T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/324 - 2025/592
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/324
KARAR NO : 2025/592
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
Asıl dosyanın tarafları;
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
Birleşen .... Asliye
Hukuk Mahkemesinin
... Esas sayılı dosya
tarafları;
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.09.2012 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin sakatlandığını, kaza sebebiyle sürücü ...'e Maddi ve manevi tazminat davasının açıldığını ve ... Asliye Hukuk mahkemesi ... esas sayılı dosya ile davanın görüldüğünü, arabuluculuk görüşmelerinin neticesiz kaldığını, işbu dava İle Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosya ile birleştirilmesini talep ettiğini, ayrıca 08.02.2019 tarihinde sigorta şirketi tarafından 23.401,35 TL ödeme yapıldığını ancak bu tutarın davacının gerçek zararını karşılamadığını belirterek şimdilik 20.000 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyasında davacı vekili aynı kaza nedeniyle davalı ...'ten yasal faiziyle birlikte maluliyet tazminatı ve 40.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 19.04.2022 tarihli dilekçesinde asıl ve birleşen davaları ayrı ayrı 42.455,32 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca yapılan ödeme ile başkaca bir alacağın kalmadığını, yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı ödeme tarihindeki veriler ve ödeme tarihi itibariyle aktüeryal hesabın yapılmasıyla önem kazanacağını, sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ayrıca kusur oranlarının tespiti için yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu kıyafet giymediği için müterafik kusurunun bulunduğunu, maluliyet oranının tespiti için ... ATK Marifetiyle rapor alınması gerektiğini, müvekkil şirketin davacının tedavi gideri ve geçici iş göremezlik talebinden sorumlu olmadığını, tedavi giderlerindeki sorumluluğun SGK da olduğunu ve tedavi giderleri kapsamında olan geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dürüstlük kuralına riayet edilmeden açıldığını, zira tarafların savcılık aşamasında anlaştıklarını, müvekkilinin asli kusurlu olduğu iddiasının doğru olmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl dava yönünden; 42.455,32-TL kalıcı maluliyet tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, (birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), davacının geçici maluliyet tazminatı talebinin reddine, Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden; 42.455,32-TL kalıcı maluliyet tazminatının haksız fiil tarihi olan 26/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, (Mahkememizin asıl ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), davacının geçici maluliyet tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücü ...'in asli ve tam kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, müvekkilinde köprücü kemiği, kamurga kemiği kırıkları oluştuğunu ve vücudunda kalıcı maluliyetler oluştuğunu, uzun süre tedavi gördüğünü, bu hususlar dikkate alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve manevi tazminat yönünden davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davacı yan ile müvekkili şirketin yargılama devam ederken uzlaştığını, düzenlenen ibraname gereğince müvekkili şirket tarafından davacı yana 97.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu nedenle davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yana ödeme yapıldığı tarihte zararının karşılandığını, mahkemece ödemeye ilişkin belgeler temin edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte % 10 artırım ve %10 iskonto oranının esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının davaya konu kaza nedeni ile SGK'dan elde ettiği gelir ve tazminatların tespit edilmesi ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; birleştirilmesine karar verilen davada müvekkilinin ve vekilinin dosyaya 11 ay boyunca taraf olarak eklenmediğini, yokluklarında bilirkişilerden rapor alındığını, duruşma yapıldığını ve yargılamaya devam edildiğini, yokluklarında yapılan hiçbir işlemi ve raporu kabul etmediklerini bu surette müvekkilinin mahkemece erişim hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TBK'nun 49, 50, 54 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kalıcı maluliyet talebinin kabulüne, geçici maluliyet talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Maddi tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede:
26/09/2012 tarihinde davacının kullandığı motosiklete davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracın çarpışması neticesinde davacı yaralanmıştır.
Davacı davaya konu kaza nedeniyle, 05/02/2019 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı ve manevi tazminat talebiyle, davalı ... Sigorta şirketi aleyhine geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı talebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı sigorta vekili 30.12.2021 tarihli dilekçesi ve ekinde sunulan 08.12.2021 tarihli ibraname ile, davacıya 08.12.2021 tarihinde davacı vekalet ücreti dahil toplam 129.461,86 TL ödendiğini, bu ödeme karşılığında davacı tarafın davalı sigorta şirketi, davalı araç sürücüsü ve işleten aleyhine olan maddi tazminata ilişkin davasından feragat edeceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafça davadan feragat edilmediğini belirterek, ibraname örneğini sunmuştur. Davacı vekili, sunulan ibranamenin sahte ya da geçersiz olduğunu ya da iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmemiştir.
6100 sayılı HMK'nun 314. maddesi "Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
(2)(Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.
(3)(Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir" düzenlemesini içermektedir.
Dosya arasında bulunan davalı sigorta şirketi tarafından 30.12.2021 tarihinde sunulmuş olan beyan dilekçesinin ekinde bulunan 08.12.2021 tarihli "ibraname ve feragatname" başlıklı belge incelendiğinde; davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında maddi tazminat ile ilgili taleplerinden tüm hukuki sonuçları ile birlikte feragat ettiklerini, maddi tazminat yönünden 97.000,00 TL, işlemiş faiz, vekalet ücreti vs toplam 129.461,86 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, davacı vekilinin davalı sigorta şirketi, araç sürücüsü ve işletene yönelik fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı, ibranamede herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığı görülmüştür.
Buna göre tarafların ilk derece mahkemesinde dava açıldıktan fakat karardan önce sulh oldukları, sulh kapsamında davacının talep etmiş olduğu trafik kazasından kaynaklı yaralanma sebebi ile uğramış olduğu zararın tümünün davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kararından önce taraflar arasında sulh sözleşmesi yapılmış olmakla, yukarıda açıklandığı gibi davalı sigorta şirketinin aleyhinde açılan trafik kazasına bağlı yaralanma sebebi ile tazminat davasının yargılaması sırasında davacının tüm zararının karşılanmış olduğu ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece ibranamede yazılı olan miktar yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ıslaha konu edilen bakiye 42.455,32 TL'lik kısımla ilgili talebin de aynı gerekçe ile reddine kararı verilmesi gerekirken belirtilen şekilde karar verilmiş olması hatalıdır. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinafı yerindedir.
Davalı ... vekilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik istinafı yönünden:
Davacı davaya konu kaza nedeniyle, 05/02/2019 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı ve manevi tazminat talebiyle dava açmıştır. O dosyada davalı ... adına vekili katılmış ve ardından dosyanın davalı ... Sigorta şirketi aleyhine açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere birleşen dosya davalı vekili dosyaya (25.11.2020 tarihinde 5. Celseden sonra) geç eklenmiştir. Mahkemece bu sırada yapılan işlemlerin davalı ... vekilinin yokluğunda yapıldığı ve bu nedenle davalı ...'in adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Böyle bir durumda davaya sonradan eklenen davalı vekilinin yokluğunda yapılan tüm işlemlere itiraz etme ve yenilenmesini talep etme hakkı bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin dava dosyasında .... Asliye Hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilen 26/12/2019 günü birleştirme kararı mahkemeye gelmeden önce 23/10/2019 tarihli celsenin 8 nolu ara karar uyarınca kusur raporu alınması için ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, dosya ATK'dan döndükten sonra kusur raporunun birleşen dosya davalı vekiline maluliyet raporu ile birlikte 17/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, rapora beyanda bulunması için yasal iki haftalık sürenin verildiği, davalı vekiline dosya kapsamına ve yokluğunda alınan kusur raporuna yönelik itirazları sunma imkanı verildiği ve davalı vekilinin itirazlarını bildirdiği, ilk derece mahkemesince dava dosyasında kusur raporuna yönelik itirazların değerlendirildiği ve davalı vekilinin kusur raporuna yaptığı itiraz ("tüm dosya kapsamı birleşen dosya ve ceza trafik tutanağı ile birlikte değerlendirildiğinde ATK Trafik İhtisas dairesinin 14/02/2020 tarihli kusur raporunda çelişkili husus bulunmadığı, Yargıtay 17 HD'nin 2009/1088 esas, 2010/3706 karar sayılı ilamı ve benzer nitelikteki ilamlarda altı çizildiği üzere sürücünün olay sırasında ehliyetsiz olma durumunun kusura etkisi olmadığı" gerekçesiyle) usulüne uygun olarak değerlendirilerek reddedilmiştir. Dairemizce yapılan incelemede de ATK kusur raporunun dosya kapsamı ve olay ve oluşla uyumlu olduğu, ehliyetsizlik ve yaş faktörlerinin idari ceza gerektirdiği, kazaya etken kusur sayılamayacakları, dolayısıyla mahkemece kusur raporunun hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili dosyaya eklendikten sonraki aşamada ise tüm raporların davalı vekiline tebliği edildiği ve beyanda bulunma ve itiraz imkanı verildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı ... vekilinin, müvekkilinin savunma hakkının ve mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiaları ve bu yöndeki istinafı haklı bulunmamıştır.
Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1. maddesi; "Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiş olup; 26/09/2012 tarihinde meydana gelen kazada, davalı ...'in işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç sürücüsü davalının kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bir kusurunun bulunmadığı, kaza sebebiyle davacıda %9,3 oranında kalıcı maluliyet meydana geldiği anlaşılmakla, tarafların kusur durumu, kazada yaralan davacının yaşı ve maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih, paranın satın alma gücü ile manevi tazminatın mahiyeti nazara alınarak, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinafının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla asıl dosya davalısı ... Sigorta A.Ş vekilinin ve birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen dosya davacı vekili ve asıl dosya davalısı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
2-Asıl dosya yönünden;
-Davacının 08.12.2021 tarihli ibraname ve feragetname/sulh sözleşmesinde yazılı 129.461,86 TL'lik kısımla ilgili talebinin, sulh sözleşmesi uyarınca konusuz kalması nedeni ile, bu kısma yönelik kalıcı maluliyet tazminatı talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-Davacının 19.04.2022 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen 42.455,32 TL'lik kalıcı iş göremezliğe yönelik maddi tazminat talebi bakımından davanın REDDİNE,
-Davacının geçici maluliyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Birleşen dosya yönünden;
-Davacının 08.12.2021 tarihli ibraname ve feragetname/sulh sözleşmesinde yazılı 129.461,86 TL'lik kısımla ilgili talebinin, sulh sözleşmesi uyarınca konusuz kalması nedeni ile, bu kısma yönelik kalıcı maluliyet tazminatı talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-Davacının 19.04.2022 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen 42.455,32 TL'lik kalıcı iş göremezliğe yönelik maddi tazminat talebi bakımından davanın REDDİNE,
-Davacının geçici maluliyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Harç yönünden:
3-a-) Asıl dosya yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 273,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 342,09 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 12.10.2022 günlü karar ile davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilen 2.626,81 harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde harcın yatırana iadesine,
4-a-) Asıl dosya yönünden; arabulucuya ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b-) 12.10.2022 günlü karar ile arabuluculuk ücretine yönelik davacıdan tahsiline karar verilen 37,89 TL'nin davacıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen 37,89 TL miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen 1.320,00 TL harçtan mahsubu ile bakiyesinin davacıdan tahsilinin istenmesine,
5-Asıl dosya yönünden; arabulucu ücretine ilişkin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilen 1.282,11 TL'nin davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde harcın yatırana iadesine,
6-a-) Birleşen dosya yönünden manevi tazminat talebi bakımından; Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 2.732,40 TL karar harcından, peşin yatırılan 153,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.578,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 12.10.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen 2.746,42 harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde tahsil edilen harcın 2.746,42 TL, dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harcın ise 2.578,70 TL olduğu dikkate alınarak harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına ayrıca fazla tahsil edildiği anlaşılan 167,72 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davalıya iadesine,
7-Birleşen dosya yönünden maddi tazminat talebi bakımından; Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Yargılama giderleri yönünden:
8-Asıl davada; davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin 08.12.2021 tarihli ibraname ve feragetname/ sulh sözleşmesi gereğince tarafların üzerinde bırakılmasına,
9-Birleşen davada; davacı tarafça yatırılan toplamda 198,10 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Birleşen davada; davacının gider avansından sarf edilen tebligat ve müzekkere gönderim ücretleri toplamı 200,00 TL yargılama giderinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 97,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacının üzerinde bırakılmasına,
11-Birleşen davada; davalı tarafından yatırılan avans kullanılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
Vekalet ücreti yönünden:
13-Asıl ve birleşen davada; davacı ve davalı lehine 08.12.2021 tarihli ibraname ve feragetname/ sulh sözleşmesi gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
14-Birleşen davada manevi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
15-Asıl ve birleşen davada reddedilen maddi tazminat yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş. Ve davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. hükümleri nazara alınarak hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'e verilmesine,
İstinaf giderleri açısından;
16-Davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
17-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'ten alınması gereken 4.266,32 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 726,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 3.540,32 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
18-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
19-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 187,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
20-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
21-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 06.03.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır