T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1230 - 2025/1463
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1230
KARAR NO : 2025/1463
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2022
NUMARASI : 2021/... Esas, 2022/... Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih ve 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.08.2018 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı araç ile yaya olan müvekkillerine çarpması suretiyle trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, davalıya başvuru yapıldığını ve 70.202,00 TL ödeme yapıldığını
ancak ödemenin yetersiz olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 22.09.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 32.005,73 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde 23.07.2018/2019
tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı kusuru oranında
olduğunu, kusur tespitinin trafik ihtisas dairesi tarafından yapılması gerektiğini, davacı tarafa
30.03.2020 tarihinde 70.202,00 TL ödeme yapıldığını ve yapılan ödeme ile birlikte müvekkilleri
sorumluluğunun sona erdiğini, tazminat hesabı sırasında müvekkili tarafından yapılan
ödemenin denetlenmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılıp
yapılmadığının tespiti gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının kalıcı iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile, 32.005,73 TL'nin 28.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatının 01.06.2015 tarihinde yürülüğe giren karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında, SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasının gerektiğini, davacı tarafa dava konusu kaza nedeni ile ödeme yapılmış olup, hükme esas alınan hesap raporunda ödemenin tenzil edilmemiş ve hükmün davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğundan kaldırılmasının gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan 70.202,00 TL ödeme ile dava konusu kaza nedeni ile oluşan zararın fazlası ile karşılandığının mahkeme nezdinde de ispat edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek şekilde aleyhlerine hüküm kurulduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan bakiye kalıcı maluliyet tazminatı ve geçici maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın geçici maluliyet tazminatı yönnüden kabulüne, kalıcı maluliyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı HDI AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar geçici iş göremezlik zararından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacıların uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır bu yönü ile buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Davalı vekilinin davacıya yapılan ödeme ile borç kalmadığına yönelik istinafının incelenmesinde:
Davacı tarafından işbu davadan önce davalı şirkete başvurusu üzerine 2687659-1 numaralı hasar dosyasının açıldığı ve hasar dosyası kapsamında, davacıya % 21 özür oranı, % 100 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama uyarınca 30.03.2020 tarihinde 70.202,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan 28.03.2022 tarihli ATK raporunda davacının kalıcı sakatlığının bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan maluliyet raporu dikkate alınarak hazırlanan hesap raporunda davacının geçici iş göremezlik tazminatının 32.005,73 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bunun üzerine davacının kalıcı maluliyet tazminatı talebinin reddine, geçici maluliyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili davacıda kalıcı maluliyet olmadığının anlaşılması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının tüm zararını fazlası ile karşıladığını, hatta davacının müvekkilini ibra ettiğini, davacının bir alacağının kalmadığı gibi ödenen tazminatın davacı yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini savunmuştur.
Somut olayda; Davacı tarafından davadan önce davalı şirkete başvuru yapıldığı ve davalı sigorta tarafından hasar dosyası kapsamında, davacıya % 21 özür oranı, % 100 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama uyarınca 30.03.2020 tarihinde 70.202,00 TL ödeme yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 28/03/2022 tarihli maluliyet raporunda; davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, ATK raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlendiği, bu raporun davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, raporlar arasındaki çelişkinin yönetmelik farkından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dosyaya sunulan maluliyet raporu dikkate alınarak hazırlanan hesap raporunda anlaşılacağı üzere davacının kalıcı maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının 32.005,73 TL olduğu tespit edilmiştir.
Öte yandan davalı tarafça 20.03.2022 tarihinde hasar tazminatı altında 70.202,00 TL ödeme yapıldığı, davacının davalı sigorta şirketinden başkaca bir hak ve alacağının kalmadığını kabul ettiği, geçici maluliyet yönünden ihtirazi kayıt konulmadan 20.03.2022 tarihli ibranameyi imzaladığı, bu durumda davalının yaptığı ödeme ile davacının tüm zararının karşılandığı ve davacıdan başka bir tazminat talep etmesine imkan olmadığı anlaşılmış olup, bu durumda davanın tümden reddi yerine geçici maluliyet yönünden kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile heyete sunulur
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
2-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih ve 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
3-DAVANIN REDDİNE,
4-a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından tamamlama harcı ile birlikte peşin alınan 168,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 447,12 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
b-İlk derece mahkemesince 24.11.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş ise ilgilisine iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümleri uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri bakımından;
9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
11-Davalı tarafından harcaması yapılan 161,00 TL istinafa dosya gönderme giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
12-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.12.06.2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır