T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1539 - 2025/150
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1539
KARAR NO: 2025/150
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/02/2024
NUMARASI: ... Esas, ... Karar
DAVACI: 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ..
VEKİLLERİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 28/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 28/01/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 02/05/2022 tarihinde parkta oyun oynarken parkın içine çok süratle giren faili meçhul sürücülü java marka motosikletin sebep olduğu trafik kazası sonucu yaralanarak sürekli ve geçici iş gücü kaybına uğradığını, 10 yaşındaki müvekkilinin kaza sonucu ... Hastanesinde ameliyatı ile dalağının alındığını, sol ayak tibasında kırık oluştuğunu, yönetmeliğe uygun düzenlenen .... Adli Tıp sağlık Kurul raporunda %10 oranında kati sürekli işgöremezlik tespiti ve 9 aylık geçici işgöremezlik tespiti yapıldığını, belirtilen rapor ve tedavi gideri için de müvekkiline 1.725,00 TL ödeme yapmış olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketine yönetmeliğe uygun verilen sağlık kurulu raporu ve eksiksiz evrakla başvuruda bulunulduğunu ayrıca sonrasında .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı temerrüt ihtarnamesi keşide edilmesine rağmen kazanın inandırıcı olmadığı iddiası ile tazminat taleplerinin reddedildiğini, ... Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyasından yürütülen görüşmelerde de bir anlaşmaya varılamadığını bu nedenlerle müvekkilinde oluşan maluliyet ve tedavi nedeniyle 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 300,00 TL geçici iş göremezlik 200,00 TL tedavi giderleri bedeli olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 03.01.2024 günlü bedel arttırım dilekçesi ile; Müvekkil küçük ... 'in geçirmiş olduğu 02.05.2022 tarihli faili meçhul trafik kazası neticesinde oluşan maluliyet ve tedavi nedeni ile HMK 107/ 1 madde uyarınca(fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla); 500.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 300,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 1.725,00 TL tedavi gideri bedeli olmak üzere toplam 502.025,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının varlığını iddia ettiği kazanın meydana gelip gelmediği şüpheli olduğunu, kazanın varlığını kabul manasına gelmemek kaydı ile davacı olayın oluş şekli itibarı ile kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, kaza sonucu sosyal güvenlik kurumu tarafından yapılan ödemelerin araştırılmasını talep ettiklerini, KTK. 97. maddesi gereğince dava açılmadan önce başvuru şartı usulüne uygun gerçekleşmediğinden davanın reddinin gerektiğini, güvence hesabının sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.725,00 TL tedavi gideri masrafının 04/01/2023 tarihinden itibarine işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın cinsinin tespit edilmediğini, davacı tarafından meydana geldiğini iddia ettiği kazaya ilişkin iddiasını ispatlayacak herhangi bir somut delil sunulmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru olduğunu, davacının düşen çakmağını almak için araç yolu üzerinde yere eğilmesi ve arpan aracın göremeyeceği bir konumda bulunmasının tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu, mahkemece hükme esas alınan ATK raporunun davacı muayene edilmeden düzenlendiğini, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, davacının yaşının 18 yaşından küçük olması nedeni ile raporun çocuklar için özel gereksinim değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, mahkemece alınan aktüerya raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, hesaplamanın 1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.725,00 TL tedavi gideri masrafının 04/01/2023 tarihinden itibarine işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekilinin başvuru şartına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de, davac vekili tarafından davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine gerekli tüm belgelerle, kaza tutanakları, hastane epikrizleri, hesap bilgileri vd. ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 27.12.2022 günlü cevabı yazı ile davacının başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin kazaya sebebiyet veren aracın cinsinin belli olmadığı, bu nedenle taraflarına husumet yöneltilemeyeceği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar kazaya sebebiyet veren aracın cinsinin tespit edilmediğini, davacı tarafından meydana geldiğini iddia ettiği kazaya ilişkin iddiasını ispatlayacak herhangi bir somut delil sunulmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, ... C. Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası içeriği, ifade tutanakları, tanık beyanları, hastane evrakları, davacının kazanın meydana geldiğini iddia ettiği aynı gün hastaneye giriş yapmış olması ve hastaneye girişinin trafik kazası şeklinde kayıt altına alınmış olması, adli tıp raporu ve dosya içerisinde mevcut 02.05.2022 günlü tutanak birlikte değerlendirildiğinde, davacının plakası tespit edilemeyen motosikletin çarpması nedeni ile yaralandığının sabit olduğu, mahkemece davalıya husumet yöneltilmesinde ve kabul kararı verilmesinde herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Eldeki dosyaya baktığımızda .... Tıp Fakültesi ATK ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.11.2022 günlü raporun kaza tarihi olan 02.05.2022 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %10 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Yine, mahkemece ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.09.2023 günlü raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının son film ve grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile hazırlandığı, davacının meydana gelen kaza nedeni ile %10 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafından rapora itiraz edilirken aksine bir delil davacıya ait farklı bir heyet raporu, sağlık tedavi evrakı... vb belge sunulmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin maluliyete yönelik soyut beyanına dayalı istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar kusuru kabul etmediğini, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, trafik polis memuru tarafından düzenlenen 05.07.2023 günlü kusur raporunda, davacı yaya ...'in park içerisinde yayalar için düzenlenmiş yürüyüş yolunda oyun oynadığı sırada arkasından gelen firarı motosikletin kendisine çarpması neticesinde meydana gelen kazada plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, söz konusu raporun usul ve yasaya uygun, açıklayıcı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davalının kusura yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin aktüer hesabına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davalı vekili her ne kadar hesap raporunda hesaplamanın 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 34.272,83 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 8.570,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 25.702,83 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.28.01.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır