T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1052 - 2025/1415
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1052
KARAR NO: 2025/1415
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/03/2025
NUMARASI: ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.03.2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'de tekstil/ dokuma sektöründe üretim yaptığını, yurt dışından ithal edilen emtiaların üretimde kullanıldığını ve gerektiğinde piyasaya arz edildiğini, ... limanı üzerinden ithal edilen 34.857,14 USD değerinde emtianın ... Ltd. Şirketine ait antrepoya teslim edildiğini, antrepoya teslim edilen davacıya ait 73.801,90 kg emtianın antrepoda bulunduğu sırada meydana gelen orman yangınında tamamen yanarak yok olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 46.325,00 USD’nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası Efektif Satış kuru üzerinden TL karşılığının, olayın meydana geldiği 09.10.2020 tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık USD mevduatına uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; müvekkilinin bir kamu tüzel kişisi olup idarinin bir işlemi, eylemi veya eylemsizliği sebebiyle bir kişisel hakkının ihlal ettiği iddiası ile dava açacak kişiler tarafından açılabilecek dava türünün tam yargı davası olduğunu, tam yargı davalarında görevli mahkemelerin ise konusuna göre idare ve vergi mahkemeleri ile Danıştay olduğunu, mahkemede ikame edilen huzurdaki dava konusu uyuşmazlık açısından görevli yargı yolu olamayacağını, davanın müvekkili idare yönünden yargı yolu dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Orman Genel Müdürlüğüne karşı, yangında zarar gören mallar için açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf eden taraf sıfatı ile istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediye kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların idari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.
Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığının belirlenmesinin idare hukuku kuralları esas alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2/1-b maddesinde sayılan tam yargı davasında çözülmesinde idari yargı yerleri görevlidir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili şirketin ...'de tekstil/ dokuma sektöründe üretim yaptığını, yurt dışından ithal edilen emtiaların üretimde kullanıldığını ve gerektiğinde piyasaya arz edildiğini, ... limanı üzerinden ithal edilen 34.857,14 USD değerinde emtianın ... Ltd. Şirketine ait antrepoya teslim edildiğini, antrepoya teslim edilen davacıya ait 73.801,90 kg emtianın antrepoda bulunduğu sırada meydana gelen orman yangınında tamamen yanarak yok olduğunu belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Buna göre davacının olayları anlatış şekli, açıklaması ve talebi dikkate alındığında davacının davası davalı Orman Genel Müdürlüğü'nün hizmet kusuruna dayanmaktadır. Bu nedenle yukarıda açıklandığı gibi bu tür davalar İYUK 2. maddesi gereğince idari yargıda görülmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre mahkemesince öncelikli olarak yargı yolunun uygun olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Yargı yolunun caiz olmaması durumunda davanın HMK 114 ve 115.maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği halde, hatalı şekilde davanın asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görev yönünden reddine karar verilmiş olması yerinde olmamıştır. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Buna göre, davaya konu edilen olayda davacı tarafça, davalı tarafın hizmet kusuruna dayalı olarak tazminat istendiğine göre, yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi hatalı olduğundan kararın HMK 353/1.b.2. Maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.03.2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi delaletiyle 115/2. maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 28.887,19 TL harçtan mahsubu ile, fazla yatırılan 28.271,79 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri bakımından;
7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
9-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 45,00 TL posta masrafı ve tebligat giderinin üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan 355,00 TL istinaf posta ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.11/06/2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.