(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (6100 S. K. m. 27) (YHGK 04.03.2009 T. 2009/9-52 E. 2009/105 K.)
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi talebine ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 17/10/2015 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 04/04/2017 d.lu ....... isimli bir müşterek çocuklarının olduğu, tarafların A… 1. Aile Mahkemesi'nin 2017/… Esas ve 2017/… Karar sayılı, 26/01/2018 tarihinde kesinleşen ilamı ile tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine, baba ile küçük arasında "her ayın ilk ve üçüncü hafta cumartesi günü saat 9:00'dan akşam saat 17:00'a kadar, dini bayramların ikinci günü saat 9:00 ile akşam 17:00 arasında" görüş günü kurulmasına karar verildiği, davacı tarafça kişisel görüş gününün yetersiz kaldığı gerekçesi ile istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf dava dilekçesi ile; "davalı ile A… 1. Aile Mahkemesinin 2017/… esas 2017/… karar sayılı ilamı ile boşandıkları, müşterek çocuklarının velayetinin davalı anneye bırakıldığı, mahkeme baba ile her ayın ilk haftası ve üçüncü haftası cumartesi günleri sabah 9' dan akşam 5'e kadar şahsi ilişki kurulmasına karar verildiği, bir müddet bu şekilde çocuğu ile görüştüğü, ancak zorunlu iş değişikliği nedeniyle bu şekilde görüşmesinin zorlandığı" iddia ve vakıaları ileri sürerek, kişisel ilişki sürelerinin her ayın her hafta sonu pazar günü saat 9 dan akşam 5 e kadar, milli bayramların 1. Günü sabah 9 dan akşam 5'e kadar, dini bayramların 2. Günü saat 9'dan akşam 5'e kadar, sömestr tatilinde 12 gün, yaz tatillerinde 1 temmuz saat 9'dan 14 ağustos akşam 5'e kadar görüşme yapılmasının talep ve dava edildiği, dava dilekçesinde davalının adresinin mernis adresi olarak belirtildiği, tensip zaptında nereden edinildiği belli olmayan Ş… M… Y…. Mah. …. Sk. No.33 K…/O… olarak gösterildiği, dava tarihi olan 16/07/2019 tarihinde davalının yerleşim yeri adresinin Ş… M… Y… Mah. …. Sk. No.19 K…/O… olmasına rağmen dava dilekçesinin davalıya Ş… M… Y… Mah. … Sk. No.33 K…/O… adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın davalının sonraki eşinin annesi olan .......'ye tebliğ edildiği, belirlenen bu duruma göre davalıya çıkarılan tebligatın usulsüz olduğu, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmada açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile velayeti davalı anne .......'da bulunan müşterek çocuk ....... ile davacı baba arasında her ayın 1. ve 3. Haftasonu pazar günü saat 09,00'dan akşam saat 17,00'a kadar, dini bayramların 2. Günü saat; 09.00'dan akşam saat; 17.00 'a kadar, Temmuz ayının 1. günü saat:09.00'dan başlayıp, Temmuz ayının 31. günü saat:17.00'a kadar, sömestr tatilinin birinci haftası Pazartesi günü saat 09:00'dan hafta sonu pazar günü saat 17:00'a kadar görüşmeleri suretiyle şahsi ilişki tesisine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama giderine karar verildiği, verilen kararın davacı tarafa 12/01/2020 tarihinde, davalı tarafa 14/01/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği,
Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinin tebliğinin usulsüz olduğunu, tebligatın "Ş…. M… Y… Mah. …. Sk. No.33 K…./O…" adresine 24/07/2019 tarihinde 20:22:09'da aynı konutta yakına teslim şekli olarak davalının kayın validesine teslim edildiğini, davalının gerçek adresinin "Ş… M… Y… Mah. ….SK No.19 K…/O…." olduğunu, tebligatın usulsüz olması nedeni ile savunma hakkının kısıtlandığını, adil yargılama yapılmadığını, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan ön inceleme duruşması yapılıp tahkikat aşamasına geçilip karar verildiğini, kişisel ilişki kurulması davasının basit yargılama usulüne tabi davalardan olmadığını, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bu yönde kararı olduğunu, müşterek çocuğun çok ciddi sağlık sorunlarının olduğunu, davacının suça meyilli bir kişiliği olduğunu, birden çok suça karıştığını, soruşturma dosyalarının olduğunu, davacının aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, küçüğün 04/04/2017 d.lu olup sömestr tatilinde şeklinde kişisel ilişki tesisinin mümkün olmadığını, davacının müstakil adresinin sabit olmadığını, nerede kaldığının belli olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak açılan davanın reddine istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı tarafça gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler, davalının istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça boşanma kararı ile birlikte velayet hakkı anneye verilen 04/04/2017 d.lu ....... ile baba arasında kurulan kişisel görüş gününün lehine olacak şekilde yeniden düzenlenmesi talebi ile dava açıldığı, dava dilekçesinde davalının adresinin mernis adresi olarak belirtildiği, tensip zaptında nereden edinildiği belli olmayan Ş…M…Y… Mah. …. Sk. No.33 K…/O…. olarak gösterildiği, dava tarihi olan 16/07/2019 tarihinde davalının yerleşim yeri adresinin Ş… M… Y… Mah. …. Sk. No.19 K…/O… olmasına rağmen dava dilekçesinin davalıya Ş… M… Y… Mah. … Sk. No.33 K…/O… adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın davalının sonraki eşinin annesi olan .......'ye tebliğ edildiği, belirlenen bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince davalıya çıkarılan dava dilekçesinin tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak dava dilekçesinin, davalıya tebliğ edilmeden kabule göre de davanın yaşı küçük müşterek çocuk ve baba arasında kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olması, yaşı küçük çocuğun menfaatinin resen araştırılması ilkesi gereği, uzman raporu alınmadan karar verildiği, davalıya dava dilekçesinin tebliğinin geçersiz olduğu, kural olarak hakim, tanıkları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmeden, tarafları dinlemeden hüküm veremez. (6100 sayılı HMK'nun 27) Yasanın bu hükmü yargılamanın sağlıklı bir biçimde yürütülmesi ve davanın sonuçlandırılabilmesi için kurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 27. Maddesinde; "hukuki dinlenme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere, bu hak T.C. Anayasasının 36. Maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarının, açıklama ve ispat hakkının tam ve eşit kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alınarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim, tarafları usulüne uygun olarak dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkı kullanmaları için kanuna uygun biçimde dava dilekçesi tebliğ etmeden hüküm veremez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2009/52-105 E.K. Sayılı ilamı) Tüm bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak dava dilekçesinin davalı kadına tebliğ edilmemesi, kadının savunma hakkının kısıtlanmasının kadın yönünden hukuki dinlenme hakkını ve adil yargılama hakkını ihlal niteliğinde olduğu, anlaşıldığından davalının İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun usule eksiklik yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına, açılan dava hakkında gerekçede belirtilen hususlar uyarınca eksiklikler giderilerek taraflarca gösterilen ve gösterilecek tüm deliller toplanarak konusunda uzman, uzmandan rapor da alınmak sureti ile yeniden yargılama yapılarak karar verilmesi için dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine oy birliği ile karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı kadının, K… 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 10/12/2019 tarih, 2019/… Esas, 2019/… Karar sayılı karara ilişkin istinaf başvurusunun usul yönünden KABULÜ ile İlk Derece Mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ortadan KALDIRILMASINA,
2-Gerekçede belirtilen doğrultuda davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafça istinaf nedeni ile yatırılan 54,40.TL istinaf karar harcının davalının istinaf başvurusunun usule eksiklikten kabulüne karar verildiğinden davalı kadına İADESİNE,
4-Davalı tarafça istinaf nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın HMK 359-(4) maddesi gereği İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca OYBİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 10/12/2021 (¤¤)