T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1131
KARAR NO: 2025/1560
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/01/2025
NUMARASI: 2022/907 Esas, 2025/115 Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... -
Av. ... - ...
DAVA: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.01.2025 tarih ve 2022/907 Esas, 2025/115 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.06.2017 tarihinde davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeki iken davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, sürücü ...'un kazada asli kusurlu, davalının kusursuz olduğunu, davalıya ait aracın ...'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili davacının kaza nedeniyle ameliyatları olduğunu ve sakat kaldığını, sürekli tedavi gördüğünü, kendi işlerini yapamadığını, bu nedenle bakıcı tuttuğunu, yapılan hastane, tedavi, ilaç, pansuman, ulaşım ve bakıcı giderleri için davalı ... şirketine başvurduklarını ancak başvurularının red edildiğini beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı yaralama eyleminden dolayı müvekkilinin uğramış olduğu 50.000,00 TL manevi zararının davalı ...'dan tahsiline, yargılama sırasında alacağın miktar ve değeri tam ve kesin bir şekilde belli olduktan sonra talep sonucunu artırmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 250,00 TL ulaşım giderinin, 250,00 TL bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının gerçekten uzak ve abartalı olduğunu, davacının ... hastanesinde yatışı bile yapılmadığını, davacının günlük işlerini yapmakta zorluk çekeceği bir yaralanması olmadığını, bakıcı tuttuğu iddialarının da asılsız olduğunu, bu hususta SGK'ya müzekkere yazılarak bakıcının sigorta kayıtlarının celbini talep ettiğini, ulaşım gideri ve bakıcı giderinin hiçbir yasal dayanağı olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, her hangi bir geliri bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu fahiş manevi tazminatı ödeyebilecek durumda olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kuruma başvuru yaparken sunmuş olduğu raporun maluliyet oranını husunu içermediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maluliyet oranının, kusur oranının hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi ile ulaştırma giderler talebinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinin dikkate alınması, vekalet ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamalarını beyan ve talep etmiştir.
DAİREMİZCE VERİLEN 24/05/2022 TARİHLİ KARAR: İlk derece mahkemesince davacının Sosyal Hizmetler bölümü öğrencisi olması, diz, kalça ve yüzündeki kırıklar nedeniyle tamamen iyileşip iyileşmediği, yüzündeki sabit iz nedeniyle sürekli maluliyetinin olup olmayacağı hususunda maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde .... Üst kurulundan kaza tarihinde yürürlükte yönetmelik hükümlerine göre yeni bir rapor alınarak sonucuna göre, maluliyetinin bulunması halinde hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre belirlenerek karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının her iki davalı aleyhine açtığı sürekli iş göremezliğe ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, 953,06 TL geçici iş göremezlik tazminatını ve 1.220,00 TL ulaşım giderinden oluşan toplam 2.173,06 TL'nin davalı ... şirketinden temerrüt tarihi 07/05/2018 tarihinden davalı ...'tan olay tarihi 24.06.2017 itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; adli tıp raporunda müvekkilinin iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin tespit edilmiş olduğu halde yerel mahkemece geçici iş göremezliğe ilişkin araştırma yapılmadığını, tanıkların dinlenilmediğini, dosyanın tekemmül etmeden karara çıkarıldığını, 21.10.2024 tarihli bilirkişi raporunun eksik tanzim edildiğini, müvekkilinin işbu kaza dolayısıyla ilgili hastanelere yapmış olduğu başvuruların tümü dikkate alınmadığı gibi hesaplanan bedelin de oldukça düşük hesaplandığını, bahse konu raporda müvekkilinin hastaneye gidiş dönüş mesafesi dikkate alındığında hesaplanan bedelin oldukça düşük hesaplandığını ve hangi verilere dayanarak bedel hesabı yapıldığı belirtilmeksizin hesaplama yapıldığını, .. Üst Kurulu tarafından tanzim edilen 07.12.2023 tarihli adli tıp raporunun mevcut durumu yansıtmadığını, eksik inceleme ile düzenlendiğini, kural olarak ileride yapılması zorunlu tedavi giderlerinin önceden istenmesinin de mümkün olmadığını, estetik zarar olarak nitelendirilebilecek tedavi gideri niteliğindeki yapılması zorunlu estetik ameliyat giderlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin vücut bütünlüğünün ihlal sebebi ile ekonomik ve psikolojik geleceğinin sarsıldığının da açık olduğunu, müvekkilinin muayene raporları, çekilen film ve grafilerinin ameliyatların tarihleri dikkate alındığında iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftadan fazla olduğunun aşikar olduğunu, yine müvekkilinin tedavi süresince geçirdiği ameliyatların da dikkate alındığından başka birimin bakımına muhtaç olduğunun aşikar olduğunu, dosyada hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili; yerel mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu, kararın bu yönü ile de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın vücut bütünlüğünün de bozulmadığını, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, ulaşım- bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın 4. ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
... Hastanesinin 13.04.2018 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda davacıda sol dizde eklem bozukluklarının olduğu, %8 oranı olduğunun saptandığı görülmüştür.
Mahkemece dosya kapsamından ....İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlenen 27.07.2020 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Dairemizce verilen 24.05.2022 tarihli bozma kararı ile ilk derece mahkemesince davacının Sosyal Hizmetler bölümü öğrencisi olması, diz, kalça ve yüzündeki kırıklar nedeniyle tamamen iyileşip iyileşmediği, yüzündeki sabit iz nedeniyle sürekli maluliyetinin olup olmayacağı hususunda maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ... Üst kurulundan kaza tarihinde yürürlükte yönetmelik hükümlerine göre yeni bir rapor alınarak sonucuna göre, maluliyetinin bulunması halinde hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre belirlenerek karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bozma sonrasında çelişkiyi giderir nitelikte ...Üst Kurulu'nun 13.12.2023 tarihli raporunda 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, kişinin geçici ya da kalıcı olarak başka birinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, yara izinin yüzünde sabit iz niteliğinde olduğunun belirtildiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat verilmesi gerektiğine yönelik yapılan incelemede:
Davacı vekilince dava dilekçesinde 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 250,00 TL ulaşım giderinin, 250,00 TL bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine talep ve dava etmiştir. Buna göre dava dilekçesinde estetik ameliyat olması gerektiğine yada benzeri tedavi gideri yada ekonomik geleceğin sarsılmasına yönelik talepte bulunulmadığından mahkemece bu hususlarda karar verilmemesi yerindedir. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, 21.10.2024 ve 02.04.2024 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, raporların konusunda uzman bilirkişilerce dosya kapsamına uygun olarak düzenlendiği, davacının yaralanmasının niteliği göz önüne alındığında iyileşme süresi ve yol giderinin doğru hesaplandığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminata yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
24.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... idaresindeki aracın davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalının %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, dudak üstünde yara izinin kaldığı, davacının ev hanımı olup 55 yaşında olduğu anlaşılmıştır.
Eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, maluliyet derecesi, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a-)Davacının istinaf başvurusu sırasında yapmış olduğu adli yardım talebi 6100 sayılı HMK’nun 334 vd. maddeleri gereğince kabul edilmiş olması ve istinaf incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeni ile Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HMK 339 maddesi gereğince davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, bu konuda harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
b-)Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'tan alınması gereken 2.539,29TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 896,96 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.642,33 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı ve davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.24/06/2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.