T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/960 - 2025/1194
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/960
KARAR NO : 2025/1194
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2023
NUMARASI : 2021/... Esas, 2023/... Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
: Av. ...
Av. ...
DAVA : Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın babası ... adına tescilli ... plakalı aracı ile seyir halindeyken polis memuru ...'in sevk ve idaresindeki ekip otosu ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada tüm kusurun müvekkiline yükletildiğini, işbu kazadan dolayı ... A.Ş.'ye 16.04.2021 tarihinde hasar bildiriminde bulunduklarını, fakat kendilerine herhangi bir cevap verilmediğini, zorunlu arabuluculuk başvurusunun da 25.06.2021 tarihinde olumsuz sonuçlandığını belirterek netice de, açılan davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL'lik hasar bedelinin mevzuatta belirtilen faiz tutarıyla birlikte davalı şirketten tahsiline ve tüm yargılama ücreti ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
ISLAH: Davacı vekili 22.12.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 43.000 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstenen tazminatının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, öncelikle kusur durumunun belirlenmesini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, bu durumun tramer kayıtlarında ve gerekse de kaza tespit tutanağında da sabit olduğunu, sigortalı araç surücüsünün kusurunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece alınan kusur raporlarına göre meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası ile sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün % 70 oranında kusurlu olduğu, sigorta şirketinin kusur oranına tekabül eden zarardan sorumlu olduğu, makina mühendisi bilirkişi raporuna göre davacının aracında meydana gelen zararın KDV dahil 90.869,30 TL olduğu, bu miktarın % 70 kusur oranına isabet eden kısmının 63.608,51 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olup poliçedeki teminat limitinin 43.000,00 TL olduğu, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçeleriyle; davanın kabulü ile 43.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; Sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, değer kaybı hesaplamasının yanlış ve belirlenen maddi hasar tutarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, yaya yolu (1.5 metre) ve kaza sonrası araç haricinde hasar gören diğer unsurun (No:30 ait 3,5 metre duvar ve 5 metre tel çit No:15 ait 1 adet zeytin ağacı) olduğu; oto korkuluk, emniyet şeridi, yol şerit çizgisi, trafik işaret levhası, trafik lambası, aydınlatma, trafik görevlisi, görüşe engel cisim ve yolda çalışmanın olmadığı, kaza sırasında gün durumunun gündüz, havanın açık, zeminin kuru olduğu, yolun düz, eğimsiz ve kavşağın dört yönlü kavşak şeklinde olduğu, oluş şekline göre kaza türünün yandan çarpma ve yoldan çıkma şeklinde olduğu, ... plakalı kamyon sürücüsü Karayolları Trafik Kanunun 57/1-b-1 maddesini (trafik zabıtası veya ışıklı trafik cihazları ve trafik işaret levhası bulunmayan kavşaklarda, bütün sürücülerin geçiş üstünlüğü sahip olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi) ihlal ettiği, ... plakalı resmi araç sürücünün ise herhangi bir kusurunun olmadığı, belirtilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 25/04/2022 tarihli ve ... sayılı raporunda, ... plaklı resmi aracın sesli siren ve tepe lambasının açık olup olmadığının net olmadığı ve buna bağlı olarak iki ihtimalli şekilde raporun hazırlandığı; I. durumda: (... plakalı polis aracının olay anında tepe lambası ile birlikte sesli sireninin de aktif olarak çalıştığı kabulü halinde); sürücü ...'in % 15 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın % 85 oranında kusurlu olduğu, II. durumda; (... plakalı polis aracının olay anında tepe lambası ile birlikte sesli sireninin de aktif olarak çalışmadığı kabulü halinde) ; sürücü ...'in % 70 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın % 30 oranında kusurlu olduğu, belirtilmiştir.
Mahkemece alınan 12/10/2022 tarihli kusur ve hesap raporunda, ... plakalı resmi araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun, 47/D maddesindeki hükümlerini ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın oluşumunda asli kusurlu olup, kusur oranının ise % 70 olduğu, ... plakalı kamyon sürücüsü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun, 52/A maddesindeki hükümlerini ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın oluşumunda tali kusurlu olup, kusur oranının ise % 30 olduğu belirtilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut kaza anını gösteren kamera görüntü kaydı izlendiğinde; ... plakalı polis aracının tepe lambasının yanmadığı anlaşılmakla, buna göre alınan 25/04/2022 tarihli ATK raporunun 2.ihtimalinde belirtilen kusur oranları ve açıklamaları ile 12/10/2022 tarihli rapordaki belirlemeler ve kusur oranlarının aynı doğrultuda olduğu, raporların kaza tespit tutanağı, dosya kapsamı, olayın oluşu ve birbirleri ile uyumlu olup hüküm kurmaya da elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili hesap raporundaki parçaların fiyatlarının fahiş olduğunu, hurda bedelinin düşülmemiş olduğunu, raporun bu nedenlerle hatalı olduğunu savunmuştur.
12/10/2022 tarihli hesap raporunda, ... plakalı, ... marka ... tip, 2008 model, ... motor ve ... şase no'lu beyaz renkli, ticari kullanım amaçlı kamyonun kazasız halinin 2. El piyasa şartlarında internet ve reel piyasa verileri göz önüne alınarak yaklaşık değerinin KDV dahil 175.000,00 TL olduğu, aracın sağ ön kapı, sol ön kapı, sol ön çamurluk, sağ ön çamurluk, ön tampon, ön tampon demiri değişimi, taban sacı, sağ ön direk sacı, sol ön direk sacı, sağ ön şase ve sol ön şase onarım ve boyası, elektrik işçilikleri, sol rot kolu, sol rot başı ve yenilenen diğer parçaların sök-tak ve değişim bedelleri, cam değişim sök-tak bedelleri, döşeme işçilikleri ve ön düzen rot-balans ayarı bedeli ve malzemelerle birlikte toplamda KDV dahil 90.869,30 TL bedel tuttuğunun tespit edildiği anlaşılmış, yapılan hesaplamalar yerinde görülmekle, poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğu, davacı tarafça da ıslahın poliçe limiti tutarında yapıldığı, buna göre dava konusu edilen aracın özelliklerine uygun oranda hurda bedeli belirlenerek mahsup edildiğinde dahi miktarın poliçe limitinden daha az miktarda olmayacağı kanaatine varılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.937,33 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 735,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.202,33 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.13/05/2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.