T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1293 - 2025/2275
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1293
KARAR NO : 2025/2275
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2019/328 Esas, 2023/189 Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/03/2023 tarih ve 2019/328 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ın müvekkillerinden ... ile ...'nin babası, müvekkili ...'nın ise eşi olduğunu, müteveffa ... 23.09.2013 tarihinde, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpması neticesinde yoğun bakıma alındığını ve 9 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 01.10.2013 tarihinde hayatını kaybettiğini, olay nedeni ile ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/139 esas sayılı dosyası ile “taksirle ölüme neden olma” suçundan dolayı dava açıldığını, yapılan yargılamada mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, adli tıp kurumundan rapor aldırıldığını ve sonuç itibari ile sanığın asli kusurlu olduğu tespit edildiğini ve mahkemenin 2017/24 karar sayılı 09.02.2017 tarihli kararı ile sanığın taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan dolayı mahkumiyetine karar verildiğini, verilen mahkumiyet kararı gerek sanığın tam ve ağır kusurlu olması gerekse de sanığa verilen cezanın çok düşük olması nedeni ile taraflarınca kabul edilmediğini ve süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulduğunu, bahsi geçen araç, davalı sigorta şirketinin 01.04.2013 başlangıç tarihli 01.04.2014 bitiş tarihli ... poliçe nosu ile sigortalandığını, kazadan sonra davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini, davalı sigorta şirketince müvekkillerine 115,830,91-TL kısmi ödeme yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi sigorta poliçesindeki limit dahilinde müvekkillerine ödeme yapması gerekirken eksik ödeme yaptığını, ceza davası sonucunda karar kesinleşmiş olduğundan, eksik ödeme yapan davalı sigorta şirketine karşı iş bu davanın açılmaşı zarureti hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketi mezkur poliçenin ölümüne ilişkin teminatı ile müvekkillerine karşı sorumlu bulunmadığını, arz olunan nedenlerle davanın kabulü ile, davanın belirsiz alacak davası olması nedeni ile desteklerinin ölümü nedeni ile her bir davacı için ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatlarının tespiti ile davalıdan kaza tarihinden başlamak üzere T.C.Merkez Bankasınca kısa vadeli krediler için belirlenen avans faizi ile birlikte tahsilini, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak ve ileride arttırılmak üzere; davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... (velayeten annesi ...) için 2.000,00, davacı ... (velayeten annesi ...) için 2.000,00 TL toplamda 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli krediler için belirlenen avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, dava konusu kaza 23.09.2013 tarihinde gerçekleştiğini, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarih olduğundan, kaza sebebiyle uğranılan zararın tazmin talebi ancak 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı müvekkili şirket tarafından başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve trafik kazası tespit tutanağına göre davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirtilmesi sebebi ile davalı sigorta şirketi tarafından hesap raporu aldırıldığını ve davacılar için 115.830,91 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından davacıların başvurusu üzerine yapılan hesaplama mevzuata uygun biçimde, mevzuata uygun hesaplama tablosu ile yapıldığından ve poliçe teminatı kapsamındaki sorumluluğu tam olarak karşıladığından yapılan ödeme sebebi ile davalı müvekkili şirketin başkaca tazminat ödeme sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı aracı işletenin kusur oranı ile sınırlı olduğundan, trafik kazası tespit tutanağı da dikkate alınarak dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücünün kusurunun açık bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, belirtilen nedenlerle somut uyuşmazlığın çözümünde öncelikle kusur tespiti yapılması için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte, tazminat hesabında esas alınması gereken hesap tablosu başta olmak üzere tüm hususların tespit edilmesi ve hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, davacıların başvuru dilekçesinde; ölüm belgesi, epikriz raporları, tüm çocukların öğrenim belgeleri, tüm mirasçıların ve avukatın nüfus cüzdan fotokopisi, vukuatlı nüfus kayıt örneği, iban numarası gibi evraklar eksik olduğunu, bu evrakların tamamının sigortacıya ibrazı halinde, yapılan başvuru yasaya ve usule uygun nitelik kazandığını, dolayısıyla faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli krediler için belirlenen avans faizi talebi haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı müvekkilinin sorumluluğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte dava konusu trafik kazasında müterafik kusur açısından da değerlendirme yapılarak hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, getiri kaybı gibi kazaya bağlı oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilebilecek tazminat talepleri teminat dışında yer aldığını, öncelikle görev itirazı değerlendirilerek mahkemenizin bu davada görevsizliğine karar verilmesini, aksi durumda zamanaşımı defi değerlendirilerek haksız davanın reddine karar verilmesini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorulmasını ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan herhangi bir ödeme var ise bu ödemelerin davacının tazminat talebinden indirilmesini, cismani ve destek tazminatı hesabının aktüerler siciline kayıtlı bilirkişi kanalı ile yapılmasını, müterafik kusur indirimi talepleri değerlendirilmek suretiyle hesaplamanın aktüerler siciline kayıtlı bilirkişi marifetiyle yapılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 7.728,60-TL destekten yoksun kalma tazminatının 26/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... yönünden 115.635,57-TL destekten yoksun kalma tazminatının 26/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; yerel mahkemece müvekkilleri lehine belirlenen davacı ... yönünden 7.728,60-TL destekten yoksun kalma tazminatına ve davacı ... yönünden 115.635,57-TL destekten yoksun kalma tazminatına bir diyeceklerinin olmadığını, bu yönde yapılan hesaplamalar ve belirlenen bedellerin doğru ve yerinde olduğunu, söz konusu kararın faiz başlangıç tarihi ve yasal faiz uygulanması nedeniyle kabul etmediklerini, kararın düzeltilerek tazminatların kaza tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasına kısa vadeli krediler için belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; İstinaf başvurusuna konu dosyada poliçe tanzim tarihinin 01.04.2013 ve kaza tarihi 23.09.2013 tarihi olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldını, itirazları neticesinde İTÜ'den alınan heyet raporunda sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu bulunduğu, muris ...'ın ise kask kullanmadan, tescilsiz, fenni muayenesiz motosikletle U dönüşü yapan araca karşı zamanında fren tedbiri almadığından %25 kusurlu bulunduğunu ve kask kullanmaması nedeniyle ayrıca %20 kusurlu bulunduğunu, müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmeye iştirak edilmemiş olduğu, 08/08/2022 tarihli aktüerya raporuna itibar edidiğini" gerekçesiyle murisin sadece %25 kusurlu olduğu müterafik kusurunun bulunmadığı değerlendirmesiyle karar verildiği, öncelikle ödeme tarihi verileriyle yapılacak hesaplamada sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına göre hesaplama yapıldıktan sonra %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinden önce emekli olması nedeniyle bilirkişi tarafından kaza tarihinde 42 yaşında olan davacı için 60 yaşına kadar AGİLİ asgari ücret ile hesaplama yapıldığını, yapılacak hesaplamanın AGİSİZ asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı maddi (destek) tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın davacı ... ve ... yönünden kabulüne, diğer davacılar yönünden reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacılar vekilinin faiz türüne yönelik istinafının incelenmesinde:
Davalının sigortalısı ... plakalı aracın ruhsat kaydında yolcu taşıma için kullanılan hususi nitelikte araç olduğunun yazılı olduğu ve ticari amaçla kullanıldığına dair delil olmadığı anlaşılmış olup mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmesi yerindedir. Öte yandan davacılar vekili kaza tarihinden itibaren faiz uygulamasına ilişkin olarak talepte bulunmuş ise de davacı vekili tarafından 25.07.2018 gününde davalı aleyhine ... Tüketici Mahkemesinde tazminat davası açılmıştır. Bu davadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine karşı tazminatın ödenmesi amacıyla başvuru yapılmış olup söz konusu başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından yapılan değerlendirmeyle dosyamız davacılarına 17.03.2014 gününde ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacılar vekili mahkemesine sunmuş olduğu dilekçesinde yapılanan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek bakiye tazminatın tahsilini talep etmiştir. Alınan bilirkişi raporlarına göre yapılan ödemelerin yetersiz olduğu davacıların bakiye zararlarının bulunduğu belirlenmiş olmakla mahkemesince hükmolunan tazminata davalının eksik ödeme tarihi olan 17.03.2014 gününden itibaren işleyecek yasal faizin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi halinde hatalı şekilde dava tarihinden itibaren faiz uygulamasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar müteveffanın yaralanmasının baş bölgesinden olduğunu ve ölüm sebebinin de kafa travmasına bağlı meydana geldiğini, bu nedenle hükmolunun tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, 19.10.2016 tarihli ATK raporunda belirtildiği üzere; "müteveffanın ölümünün genel beden travmasına bağlı, kafatası ve yüz kemikleri ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ (karaciğer böbrek) yaralanmasına bağlı iç kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği" bu durumda kask taksa idi ölümün gerçekleşmeyebileceğinin söylenemeyeceği, ölümün salt kask takmaması nedeniyle gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, ehliyetsiz ve alkollü araç kullanmanın idari cezayı gerektirdiği ve kusur sayılamayacağı göz önüne alındığında mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerinde olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Hesap raporuna yönelik istinafın incelenmesinde:
Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 08.08.2022 tarihli hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; bilirkişinin davacıların zararın belirlenmesine ilişkin olarak “...TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin...” tespitlerile davacıların bakiye destek zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinafı haklı görülmemiştir.
Ancak davalı vekili müteveffanın malulen emekliye ayrıldığını bu nedenle AGİ'siz hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüş, dairemizce ... SGK'ya desteğin emekli maaşı alıp almadığı sorulmuş, SGK ... İl Müdürlüğü cevabi yazıda; "ölene 01.11.2011 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlandığını, ölüm tarihine kadar aylık ödendiğini, 01.10.2013 tarihindeki vefatının ardından hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığı" bildirilmiştir.
Buna göre dairemizce yeniden aktüerya raporu alınmış, bilirkişi ... 28.09.2025 tarihli raporunda, ölenin emekli olduğuna dair bir kayıt olmadığını, sigorta şirketinin yaptığı ödeme mahsup edildiğinde bakiye destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının; ..., ... ve ... için bulunmadığı, ... için 3.742,00 TL ve ... için 56.595,00 TL olduğu bildirilmiştir. Bilirkişinin raporu usul ve yasaya uygun olup hükme esas alınabilir niteliktedir. Bu nedenle rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı vekili ve davalı vekili dairemizce alınan 28.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarda davanın esasına karşı da yeniden çeşitli itirazlarda ve istinaf taleplerinde bulunmuşlarsa da davacılar vekili ve davalı vekilinin süresinde sundukları istinaf dilekçelerinde yukarıda belirtilenler dışında bir istinaf olmadığı, taraf vekillerinin önceki istinaflarına ilaveten sadece dairemizce alınan rapora itirazda bulunabilecekleri göz önüne alınarak taraf vekillerinin süresi içinde sundukları istinafları dışındaki itiraz ve istinafları incelenmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/03/2023 tarih ve 2019/328 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4-Davacı ... yönünden 3.742,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Davacı ... yönünden 56.595,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
6-Davacılar ..., ... ve ...'ın davalarının reddine,
7-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.121,62-TL karar harcından, peşin yatırılan 170,77-TL ve 407,68-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 578,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.543,17-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 21.03.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 170,77-TL peşin harç ve 407,68-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 578,45-TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
9-Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılardan ... ve ...'a verilmesine,
10-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin tüm davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
İstinaf giderleri açısından;
11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine,
13-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
14-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.23.10.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.