sendikanın yeni kurulduğunu söylediler, basından yapılan açıklama ile bu sendikanın terör örgütüne ait olduğunu öğrendiğimde ise sendikadan istifa ettim, çalıştığım kurum özel olduğu için bazen bizim isteğimiz dışında abonelikler yapılıyordu, karşı gelen olduğunda ya da idareyle ters düşüldüğünde ise işten çıkarıyorlardı, 2 çocuğum vardır, çalışmak zorundaydım, geçimimi sağlamak amacıyla karşı gelmedim, aboneliğimi işsiz kalacağım korkusuyla sonlandırmadım, ...... numaralı telefon hattı benim adıma kayıtlıdır, ben bu hattı yanlış hatırlamıyorsam 2003-2005yılları arasında almıştım tutuklanana kadar da kullandım, bylock programını kesinlikle yüklemedim ve kullanmadım, ben devletin yasal izniyle var olan kurumlarda yine devletin izni ile çalıştım, ben çalıştığım kurumların bu yapıya ait olduğunu bilmiyordum bilseydim önünden bile geçmezdim, göz altına alındığım tarihte Kom Şubeden beni telefonla aradılar ve eşimle birlikte ifade vermemiz gerektiğini söylediler, bunun üzerine eşimle birlikte emniyete başvurduk, ben terör örgütü üyesi değilim, örgüt üyesi olsaydım kendim teslim olmazdım, 2,5 aydır tutukluyum, eşim ev hanımı herhangi bir gelirimiz yok, bu aşamada tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuş,
Sanık ......'ın Ceza Dairemizce alınan savunmasında; "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, ben Karadenizli bir ailenin çocuğuyum vatanıma ve milletime bağlı bir insanım, aile yetiştirilmemde vatanıma milletime hayırlı bir insan olmam şeklinde olmuştur. Ben Makine mühendisliğinin Türkçe bölümünü bitirdiğim için piyasada iş bulmakta zorlanıyordum, ben okul bitirdikten sonra iş bulamadığım için Adana, İskenderun ve Osmaniye'de işçi olarak dershanelerde çalıştım, 2001 yılında Yüksek Lisans'ımı tamamlayarak öğretmen oldum, o tarihten sonra öğretmen olarak çalışmaya başladım, görev yaptığım yerler Adana, Osmaniye, İskenderun, Dörtyol, Elbistan, Ordu, Hopa ve Giresun'da dershanelerde öğretmenlik yaptım, bu dershanelerin kime ait olduğunu bilmiyorum her şehirde bu dershanelerin farklı isimleri vardı, bu çalıştığım dershanelerde cemaate sempatisi olan kişiler vardı ama ben bu dershanelere tayinle gitmiş değilim eşimle hangi dershanelerde iş bulduysak orada çalıştık. Benim terör örgütü ele başının Bank ......'ya para yatırılması gibi bir talimatından haberim yoktur, 2014 yılında dershanelerin kapanacağı anlaşıldığından bizde eşimle geleceği dair ekonomik sebeplerden dolayı tartışmalar yaşadık, bir ev ve bir arabamız var bunlarda benim üzerimdeydi eşimin üzerinden bir şey yoktur, eşim ilerde ayrılırsak kendi sıkıntıya düşeceğiz düşüncesiyle tartışma yaşadık, bu tartışmalardan sonra ben iki bankaya da kredi başvurusunda bulundum ve ikisi de onaylandı ve ben iki bankadan da kredi çektim, bu bankalardan çektiğim kredilerle eşimin hakkına düşeni eşimin hesabına yatırdım, benim Bank ...... hesabımda para vardı ancak o parayı eşimin hesabına geçirmedim 2 bankadan kredi çekip eşime olan borcumu ödemek için bu paraları eşimin hesabına geçirdim, ben bankaya Devlet el koyduğunda devlet garantisi altında olduğunu söylemişti bu bankaya para yatırmanın ve bu bankada para bulundurmanın hiç sıkıntı yaratacağını düşünmemiştim. Hakkımda ihbar yapıldığında örgüt imamı olduğumda iddia edilmiştir benim örgüt imamı olduğum ve eşimle örgüt aracılığıyla evlendiğim iddiası doğru değildir eşimde Osmaniye'lidir orada tanışarak evlendik. Benim Sarp sınır kapısından çıkma sebebim herkes gibi uygun yakıt almaktır, aracımla çıkıp aracıma yakıt alıp çıkıyordum, diyeceklerim bundan ibarettir. Ben mahkemenizin adaletine güveniyorum, ben çalıştığım dershanelerin örgütün dershanesi olduğunu bilmeden çalıştım öyle olduğunu bilseydim asla oralarda çalışmazdım. Fetö bir terör örgütüdür ancak ben bu örgüte üye değilim bu suçlamayla yargılandığım için utanç duyuyorum, bu dershanelerde bu şekilde örgütün olduğunu bilmiyordum bilsem asla çalışmazdım. Benim darbe girişiminden sonra apar topar Adana'dan ayrıldığım iddiası kesinlikle yalandır, ben darbe girişimi olduğu sırada eşimin memleketinde Osmaniye'de bulunuyordum, ben darbe girişiminden sonra Çarşamba'ya gittim orda 10-15 gün kaldım, orada nereye yerleşelim diye eşimle konuşarak Osmaniye'ye yerleşmeye karar verdik. Ben her ne kadar önceki savunmalarımda mehir demiş isem de yanılmış olabilirim asıl olan eşime olan altın borcumdur, beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:"Sanıklar ...... ve ......'ın karı-koca oldukları sanıklar hakkında Fetö/PDy terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma sonrasında açılan davada yapılan yargılama sonucunda Fetö/Pdy'nin silahlı bir terör örgütü olduğunun devletin ilgili birimleri ve mahkeme kanallarıyla sabit olduğu, Fetö/Pdy terör örgütünün yaklaşık 50 yıllık bir çalışmanın sonucunda son olarak 15 Temmuz'da darbe girişimi ile illegal olan çalışmalarının bir ölçüde açıklığa kavuştuğu, bu terör örgütünün diğer terör örgütlerinden benzer ve farklı bir yapısının bulunduğu, diğer terör örgütlerinden farklı olarak bu terör örgütünün Devlete Devlet görevlileri eliyle kendiliğinden Devleti ele geçirme ana stratejisini izlediği, bu stratejinin temel unsurlarından birisinin de özellikle yetişmiş eleman temini olduğu, bu eleman temininden de bu terör örgütünün özellikle eğitim kurumlarına büyük önem verdiği, özel dershane, özel okul hatta özel üniversite biçimde nerdeyse Devletle rekabet edebilecek faaliyet yürüttüğü, ayrıca bu terör örgütünün finansal desteğinin ana unsurunu Bank ......'nın oluşturup finansal açıdan terör örgütünün Bank ......'ya ayrı bir önem verdiği, Fetö/Pdy terör örgütünün medya alanında da değişik televizyon, basın yayın organı ve internet ortamında çalışmasının bulunduğu, ayrıca yasal olarak bu terör örgütünün yasal dernek vakıf gibi oluşumları gerçekleştirdiği, sanıkların eylemine gelince sanıkların yukarıda belirtildiği üzere bu terör örgütünün en önemli unsurlarından dershanelerde uzunca bir süre ve yurdun değişik yerlerinde görev almasının örgüt üyeliği bağlantısı dışında pek mümkün görülmediği, ayrıca yukarıda Bank ...... ile ilgili belirtilen durumla ilgili Fetö/Pdy örgüt liderinin bu bankaya destek çıkılması yönündeki talimatından sonra sanıkların gelir durumunu aşan bankaya destek amaçlı para yatırdıkları, sanıkların yukarıda belirtildiği üzere bu terör örgütünün yayın organlarından ...... Gazetesinin aboneliğini uzunca bir süre sağladığı ve sanık ......'un Fetö/Pdy terör örgütüyle alakalı ...... sendikasına üyeliğinin bulunduğu, yukarıda sanıkların durumuna ilişkin dosyaya yansıyan deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların Fetö/Pdy terör örgütü üyesi olduğu yargılama sonucunda anlaşılmakla her bir sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına sanıklar hakkında TCK 53, 58/9 maddenin uygulanmasına karar verilmesi" mütaalasında bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanıklara ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri, sanıkların savunmaları, Bank ...... ekstreleri, SGK kayıt çıktıları, kolluk tutanakları, dosya içerisinde mevcut tüm bilgi, belge ve tutanaklar ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1861 esas 2018/294 karar, 2017/1862 esas 2017/5796 karar ve ilk derece mahkemesi sıfatı ile verdiği 2015/3 esas 2017/3 sayılı kararlarında ve istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
"Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet: eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1861 esas 2018/294 karar, 2017/1862 esas 2017/5796 karar sayılı ilamları )
Ayrıntıları Yargıtay Genel Ceza Kurulu'nun 26.09.2017 tarih ve 2017/16.MD-956 esas 2017/370 karar sayılı ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 14/07/2017 tarih 2017/1443 Esas ve 2017/4758 sayılı kararlarında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; FETÖ/PDY'nin 5237 sayılı TCK'nın 314. maddesinin 1. ve 2. fıkraları kapsamında silahlı terör örgütü olduğunun anlaşıldığı ve kabul edildiği,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar ...... ve ...... hakkında yapılan yargılama sonucunda sanık ......'ın beraatine, sanık ......'ın ise silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine ilişkin verilen Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarih ve 2017/206 esas, 2017/284 sayılı kararının sanık ...... müdafii ile her iki sanık aleyhine o yer Cumhuriyet savcısınca istinaf edilmesi üzerine, dosyanın incelemesini yapan Dairemizce CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiş olup, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda ve yukarıda değinilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yapılan yargılamaya, dosya kapsamında yer alan tüm bilgi belge ve tutanaklara, Bank ...... hesaplarına ilişkin ekstrelere, kolluk araştırma tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanık ..........'ın; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait ......, ...... ve ...... dershanelerinin Antakya, Dörtyol, İskenderun, Elbistan, Ordu, Hopa ve Giresun şubelerinde 1994 yılından 2016 yılı Ocak ayına kadar müdafii huzurunda vermiş olduğu kolluk ifadesinde de belirttiği üzere tayine tabi şekilde eşi ile birlikte çalıştığı, yine müdafii huzurunda vermiş olduğu sıcağı sıcağına alınan kolluk ifadesinde bahse konu terör örgütü lideri olan Fethullah Gülen için "Bana göre din alimidir." demek suretiyle terör örgütü elebaşısı hakkındaki düşüncesini ortaya koyduğu, Giresun'da çalıştığı dönemde çocuğunu bir sene örgüte müzahir ...... Kolejine gönderdiği, eşi olan diğer sanık ile örgüte müzahir ...... gazetesine yaklaşık 10 yıl boyunca abone olduğu, 16.04.2014 tarihinde örgüt ile iltisak ve irtibatı olan ...... Eğitim Sendikasına üye olduğu, örgütün finansal kuruluşlarından olan Bank ......'da 1999 yılında açılmış olan mevduat hesabına ait 2013 yılı Aralık ayında 8.384 TL olan mevduatını para yatırmak suretiyle 2014 yılı Ocak ayında 41.575 TL, 2014 yılı Şubat ayında 45.718 TL'ye, 2014 yılı Mart ayında 40.794 TL olan mevduat hesabını yine para yatırarak 2014 yılının Nisan ayında 42.819 TL, Mayıs ayında 44.757 TL, Haziran ayında 46.862 TL'ye çıkardığı, yine 2014 yılı Ağustos ayında 44.008 TL olan mevduatını para yatırmak suretiyle 2014 yılı Eylül ayında 54.714 TL ve 2015 yılı Mart ayında 67.826 TL'ye çıkardığı, yine bu bankada 30.01.2014 tarihinde 16.580 TL ve 14.805 TL para yatırarak iki ayrı yatırım hesabı açtığı, 25.08.2014 tarihinde eşi olan diğer sanık ......'ın hesabından havale gelen 9.000 TL ile katılım hesabı açtığı, 11.09.2014'de 12.600 TL yatırarak USD almak suretiyle ayrı bir katılım hesabı açtığı, ayrıca 09.03.2015 tarihinde 15.954 USD'lik yine ayrı bir katılım hesabı açtığı, hakkında kolluk tarafından tanzim olunan 10.02.2017 tarihli araştırma tutanağında "sanık ......'un eşi olan ...... ile birlikte Giresun’da Fetö adına faaliyette bulunmuş olabilecekleri, 15 Temmuz darbe girişiminden bir kaç gün sonra Çarşamba ilçesi ...... mahallesine apar topar gelerek bir iki gece kalıp Adana'ya kaçtıkları" hususunun belirtildiği, yine hakkında 24.11.2016 tarihinde Samsun İl jandarma Komutanlığına "eşi ile birlikte fetöye ait dershanelerde öğretmenlik yaptıkları, eşi ......'ın örgütün imamlarından olduğu, eşi ile de örgüt aracılığıyla evlilik yaptıkları" yönünde ihbar yapıldığı, bu itibarla örgüte ait dershanelerde yaklaşık 22 sene tayine tabi şekilde farklı il ve ilçelerde çalıştığı ve örgütün yayınlarından olan gazeteye eşi ile beraber abone olduğu anlaşılan sanık ......'ın; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten ve kamu oyunda terör örgütü niteliğinin açık ve yaygın olarak kabul edilmesi sürecinden sonra da örgüte ait dershanelerde çalışarak örgüte bağlılığını ve irtibatını devam ettirerek, örgüte müzahir sendikaya üye olarak ve örgütün finansal kaynaklarından olan Bank ......'ya sürekli şekilde para yatırıp mevduatını arttırarak ve birçok yatırım ve katılım hesabı açarak örgütü desteklemeye devam etmek suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan bu faaliyetleri nedeniyle örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğu anlaşıldığından, "Bank ......'ya yatırdığı paraları kendisinin yatırmadığı, eşi tarafından yatırıldığı, para işine karışmadığı ve parasal işlerle eşinin ilgilendiği" yönündeki beyanlarına kendi adına olan bir banka hesabında kendi muvafakat ve imzası olmadan işlem yapılamayacağı, kendi rızası dışında eşi tarafından hesabına yoğun biçimde para yatırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmekle, suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılan bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının istinafen kaldırılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.
Sanık ......'ın ise; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait ......, ......, ...... ve ...... dershanalerinin Adana, İskenderun, Dörtyol, Elbistan, Ordu, Hopa ve Giresun şubelerinde 1994 yılından 2016 yılı Ocak ayına kadar eşi olan diğer sanık ......'un müdafii huzurunda vermiş olduğu kolluk ifadesinde de belirttiği üzere tayine tabi şekilde eşi ile birlikte çalıştığı, Giresun’da çalıştığı dönemde çocuğunu bir sene örgüte müzahir ...... Kolejine gönderdiği, eşi olan diğer sanık ile örgüte müzahir ...... gazetesine yaklaşık 10 yıl boyunca abone olduğu, örgütün finansal kuruluşlarından olan Bank ......'da 2006 yılında açılmış olan mevduat hesabına ait 2013 yılı Aralık ayında 88.100 TL olan mevduatını para yatırmak suretiyle 2014 yılı Ocak ayında 90.944 TL, 2014 yılı Şubat ayında 91.744 TL'ye, 2014 yılı Mart ayında 92.567 TL'ye, 2014 yılı Haziran ayında 85.796 TL olan mevduat hesabını yine para yatırarak 2014 yılı Temmuz ayında 87.700 TL, 2014 yılı Ağustos ayında 88.317 TL, 2014 yılı Eylül ayında ise 90.386 TL'ye, 2014 yılı Kasım ayında 85.549 TL olan mevduatını yine para yatırarak 2014 yılı Aralık ayında 88.030 TL'ye ve 2015 yılı Mart ayında 95.521 TL'ye çıkardığı, bunun yanında başka bankalardan iki ayrı kredi çekerek ve eşi ......'un ......bank hesabından 7.000 TL para çekerek eşine ait Bank ...... hesabına bu paraları yatırdığı, yine bu bankada 15.09.2014 tarihinde 45.000 TL aktararak bu para ile USD katılım hesabı açtırdığı, 09.03.2015'de aynı bankada 15.835 USD'lik ayrı bir katılım hesabı açtırdığı, hakkında kolluk tarafından tanzim olunan 10.02.2017 tarihli araştırma tutanağında "sanık ......'ın eşi olan ...... ile birlikte Giresun'da Fetö adına faaliyette bulunmuş olabilecekleri, 15 Temmuz darbe girişiminden bir kaç gün sonra Çarşamba ilçesi ...... mahallesine apar topar gelerek bir iki gece kalıp Adana'ya kaçtıkları" hususunun belirtildiği, yine hakkında 24.11.2016 tarihinde Samsun İl jandarma Komutanlığına "eşi ile birlikte fetöye ait dershanelerde öğretmenlik yaptıkları, kendisinin örgütün imamlarından olduğu, eşi ile de örgüt aracılığıyla evlilik yaptıkları" yönünde ihbar yapıldığı, bu itibarla örgüte ait dershanelerde yaklaşık 22 sene tayine tabi şekilde farklı il ve ilçelerde çalıştığı ve örgütün yayınlarından olan gazeteye eşi ile beraber abone olduğu anlaşılan sanık ......'ın; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten ve kamu oyunda terör örgütü niteliğinin açık ve yaygın olarak kabul edilmesi sürecinden sonra da örgüte ait dershanelerde çalışarak örgüte bağlılığını ve irtibatını devam ettirerek ve örgütün finansal kaynaklarından olan Bank ......'ya sürekli şekilde para yatırıp mevduatını arttırarak ve birden fazla kez katılım hesabı açarak örgütü desteklemeye devam etmek suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan bu faaliyetleri nedeniyle örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğu anlaşılmış olup, Bank ......'ya 2014 yılında yoğun olarak toplu miktarda yatırdıkları paranın eşine mehir ücreti olarak vermek amaçlı olarak yatırılan para olduğu yönündeki savunmalarına, bu bankadaki hesap hareketlerinin sayısı, meblağı, sürekliliği ve iki ayrı bankadan kredi çekerek ve eşi ......'un ......bank hesabından para çekerek yatırılan bir toplu para olduğu anlaşıldığından suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu kanaatine varılmakla itibar edilmemiş ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hakkında ilk derece mahkemesince "Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair" verilen kararının istinafen kaldırılarak yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanıklar ...... ve ...... hakkındaki Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarih 2017/206 esas ve 2017/284 karar sayılı HÜKMÜNÜN CMK'nın 280/2. MADDESİ GEREĞİNCE KALDIRILMASINA,
Sanıklar ...... ve ......'Inüzerlerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçunu işlediği kanaatine varıldığından eylemine uyan TCK 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler ve sanıkların eylemlerinin yoğunluğu göz önüne alınarak taktiren alt sınırdan ceza tayini ile ayrı ayrı5'ER YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların üzerlerine atılı suçun terör suçu olması nedeniyle verilen cezalarının 3713 sayılı TMK'nın 5/1. Maddesi gereğince yarı oranında artırılarak ayrı ayrı 7 YIL 6'ŞAR AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların sabıkasız kişilikleri, duruşmadaki iyi halleri lehe takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezalarından TCK 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten ayrı ayrı 6 YIL 3'ER AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak haklarında TCK'nın 53/1-2 fıkralarıyla 3. Fıkra 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına,
TCK'nın 58/9 maddesi gereğince sanıkların cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve haklarında cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdikleri sürelerinin TCK'nın 63. Maddesi gereğince verilen cezalarından MAHSUBUNA,
Sanık ......'ın hakkında Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesince CMK 109/3-a maddesi uyarınca verilen ADLİ KONTROL KARARININDEVAMINA,
Sanık ......'ın CMK'nın. 109/1 ve 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkış yasağı konulmak suretiyle ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA,
Yargılama gideri olan 7 adet tebligat gideri 89 TL ve posta masrafı 13,50 TL'den oluşan olan 102,50 TL'nin sanıklardan eşit olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
Sanıklar ......, ......, Sanık ...... müdafii ...... ve sanık ...... müdafii Av. ......'ın yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı ......'in (......) katılımıyla mütalaaya uygun olarak, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak ya da bir başka İlk Derece Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, 22/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)