T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2691 - 2025/2804
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2691
KARAR NO : 2025/2804
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2023
NUMARASI : 2021/... Esas, 2023/... Karar
DAVACILAR :1-... -
2-...
3-... -
4-... -
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 1- ... -
DAVALI : 2- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ [
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.06.2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan...'ın kullandığı ... plakalı araç ile müvekkillerinin murisi ...'ın kullandığı ... plakalı araca çarpması sonucunda müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, davalı...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, murisin kazada kusurunun olmadığını, davalı sigorta tarafına başvuru yapıldığını, müvekkili ... için 196.773,44 TL maddi tazminat ödediğini, bu miktarın gerçek zararın çok altında olduğunu, vefat nedeni ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşılamadığını, iş bu sebeplerden ötürü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için 1.000,00'er-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile, ... için 200.000,00-TL manevi, ... Kavak için 150.000,00TL manevi, ... için 150.000,00-TL manevi, ... için 150.000,00-TL manevi tazminatların kazan tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reskont faizi ile birlikte davalılar...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini öncelikle kazaya karışan ... plakalı araç kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 01.12.2020 tarihinde davacılar vekiline 196.773,44 TL ödeme yapıldığını, sorumluluklarını yerine getirdiklerini, davanın reddedilmesi gerektiğini, yapılacak hesaplamalarda ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılması gerektiğini, arabuluculuğa ve sigorta şirketine başvuru şartı usulünce yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davanın zamanaşımı sebebiyle esasa girmeden reddinin gerektiğini, Adli Tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve davaya konu olayda hatır taşıması ve müteraffik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 21.06.2023 TARİHLİ KARARI: Davacı ... Kavak'ın maddi tazminat davasının reddine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 642.354,60 TL (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 113.242,51 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 13/10/2020 (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 01/12/2020) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 133.086,82 TL (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 49.169,94 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 13/10/2020 (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 01/12/2020) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 57.856,90 TL (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 21.375,24 TL ile sınırlı olarak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 13/10/2020 (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 01/12/2020) tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar...ve ...'dan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ... Kavak'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar...ve ...'dan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar...ve ...'dan alınarak bu davacıya ödenmesine, davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar...ve ...'dan alınarak bu davacıya ödenmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; Yerel mahkemece dava dilekçelerindeki miktarlar üzerinden manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kısmi olara müvekkilleri lehine manevi tazminata hükmedilmiş olması ve manevi tazminat miktarının düşük olmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan yargılamada hesaplamaya esas alınan kusur raporunun usulüne uygun olmadığını, dosyada davacı tarafça farklı iki tarihte verilen ıslah dilekçesi doğrultusundan karar verilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dosyada bilirkişi tarafından maddi tazminat hesaplamasının hukuka açıkça aykırı olduğunu, yerel mahkemenin davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı...vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacılar vekilinin ve davalı...vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 13/10/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacıların desteği ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde davacıların desteği olan ...'ın vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü...'ın % 100 oranda kusurlu olduğu, davacıların desteğinin kazanın oluşumunda kural ihlalinin bulunmadığı, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacılardan ...'ın müteveffanın eşi olup dul maaşı aldığı ve devlet hastanesinde laboratuvar teknisyeni olarak çalışmakta olduğu, müteveffanın çocukları olan davacı ...'ın öğrenci olduğu, davacı ... ve ...'nin çalışmadığı, ...'nin yetim maaşı oldığı, davalı araç sürücüsü Murat'ın da herhangi bir işte çalışmadığı, davalı Hasan'ın ise belediyede işçi olduğu, buna göre tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacı eş ve çocukları ile ölenin yaşı, davacıların ölene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın takdire göre yerinde olduğu değerlendirilmekle, davacılar vekilinin ve davalı...vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı...vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü...'ın 2918 sayılı KTK'nun 67. maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü (müteveffa) ...'ın kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... Esas sayılı dosyasında alınan 19/10/2020 tarihli kusur raporunda, ... plakalı araç sürücüsü...'ın 2918 sayılı KTK'nun 52/a maddesindeki "Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, park halindeki ... plakalı kamyonet ... ve ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nin kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nce olay nedeniyle alınan 21/01/2021 tarihli kusur raporunda, ... plakalı araç sürücüsü...'ın 2918 sayılı KTK'nun 52/a maddesindeki "Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar" kuralını, aynı yasanın 94/a-c, 84/f "Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma" ve 47/1-d maddesindeki "Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Yine Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nce bu defa Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 19/03/2021 tarihli ve 3381 sayılı raporda, Sürücü...'ın kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece alınan 19/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsü...'ın, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmayıp kazaya sebebiyet verdiğinden Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a “Sürücüler: kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar” maddesini ihlal ettiğinden % 100 oranında kusurlu olduğu, park halinde bulunan araçlar ile ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında ve hazırlık aşamasında alınan rapor ile ATK'dan alınan raporla da uyumlu olduğu, aralarında çelişki bulunmadığı anlaşıldığından davalı Murat vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davalı...vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin, pay oranlarının ve davacıların zararının içtihatlara göre yerinde belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı...vekilinin ıslaha yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekilince her ne kadar bir davada ancak bir defa ıslah yapılabilecek olup davacı tarafça iki defa ıslah dilekçesi sunulmasının hatalı olduğu ve bu dilekçeye dayanılarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığı ileri sürülmüş ise de; açılan dava belirsiz alacak davası olup bu davalarda HMK'nun 107/2 maddesi gereği; karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hakim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir, buna göre davacı tarafça dosyaya sunulan 17/11/2022 tarihli dilekçenin bu madde kapsamında bedel arttırım dilekçesi olarak nitelendirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan HMK'nun 176.maddesinde; "taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.. Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir" düzenlemesi mevcuttur. Buna göre davacılar vekilince dosyaya sunulan 01/02/2023 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak sunulmuş olduğu anlaşılmakla, neticeten davacılar vekilince ibraz edilen her iki dilekçe yönünden usuli bir hatanın bulunmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin ve davalı...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin ve davalı...vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 345,55 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 85.612,80 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 21.403,20 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 64.209,60 TL harcın davalı...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar ve davalı...tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 15/12/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.