(AİHS m. 10) (2709 S. K. m. 36) (3713 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 31, 43, 53, 58, 63) (5271 S. K. m. 231, 280)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan suça sürüklenen çocuk B. T. hakkında Dairemizin 05/11/2019 tarih ve 2018/2784 esas 2019/1079 karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk yönünden dosyanın tefriki ile 2019/2031 esas sırasına kaydının yapılmasına karar verilerek Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2018 tarih ve 2017/139 esas 2018/283 karar sayılı kararı ile dosya içeriğine göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yeniden yargılama yapılmıştır.
İDDİA:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nun 21/09/2017 tarih ve 2017/59313 soruşturma, 2017/17137 esas sayılı iddianamesi ile "Sanığın terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediğinden bahisle Terörle Mücadele Kanunu 7/2, Türk Ceza Kanunu 58/9, 43/1, 63, 53/1 maddeleri gereği cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI :
İlk Derece Mahkemesince özetle; "Sanığın adına kayıtlı olup kullanımında bulunan facebook sosyal paylaşım hesabından yaptığı paylaşımlar ile PKK silahlı terör örgütünün propagandasını yaptığının iddia edildiği, paylaşımlarda bulunan fotoğraf ve yazılarların içerik itibari ile PKK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte bulunmadığı, bu nedenle sanığa isnad olunan terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı cihetle beraatine karar vermek gerekmiştir. Sanıklardan elde edilen dijital materyallere ilişkin inceleme sonuçları yargılama sonucuna etkili görülmemesi ve yargılamanın uzamaması adına beklenilmemiş, ele geçirilen dijital materyallerin imajları alındıktan sonra s.s.çocuk ye veya kanuni temsilcisine iadesine, imaj ve exportun dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir." belirtilerek yerel mahkemece mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
İstinaf başvurusunda bulanan O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçesinde; Sanık B. T.'ın yargılamaya konu sosyal medya paylaşımları incelendiğinde;
-22/09/2016 tarihinde ellerinde silah bulunduran ve PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesini tasvir ettiği anlaşılan bir karikatürü "free kurdistan" yani "özgür kürdistan" anlamına gelen yazı ve örgütü simgeleyen sembollerle (bu görüntünün aynı zamanda sanığın profil hesabı kapak fotoğrafı olduğu),
-30/10/2016 tarihinde sağ üst köşesinde PKK/KCK silahlı terör örgütünün Suriye ülkesinde faaliyet gösteren bir kolu olan YPG silahlı terör örgütünü simgeleyen sembollerin bulunduğu bir fotoğrafı "ölünüz diriniz her gün biriniz bir gün hepiniz biji serok apo diyeceksiniz" şeklindeki yorumla,
-29/10/2015 tarihinde "zafer işareti diye bilinen el hareketlerini yaparken çekilmiş fotoğrafını "biz bir ölür bin doğarız biz dağlarda gerillayız" şeklindeki yorumla paylaştığının tespit edildiği, söz konusu paylaşımların içeriğinin silahlı terör örgütünü meşru gösterici, övücü nitelikte olduğu ve kanuni tanıma uyduğu kanaatine varılmakla sanık hakkında üzerine atılı suç bakımından cezalandırılması yoluna gidilmesi gerekirken hakkında beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmekle sanık B. T. aleyhine olarak,usul ve yasaya aykırı" olduğunun belirterek yerel mahkemece verilen hükmün bozulması istemiyle istinafa başvurmuştur.
Dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçesi içeriği dikkate alınarak yapılan inceleme sonucu, duruşma açılması gerektiği kanaatine varılmakla; CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Suça sürüklenen çocuk B. T.'ın Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, bahse konu facebook sayfası şahsıma aittir, paylaşımları da ben yapmıştım, ancak o tarih itibari ile henüz çok gençtim, paylaşım içeriklerinin suç olduğunu bilmiyordum, suç işleme kastı ile hareket etmedim, yaklaşık 3 yıldır bu hesabımın şifresi de çalınmıştır, bir daha giremedim, olaydan ötürü de pişmanım," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Suça sürüklenen çocuk B. T.'ın Ceza Dairemizce alınan savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, önceki savunmalarımı tekrar ederim, 15-16 yaşlarındayken cahildim ve kasıtlı bir paylaşım yapmadım, şu anda herhangi bir örgüte sempatim bulunmamaktadır, beraatimi isterim," şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Olay tarihinde suça sürüklenen çocuk B. T. sosyal medyada yaptığı paylaşım ve bu paylaşımı profil resmi olarak kullanıp, paylaşımda Ypg yazılı ve aynı yazının üst kısmında silah profili ve bir insan silüeti biçiminde paylaşımı yaparak sanığın silahlı terör örgütü olan YPG'ye yönelik propaganda suçunu işleyip, bu bakımdan Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin beraat biçimindeki kararının kaldırılarak, sanığın eylemine uyan 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, suç tarihinde sanığın 15-18 yaş grubunda olduğu hususu dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 31/3 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi," yönünde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER :
-Suça sürüklenen çocuğa ait nüfus ve adli sicil kayıtları,
-Suça sürüklenen çocuk savunmaları,
-Suça sürüklenen çocuk B. T. hakkında Adana İl Emn. Müd. Sib. Suç. Müc. Şb. Müd.'nün 23/02/2017 tarihli Siber Suçlar Önleme Açık Kaynak Tespit Formu,
-Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 05/09/2017 tarihli araştırma tutanağı,
-Dosya kapsamındaki tüm deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE :
İfade özgürlüğü Anayasamızın 26 ve Avrupa İnsan haklarının ve temel özgürlüklerinin korunmasına dair sözleşmesinin 10. maddesi ile teminat altına alınmıştır, ifade özgürlüğünün kullanımına meşru bir müdahale için; müdahalenin yasalarda öngörülmüş olması, Ulusal güvenlik, toprak bütünlüğü, kamu emniyeti, kamu düzeninin sağlanması ve suçun işlenmesinin önlenmesi, sağlığın korunması, ahlakın, başkalarının şöhret veya haklarının korunması, gizli tutulması kaydıyla alınmış bilgilerin açıklanmalarının engellenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanmasına ilişkin değerlerden bir veya birkaçını korumaya yönelik olmalıdır. Müdahale demokratik bir toplumda gerekli bulunmalıdır.
İfade özgürlüğü terörle mücadele kapsamında en çok müdahaleye ve sınırlamaya maruz kalan temel haklardandır. Nitekim 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesindeki propaganda yasağı bu duruma örnek teşkil etmekle birlikte yasa koyucu maddede zaman zaman yaptığı değişiklikle özgürlüğü genişletmiştir. Bu amaçla 11/04/2013 tarih ve 6459 Sayılı Kanunun 8. maddesiyle yapılan değişiklik sonucu; terör örgütünün propagandası suçunun oluşabilmesi için; örgütün "cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek şekilde" yapılması zorunlu kılınarak, sınırlamanın AİHS uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/02/2020 tarih 2016/16-1140 esas 2020/110 karar sayılı kararında; “…Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 2. fıkrasındaki suçun oluşabilmesi için eylemin terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmiş olup fıkranın son cümlesinde "Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır" şeklindeki düzenlemeyle toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde; örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması, slogan atılması, ses cihazları ile yayın yapılması, terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi de bu fıkranın (b) bendinde maddeler hâlinde belirtilmiş olup yasa koyucu bu bentteki eylemleri gerçekleştiren sanığın cezalandırılabilmesi açısından Kanun’un 7. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen unsurları aramamış yalnızca ceza atfı amacıyla bir düzenleme yapmıştır...” şeklinde belirtilmiştir.
Kararın devamında da "3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında yazılı propaganda suçunun oluşması için terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla işlenen fiil terör örgütü ile ilgili olmakla birlikte bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin değilse, işlenen fiil terör örgütüyle ilgili ancak bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin bu yöntemleri bir başkasına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla işlenmiyorsa, işlenen fiilin konusu terör örgütü ile ilgili ve bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin olmakla birlikte bu yöntemleri meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde değilse 3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında yazılı suçun işlenmesi söz konusu olamaz.
3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemenin son cümlesine göre: "Aşağıdaki fiil ve davranışlarda bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır:
a) .....
b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi. terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde:
1- Örgüte ait amblem resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması.
2- Slogan atılması.
3- Ses cihazları ile yayın yapılması.
4- Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi." hükümlerine yer verimiştir.
Bu hâllerde suçun oluşması için terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerinin varlığı suçun oluşması için gerekli değildir. 3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde yazılı düzenlemeden söz konusu fiilleri bilerek ve isteyerek işleyen kişinin, başka herhangi bir unsurun varlığına bağlı olmaksızın bu suç tipini ihlal edeceği anlaşılmaktadır..." şeklinde belirtilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarına, Siber Suçlar Önleme Açık Kaynak Tespit Formu içeriğine tüm dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; 23/02/2017 tarihinde sosyal paylaşım siteleri üzerinde yapılan çalışmalar esnasında Facebook sosyal paylaşım sitesinde https:/facebook.com/profile.php?id= 100008363950793 URL uzantılı B. T. (ypg) profil isimli Facebook kullanıcı hesabında herkese açık sayfasında yapılan açık kaynak çalışmasında, 22/09/2016 tarihinde elinde silah bulunduran ve PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesini tasvir ettiği anlaşılan bir karikatürü "free kurdistan" yani "özgür kürdistan" anlamına gelen yazı ve örgütü simgeleyen sembollerle paylaştığı, bu görüntünün aynı zamanda sanığın profil hesabı kapak fotoğrafı olduğu, profilinde isminin altında parantez içerisinde "ypg" ibaresinin de yazılı olduğunun tespit edildiği,
Suça sürüklenen çocuğun bu suretle sosyal paylaşım sitesi olan herkese açık Facebook hesabından PKK/KCK silahlı terör örgütünün Suriye uzantısı olan PYD/YPG silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde paylaşımda bulunarak silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun beraatine dair İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve eylemine uyan 3713 sayılı Kanunun 7/2-1 ve 2. cümle maddesine göre cezalandırılmasına karar verilerek, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 23/02/2017 tarihinde halen 18 yaşını doldurmadığından TCK'nın 31/3 maddesi gereğince cezasında indirim yapılmış, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınması sonucunda ilerde bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat edinildiğinden CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2018 gün ve 2017/139 esas 2018/283 karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuk B. T.'ın üzerine atılı terör örgütü propagandası yapmak suçundan eylemine uyan 3713 Sayılı TMK'nın 7/2-1.cümle maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri göz önüne alınarak takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun eylemini basın-yayın yoluyla gerçekleştirdiği anlaşıldığından, 3713 TMK'nın 7/2-2.cümle maddesi gereğince cezasında yarı oranında artırım yapılarak 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştirdiğinde henüz onsekiz yaşını doldurmadığı anlaşıldığından TCK'nın 31/3 maddesi gereğince verilen cezanın 1/3 oranında indirilerek 1 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi göz önüne alınarak TCK'nın 62/1 maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönüne alınması sonucunda ilerde bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat edinildiğinden CMK'nın 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun CMK’nın 231/8 ve ÇKK'nın 23/1 maddeleri gereğince 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, suça sürüklenen çocuğa bu süre içerisinde ayrıca bir yükümlülük yüklenmesine takdiren yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa CMK'nın 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği takdirde hükmün açıklanacağı hususunun ihtar edilmesine (ihtar edildi),
Suça sürüklenen çocuğa CMK'nın 231/10 maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği takdirde hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği hususunun ihtar edilmesine (ihtar edildi),
Yargılama gideri olarak 5 adet tebligat gideri 75 TL, 1 adet posta gideri 9 TL olmak üzere toplam 84 TL'nin sanıktan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, suça sürüklenen çocuk ve müdafinin yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı Ü. Ş.'in (….) katılımıyla mütalaaya uygun olarak, yüzüne karşı karar verilenler yönünden tefhimden itibaren, tefhim edilemeyen ve tebliği gereken taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Ceza Dairemize (veya en yakın Ağır Ceza Mahkemesi kalemine) sunulacak dilekçe veya Ceza Dairemiz kalemine yapılacak başvuru ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere, süresi içerisinde itiraz edilmediğinde kararın kesinleşeceği ihtar edilerek, 08/07/2020 tarihinde oybirliği ile verilen karar, gerekçesi açıklanmak suretiyle açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)