T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1253 - 2025/1520
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1253
KARAR NO : 2025/1520
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 22/03/2023
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİLLER : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/11/2016 tarihinde davalı sigorta şirketinde sigortalı ve sürücü ... yönetimindeki ... plakalı ticari servis otobüsün çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, olay nedeniyle sürücü ve işleten aleyhine açılan .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. sayılı ile bu dosyada birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. sayılı dosyasında maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın ise kısmen kabulüne karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, ayrıca açılan .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ve 455 K. sayılı ceza davasında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiğini, ev hanımı olan müvekkilinin kaza sonucunda geçici/sürekli iş gücü kaybına uğradığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini, maluliyet raporunun olay tarihinde yürülükte bulunan yönetmeliğe göre düzenlenmesi ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, asıl davada davanın ihbarı ve haricen başvuru ile davalının temerrüde düştüğünü, zarara neden olan araç ticari olduğundan avans faizinin uygulanması gerektiğini, müvekkili hakkında maluliyet raporu düzenlenmesi için 1.470.90 TL muayene ve rapor düzenleme ücreti ödendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunca görevsizlik kararı verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, kısıtlı müvekkil adına dava açmak için vesayet makamından izin alındığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50,00'şer TL geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı/tedavi gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazmınatın olay tarihi, kabul edilmezse davanın ihbarını takip eden 8 iş günü sonu, kabul edilmezse hasar ihbar tarihini takip eden 8 iş günü sonundan itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine göre, kaza tarihindeki limitle sınırlı olmak üzere, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 26.05.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini iş göremezlik tazminatı yönünden 310.000,00 TL'ye ıslah etmiş, muayene ve rapor düzenleme ücreti yönünden 1.470,90 TL'nin davalıya yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı davanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğünden derdestlik nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin ASHM dosyasında alınan raporların hükme esas alınmamasını, kazanın oluşumunda kusuru bulunan tarafların kusur oranının tespiti için Karayolları Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini, ATK 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen maluliyet raporunda belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının sorgulanmadığını, bu nedenle rapora itibar edilemeyeceğini, ayrıca TRH-2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faizin uygulanarak zararın hesaplanması gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe teminatı dışında olan geçici iş görmezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, AYM iptal kararlarının geçmişe yürümeyeceğini, davacının usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, kazaya karışan araç ticari olmadığından ticari faiz istenemeyeceğini, aracın İMMS ya da KTS varsa bu şirketlere husumet yöneltilebileceğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 310.000,00 TL tazminatın 24/12/2020 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak ve poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere ) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; 24.12.2020 olarak kabul edilen temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihini 02.04.2018 olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin gerektiğini, faizin türünün ticari faiz olmasının gerektiğini, müvekkilinin dava öncesinde tazminatının ödenmesi için sigorta şirketine ibraz etmek üzere düzenlenen sağlık raporu için 1.470,90 TL muayene ve rapor düzenleme ücreti ödediğini, sigortacının tazminatın belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri ödemek zorunda olduğunu, yapılan harcamanın yargılama gideri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesinin gerektiğini, kusur oranının müvekkili aleyhine yüksek kabul edilmiş olduğunu, esasında tam iş göremez olan müvekkilinin maluliyet oranının düşük kabul edilmiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davayı açmadan öne, davacı tarafın .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas nolu dosyasından hükmedilen tazminatın tahsil edilememesi nedeniyle, ZMSS sigortacısı olan davalı müvekkili sigorta şirketine 2918 sayılı KTK. Maddde 97 uyarınca zorunlu dava şartı gereği başvuru yapmış olsa ve bu başvurudan sonuç alamasa ve zorunlu arabuluculuk başvurusunu da bu konuya istinaden yapmış olsa idi işbu dava dava şartlarının var olduğu bir dava olarak kabul edilebilecek olduğunu, cevap dilekçesinde bildirdikleri gibi davacının aynı dava konusu olaya ilişkin tazminat taleplerinin, müvekkili sigorta şirketinin de ihbar olunan konumunda olduğu .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas nolu dosyasından görülmüş ve karara bağlanmış olduğunu, davacı yanın dava açmadan önceki yaptığı zorunlu arabuluculuk görüşmesinde de 17.11.2016 tarihinde davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı uğradığı sürekli, geçici ve bakıcı gideri tazminat talepleri için yapılmış olduğunu, işbu dosyasının karara bağlandığını ve istinafta olduğunu ancak kendilerinin ihbar olunan konumunda olmaları nedeniyle kararı istinafa götüremediklerini ancak dosya içinde alınan tüm bilirkişi raporlarına ve ıslaha karşı davalı gibi beyanda bulunduklarını, bu dosyanın istinaftan ya da Yargıtay'dan onanarak da gelse bozularak da gelse işbu davanın derdestlik ya da kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, şu an itibarıyla bahse konu dava derdest olduğundan eldeki davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, yerel mahkemenin hükme esas aldığı kendilerinin ihbar olunan konumunda bulunduğu .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından aldırılan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunun yönetmelik gereği bir üst kuruldan bu raporda belirtilen rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağını sorgulayan bir rapor düzenlenmesine karar verilmesinin gerektiğini, bu nedenle kabul etmeyip itiraz ettikleri ... ATK. 3. İhtisas Kurulunun 18.11.2019 tarihli maluliyet raporunda belirlenen %70 maluliyet oranı esas alınarak hazırlanan hesap bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağından, tüm itirazlarına rağmen hatalı hesap raporu doğrultusunda yapılan bedel artırımı doğrultusunda karar veren yerel mahkeme kararının, tahkikat aşamasında maluliyet raporu aldırmadan, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas nolu dsosyada alınan maluliyet raporunu yeterli görerek karar vermesi nedeniyle yasa ve yerleşik içtihatlar gereğinin istinaf kanun yolunda kaldırılmayı gerektirdiğini, ihbar olunan konumunda oldukları dosyada bu rapora karşı yapmış oldukları itiraz dilekçelerinde de belirttikleri üzere bilirkişi heyeti raporunda, mahkeme tarafından yapılan keşifte kaza yerinde tespit edilen ve kaza tarihinde de var olan orta refüjde bulunan ayracın boşluk, geçit olarak kapatılmadığını bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilen ... Belediyesinin kusurununun sonuç kısmında değerlendirmeye almamış olduğunu bu nedenlerle dosya içerisine alınacak kusur raporunun da kaza tarihinde var olan orta refüjde bulunan ayracın boşluk, geçit olarak kapatılmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilen ... Belediyesinin kazanın meydana gelmesindeki kusur oranında raporlandırılması için ... Trafik İhtisas Daire Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor aldırılmasına karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, maluliyet ve kusur raporu aldırmadan .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas nolu dosyasında alınan kusur raporu ve maluliyet raporunda belirlenen kusur ve maluliyet oranlarına göre alınan hesap raporunu yaptıkları tüm itirazlarına rağmen hükmüne esas aldığını, kusura ve maluliyet raporlarına itirazlarının bir an için giderilmiş olduğu ve kusur ve maluliyet oranlarında hiçbir değişiklik olmaması halinde dahi; davacı yanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas nolu dosyasında hükme esas alınan 04.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna davacı tarafın itirazının bulunmayıp bu bilirkişi raporunda belirlenen rakam üzerinden yaptığı ıslahla dosyayı karara çıkartıp, dosyada verilen kararı istinaf etmemesi nedeniyle bu dosyadan verilen karar davacı yönünden kesin hüküm niteliğinde iken bu dosyada hükmedilen tazminat miktarlarından, usuli kazanılmış hak ve kesin hüküm olarak değerlendirerek karar vermeyen yerel Mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.
Derdestlik bulunduğuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Davacı tarafından açılan .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının davalısı ile eldeki davanın davalısı farklı olduğundan ve davacı vekili tarafından hükmedilecek tazminatın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsiline karar verilmesi talep edildiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Davacı ... vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre
a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu
c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu
d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu
e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4121 esas ve 2018/8559 karar sayılı kararı yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13431 esas ve 2022/8667 karar sayılı kararları da aynı yöndedir. )
Bu açıklamalara göre davacının yaralanmasına ilişkin trafik kazasının 17.11.2016 gününde meydana geldiğine göre davacının maluliyet oranının da Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekmektedir.
Hükme esas alınan ATK'dan tarafından düzenlenen 08.11.2019 günlü rapor incelendiğinde; söz konusu raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Şu durumda başvuranın geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı olarak %70 oranında maluliyetinin bulunduğuna ilişkin sağlık kurulu raporunun, usul ve yasaya uygun, denetime olanak verecek şekilde ve kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı raporu düzenleyen kuruluşun Yargıtayca yetkili kabul edilen sağlık kuruluşları arasında bulunduğu, başvuran ile ilgili tıbbi belgelerin incelendiği, gerekli muayenenin yapıldığı, muayene bulgularının belirtildiği, davacının güncel film ve grafilerinin alınında uzman 5 kişilik doktor heyet tarafından değerlendirildiği, söz konusu maluliyetin dava konusu kaza ile illiyetinin kurulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirmesinde;
Somut olayda, 17/11/2016 tarihinde saat 18:00 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... Caddesini takiben Güney istikametinden Kuzey yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada aracının sol ön kısmıyla; seyir istikametine göre sağ tarafta kavşak başında duraklayan minibüsten inip bu minibüsün önünden karşıya geçiş yapan Davacı yaya ...'a çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 08/11/2018 tarihinde keşif yapılmış olup Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 08/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'in %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, davacı yayanın geçiş yaptığı orta refüj üzerindeki boşluğun yaya geçidi olarak algılandığı ve kazaya sebebiyet verdiği için ... Belediyesinin %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
Yine aynı dosya içinde mevcut evraklardan, ATK tarafından tanzim edilen 30/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'in %50 oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın %50 oranında kusurlu kanaati belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, bilirkişi raporu, tüm beyanlar incelendiğinde; dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otobüs ile seyri esnasında yola gereken dikkatini verip görüş alanını kontrol altında bulundurması, davacı yayaya karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken tüm bu hususlara riayet etmeyerek karşıya geçiş yapan yayaya önlemsiz bir şekilde aracının sol ön kısmıyla çarptığı anlaşılmakla; %50 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... kaplama üzerinden geçiş yapmadan evvel seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi, gerekli ve yeterli kontroller akabinde geçişini tamamlaması gerekirken tüm bu hususlara riayet etmeyerek indiği minibüsün önünden karşıya dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde geçişi ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla; %50 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. ATK raporu dosya kapsamı ve olay ve oluşla uyumlu olup mahkemece itibar edilmiş olması yerindedir. Bu nedenle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvuruları haksız bulunmuştur.
Hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihad edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı,)
Yargıtay kararları ile TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca propresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiği, ilk derece mahkemesince alınan 23.05.2022 tarihli hesap bilirkişi raporunun TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca propresif rant yöntemi kullanılmak süreti ile düzenlendiği, buna göre davacı ...'ün kalıcı iş görmezlikten kaynaklı olarak (kusur oranına göre) 458.467,73 TL, geçici iş görmezlikten kaynaklı olarak (kusur oranına göre) 6.242,68 TL olmak üzere toplam 464.710,41 TL olduğu, davacı vekilinin sigorta poliçe limiti 310.000,00 TL üzerinden davasını ıslah ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece talep doğrultusunda poliçe limiti ile sınırlı olarak ve .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin faizin başlangıç tarihine ve faiz türüne yönelik istinafının incelemesinde:
Davalı Türkiye sigorta A.Ş. kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup eldeki dosyanın davalısıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1.maddesinde "sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.
Davacı tarafından açılan .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava, davalı sigorta şirketine ihbar edilmiş olduğundan davalı sigorta şirketinin ihbar dilekçesinin tebliği tarihi olan 21.03.2018 tarihinden itibaren 8 iş günü sonra temerrüte düşeceğinin kabulü ile bu tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde sigortaya başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren faiz uygulanması isabetli değildir.
Yine davacılar vekilince temerrüt faizi olarak avans faizi istenilmiş, ancak mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan aracın ticari servis aracı olması ve buna göre ticari faaliyet sırasında kazanın meydana gelmesine göre TTK'nın 4. maddesi uyarınca temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gereklidir.
Son olarak; HMK'nın 326. Maddesine göre, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Mahkemece davanın esas yönünden kabulüne karar verildiği göz önüne alındığında davacı tarafından yapılan ve yargılama giderine dahil olan maluliyet raporu bedelinin (1.470,90 TL) de yargılama giderleri içinde davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmektedir. Davacı vekilinin istinaf talepleri yerindedir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
2-Davanın KABULÜ ile; 310.000,00 TL tazminatın, 02/04/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak ve poliçe teminat limiti 310.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-a-)Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 21.176,10 TL ilam ve karar harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 1.117,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.058,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 22.03.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek harç miktarının değişmediği anlaşılmış olmakla yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
4-a-)6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 22.03.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek arabuluculuk ücretinin miktarının değişmediği anlaşılmış olmakla yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30TL peşin harç, 1.058,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.176,90 TL harç ve davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 949,25 TL tebligat posta gideri ile 707,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.470,90 TL maluliyet raporu bedeli olmak üzere toplamda 4.304,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 49.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İstinaf giderleri açısından;
8-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
9-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 21.176,10 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 5.429,03 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 15.747,07 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davacı tarafından yapılan karar sonrası tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücreti toplamı 237,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 19.06.225
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.