(5237 S. K. m. 53, 62, 257) (5271 S. K. m. 223, 231) (442 S. K. m. 10, 11, 36)
İDDİA:
Bor Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2018 tarih ve 2018/29 Sayılı iddianamesiyle sanığın TCK'nun 257/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık İlk Derece Mahkemesindeki Savunmasında; "Bana okunan iddianame ve eklerinin içeriğini anladım, olayla ilgili olarak hazırlık aşamasında beyanda bulunmuştum o beyanlarımı aynen tekrar ederim, Bayat Köyü muhtarı olarak görev yaparım iki döneminde muhtarım köyümüzde toplulaştırma çalışmaları vardı, askılarda köyümüze ait meraların, usulsüz şekilde diğer köylere ve büyük şirketlere verildiğini gördüm, verimsiz arazilerin köylülere, verimli şerlerin büyük şirketlere görüldüğünü gördüm, köy halkıda bana askı listesini almamamı söyledi, bende durumu dönemin kaymakamına bildirdim, Dönemin kaymakamı ilgileneceğini söyledi, bir ve ikinci askında her hangi bir sıkıntı yoktu ancak üçüncü ve döndüncü askılarda bu sıkıntılar vardı, askılarda köy halkına ait meraların başkalarını verildiğini gördük, bu sebeple üçüncü ve döndürcü askıları almadım, almadığımı yine dönemin kaymakamına bildirdim, ve teslim almadığımı dönemin kaymakamına söyledim, 3 döneme ait askılara ait askılar kaymakamlıkça bana tebliğ edildi ancak 4 askıyı almadım ben suç işlemek kastı ile hareket etmedim ben vatandaşın baskısı ile almamıştım, ben bu askıların teslim almamamın suç olduğunu bilmiyordum, bunların taşeron firmalar tarafından düzenlendiğini sanıyordum yaptığımdan pişmanım köy halkının istemediğine dair dilekçelerde vardır bunları dosyaya sunacağım" demiştir.
Sanığın SEGBİS ile Alınan Savunmasında: "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim o ifaden doğrudur. Olay tarihinde Bayat Köyü muhtarıydım 2 dönem muhtarlık yaptım, köyümüze ait meraların usulsüz şekilde diğer köylere ve büyük şirketlere verildiği gördüm köy halkı askı listesi almam için bana baskı yapıyordu kaymakamlığa da bir sürü başvurumuz oldu ben ilk 3 askı listesini aldım ancak vatandaşın baskısı üzerine 4. askıyı almadım, daha sonra jandarma aracılığıyla aldım, ben bu askıyı almamın suç olduğunu bilmiyordum." şeklinde savunma yapmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/87 Esas 2019/186 Sayılı kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
DELİLLER:
Sanığın suç tarihinde Niğde ili Bor ilçesi Bayat Köyü muhtarı olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 04/05/2017- 02/08/2017 ve 04/08/2017 tarihli tutanaklardan Niğde ili Bor ilçesi Bayat Köyü sulama alanlarında arazi düzenlemesine ilişkin parselasyon çalışmaları projesinde askıya çıkması gereken; 02/08/2017 tarihli 4. yer bildirimi askısını teslim almadığı, yine muhtarlık adına gönderilen 21/08/2017 tarihli evrakı 08/09/2017 tarihinde teslim almayarak iade ettiği muhtar olan sanık tarafından teslim alınmadığı bu nedenle askıya çıkarılamadığı anlaşılmıştır.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Cumhuriyet Savcısı 17/03/2019 tarihli dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla kararı istinaf etmiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
İddia Makamı Esas Hakkında Mütalaasında: Niğde ili Bor İlçesi Bayat Köyünde köy arazilerinin toplulaştırılması projesi kapsamında 3. askı ve en son bilgilendirme parselasyon askıları aşamasında Bor İlçesi Bayat Köyü muhtarı olan sanık S. K. 'ın toplulaştırmayı istememesi nedeniyle köye gelen kamu görevlilerine karşı çıktığı ve işlerini yapmaya engel olduğu sanığın askıyı teslim alması gerektiği anlatılmasına rağmen askıyı teslim almadığı görevi konusunda Bor Kaymakamlığı tarafından bilgilendirilmesi rağmen 02/08/2017 tarihli 4. yer bildirimi askısını teslim almadığı, yine muhtarlık adına gönderilen 21/08/2017 tarihli evrakı 08/09/2017 tarihinde teslim almayarak iade ettiği, muhtar olan sanığın 7201 Sayılı Tebligat Kanunun hükümlerine göre kendisine teslim edilen evrakı kabul etmeye mecbur olması hükmüne, Köy Kanunu 10-11 ve 36. maddelerine aykırı davranmak suretiyle yasal mevzuata uymayarak görevini kötüye kullandığı, sanık S. K. 'ın muhtarlık görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği, hukuka aykırı Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/87 Esas 2019/186 karar sayılı beraat kararının kaldırılmasına, Sanık S. K. 'ın Görevi Kötüye Kullanma suçundan 5237 sayıl TCK nun 257/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur demiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanığın ikrarı, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamından; Niğde ili Bor İlçesi Bayat Köyünde köy arazilerinin toplulaştırılması projesi kapsamında 3. askı ve en son bilgilendirme parselasyon askıları aşamasında Bor İlçesi Bayat Köyü muhtarı olan sanığın toplulaştırmayı istememesi nedeniyle askı belgelerini teslim alması gerektiği, buna rağmen askıyı teslim almadığı görevi konusunda Bor Kaymakamlığı tarafından bilgilendirilmesi rağmen 02/08/2017 tarihli 4. yer bildirimi askısını teslim almadığı, yine muhtarlık adına gönderilen 21/08/2017 tarihli evrakı 08/09/2017 tarihinde teslim almayarak iade ettiği, muhtar olan sanığın 7201 Sayılı Tebligat Kanunun hükümlerine göre kendisine teslim edilen evrakı kabul etmeye mecbur olması hükmüne, Köy Kanunu 10-11 ve 36. maddelerine aykırı davranmak suretiyle yasal mevzuata uymayarak görevini kötüye kullandığı ve muhtar olan sanığın görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği sabit görülmüştür.
Hukuka aykırı Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/87 Esas 2019/186 karar sayılı beraat kararı kaldırılarak, sanık S. K. 'ın Görevi Kötüye Kullanma suçundan 5237 sayıl TCK nun 257/1 maddesi uyarınca taktiren alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Sanığın yargılama sırasındaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek verilen cezadan 5237 Sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın geçmişteki hali, adli sicil kaydındaki ilamın silinme şartlarının oluşmuş olması, giderilmesi gereken maddi zarar bulunmayışı göz önüne alınarak ileride tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanı oluştuğundan CMK.nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/87 Esas ve 2019/186 Karar sayılı sanık hakkında Görevi Kötüye Kullanma suçundan verilen beraat hükmünün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında Görevi Kötüye Kullanma suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK.nun 257/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak takdiren alt sınırdan sanığın 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sırasındaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek sanığa verilen cezadan 5237 Sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 53. Maddesinin 1,2 ve 3. Fıkralarının uygulanmasına,
Sanığın geçmişteki hali, adli sicil kaydındaki ilamın silinme şartlarının oluşmuş olması, giderilmesi gereken maddi zarar bulunmayışı göz önüne alınarak ileride tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanı oluştuğundan CMK.nun 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK.nun 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA,
Sanığın kişiliği ve sosyal durumu gözetilerek denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine,
CMK.nun 231/10-11 maddeleri gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verileceği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağı, koşulların varlığı halinde yeni bir mahkumiyet hükmünün kurulabileceğinin ihtar edilmesine,
Sanığın sarfına neden olduğu 7 adet davetiye gideri olan 104,60 TL, 3 posta gideri 22,30 TL olmak üzere toplam 126,90 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir olarak kaydına,
Dair, sanığın yüzünde, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı ….. hazır olduğu halde talebe uygun olarak hükmün tefhiminden itibaren 7 günlük süre içinde Dairemize bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutulması ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Mahkemelerinden birisine aynı usulle başvurulması, cezaevinde bulunanlar bakımından ise cezaevi idaresine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutulması suretiyle Adana 4. Ceza Dairesine İTİRAZ yolu açık olmak üzere, itiraz edilmediği takdirde kararın kesinleşeceğinin bildirilmesine, 15.01.2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)