T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1130 - 2025/1461
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1130
KARAR NO : 2025/1461
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2022
NUMARASI : 2019/585 Esas, 2022/1164 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2022 tarih ve 2019/585 Esas, 2022/1164 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.10.2017 tarihinde çift taraflı kaza meydana geldiğini, sürücü davacı ...'in kazada yaralandığını, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, kaza nedeniyle ... plakalı araçta sürücü konumunda olan davacı ...'in ağır bir şekilde yaralandığını, kaza tarihinin 08.10.2017 olması nedeniyle kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının 20 Şubat 2019 tarihli resmi gazetede yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik çerçevesinde tespit edilmesini, bu nedenle şimdilik 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş görmezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH; Davacı vekili 13.04.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 72.562,12 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davacının maluliyetinin İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, sigorta poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu bu nedenle kusur durumunu Adli Tıp Kurumu tarafından tespitinin istendiğini, kabul manasına gelmemek üzere tazminat hesaplamalarındaki gelirin asgari ücret olarak alınması gerektiğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan hesap raporunda her ne kadar müvekkilinin %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş ise de bu raporun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ceza dosyasında alınan tüm kusur raporları ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunca düzenlenen 30.09.2022 tarihli raporunun 02.07.2021 tarihli raporda belirtilen tespitler tekrar edilerek sürücü beyanlarına göre raporun yine iki ihtimalli olarak düzenlendiğini, yerel mahkemece ceza dosyasına ait gerekçeli kararın mahkeme dosyasına celp edilmeden, yalnızca Karayolları Fen Heyetince talimat doğrultusunda alternatifli olmayacak şekilde düzenlenen kusur raporu doğrultusunda hüküm kurularak davanın reddine karar verildiğini, oysa ki hukuk mahkemesi hakiminin, ceza mahkemesindeki maddi olgularla bağlı olduğunu, bu doğrultuda müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmemekle birlikte, kaza ile ilgili olarak ceza dosyasında en son tarihli düzenlenen 30.09.2022 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunca düzenlenen rapor doğrultusunda Yargıtay içtihatları gereğince %50 kusur oranı üzerinden karar verilmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan kalıcı ve geçici maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin kusura yönelik istinafının incelenmesinde:
28/10/2017 günü saat 17.15 sıralarında ... Caddesi üzerinde seyir halinde olan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ ön kısmının aynı istikamette sağında seyreden davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sol arka kısmına çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
Karayolları Fen Heyetinden alınan bilirkişi heyeti raporu ile; meydana gelen kazanın oluşumunda sürücü ...'in asli ve %100 oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/190 esas sayılı dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas ve Genişletilmiş uzmanlar kurulundan alınan raporda 2 ihtimalli inceleme yapıldığı, olay birinci durumda meydana gelmiş ise; Sanık sürücü ...'ın asli kusurlu, Müşteki sürücü ...'in kusursuz, olay ikinci durumda meydana gelmiş ise; Sanık sürücü ...'ın kusursuz, Müşteki sürücü ...'in asli kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2022 tarih, 2019/190 Esas ve 2022/946 Karar sayılı ilamı ile kazanın gerçekleşme biçiminin net olarak belirlenemediği gerekçesiyle "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi doğrultusunda sigortalı araç sürücüsü hakkında beraat kararı verilmiştir.
Kararın istinaf incelemesini yapan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 08/12/2022 tarih, 2023/146 Esas ve 2023/2445 Karar sayılı ilamı ile; "Olayın oluş şekli, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ve mahkemenin gerekçeleri dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suç açısından taksire dayalı kusurunun bulunmaması sebebiyle CMK'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken, CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı tesisi"nin hatalı olduğu belirtilerek; "Hükmün bölümünün 1.maddesinde yer alan '... tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan sanığın 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE' ibaresinin hükümden ÇIKARILARAK yerine; '... sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmaması sebebi ile CMK 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE,' ibarelerinin eklenmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE" karar verildiği hükmün bu şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hukuk mahkemesi hakimi ceza yargılamasındaki kusur oranı ile bağlı değilse de ceza mahkemesinin maddi olgulara ilişkin kabulü ile bağlıdır.
Ceza yargılamasının yapıldığı Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesince kazanın gerçekleşme biçiminin net olarak belirlenemediği gerekçesiyle "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi doğrultusunda sigortalı araç sürücüsü hakkında beraat kararı verilmiş ancak istinaf incelemesini yapan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 08/12/2022 tarih, 2023/146 Esas ve 2023/2445 Karar sayılı ilamı ile; "Olayın oluş şekli, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ve mahkemenin gerekçeleri dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suç açısından taksire dayalı kusurunun bulunmaması sebebiyle CMK'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği" belirtilmiştir.
Bu durumda istinaf dairesince olayın oluşunun, kusur raporlarındaki dava dışı sürücü ...'ın savunmasında belirttiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edildiği anlaşılmış olup bu durumda kusur raporlarında dava dışı sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı yönündeki ihtimale göre kusur oranını belirleyen raporlara itibar edilmesi yerinde olmuştur. Dolayısıyla maddi olayın dava dışı sürücü ...'ın savunmasında belirttiği şekilde gerçekleştiğinin kabulü gerektiği ve buna göre dava dışı sürücü ...'ın kazada kusurunun bulunmadığı, davacının asli ve tam kusurlu olduğu ve kusur durumu netleşmiş olup çelişkinin kalmadığı anlaşılmış olup davacı vekilinin istinafının reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2022 tarih ve 2019/585 Esas, 2022/1164 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.12.06.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır