(2709 S. K. m. 141) (6100 S. K. m. 341, 353) (5271 S. K. m. 141, 280, 303)
Yerel Mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile dava tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Maddi tazminatın net asgari ücret üzerinden günlüğü 43,36 TL üzerinden yapılarak davacıya 2.428,16 TL maddi tazminat verilmesi gerekirken, net asgari ücreti 43,37 TL üzerinden hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davacıya 2.428,72 TL tazminat verilmesi davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının, 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesinde yer alan istinaf sınırı itibariyle kesin nitelikte olması sebebiyle davalı kurum vekilinin istinaf talebinin manevi tazminat, reddedilen tazminat miktarı itibariyle davacı vekilinin istinaf talebinin maddi ve manevi tazminat yönünden yapılan inceleme sonucunda,
İstinaf incelemesi sonucunda; toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına, göre sair istinaf istemlerinin reddine,
Ancak; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 56 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda, az manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı, bu durum itibariyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görüldüğünden,
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davasının, 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olsa da, özü itibariyle tazminat hukuku genel prensiplerine tabi ve CMK'da düzenlenen hükümler dışında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir dava çeşidi olması, 6100 Sayılı kanunun "duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/1-b-2 maddesinde yer alan "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duymadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." şeklinde ki düzenleme nedeniyle;
Yukarıda belirtilen hukuka aykırılık 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın hüküm fıkrasından;
Manevi tazminat miktarına ilişkin "3.000,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.500 TL" ibaresinin, yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, Anayasanın 141/son, CMK.nın 280/1-a ve 303. maddeleri ile HMK'nın 353.m/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN olmak üzere 26/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)