T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2827 - 2024/2348
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2827
KARAR NO: 2024/2348
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: ... Esas, ... Karar
DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... Sigorta Anonim Şirketi -
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ: 10.10.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 10.10.2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 17/11/2015 günü meydana gelen kazada yaralandığını, kazadan sonra tedavisinin ardından taburcu olduğunu, maluliyeti nedeniyle kazaya sebep olan ... plakalı aracın trafik sigortacısı olan davalı sigortaya karşı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, 2016 yılı başlarında davalı sigortayla sulh olduklarını ve bir kısım ödeme aldıklarını, ancak bu tarihten sonra davacının 12 ameliyat daha olduğunu, ödeme alındığı tarihteki sakatlığının artmış ve davacının sakat kaldığını, bunun üzerine davalı sigortaya tam zararın karşılanması için 23.05.2019 tarihinde yazı ile tekrar müracaat edildiğini, davalı şirketin bazı evraklar istemiş, evraklar ikmal edilmiş ancak ödeme yapılmamış olduğunu, gelişen yeni bir durum durumun söz konusu olduğu durumlarda, yeniden dava açılabileceğini, önceki ibraların veya feragatların geçerli olmadığını, daha önce verilmiş kararların kesin hüküm oluşturmayacağını, bu sebeplerden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının ve de özellikle bilirkişi raporları sonrasında ıslah veya müddeabihi arttırma haklarının saklı kalmak üzere, gerek eksik ödeme gerekse gelişen durum nedeniyle, davacı alacağının tespit ve tahsiline, şimdilik 50.000,00 TL kalıcı maluliyetten, 1.000,00 TL geçici iş göremezlikten, 1.000,00 TL bakıcı gideri zararından olmak üzere toplam 52.000,00 TL'lik tazminat alacaklarının kaza tarihinden, mümkün olmadığı takdirde davalıların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 06.09.2021 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 138.081,32 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatını 10.618,79 TL'ye ve bakıcı gideri tazminatını ise 2.202,83 TL'ye olmak üzere dava değerini toplamda 150.902,94 TL ıslah etmiş ayrıca faizin başlangıç tarihi olarak kaza tarihinin esas alınmasının hukuka uygun olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vuku bulmuş kaza ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası açılmış olup, davacıdan eksik evrakların temininin talep edildiği ancak dilekçe ekinde de sunduğu üzere müvekkilinin 18.06.2019 tarihli eksik evrak taleplerinde bulunan eksikliklerin davacılar tarafından giderilmediğini bu nedenle dava şartı yokluğundan iş bu haksız davanın reddinin gerektiği, müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan sulh görüşmeleri neticesinde davacının ibrası alınarak sulh olunduğundan haksız davanın reddinin gerektiğini, dava şartı yokluğundan, sulh olunmuş olması, ibraname bulunması ve davacı vekilinin önceki davada feragat dilekçesinin bulunması ile ödeme yapılmış olması sebebiyle huzurdaki davanın reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; 29.03.2016 tarihinden önceki süreçte davalı sigorta şirketince müvekkilinin %12 oranında sürekli maluliyet tespiti yapılmış ve işbu oran üzerinden ödeme gerçekleştirilmiş olduğunu, oysa adli tıp kurulunca müvekkilinde mevcut tüm arızalar üzerinden değerlendirme yapılmasına karşın hatalı şekilde gelişen bir durum olmadığının belirtilmiş olduğunu, taraflarınca dosyaya sunulan, ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin 19.03.2019 tarih ve ... sayılı raporu ile müvekkilinin maluliyet oranının %36 olduğu ayrıca ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu ... 2. Adli Tıp ihtisas Kurulu'ndan aldırılan 05.07.2021 tarih ve ... sayılı rapor ile de müvekkilinin tüm vücut engellilik oranın %32 olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline %12 oran üzerinden ödeme yapıldığını ancak ödeme tarihinden ve feragat beyanlarından sonra maluliyetinin %32'ye çıktığı ve bu nedenle ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, gelişen maluliyet sebebine dayanılarak açılmış maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olyada, trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketince 16/07/2015-16/07/2016 dönemine ilişkin olarak 290.000,00 TL kişi başına sakatlık teminatı bedelli olarak zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigorta edildiği görülmüştür.
Dosya arasına getirtilen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından verilen 19/12/2015 tarihli dava dilekçesiyle 17/11/2015 günlü trafik kazasında yaralanan davacının bedensel zarara uğradığından bahisle ZMSS poliçesi kapsamındaki tazminatın kazaya neden olan ... plaka sayılı aracı ZMSS poliçesiyle sigorta eden davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, söz konusu dava davacı vekilinin 29/03/2016 tarihli feragat dilekçesi üzerine ... karar sayılı ve 26/07/2016 günlü kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesiyle sonuçlanmış ve bu karar 23/12/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine daha önce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla açılmış olup da davacının 29/03/2016 tarihinde davadan feragat etmesi ile sonuçlanan tazminat davasından sonra davacının maluliyetinde artış olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesince, davacının önceki davasından feragat ettiği 29/03/2016 tarihinden sonra maluliyetinde artış olup olmadığı üzerinde durulmuş, bu bakımdan ... ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor düzenlenmesi istenilmiş, adı geçen kuruldan alınan 14/07/2021 tarih ve ... sayılı maluliyet raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %32 olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğine, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğine ilişkin tıbbı kanaat bildirilmiş ise de; anılan raporda davacının daha önce görülüp sonuçlanan davasındaki 29/03/2016 günlü davadan feragat işleminden sonra maluliyetinde artış olup olmadığı konusunda bir tespite yer verilmediği anlaşılmakla adı geçen kuruldan yeniden rapor düzenlenilmesi istenilmiş, bu suretle alınan 01/04/2022 günlü ve ... sayılı kurul raporunda ise, 14/07/2021 tarih ve ... sayılı maluliyet raporundaki tespitler yanında davacının davadan feragat ettiği 29/03/2016 tarihinden sonra maluliyet oranında gelişen bir durum bulunmadığı yönünde tıbbi kanaat bildirilmiştir.
Toplanan deliller, alınan ve hükme elverişli bulunan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 17/11/2015 günü meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, davacı tarafından bu yaralanmasından kaynaklanan bedensel zararlarının kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından giderilmesi talebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı maddi tazminat davasını açtığı, davacı tarafın 29/03/2016 tarihli feragat dilekçesi üzerine söz konusu davanın yargılaması sonucunda 26/07/2016 günlü ve ... karar sayılı ilamla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, söz konusu kararın 23/12/2016 tarihinde kesinleştiği, eldeki davada davacı tarafın feragat ile neticelenen önceki davadan sonra davacının maluliyetinde artış olduğu sebebine dayanılarak gelişen maluliyetten kaynaklanan zararın davalı sigorta şirketince tazminine karar verilmesinin talep edildiği, 6100 sayılı HMK'nın 311. maddesi uyarınca davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan, davacının önceki davasından feragat ettiği 29/03/2016 tarihinden sonra gelişen maluliyeti olup olmadığı hususunda tıbbi bilirkişi raporu alınması gerektiği üzerinde durulmuş, bu suretle alınan ve hükme elverişli bulunan ... ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 01/04/2022 günlü ve ... sayılı raporundan davacının tüm vücut engellilik oranının %32 olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğine, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, ancak davacının davadan feragat ettiği 29/03/2016 tarihinden sonra maluliyet oranında gelişen bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davacının gelişen maluliyet zararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 10.10.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır