(5271 S. K. m. 280, 289, 292) (5275 S. K. m. 108)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5271 Sayılı CMK'nın 280/1-d maddesinde ilk derece mahkemesinin kararında aynı kanunun 289. maddesinin 1. fıkrasını g ve h bentleri hariç diğer bentlerinde bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması halinde hükmün bozulmasına karar verileceğinin belirtildiği, CMK'nın 289. maddesinin 1. fıkrasının i bendinde düzenlendiği üzere "hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması" durumunun hukuka kesin aykırılık teşkil edeceği gözetilerek yapılan incelemede;
İddianamede sanığa isnat olunan dava konusu eylemin "Kırıkhan Açık Ceza İnfaz kurumunda hükümlü iken 18.05.2016 günü ayrıldığı 7 gün süreli izinden dönmesi gerektiği 25.05.2016 tarihinde kuruma dönmemesi ve 48 saat geçmesine rağmen 27.05.2016 günü de kuruma teslim olmaması" olarak belirtildiği, sanığın hakkında çıkartılan yakalama emrine binaen yakalanması sonrası İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinde 06.04.2017 günü tespit olunan ve hükme esas alınan savunmasında ise "cezaevinden izne çıktığım zaman çocuklarımı araç ile gezdirdim. Araç bende bir gün kaldı, plakasını hatırlamam, Sinan Karagöz'den almıştım, suçu kabul etmem, iddianamedeki göçmen kaçakçılığı olayı ile bağlantım yoktur." şeklinde beyanda bulunmasından da anlaşılacağı üzere; dava konusu yapılan olay hakkında savunması alınmayıp son celseye gelen sanığın iddianame konusu olayla ilgili yine herhangi bir savunması tespit olunmadan dava konusu yapılmayan başka bir olayla ilgili tespit olunan 06.04.2017 tarihli savunması ile yetinilerek ve hukuka uygun bir şekilde dava konusu olayı içermeyen bu savunması hükme esas alınarak mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 27.05.2016 yerine 25.05.2016 olarak yanlış yazılması,
Hüküm fıkrasında temel ceza belirlenirken "alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığından takdiren alt sınırdan olmak üzere" denilmesine rağmen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle hüküm fıkrasında çelişkiye sebebiyet verilmesi,
Hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK'nın 292/1 maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra TCK'nın 62/1 maddesi gereğince indirim uygulanması sonucu tayin olunan hapis cezasının " 7 AY 15 GÜN AY" olarak belirtilmesi suretiyle, netice olarak tayin olunan cezada gün ve ay birimi bakımından karışıklığa ve tereddüte sebebiyet verilmesi,
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 292/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5275 sayılı Kanun'un 97/1. maddesi gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanamayacağı göz önüne alınarak, sanığın adli sicil kaydında görülen Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/540 esas 2014/281 karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınıp hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken; Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/42 esas 2013/497 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınarak sanığın birinci kez mükerrirliğine hükmedilmesi,
Sanığın adli sicil kaydından da anlaşılacağı üzere, daha evvel başka suçtan hakkında Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/424 esas 2012/988 sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin denetim süresi içinde istinafa konu suçu işlemesinden dolayı, karar kesinleştiğinde bahse konu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda gereğinin takdir ve ifası için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, açıklanan nedenlerle CMK'nın 280/1-d ve 289/1-i maddeleri gereğince hükmün BOZULMASINA, CMK'nın 283. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 22.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)