T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/670 - 2025/1273
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/670
KARAR NO : 2025/1273
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2022/192 Esas, 2022/1007 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2022 tarih ve 2022/192 Esas, 2022/1007 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... plakalı aracın maliki olduğunu, 09.10.2021 tarihinde aracın kazaya karıştığını, kazada karşı araç sürücüsü ...'un tam kusurlu olduğunu, aracın kaza nedeni ile pert olduğunu, aracın hurdasının davacıda kaldığını, kaza nedeni ile sigortacı tarafından 35.300,00 TL ödeme yapıldığını ancak ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, aracın pert olması sebebi ile davacının bir başka araç kiralamak durumunda kaldığını ve bu nedenle 7.000,00 TL ödeme yaptığını bildirerek 63.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen alınmasına, kira bedeli olarak 7.000,00 TL ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınmasına, tazminata ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortacıdan tahsilat yapılırken bir ihtirazi kayıt koymadığını, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını kanunun korumayacağını, aracın kazadan evvel ağır hasarlı olması nedeni ile yapılan ödemenin yeterli olduğunu, pert olan aracın belirli bir süre sonra tekrar kullanılmasının mümkün olmaması nedeni ile araç kiralama bedelinin davalıdan tahsil edilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar bedelinin 41.210,49 TL olarak tespit edildiğini, aracın hurda bedelinin mahsup edilmesinden sonra 35.300,00 TL'nin ödendiğini, davacının ibraname imzaladığını, davalının yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hesaplamanın ZMMS genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, KDV'den sorumlu olunmadığını, faiz başlangıç ve faiz türüne ilişkin taleplerin yerinde olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafından davalı ...a yönelik 10.000 TL değerli olarak açılan manevi tazminat davasının reddine, davacı tarafından davalı ...a karşı açılan ikame araç bedeline dair maddi tazminat davasının kabulü ile 7.000 TL nin talep gibi 17/11/2021 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından her iki davalıya yönelik ek hasar ve pert bedeline dair maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalı ... tamamından davalı ... A.Ş. Poliçe limiti olan 7.700 TL si ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere 20.950 TL nin müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele ... yönünden kaza tarihi olan 09/10/2021 gününden ... A.Ş. yönünden ise ibraname tarihi olan 17/11/2021 gününden yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair taleplerin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; aracın pert olması nedeniyle davacının manevi zararı oluştuğunu ve bu nedenle manevi tazminat yönünden red kararının yerinde olmadığını, hükme esas alınan 30.09.2022 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, rapora karşı itirazlarının yerel mahkemece reddedildiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu kaza nedeniyle tüm borçlarından kayıtsız ve şartsız ibra edildiğinden ve davacı taraf tüm haklarından feragat ettiğinden müvekkilinin sorumluluğu sona erdiğini ve bu nedenle aleyhlerine tazminata hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını, yargılama aşamasındaki savunmalarının yok sayılarak, eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, manevi tazminat davası yönünden davanın reddine, maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekilinin İbraname nedeni ile bakiye zarardan sorumluğu bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davalı vekili söz konusu davada davacı tarafa 35.300,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını ve davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, ibraname sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de,
2918 sayılı KTK'nun 111. maddesine göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olan ve yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ya da uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür. İptal için ayrı bir dava açılmasına gerek olmayıp açılan bir davada ileri sürülmesi dahi yeterlidir.
Buna göre inceleme yapıldığında davacının ibraname tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren 2 yıl içinde eldeki davayı açtığı, tamirat öncesinde eksper raporu alınmadığı, gerçek zararı olan 65.000,00 olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğu ise 43.000,00 TL ile sınırlı olduğu, yapmış olduğu ödeme 35.300,00 TL olup zararın ancak %82 karşıladığı, bu bakımdan yetersiz olduğu, buna göre davacının eldeki davayı açmak sureti ile gerçek zararını istemekte hukuki yararı bulunduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin, bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, ... plaka sayılı aracın 09.10.2021 olan kaza tarihindeki piyasa değerine ilişkin Sigorta şirketinin eksper değeri ile hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değer arasındaki çelişki bulunduğu görülmüştür. Kazadan sonraki sovtaj bedelinin belirlenmesi ve sovtaj bedeli belirlendikten sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin düşülmesinin akabinde davacının talep edebileceği bakiye araç hasar bedelinin tespiti hususunda ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesi için, dairemizce yeniden bilirkişi incelmesi yapılmasına 07.04.2025 tarihli tensip zaptı ile karar verilmiştir.
Dosyanın bilirkişi ...'ye tevdii ile; ... plaka sayılı aracın 09.10.2021 olan kaza tarihindeki piyasa değeriyle ilgili sunduğu rapor neticesinde; kaza tarihi olan 09/10/2021 günü itibariyle, kazadan önceki (hasarsız) 2. el rayiç değerinin 125.000,00 TL olduğu, hasarlılık oranına göre, onarımının ekonomik olmadığı dikkate alınarak pert-total olmasının uygun bulunduğu, aracın hurdaya (pert-total olduğu kabul edildikten sonra) ayrıldığı dikkate alınarak (sovtaj bedeli) hurda bedelinin de yukarıda yapılan hesaplamalara göre 60.000,00 TL olduğu, ve aracın mülkiyetinin davacıda kaldığı dikkate alındığında, kaza tarihi itibariyle davacının talep edebileceği miktar (davalı tarafın sigortalısının ödediği miktar düşüldükten sonra), [125.000-(60.000+35.300)] 29.700,00. TL olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu raporun, başvurana ait aracın markası, modeli, donanımı, kilometresi dikkate alınmak suretiyle ve piyasa ve emsal araştırılması yapılarak, araçta oluşan hasar miktarı, aracın hasar aldığı bölgeler, kullanım şekli ve değişen parçaların neler olduğu da göz önünde tutulmak suretiyle ayrıntılı değerlendirme yapılmış olup, söz konusu raporun Yargıtay kararlarında tanımlanan ilke ve esaslara göre hazırlandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedene bu hususta sadece davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davacı vekili reddedilen manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (TBK 58). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile TBK’nın 58. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında TBK’nun 58. maddesi uygulanır.
TMK’nın 24. ve TBK’nın 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda; davalı ... gerçekleşen kaza neticesinde davacının aracında hasar oluşması davacıların kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez. Keza davacının bu kaza neticesinde korku ve panik yaşamış olması ve kazanın gerçekleşme biçimi de dikkate alındığında vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı olmadığı gibi kişilik haklarına yönelik bir saldırı da sayılmaz. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2022 tarih ve 2022/192 Esas, 2022/1007 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
2-Davacı tarafından davalı ...'a yönelik 10.000,00 TL değerli olarak açılan manevi tazminat davasının REDDİNE,
3-Davacı tarafından davalı ...a karşı açılan ikame araç bedeline dair maddi tazminat davasının kabulü ile; 7.000,00 TL'nin talep gibi 17/11/2021 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından her iki davalıya yönelik ek hasar ve pert bedeline dair maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 29.700,00 TL'nin müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsili ile (davalı ... A.Ş. Poliçe limiti olan 7.700,00 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) davacıya VERİLMESİNE, bu bedele ... yönünden kaza tarihi olan 09/10/2021 gününden ... A.Ş. yönünden ise ibraname tarihi olan 17/11/2021 gününden yasal faiz uygulanmasına,
5-Fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
Harç yönünden:
6-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 80,70 TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
7-a-)Maddi tazminat talepleri yönünden alınması gereken 2.506,98 TL harcın davacı tarafından yatırılan ve manevi tazminat yönünden davacı adına yapılan 80,70 TL harçtan mahsup edildikten sonra geriye kalan 1.285,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.221,48 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 525,98 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) Hazineye gelir kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 06.12.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
c-)Harcın davalılardan tahsil edilmiş olması halinde ise, davalı ... yönünden tahsil edilecek harç miktarının yükseldiği dikkate alınarak, tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin davalı ...'dan istenmesine,
8-a-)Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile harç tahsill müzekkeresi düzenlenmesine,
b-)İlk derece mahkemesince 06.12.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktarın değişmediği dikkate alınarak işlem yapılmasına yer olmadığına,
Yargılama giderleri yönünden:
9-Davacı tarafından mahsup sonrası yatırılan 1.285,50 TL peşin harç ile 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplamda 1.366,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 80,70 TL olan başvuru harcı ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.270,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.190,16 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 249,69 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) davacıya ödenmesine
11-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
Vekalet ücreti yönünden:
12-Manevi tazminat davası yönünden;
-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan red edilen manevi tazminat talebi yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
13-Maddi tazminat davası yönünden;
-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı yönünden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 7.700,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) davacıya verilmesine,
-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı yönünden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
-Reddedilen maddi tazminatlar yönünden davalı sigorta şirketi adına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinaf giderleri açısından;
14-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
15-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... A.Ş.'den alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 477,32 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 138,08 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
16-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
17-Davacı tarafından yapılan karar sonrası tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücreti ile dosyamızdan aldırılan bilirkişi için sarf edilen ücretler toplamı 3.172,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
18-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
19-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 22.05.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.