T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1783 - 2025/2012
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1783
KARAR NO : 2025/2012
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2018/388 Esas, 2023/260 Karar
DAVACI : ...-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR :1-...
VEKİLİ : Av.
DAVALI :3- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2023 tarih ve 2018/388 Esas, 2023/260 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.08.2012 tarihinde sürücü ... sevk ve idatesindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken yolun karşısına geçmeye çalışan yaya konumundaki müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın ... Sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıların sürücü-işleten-sigorta şirketi sıfatı ile sorumkluluk altında bulunduklarını, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 1.000,00'TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu Hükümleri uyarınca 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olduğunu, ayrıca yaya konumundaki davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, dava öncesinde yapılanı müracaat üzerine davacıya 07.05.2018 tarihinde 60.562,24 TL tazminat ödendiğini, sorumluluklarının sona erdiğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını aksine davacının kazada ağır kusurlu olduğunu davayı açmakta hukuki bir hakkının bulunmadığının, kabul anlamında olmamak üzere talep edilen tazminatın fahiş olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 09/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılar ... ve ... vekili; davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte alacak iddiasına karşı zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, meydana gelen kazada müvekkilinin kusursuz olup, tüm sorumluluğun davacıda olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, kusurlu olan davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddedilmesine ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul edilmesine karşın taraflarına hükmedilen karşı vekalet ücreti olan 9.200 TL haksız ve hukuka aykırı bir biçimde verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminata ilişkin davanın reddine, manevi tazminata ilişkin olan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalılar vekilinin zamanaşımına yönelik istinafının incelenmesinde:
2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir.
Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Yine kaza tarihinde yürürülükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde de; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Zamanaşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir.
Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.
Bu açıklamalara göre, kazanın 09.08.2012 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin 09.08.2020 tarihinde dolacağı, davanın ise 16.05.2018 tarihinde, zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğundan zamanaşımı yönünden yapılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalılar vekilinin kusur raporuna yönelik istinafının incelenmesinde:
09/08/2012 tarihinde davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde gelişen kazada davacının kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, kazaya ilişkin .... Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/672 esas sayılı dosyasında davalı sürücünün tali kusurlu eylemle taksirle yaralamaya neden olma suçundan cezalandırıldığı, kararın kesinleştiği, ilk derece mahkemesince alınan 14.11.2019 tarihli raporda; davalı sürücü ...'nin meydana gelen kazada tali (%20 oranda) kusurlu olduğu, davacının asli (%80) oranda kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, raporun dosya kapsamı, kaza tutanağı ve ceza dosyasında alınan raporlarla da uyumlu olduğu, mahkemece bu raporun hükme esas alınmasının yerinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup Davalılar vekilinin bu yöndeki istinafı haksız bulunmuştur.
Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede:
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 09.08.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nin sürücüsü olduğu aracın, yaya olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıda hayati tehlike yaratacak ve %18 oranında kalıcı maluliyet oluşacak şekilde yaralanma meydana geldiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tali oranda kusurlu olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı ve davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın fahiş olmadığı anlaşılmıştır.
Son olarak, kabul edilen manevi tazminat yönünden davalının yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmesi yerindedir. Bu nedenle davalılar ... ve ... vekilinin istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 25.09.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.