T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2726 - 2025/550
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2726
KARAR NO : 2025/550
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/12/2021
NUMARASI : 2019/... Esas, 2021/... Karar
DAVACI : 1- ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVACI : 2- ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVACILAR : 3- ... -
4- ... -
5- ... -
6- ... -
7- ... -
8- ... -
9- ... -
10- ... -
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : 1- ... SİGORTA AŞ -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 2- ... SİGORTA AŞ - (Yeni ünvanı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ) -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 3- ... -
4- ... -
VEKİLİ : Av. ... -
BİRLEŞEN 2021/... ESAS VE 2021/... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ...'ın 11/11/2013 tarihinde yolcu olarak binmiş olduğu davalılardan ...'in kullandığı ... plakalı şehir içi dolmuştan düşerek yaralamalı trafik kazası geçirdiğini, kaza ile ilgili Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/... nolu evrakı ile soruşturma başlatıldığını, müvekkili ...'ın kaza sonrası uzun süre yoğun bakımda kaldığını, eşi, çocukları ve kardeşlerinin yoğun bakım sürecinde mağdur olduklarını, kazazede müvekkilinin köydeki işlerinin kaza nedeniyle takip edilemediğinden zaman ve para kaybı olduğunu, ailesi ve yakınlarının üzüntü ve elem içinde olduklarını, araç sürücüsü ...'in kaza nedeniyle tam kusurlu olduğunu, bu nedenlerle araç sürücüsü ..., araç sahibi ..., ve ZMMS şirketinin manevi tazminat ve sigorta limitleridışında kalan kısmı için ... Sigorta şirketine dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek müvekkili ... için geçici iş göremezlik tazminatı olarak 5.000,00TL, kalıcı iş gücü kaybı olarak 20.000,00TL maddi tazminata, çektiği acılar için 40.000,00TL manevi tazminata, müvekkilinin eşi ... Sivas'a besi işinden uğradığı zarar, yol ve diğer masraflar için 500,00TL maddi tazminat, üzüntü ve acıları için 15.000,00TL manevi tazminata, kızı ...'a üzüntü ve acıları için 10.000,00TL manevi tazminata, diğer kızı ...'ya yaptığı masraflar için 500,00TL maddi tazminat, üzüntü ve acıları nedeniyle 10.000,00TL manevi tazminata, oğlu ... ve ...'ın üzüntü ve acıları nedeniyle 10.000,00'er TL manevi tazminata, ablası ..., kardeşi ..., kardeşi ..., annesi ...'ın kaza nedeniyle yaşadığı üzüntü ve acılar için 5.000,00'er TL manevi tazminata, kaza tarihi olan 11/11/2013 tarihinden itibaren yasal faizi işletilerek davalılardan zorunlu mali mesuliyet sigortasından sorumlu ... Sigorta A.Ş. Yönünden poliçe kapsamı kasko şirketi ... Sigorta A.Ş. Yönünden manevi tazminat ve zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamı dışında kalan maddi tazminat yönünden diğer davalılar araç şoförü ve araç sahibi yönünden tüm tazminat taleplerini kapsayacak şekilde müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2021/... Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle;11.11.2013 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ticari araç yolcu indirmek üzere yolun sağına doğru seyrederken sürücünün durakta durmadan önce sağ ön otomatik kapıyı açması neticesinde araç içinde yolcu konumunda bulanan müvekkil ...’ın düşerek yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazaya neden olan aracın ZMMS poliçesi davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, kaza nedeniyle sigorta şirketine müvekkilinin geçici iş göremezlik, kalıcı iş gücü kaybı zararlarının tazmini için Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/... E. (Eski 2014/... E.) sayılı dosyasıyla dava açıldığını, mahkemece 23/05/2018 tarihinde 97.328,66TL kalıcı maluliyet ve 5.171,08TL geçici iş görmezlik tazminatının yasal faiziyle kendilerine ödenmesine karar verildiğini ancak davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, BAM kararı sonrası yapılan yargılamada güncel asgari ücret katsayılarına göre hesaplama yapılan 08/03/2021 tarihli ek hesap raporuyla, müvekkili ...’ın kalıcı maluliyetinden kaynaklı maddi zararının 153.486,40 TL olduğu tespit edildiğini, müvekkilin bakiye tazminat miktarı yönünden davalı sigorta şirketine 6704 sayılı kanunun 5.maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 97. maddesinde yapılan değişilik sebebiyle başvuru yapılmış olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, belirterek 56.157,76 TL maddi tazminatın ilk dava ve temerrüt tarihi olan 11.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu dikkate alınarak huzurdaki dosyanın Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/... E. (Eski 2014/... E.) sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada araç sürücüsünün kusuru olmadığından davayı kabul etmediklerini, davacı kazazedenin araçtan inmek isterken elinde poşetler de olması nedeniyle tutunamayıp dengesini kaybederek düştüğünü, istenen tazminat miktarının çok fazla olduğunu, bu nedenlerle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminat talebinde haksız olduğu, çalışmadığı günler için talep edilen tutarın gelir kaybının tespiti ile mümkün olabileceği, iş gücü kaybı oranın tespiti için Adli Tıp Kurumun'dan rapor alınmasını, davacıların ekonomik durum araştırmasının yapılması gerektiği, davacının kusur oranı iddiasının yersiz olduğu ve tespiti için teknik heyetçe rapor aldırılması gerektiğini, müvekkil şirket için kaza tarihi olan 11/11/2013 tairhini temerrüd tarihi olarak esas alıp faiz işletilmesini talep etmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu için ticari alacak talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkil şirkete daha önce başvuru yapılmadığını, davacı ... dışındakiların işbu davayı açma ehliyetlerinin bulunmadığı, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, bedeni zararlarda şahıs başına sorumluluk limitinin manevi tazminat dahil olmak üzere 50.000,00TL olduğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu ve poliçe teminatını aşmaması gerektiğini, davacının kusur oranın tespitinin gerektiği, tedavi, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkil şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, davacının gelirinin tespit edilmesi gerektiği, bu nedenlerle müvekil aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemesince 23/05/2018 tarihli, 2014/... Esas - 2018/... Karar sayılı kararı ile davacı ... için 97.328,66TL sürekli işgörmezlik zararı ve 5.171,08TL geçici iş görmezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalılar ... ve ...'den alınarak yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... için 20.000,00TL, davacı ... için 5.000,00TL, davacı ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL, davacı ... için 2.000,00TL, davacı ..., ..., ... için ayrı ayrı 500,00'er TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş., diğer davalılar ... ve ...'den alınarak yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, davacılar vekilinin, davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebi sonucu Dairemizce 25/09/2019 tarih 2019/... esas 2019/... karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup, Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda kaldırma kararında belirtilen eksikler tamamlanarak yeniden hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASI VERİLEN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davacı ... için 97.328,66TL sürekli işgörmezlik zararı ve 5.171,08TL geçici iş görmezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalılar ... ve ...'den alınarak yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, (Sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve faiz başlangıç tarihi dava tarihi olmak üzere sorumlu olmasına, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olarak kabul edilmesine), davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... için 20.000,00TL, davacı ... için 5.000,00TL, davacı ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL, davacı ... için 2.000,00TL, davacı ..., ..., ... için ayrı ayrı 500,00'er TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.(Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve diğer davalılar ... ve ...'den alınarak yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, Sigorta şirketi için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesine, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olarak belirlenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; araç ticari (dolmuş) olmasına rağmen ticari faiz yerine yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adana BAM 3.Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih ve 2019/... E.-2019/ ... K. sayılı kaldırma kararına aykırı olarak manevi tazminat miktarı yönünden aynı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazanın oluşumunda sola dönüş kurallarına riayet etmeyen davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu bu nedenle hükmedilen manevi tazminat bedellerinin oldukça düşük olduğunu, mahkemece ..., ... ve diğer maddi tazminat talepleri yönünden herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, hükme esas alınan hesap raporunu kabul etmediklerini, davalı tarafın davacı ... dışındaki davalılar lehine manevi tazminat talep edemeyeceği iddiasının yersiz olup reddi gerektiğini, işbu dava dava dosyası ile birleşen 2021/... Esas sayılı ek davalarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, reddine karar verilen ek dava yönünden davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi yukarıda izah olunduğu üzere usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davanın tamamım reddi halinde avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca da davanın tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Maluliyet oranını kabul etmediklerini, aktüerya raporunda hesaplanan miktarın fahiş olduğunu, sürekli iş görmezlik zararı yönünden de hatalı hüküm kurulduğunu, müvekkilleri yönünden manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, daha önce hükmedilen alacak, tazminat ve yargılama giderleri ödenmiş olmasına rağmen, bu husus dikkate alınarak doğru şekilde bir bilirkişi raporu alınmadığını, yargılama giderlerinin hatalı tespit edildiğini, vekalet ücreti takdirinin hükme uygun ve güncel olmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava ön şartı gerçekleşmeden davanın açıldığını, davacı ... dışındaki davacıların işbu davayı açma ehliyetleri bulunmadığını, bu nedenle öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, eş, çocuk, anne, kardeş gibi yakınlarının da meydana gelen kaza nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüklerinin ağır şekilde bozulduğu kanıtlanamadığını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, mahkemece niçin ...'ın yakınları lehine manevi tazminata hükmedildiğinin açıklanmadığını, gerekçeli karar bu açıklıktan ve şeffaflıktan uzak olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminat yönünden teminatı ve sorumluluğu bulunmadığını, gerekçeli kararın usulüne uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Sigorta vekili istinaf etmiştir.
Davacılar vekilinin ve tüm davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;
Davacılar vekili hükmedilen tazminat miktarının az olduğunu ileri sürmüş, davalı asiller vekili tazminat miktarının fazla olduğunu savunmuş, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ise tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı ... dışındakilerin iş bu tazminat davasını açma ehliyetlerinin bulunmadığını ve müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminat sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 11/11/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'ın yaralandığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 27/10/2017 tarih ve ... sayılı maluliyet raporuna göre davacının kalıcı maluliyetinin % 31 olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise % 25 oranda kusurunun bulunduğu, davacı ...'ın ev hanımı olduğu, diğer davacı ... ...'in davacı ...'in eşi olup geçimini hayvancılık ve çiftçilikle sağladığı, davacı ... ve ...'ın davacıların çocukları olduğu, diğer davacı üniversite öğrencisi ...'ın ve asgari ücretle işçi olarak çalışan ...'ın da davacı ...'in çocukları olduğu, davacı ...'ın davacı ...'in annesi olduğu, davacı ...'ın davacı ...'in kardeşi olup SSK emeklisi olduğu, diğer davacı ...'ın ...'in kardeşi olup giyim mağazası sahibi olduğu, davacı ...'ın da davacı ...'in kardeşi olup işçi olduğu, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların yaşı ve ...'in yakınları olan diğer davacıların onun yaralanması neticesinde bu süreçte yaralanan davacının bakımını, desteğini ve tedavisini sağlaması ve olaydan manen etkilenerek duydukları elem ve üzüntünün boyutu, davacı ...'in yaralanmasının niteliği, olay tarihi ve TMK'nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; davacılardan yaralanan ..., eş ..., çocukları ..., ..., ... ve ... lehine hükmolunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu ve taleplerin tam kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer davacılar anne ... ve ...'in kardeşleri ..., ... ve ... lehine hükmolunan tazminat miktarlarının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalılar vekillerinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davalı ... Sigorta A.Ş. vekili manevi tazminat yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, davalı şirketin 22/07/2013 başlangıç ve 22/07/2014 bitiş tarihli, 0001-... numaralı poliçe sureti incelendiğinde davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanmış olduğu, ihtiyari mali mesuliyetin bedeni zararlarda şahıs başına (manevi tazminat dahil) poliçe teminat limitinin 50.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davacılar vekilinin hükmolunan faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacılar vekilince her ne kadar mahkemece maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yasal faize hükmedilmiş ise de; ticari faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Buna göre davacı ...'in yaralanmasına sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketleri tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın ruhsat kaydına göre ticari kullanımda olduğu anlaşıldığından mahkemesince hükmolunan tazminatlara avans faizi uygulanması gerekmekle davacılar vekilinin faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6752 E, 2023/1960 K; 2022/9596 E - 2022/16018 K; 2021/16589 E - 2022/13345 sayılı kararları)
Davacılar vekilinin ve davalı asiller vekilinin hesap raporuna yönelik yapılan istinaf başvurularının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 20/04/2018 tarihli hesap raporunda PMF-1931 Yaşam Tablosu ve Prograsif rant metodu kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmış olduğu, dairemizin 25/09/2019 tarihli 2019/... Esas 2019/... Karar sayılı kaldırma kararı sonrasında alınan 08/03/2021 tarihli ek hesap raporunun da PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmış olduğu, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar nedeniyle alınan 13/08/2021 tarihli 2.ek hesap raporunun ise; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmış olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
Her ne kadar mahkeme hükmünde davacılar vekili tarafından 20/04/2018 tarihli hesap raporuna itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, rapora itiraz süresi içinde sunulmuş olan 30/04/2018 tarihli ıslah dilekçesinde davacılar vekilinin öncelikle rapordaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyan ederek rapora itirazda bulunmuş olduğu anlaşılmış, ayrıca davacılar vekilinin mahkemenin 23/05/2018 tarihli, 2014/... Esas, 2018/... Karar sayılı kararına karşı 09/08/2018 tarihli istinaf dilekçesinde olası bir bozma kararında ileride hesap raporuna esas alınacak yeni asgari ücret tarifesinden doğacak haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiği, 27/07/2022 tarihli istinaf dilekçesinde ise, hükme esas alınan hesap raporuna, hesap tekniğine, yaşam tablosuna, asgari ücret miktarına itiraz ettiklerini belirttiği görülmüştür.
Bu nedenlerle dairemizce dosya hesap bilirkişisine tevdii edilmiş, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tanzim olunan 29/01/2025 tarihli raporda, Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası nezdinde; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 176.499,00 TL, davalı ... tarafından 67.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminat tutarının 5.169,08 TL olduğu, kaza tarihi olan 11/11/2013 tarihi için Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ZMSS Tedavi Poliçe Teminat Limiti 250.000,00 TL olmakla, tazminat tutarının poliçe teminat limitini aşmadığı, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının ise 1.555.025,50 TL olarak hesaplandığı Türkiye/... Sigorta yönünden; kaza tarihi olan 11/11/2013 tarihi için Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen ZMSS Ölüm/Sakatlık Poliçe Teminat Limiti 250.000,00 TL olmakla, tazminat tutarının poliçe teminat limitini aştığı, sigorta şirketi sorumluluk tutarının 250.000,00 TL ile sınırlı olduğu, ... Sigorta yönünden; kasko poliçesi içerisinde yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası bedeni zararlarda manevi tazminat dahil poliçe teminat limitinin ZMMS' nin üzerinde kalan kısım için 50.000,00 TL ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Buna göre tanzim olunan hesap raporu Yargıtay içtihatlarına, usul ve yasaya uygun bulunmakla hükme esas alınmış, davacı ...'in 5.171,08 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 97.328,66 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı talebinin kabulüne yönelik verilen asıl dava dosyasındaki hükmün yerinde olduğu, ancak birleşen dava dosyası yönünden de talep edilen 56.157,76 TL kalıcı iş görmezlik tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla (Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 176.499,00 TL ve davalı ... tarafından 67.000,00 TL olmak üzere toplam 243.499,00 TL'lik davacıya yapılan ödemenin tekerrüre esas olmamak üzere hükmün infazı aşamasında dikkate alınması kaydıyla) davacılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... ile ... vekili davacı ...'in ev hanımı olması sebebiyle tazminat hesabının yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; davacının gelir durumuna ilişkin dosyaya herhangi bir belge veya delil sunulmamış olduğu, yapılan kolluk araştırması neticesinde davacının ev hanımı olduğu anlaşılmakla Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda davacının en azından asgari ücret düzeyinde geliri olacağı varsayımı ile ev hanımı olan davacı için aktif pasif dönem ayrımı yapılmaksızın agi hariç asgari ücret tutarları üzerinden tazminat hesabı yapılması gerekmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’ nun 32.maddesi ile düzenlenen asgari geçim indirimi 2022 yılı itibari ile yürürlükten kaldırıldığından sonraki dönemde net asgari ücret tutarı üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle belirlenen tazminat hesaplamasının yerinde olduğu anlaşılmış, davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin birleşen dava dosyasında verilen hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacılar vekili birleşen dava dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu savunmuştur.
Birleşen dosya incelendiğinde, davacı ...'in ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı Türkiye (...) Sigorta A.Ş'ye yönelik bakiye kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin dava açmış olup, 56.157,76 TL'nin tahsilinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce alınan TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tanzim olunan 29/01/2025 tarihli raporda, davacının kalıcı iş görmezlik zararının 1.555.025,50 TL olduğu hesaplanmış olup, rapor Yargıtay içtihatlarına, usul ve yasaya uygun bulunmakla hükme esas alınmış, talebin poliçe limiti içinde olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacılar vekilinin reddedilen maddi tazminat taleplerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacılar vekili davacı ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin reddine yönelik kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuştur.
Dosya kapsamına alına tüm delil ve belgeler incelenmekle, davacılar ... ve ...'nin dava konusu edilen trafik kazasından doğrudan etkilenen kişiler olmadığı, iddia edilen zararlarından davalıların sorumlu olduklarına ve dolaylı zararlarını ispata yarar yeterli delil ve belgeleri dosyaya sunamamış oldukları anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair kurulan hüküm yerinde görülmüş, davacılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında ... plakalı otobüs sürücüsü ...'in Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 110/b-1 (araç durmadan kapıları açmak) kuralını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, otobüsün her iki kapısının da şoförün kontrolünde havalı otomatik kapı olduğu belirtilmiştir.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/... soruşturma sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporunda, davacı yaya ...'ın kusurunun bulunmadığı, davalı ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 58.maddesini ve yönetmeliğin 110.maddesini ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/... Esas sayılı dosyasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 04/06/2014 tarih ve ... sayılı raporunda, sanık sürücü ...'in KTY'nin 110/b maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, müşteki ...'ın ise binmiş olduğu otobüs durmadan kalkması, gerektiği gibi tutunma becerisi göstermeyip önceden açık olduğunu gördüğü sağ ön kapıya yönelmesi ve buradan düşmesi sonucu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Aynı dosya kapsamında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 17/04/2015 tarih ve 3471 sayılı raporunda, sanık sürücü ...'in KTY'nin 110/b maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, müşteki ...'ın ise binmiş olduğu otobüs durmadan kalkması, gerektiği gibi tutunma becerisi göstermeyip açık sağ ön kapıya yönelmesi ve buradan düşmesi sonucu dikkatsiz davranması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 09/12/2015 tarih ve ... sayılı raporunda, davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki ticari otobüs ile seyredip, olay mahalline geldiğinde, yolcuların can güvenliği açısından aracını durdurmadan kapısını açmaması gerekirken, yolcu indirmek için yavaşladığı sırada, kurallara aykırı biçimde otobüsün sağ ön kapısını açması, açık olan bu kapıdan da aracında yolcu olarak bulunan ...'ın yola düşmesi sonucu meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ve K.T.Y.'nin 110/b maddesi gereğince % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı ..., mevcut ifade ve verilerden anlaşılmakla, binmiş olduğu otobüs durmadan ayağa kalktıktan sonra gerektiği gibi tutunma becerisi gösteremeyip, önceden açık olduğunu gördüğü sağ ön kapıya yönelmesi ve buradan yere düşmesi sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle % 25 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemesince alınan ATK
raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza dosyasında alınan raporlar ile de uyumlu olduğu, kaza tespit tutanağı ve savcılık aşamasında alınan raporlar ile ceza yargılaması aşamasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmiş olduğu anlaşıldığından davalı sigorta vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin genel şartlara ilişkin uygulamaya ve başvuru usulüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı sigorta vekili, mevcut poliçe başlangıç tarihinin 26/04/2016 yürürlük tarihli yasa değişikliği ve 02/08/2016 yürürlük tarihli genel şartlar değişikliği sonrasına denk geldiğini, bu nedenle iş bu değişikliklerin eldeki uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini savunmuş ise de davaya konu kaza tarihinin 11/11/2013 tarihi olup, davalı şirkete ait 0001-... numaralı poliçe sureti incelendiğinde başlangıç tarihinin 22/07/2013, bitiş tarihinin 22/07/2014 olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer yandan davalı sigorta vekili davacı tarafça usule uygun başvuru yapılmamış olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyada mevcut davacılar vekilinin 27/02/2014 tarihli başvuru dilekçesi ile başvuruda bulunulduğu, dilekçe ekinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan onaylı trafik kazası tutanağı, Mersin Devlet Hastanesi Sağlık Raporu, Kusur oranlarını gösteren bilirkişi raporu, tanık ifadeleri, ...'ın ifadesi, araç sürücüsü ... ifadesi, poliçe sureti ve vekaletnamenin bulunduğu anlaşılmakla başvurunun usule uygun olduğu ve gerekli belge, rapor ve tutanakların ibraz edilmiş olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı asiller vekilinin maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
İlk derece mahkemesince 23/05/2018 tarihli, 2014/... Esas, 2018/... Karar sayılı dosya kapsamında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 27/10/2017 tarih ve ... sayılı maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş olduğu ve hükme esas alındığı, Dairemizin 25/09/2019 tarihli, 2019/... Esas, 2019/... Karar sayılı kaldırma kararı sonrasında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 22/05/2020 tarih ve ... sayılı maluliyet raporunda; 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği, davacı ... hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 27/10/2017 tarih ... karar no’lu adli tıp mütalaasına eklenecek bir herhangi bir husus olmadığı belirtilmiştir. Dava konusu trafik kazasının 11/11/2013 tarihinde yaşanmış olup, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş rapora göre, davacının kalıcı maluliyetinin % 31, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu belirtilmiş olup alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davalı asiller vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı asiller vekilinin harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;
Davalılar vekili, yargılama giderlerinin hatalı hesap edildiğini, takdir edilen vekalet ücretlerinin miktarının da hükme uygun ve güncel olmadıklarını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında hesaplanan yargılama giderlerinde hata olmadığı, hükmedilen vekalet ücretlerinin kabul ve reddedilen tazminat miktarlarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT kapsamında hesaplanmış olup hükmedilen miktarların yerinde olduğu, kaldı ki dairemizce kaldırılan hükmün manevi tazminatlar ve birleşen dava dosyasında talep edilen maddi tazminat yönünden yeniden kurularak bu alacak kalemleri yönünden yeniden harç ve vekalet ücreti hesaplamaları da yapılmakla davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Diğer yandan davalılar vekili, önceki hükme göre davalı ... tarafından Toros Vergi Dairesine ödenmiş olan 6.822,12 TL karar harcının dikkate alınmasını talep ettiğini belirterek bunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, dairemizce alınması gereken bakiye harç miktarı belirlendikten sonra harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu işleminin ilk derece mahkemesince yapılacağı ve bu hususun hüküm altına alınmış olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalılar ... ... ve ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... ... ve ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- Asıl dosya bakımından;
a-Davacı ... için 97.328,66TL sürekli işgörmezlik zararı ve 5.171,08TL geçici iş görmezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine, (Sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve faiz başlangıç tarihi dava tarihi olan 15/04/2021 olmak üzere sorumlu olmasına, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi 11/11/2013 olarak kabul edilmesine)
(Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası nezdinde; davacıya davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 176.499,00 TL, davalı ... tarafından 67.000,00 TL olmak üzere toplam 243.499,00TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla tekerrür oluşturmaması açısından yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına)
b-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine,
c-Davacı ...'nın maddi tazminat talebinin reddine,
d-Davacı ... için 40.000,00TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.(Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve diğer davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine, Sigorta şirketi için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 15/04/2021 olarak belirlenmesine, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olarak belirlenmesine,
e-Davacı ... için 15.000,00TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.(Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve diğer davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine, Sigorta şirketi için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi 15/04/2021 olarak belirlenmesine, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olan 11/11/2013 olarak belirlenmesine,
f-Davacı ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.(Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve diğer davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak avans faizi ilebirlikte davacıya verilmesine, Sigorta şirketi için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 15/04/2021 olarak belirlenmesine, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olan 11/11/2013 olarak belirlenmesine,
g-Davacı ... için 2.000,00TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.(Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve diğer davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak avans faizi ilebirlikte davacıya verilmesine,Sigorta şirketi için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 15/04/2021 olarak belirlenmesine, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olan 11/11/2013 olarak belirlenmesine,
h-Davacı ..., ..., ... için ayrı ayrı 500,00'er TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.(Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve diğer davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine, Sigorta şirketi için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 15/04/2021 olarak belirlenmesine, diğer davalılar için faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olan 11/11/2013 olarak belirlenmesine,
i-Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
3-a)Maddi tazminat yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalılar ... ve ...'den alınması gereken 7.001,76 TL harçtan, peşin alınan 2.407,95TL ve 265,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.672,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.328,81 TL harcın iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
b)Manevi tazminat yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. ve diğer davalılar ... ve ...'den alınması gereken 6.728,54 TL harçtan, peşin alınan 191,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.536,73 TL harcın iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
c)İlk derece mahkemesince 19/12/2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
d)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
4-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 25,20 TL başvuru harcı, 2.407,95 TL peşin harç ve 265,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.698,15 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar vekili tarafından yapılan 1.561,50 TL yargılama giderinden davada haklılık oranına göre 1.443,04 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen Maddi Tazminat yönünden; davacılar vekil ile temsil edildiğinden davacılar vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 13.687,48TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
7-Reddedilen Maddi Tazminat yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... ve ... kendilerini bir vekil ile temsil edildiğinden davalı vekillerinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın red edilen kısmı üzerinden 500,00 TL maktu vekalet ücretin takdiri ile davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine,
8-Reddedilen Maddi Tazminat yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... ve ... kendilerini bir vekil ile temsil edildiğinden davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın red edilen kısmı üzerinden 500,00 TL maktu vekalet ücretin takdiri ile davacı ... ...dan alınarak davalılara verilmesine,
9-Kabul edilen Manevi Tazminat yönünden; davacılar vekil ile temsil edildiğinden davacılar vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
10-Reddedilen Manevi Tazminat yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş ile ... ve ... vekil ile temsil edildiğinden anılan vekillerin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2 maddesi uyarınca davanın red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 3.500,00 TL vekalet ücretinin takdiri ile davacılar ..., ..., ... ve ...' tan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş ile ... ve ... vekillerine verilmesine,
11-Davacı ve davalı taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
12- Birleşen 2021/... esas sayılı dosya bakımından;
-56.157,76 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 15/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
13-Harçlar Kanunu uyarınca davalı ... AŞ'den alınması gereken 3.836,14 TL karar harcından, peşin yatırılan 191,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.644,33 TL harcın işbu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
14-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı ve 5,50 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 64,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
15-Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
16-Davacı ... vekil ile temsil edildiğinden davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den alınarak işbu davacıya verilmesine,
İstinaf giderleri açısından;
17-Davacı taraflarca yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
18-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
19-Davacı ... tarafından yapılan bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri olmak üzere 3.249,00 TL istinaf giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine,
20-Davalı ... Sigorta AŞ avasından yapılan 90,00 TL istinaf giderinin işbu davalı üzerinde bırakılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY İLGİLİ HUKUK DAİRESİ nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 04/03/2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.